Karbondioksitli-Sondurme-Sistemleri-711x400

Karbondioksitli Söndürme Sistemleri

En eski söndürme sistemlerinden biri olan karbondioksitli söndürme sistemleri, ateş nedeniyle yüksek oranda ısınan havanın soğutulması özelliği nedeniyle tercih edilen söndürme sistemleri arasındadır. Yangın oksijen ile temas ederse daha fazla yayılma ihtimali bulunmakta ve bu sistemler yangının yayılmasını önleyerek hızlı bir şekilde sonuç alınmasını sağlar. Bu sistemler sayesinde oluşacak olan mal kaybının da hızlı müdahale sayesinde en minimum düzeyde olması sağlanır.

Yangın sırasında otomatik karbondioksitli söndürme sistemleri kullanılan yerlerde yangın bölgesinde bulunan kişilerin bu alanı terk etmeleri gerekmektedir. Eğer müdahale ekipleri yangına manuel Karbondioksitli Söndürme Sistemlerini kullanarak müdahale edecek ise önlem alarak söndürme işlemine başlamaları gerekmektedir. Yangın sırasında yangına müdahale ekibinin eğitimli olması hem kendi hem de kurtarılması gereken canlıların sağlığı ve güvenliği için çok önem arz etmektedir.

Karbondioksitli Söndürme Sistemlerinde kullanılan CO2 gazı, alevlerin oksijen ile etkileşime girmesini engellemektedir. CO2 gazı havadaki azot ve oksijenden daha ağırdır ve bu nedenle daha baskılayıcı olmakta ve alevlerin üzerini örterek yangının yayılmasını engellemektedir. CO2 gazı renksiz ve kokusuzdur. Elektrik iletkenliği bulunmamaktadır. Tüm bu özellikleri sayesinde yangının başarılı bir şekilde söndürülmesine önemli bir katkı sunmaktadır. Bazı yangınlar bölgesel olmakta ve yangının kontrol altına alınabilmesi güç olabilmektedir. Bu tür bölgesel yangınlarda en hızlı olarak sonuç veren sistemler karbondioksitli söndürme sistemleri olmaktadır. En önemli özelliklerinden biri ise yangına müdahale edildikten sonra etrafta herhangi bir kalıntı bırakmıyor oluşudur. Diğer söndürme sistemlerine göre temizlenmesi kolaydır. Doğuş Elektronik olarak kurumunuz için en doğru yangın algılama sistemlerinin hangisi olduğunu belirlemenize yardımcı oluyor ve tüm sürecin doğru bir şekilde yönetilmesini sağlıyoruz. Hemen bizimle iletişime geçin

https://dogus.com.tr/yangin-algilama-sistemi/

Karbondioksitli Söndürme Sistemleri Özellikleri Nelerdir?

Karbondioksitli söndürme sistemlerinin en önemli özelliklerinden birisi oksijenin alevleri çoğaltma özelliğini bastırabilmesidir. Diğer önemli özelliklerinden birisi ise havada bulunan gazı bertaraf ediyor olması nedeniyle yangını söndürebilmektedir ama unutulmamalıdır ki yangın sırasında bu sistemlerin kullanılması o bölgede oksijen miktarını yok ettiği için insan sağlığı açısından zararlı olmaktadır.

İnsan sağlığı her şeyden önemlidir. Solunum sırasında oksijenin çok önemli olduğu herkes tarafından bilinmekte karbondioksitin ise solunum sırasında hiç olmaması gerekmektedir. Bu nedenle her canlının maske takması söndürme ekibinin koruyucu kıyafetler giymesi gerekmektedir. İnsan sağlığı her şeyden önemli olduğuna göre yangın çıkan bölgede farklı yangın söndürme sistemlerinin kullanılması mümkünse karbondioksitli söndürme sistemleri tercih edilmemelidir. Karbondioksitin bahsetmiş olduğumuz bu zararları nedeniyle biz Doğuş Elektronik olarak bu sistemlerin kullanılmamasını önermekteyiz.

Karbondioksitli söndürme sistemleri elektrikten kaynaklı olan yangınlarda veya elektrik donanımı bulunan bölgelerde meydana gelen yangınlarda etkili olan sistemlerdendir.

Co2 Yangın Tüpü Fiyatları

Günümüzde neredeyse her binada yangın tüpü bulundurulması nedeniyle ve piyasada da rekabet olması sebebiyle Co2 yangın tüpü fiyatları oldukça ucuzdur. TSE standartları gözetilerek üretilmekte ve doldurulmakta olan bu tüplerin küçük ölçekli işletmelerde bulundurulması zorunludur.

Sıkıldığı bölgede toz bulutu oluşturmakta ve oksijen seviyesini düşürerek alevlerin daha güçsüz bir hale gelmesini sağlayan bu sistemlerin yeniden dolum yapılması istendiğinde müşterilerin bütçesini çok fazla zorlamamaktadır.

Kendi kendine boşalmasını engellemek için emniyet vanaları ile korunan yangın tüpleri dökülmeyen elektrostatik kırmızı boya ile renklendirilmiştir. Elle taşınabilen Co2 yangın tüplerinin 2, 5, 10 ve 30 kilogram şeklinde birçok çeşiti bulunmaktadır.

Co2 Yangın Tüpü Kullanma Talimatı

İnsan sağlığı için riskli olması nedeniyle Co2 yangın tüpü kullanma talimatı tüpü kullanacak personel tarafından tam olarak bilinmesi gerekmektedir. Emniyet vanalarının nasıl açılması gerektiği, püskürtmenin nasıl yapılacağını, yangın sırasında rüzgarın yönünün ve hızının hesaplanması gerektiği ve havanın sirkülasyonu gözetilerek etrafta bulunan canlıları tehlikeye atmadan kullanılması gerektiği personel tarafından bilinmesi gerekir. Gaz boşaldıktan sonra ise alınması gereken önlemlere dikkat edilmeli ve uygulanmalıdır.

Co2 Yangın Tüpü Kullanım Alanları

Co2 yangın tüpü kullanım alanları içerisinde karbondioksit bulunması nedeniyle sınıflandırılmış ve sınırlandırılmıştır. TSE tarafından B ve C tipi yangınlarda etkili olduğu belirtilmekte ve bu tip yangınlarda kullanılması önerilmektedir. Yangına müdahale edilmesinden sonra kalıntı bırakmaması nedeniyle laboratuvarlar ve temizlenmesi zor olan mutfaklarda Co2 yangın tüpü tercih edilmektedir.

Ofisler, mağazalar, okullar, hastaneler gibi canlı elektrik yangın riski olan tesislerde kullanılmaktadır. CO2 yangın söndürücüler, özellikle çok sayıda elektrikli ofis ekipmanının bulunduğu ofisler için uygundur.

Karbondioksitli söndürme sistemlerini diğer söndürme sistemlerinden farklı olarak ısıyı değil oksijeni azaltarak yangını söndürmektedir. Uygulandığı yerde oksijen miktarını yok ettiği için insanların boğulmasına neden olabilir. Bu nedenle Doğuş Elektronik olarak biz karbondioksitli söndürme sistemlerini tavsiye etmiyor ve kullanmıyoruz.

İnsan hayatı için bir risk oluşturmaması nedeniyle biz FM200 Gazlı Yangın Söndürme Sistemleri ve Novec 1230 Gazlı Söndürme Sistemlerini öneriyor ve kullanmayı tercih ediyoruz.

FM200 Gazlı Yangın Söndürme Sistemleri, renksiz ve kokusuz olması, uygulandığı alanda fiziksel bir hasar meydana getirmemesi, insan hayatını riske atacak bir durum oluşturmaması ve en etkili söndürme sistemlerinden biri olması nedeniyle sıklıkla tercih edilen bir sistemdir.

Novec 1230 Gazlı Söndürme Sistemleri de renksiz ve kokusuz olmakla birlikte elektriksel iletkenliği de bulunmayan söndürücü bir gazdır. Novec 1230, ozon tabakasına zarar vermesinden dolayı yasaklanan Halon 1301 için alternatif olarak geliştirilmiştir. Novec 1230 Gazlı Söndürme Sistemleri ortamdaki ısıyı absorbe etme prensibine dayanmaktadır ve bu şekilde yangına müdahale etmektedir. Ozon tabakasına zarar vermemeleri, insan sağlığı için bir tehlike oluşturmamaları nedeniyle tercih edilmektedir.

Doğuş Elektronik olarak işletmenize en uygun yangın algılama sistemlerini seçebilmeniz için yardımcı oluyoruz. Hemen bizimle iletişime geçin ve işletmeniz için en uygun yangın algılama sistemini seçmenize yardımcı olalım.

Kartli-gecis-sistemi-711x400

Kartlı Geçiş Sistemi

Güvenlik günümüzde herkes için en önemli konuların başında gelmektedir. Kimi zaman verilerimizi korumak istiyoruz, kimi zaman telefonumuzda bulunan bilgileri korumak istiyor ve bu nedenle telefonlarımıza şifreler koyuyoruz. Ama bazen her zaman her şeye erişim imkanımız bulunmuyor.

Örneğin aile üyelerimiz, evimiz arabamız ve daha birçok şeyin güvende olduğunu bilmek istiyoruz ama istediğimiz zaman anında kontroller gerçekleştiremiyoruz. Güvende olmamızı sağlayacak kişisel olarak uygulayabileceğimiz birçok yöntem bulunuyor. Tüm bu yöntemlerin dışında daha güvenli bir şekilde korunabilmek için teknoloji en önemli yardımcılarımızdan birisi olmaktadır. Evlerimizin, ofislerimizin yani genel olarak bulunduğumuz mekanların daha güvenli hale gelmesini sağlamak için kartlı geçiş sistemi çok önemli olmakta ve bizi birçok tehlikeden korumaktadır.

Kartlı Geçiş Sistemi Nedir?

Evlere, otoparklara, ofislere daha birçok yere giriş çıkışlarda insanlara bir kart verilerek turnike, kapı veya bariyerlerin açılmasını, kapanmasını sağlayan ve çalışanların, ziyaretçilerin giriş çıkış saatlerinin kayıt altına alınmasını sağlayan sistemlere kartlı geçiş sistemidenilmektedir.

Kartlı geçiş sistemleri personel takibi yapmak amacıyla sıklıkla tercih edilen popüler bir yöntemdir. Kartlı geçiş sistemleri sayesinde işletmenize sadece belirli kişilerin erişebilmesini sağlayabilir ve belirlenen kişiler dışında yetkili olmayan kişilerin giriş çıkışını engelleyerek işletmenizi kontrolünüz altında tutabilirsiniz.

Kartlı geçiş sistemleri oldukça kolay ve pratik olmakta ve kullanılması sonucunda giriş çıkışların kontrol altına alınması ile güvenli bir ortam oluşturulabilmektedir. Yetkilendirme seçeneği sayesinde izin verilen kişilerin sadece yetkisi olan alanlara girişine imkan tanınarak olmaması gereken kişilerin olmaması gereken yerlerde bulunma ihtimali de ortadan kaldırılmaktadır.

Kartlı Geçiş Sistemleri Nasıl Çalışır?

Teknolojinin ilerlemesi sayesinde kartlı geçiş sistemleri hızla  gelişmekte ve normalden daha güvenli hale getirilmektedir. Mifare ya da Proximity olarak bilinen kartlarda kişilerin kimlik bilgileri elektronik olarak bulunmakta  ve bu sayede erişim izni bulunan kişiler izin verilen alanlara kolaylıkla giriş ve çıkış yapabilmektedir.

Bu kartlarda bulunan manyetik bantlar sayesinde kart okuyucuya belirli bir mesafede yaklaştırılması veya dokundurulması durumunda kart okuyucu ile iletişim kurmakta ve kişinin erişim düzeyine göre giriş izni ya da çıkış izni verilmekte veya verilmemektedir.

Bu sistemler sayesinde tüm giriş veya çıkış işlemleri bilgisayar ortamında kayıt altına alınmakta ve bunun neticesinde kişilerin ne zaman, hangi kapıdan giriş veya çıkış yaptığı kolay bir şekilde tespit edilebilmektedir.

Kartlı Geçiş Sistemleri Kullanım Alanları

Kartlı geçiş sistemi genellikle işyerleri apartman girişleri, asansör kontrolü, park alanları, okullar, eğitim merkezleri, toplu taşımalar, hastaneler, iş hanları ve plazalarda sıklıkla kullanılmaktadır. Kartlı geçiş sistemleri parmak izi, yüz, iris tanıma ve avuç içi damar tanıma gibi biyometrik sistemler ile entegre bir şekilde çalışabilmektedir. Kartlı geçiş sistemlerinin kullanım alanları aşağıda maddeler halinde listelenmiştir.

  • İş yerleri: Çalışanların iş yerine giriş çıkış saatlerini eğer farklı giriş ve çıkışlar bulunuyorsa  hangi giriş ve çıkışın kullanıldığının tespiti için sıklıkla kullanılmaktadır. Çalışanların yetkili olduğu alanda bulunması yani olmaması gereken yerlerde bulunmaması istendiğinde işyeri içerisine de bu kartlı geçiş sistemlerinin yerleştirilmesi sayesinde kontrol kolaylıkla sağlanabilmektedir. Daha net açıklanması gerekirse iş yerlerinde kasanın veya önemli evrakların bulunduğu ya da çok önemli olan bilgi işlem odaları gibi sadece erişim izni olanların girmesi ve işlem yapması gereken yerlere de kartlı geçiş sistemlerinin kurulması ile kontrol sağlanabilmektedir.
  • Apartman girişleri: Apartman veya sitelerde giriş kısımlarına bu sistemlerin kurulması ile sadece burada yaşayan sakinlerin giriş yapabilmesine imkan tanıyan apartmanda yaşamayan yabancı kişilerin ise girişini engelleyen sistemlerdir.
  • Asansör kontrolü: Apartman sakinleri veya ofis çalışanlarının sadece yetkili oldukları bölümlere gitmelerini sağlamak, yetkisi olmayan kişilerin, izni olmayan yerlere girmesini engellemek için bu sistemler kullanılmaktadır.
  • Park yerleri: Park alanları için kayıtlı araçların izni doğrultusunda giriş çıkış için yetkilendirilmesi ve bunun sonucunda giriş çıkış kaydının tutulabilmesi gibi işlemler kartlı geçiş sistemleri ile kolaylıkla yapılabilmektedir.
  • Okullar ve eğitim merkezleri: Okullarda ya da üniversitelerin girişlerinde öğrenci giriş çıkışlarının yapılabilmesi ve öğrenci olmayan kişilerin okul veya üniversitelere girmemesi için kartlı geçiş sistemleri kullanılmaktadır. Aynı zamanda bu yerlerde bilgisayar laboratuvarları veya kütüphane gibi yerlere girişlerin kontrol altında tutulması için kartlı geçiş sistemlerinden yararlanılmaktadır.
  • Toplu taşıma ve ulaşım: Toplu taşıma kullanımında da turnike geçiş sistemlerinin kullanıldığı görülmektedir. Toplu taşımaların kullanılması ve ücretlendirmenin yapılması için kartlı geçiş sistemleri tercih edilmektedir.

Kartlı Geçiş Sistemi Fiyatları

Açık ve net bir şekilde görüldüğü gibi kartlı geçiş sistemleri birçok konuda faydalı olmaktadır. Okul, üniversite, hastane, apartman girişleri, otopark girişleri ve daha birçok yerde geçiş kontrol sistemi kullanılmaktadır. Kartlı geçiş sistemleri fiyatları ihtiyaca ve beklentiye göre farklılık gösterebilmektedir. Bu nedenle bizimle iletişime geçerek ihtiyacınıza en uygun şekilde seçim yapabilir ve kartlı geçiş sistemi fiyatları hakkına bilgi alabilirsiniz.

Doğuş Elektronik olarak uzmanlık fark yaratır sloganımızla ve 33 yıllık bir tecrübe ile sizlere birçok hizmet sunuyoruz. Verilerinizin ne kadar önemli olduğunu biliyor ve sunmuş olduğumuz Veri Merkezi Çözümleri ile sizlerin en iyi şekilde hizmet almanızı sağlıyoruz.

Veri-Gorsellestirme-Nedir-711x400

Veri Görselleştirme Nedir?

Veri Görselleştirme Nedir?

Veri görselleştirme, bilgi ve verilerin grafiksel gösterimidir. Veri görselleştirmek için çizelgeler, grafikler ve harita gibi görselleştirme yöntemleri kullanılmakta ve bu sayede veri eğilimleri ve aykırı değerlerin görülerek anlaşılır hale gelmesi sağlanır.

Büyük veri (Big Data) analizi yapılması gerektiğinde bilgiyi analiz edebilmek ve elde edilen veriler sonucunda bir karar almak için veri görselleştirmede kullanılan araçlar ve teknolojiler de gerekli ve çok önemli bir durumda olmaktadır.

Büyük veri analizi isimli makalemizi ziyaret ederek big data analizi hakkında detaylı bilgiye hemen ulaşın.

Veri görselleştirme Neden Önemlidir?

İnsan beyni bilgiyi işleme şeklinden dolayı büyük miktarda bulunan karmaşık verileri görselleştirmek için çizelge ve grafiklerin kullanılması, tablo ve raporları incelemek ve anlamaya çalışmaktan daha kolaydır. Aynı zamanda veri görselleştirme kavramların evrensel olarak anlaşılabilir hale getirmenin hızlı ve kolay bir yoludur. Veri görselleştirme kullanılarak normalden daha fazla dikkat edilmesi gereken alanlar belirlenebilir, hangi faktörlerin müşteri davranışını etkilediği görülebilir, hangi ürünlerin nereye yerleştirilmesi gerektiğine karar verilebilir ve satış hacimlerinin tahmin edilmesi sağlanabilir. Anlaşıldığı üzere veri görselleştirme çok önemli bir konudur.

Veri Görselleştirme Türleri

Veri görselleştirme denildiği zaman genellikle akla ilk gelen basit çubuk grafikler ve pasta grafiklerdir. Verileri etkili bir şekilde sunabilmek için ise çok çeşitli görselleştirme yöntemleri bulunmaktadır. Yaygın olarak kullanılan veri görselleştirme türleri grafikler, tablolar, bilgi grafikleri, panolar şeklinde belirtilebilir. Şimdi biraz daha detaylı inceleyelim.

Grafikler

  • Çizgi grafik: Herhangi bir zaman dilimindeki eğilimleri görselleştirmek için kullanılmaktadır. İki çeşit çizgi grafiği bulunmaktadır. 
  • Alan grafiği: Alan grafikleri çizgilerin altındaki grafikleri gölgelemekte ve bu nedenle veri büyüklüğünün daha kolay karşılaştırılmasını sağlamaktadır.
  • Çubuk grafik: Bu grafik türünde yüksekliği çizilen değerle orantılı olan çubuklar şeklinde görüntülenmektedir. Çubuk grafik ayrı gruplar halinde sınıflandırılan verileri karşılaştırmak için gayet kullanışlı bir yöntemdir.
  • Yığılmış Çubuk Grafik: Bir veri kümesinde parçalardan bütüne karşılaştırmalı analiz yapabilme imkanı sunar. Her bir değerin değerini kategoriler arasında toplam olarak çizilmesine imkan verir.
  • Pasta Grafiği: Bu grafik türü yüzde ve orantısal verileri göstermeye daha uygundur. Parçaların bir bütüne etkisini analiz etmek faydalı olmaktadır.
  • Halka grafiği: Boş bir merkez ve aynı anda birden fazla istatistiği desteklemesi dışında işlevsel olarak pasta grafik ile aynıdır.
  • Dağılım çizelgesi: Genel kullanımı şekli düzensiz aralıklarla düzensiz verileri çizilmesi şeklinde kullanılmasıdır. Çizgi grafiğinden farklı olarak İki sayısal eksen arasında karşılaştırma yapmak için kullanılmaktadır.
  • Kabarcık grafiği: Dağılım grafiği gibi, öncelikle sayısal değişkenler arasındaki ilişkileri tasvir etmek ve göstermek için bir kullanılmaktadır.
  • Kombinasyon Tablosu: Karışık veri serileri olduğunda ve her ikisininde temsil edilmesi gerektiğinde uygun bir kombinasyon grafiği kullanılabilir. Kombinasyon için uygun grafik türleri arasında ise çubuk çizgi alan, kabarcık ve dağınık grafik bulunmaktadır.
  • Huni grafiği: Bir iş metriğinin aşamalı akışını veya azalmasını temsil etmek için kullanılmaktadır.
  • Web şeması: Farklı veri serilerinin karşılaştırmasını incelemek için bu grafik tercih edilebilir. Bu grafik, bir merkez noktasına göre veri işaretçileri ile temsil edilen bir veri dizisindeki değerleri karşılaştırmaya yardımcı olmaktadır.
  • Sıcaklık haritası: Bu grafik verilerin kolay görselleştirilmesine, sınıflandırılmasına ve filtrelenmesine yardımcı olan, değişen yoğunluktaki renklerle değerler görüntülemek için kullanışlı bir yöntemdir.
  • Coğrafi harita: Coğrafi konumsal verileri görselleştirmek amacıyla kullanılır.

Pivot tablo

Daha kolay bir şekilde analiz ve tüketim için veri kümelerini dinamik olarak yeniden düzenlenmesine, gruplandırılmasına ve özetlenerek tablo haline getirilmesine imkan tanımaktadır. Tablonun görünümünü ve verilerin sunumunu filtrelemek, sıralamak ve özetlemek için birçok seçenek mevcuttur.

Panolar

Hızlı bir şekilde genel bir bakış için birden çok raporu ve KPI öğesini tek bir sayfada birleştirmeye imkan vermektedir. Raporlar ve widget’lar esnek ayarlar kullanılarak uygun şekilde düzenlenebilmektedir. Aynı zamanda dinamik filtreleme özelliği ile gerekli ve belirli bilgilerin görülmesini sağlar.

KPI Widget’ları

Widget’lar kolay anlaşılması amacıyla gösterge tablolarındaki temel metrikleri vurgulamak için kullanılan oldukça kullanışlı bir özelliktir. Metriklere trendleri vurgulamak için karşılaştırma göstergeleri destek olabilir.

Veri görselleştirme ile işletmeler çok avantajlı duruma geçmektedirler. Veri görselleştirme yapılabilmesi için ise veriye ihtiyaç duyulmaktadır. İşletmeler artık tüm verilerini toplamakta ve bu sayede büyük veri (big data) oluşmaktadır. Eğitim, finans, telekomünikasyon, perakende ve sosyal ağ hizmetleriyle ilgilenen birçok şirket her gün çok büyük boyutta bilgiyi işlemektedirler. Veriyi üreten ve kullanan bu işletmeler operasyonlarını gerçekleştirirken veri merkezlerine ihtiyaç duymaktadır. Çünkü veri merkezleri olmadan ihtiyaç duydukları veriye hızlı ve güvenilir bir şekilde ulaşma konusunda erişim eksikliği yaşayacaklardır. Eğer bu şekilde sorun yaşanırsa işletmenin müşteri ve kar kaybı yaşaması söz konusu olacaktır.

İşletmelerin tüm verilerini tek bir yerde depolaması gerektiği unutulmamalıdır. Verileri ve kaynakları ev veya iş bilgisayarında saklamak birçok sorunla karşı karşıya gelineceğinin açık bir göstergesidir. Bu nedenle veri merkezleri, operasyonlarını sorunsuz bir şekilde gerçekleştirmek isteyen işletmeler için vazgeçilmez bir kaynaktır.

Doğuş Elektronik olarak sunmuş olduğumuz veri merkezi çözümleri ile işletmelerin uluslararası standartlara uygun olarak veri merkezi projelerini gerçekleştiriyor ve verilerini tek bir yerde güvenli bir şekilde depolanabilmesini sağlıyoruz. Hemen bizimle iletişime geçerek tüm süreç hakkında bilgi alın.

buyuk-veri-analizi-711x400

Büyük Veri Analizi

Büyük veri, hacmi çok büyük olan ve zamanla daha da katlanarak büyüyen bir veri topluluğudur. O kadar büyük boyutlu ve karmaşık bir veridir ki geleneksel veri yönetim araçlarının hiçbiri bu verileri depolayamamakta ve verimli bir şekilde işleyememektir. Yapılandırılmış, yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmamış olmak üzere 3 tür büyük veri bulunmaktadır.

Görüldüğü gibi çok fazla veri bulunmaktadır. Mümkün olduğu kadar veri toplamak önemli ve avantajlıdır. Ancak bu kadar veriyi toplamak ve depolamak yeterli olmamakta toplanılan bu verileri kullanmak gerekmektedir. Tam olarak bu noktada ise büyük veri analizi devreye girmektedir.

Büyük veri analizi, verilere dayalı kararlar alınmasına yardımcı olmak için büyük miktarda ham verideki eğilimleri, kalıpları ve korelasyonları ortaya çıkarma sürecini tanımlamaktadır.

Büyük Veri Analizi Sürecinin Temel İşlem Adımları

Büyük veri analizi, kuruluşların büyük verilerini operasyonel hale getirmelerine yardımcı olmak için büyük veri kümelerini toplama, işleme, temizleme ve analiz etme adımlarından oluşmaktadır. Yani  büyük veri analizi sürecinin temel işlem adımları 4 tanedir. Bu adımlar sırasıyla aşağıda listelenmiştir.

1.Verileri Toplama:

Veri toplama süreci  her kuruluş için farklı şekilde olabilmektedir. Günümüz teknolojisiyle kuruluşlar, bulut depolamadan mobil uygulamalara ve daha birçok kaynaktan hem yapılandırılmış hem de yapılandırılmamış veriler toplayabilmektedir. Toplanan bu veriler farklı şekillerde saklanabilmektedir. Örneğin veri depolarında depolanabilir veya veri ambarında bulundurulabilir yada veri gölünde depolama işlemi yapılabilmektedir.Şirket için en uygun saklama şekline göre depolama tercihi yapılmalıdır.

Data Lake, Data Warehouse ve Database Arasındaki Fark Nedir” isimli makalemizi inceleyerek firmanız için en ideal veri depolama yönteminin ne olduğu konusunda fikir edinebilirsiniz.

2.Verileri İşleme:

Veriler toplanarak depolandıktan sonra, özellikle büyük ve yapılandırılmamış olduğunda, analitik sorgularda daha doğru sonuçlar elde etmek için düzgün bir şekilde organize edilmeli, yapılandırılmalı ve biçimlendirilmelidir.

3.Verileri Temizleme:

Büyük veya küçük veriler fark etmeksizin her ikisininde veri kalitesini iyileştirmek ve daha güçlü sonuçlar elde etmek için temizlenmesi gerekmektedir. Tüm veriler doğru biçimde biçimlendirilmeli ve yinelenen veya alakasız veriler ortadan kaldırılmalıdır. Yanlış veriler hatalı fikirler oluşmasını sağlayabilir bu da yanıltıcı bir durum oluşturmuş olur.

4.Verilerin Analiz Edilmesi:

Büyük verileri kullanabilir hale getirebilmek zaman alan bir süreçtir. Bu süreç tamamlandığında ve veriler kullanılabilir hale geldiğinde gelişmiş analitik süreçler kişiye fikir verebilir hale gelmektedir. Büyük veri analiz yöntemlerinden bazıları şunlardır:

  • Veri madenciliği, anormallikleri belirleyerek ve veri kümeleri oluşturarak kalıpları ve ilişkileri belirlemek için büyük veri kümelerini sıralamaktadır.
  • Tahmine dayalı analitik , gelecek hakkında tahminlerde bulunmak, yaklaşan riskleri ve fırsatları belirlemek için bir kuruluşun geçmiş verilerini kullanmaktadır.
  • Derin öğrenme, algoritmaları katmanlamak ve en karmaşık ve soyut verilerdeki kalıpları bulmak için yapay zeka ve makine öğrenimini kullanır ve  insan öğrenme modellerini taklit etmektedir.

Büyük Veri Analizinde Kullanılan Araçlar ve Teknolojiler

Büyük veri analizi için tek bir araç veya teknolojinin kullanıldığı söylenemez. Büyük verinin toplanması, işlenmesi, temizlenmesi ve analiz edilmesine yardımcı olan birçok teknoloji bulunmakta ve birlikte kullanılmaktadır. Büyük veri analizinin yapılabilmesi için kullanılan bazı teknolojiler aşağıda listelenmiştir.

  • Hadoop
  • NoSQL veritabanları
  • MapReduce
  • YARN
  • Spark
  • Tableau

Doğuş Elektronik olarak uluslararası standartlarda sunmuş olduğumuz projeler ve uzman ekip üyelerimiz ile firmanız için en doğru analiz aracı seçimi sırasında ve tüm sürecin profesyonel olarak yürütülmesi sırasında yanınızdayız. Hemen  bizimle iletişime geçerek uluslararası standartlarda hizmet alın.

Büyük Veri Analizinin Sağladığı Faydalar

Birçok veriyi hızlı bir şekilde analiz edebilmek firmalar için büyük fayda sağlayabilmektedir. Büyük veri analizi, akıllarda bulunan soruların cevabına ulaşılmasını sağlarken verilerin ise daha verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayabilmektedir.Yapılan analizler şirketlerin fırsatları veya riskleri belirleyebilmesine yardımcı olmaktadır. Fırsatları ve riskleri ise önceden belirleyebilmek ise şirketlere hızlı bir şekilde harekete geçebilme şansı vermekte ve bu sayede fırsatlar değerlendirilerek, riskler ise en aza indirilmekte veya tamamen önlenerek şirketin karlılık oranının artması sağlanabilmektedir. Büyük veri analizinin kurumlara sağlayacağı diğer faydalar ise aşağıdaki gibidir.

1.Tasarruf: Firmaların yapmış olduğu işlerin daha verimli bir şekilde nasıl yapılacağı belirlenebilir.

2.Ürün geliştirme: Büyük veri analizi sayesinde kullanıcıların ihtiyaçları daha iyi bir şekilde belirlenerek sunulan ürünün daha iyi hale gelmesi sağlanabilir.

3.Pazar tahmini: Müşterilerin satın alma davranışları incelenerek ve pazar takibi yapılarak pazar hakkında önemli bilgiler elde edilebilir.

Büyük Veri Zorlukları

Büyük verilerin büyük faydalar sağladığı bilinen bir gerçektir fakat gizlilik ve güvenlik endişeleri, kullanıcılar için erişilebilirlik sorunları ve kullanıcılar için doğru çözümler seçme gibi büyük zorlukların da var olduğu unutulmamalıdır. Büyük verilerden yararlanabilmek için firmalar aşağıda listelenen noktalara dikkat etmelidir.

1.Büyük verilerin erişilebilir olması: Veri miktarı arttıkça veri toplamak ve işlemek daha zor bir hale gelmektedir. Firmalar yetkili kişilerin verileri kullanabilmesi için kolay ve kullanışlı hale getirebilir.

2.Kaliteli verilerin korunması: Saklanması gereken çok fazla veri bulunmaktadır. Firmalar kopya veya hatalı birçok veriyi temizlemek için çok fazla zaman harcamaktadır.

3. Verilerin güvenliğini sağlamak: Veri miktarı arttıkça gizlilik ve güvenlik endişeleri de artmaktadır. Firmalar büyük verileri kullanmaya başlamadan önce bir takım güvenlik önlemlerini belirleyerek uygulamaya hazır hale getirmelidir.

Data Lake Güvenliğini Geliştirmenin 5 Yolu” isimli içeriğimizi inceleyerek veri gölü güvenliği hakkında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

4.Doğru araçların ve platformların bulunması: Büyük verilerin işlenebilmesi ve analiz edilebilmesi için yeni teknolojiler her zaman geliştirilmektedir. Kurumlar kendi ihtiyaçlarını giderecek en uygun teknolojiyi bulmalıdır. Genellikle en doğru seçim gelecekte yaşanabilecek altyapı değişikliğine uyum sağlayabilecek şekilde bir  teknoloji seçimi yapmaktır.

Görüldüğü gibi verileri sadece toplamak ve depolamak yeterli değildir. Depolanan bu verileri analiz ederek anlamlandırmak gerekmektedir. Eğer kurumunuz için verimliliği ve karlılığınızı artırmak aynı zamanda iş modelinizi güçlendirmek istiyorsanız Doğuş Elektronik olarak tüm süreçlerde sizlerin yanınızdayız. Hemen bizimle iletişime geçerek profesyonel bir ekipten destek alın.

CCTV-NEDIR-711x400

CCTV Nedir?

CCTV olarak kısaltılan Closed Circuit Television Türkçede Kapalı Devre Televizyon anlamına gelmektedir. Normal halka açık bir şekilde yayınlanan televizyondan farklı olarak CCTV’de elde edilen görüntüler genellikle sınırlı sayıda monitöre iletilmektedir. CCTV teknolojisi ilk olarak 1942 yılında Alman bilim insanları tarafından V2 roketlerinin izlenmesi için geliştirilmiştir. 1942 yılından itibaren ise CCTV teknolojileri ciddi şekilde değişmiştir. Bir zamanlar bu teknolojiler kullanıcılara canlı görüntü izleyebilme imkanı sunuyorken zamanla verilerin hem görüntülenmesine hem de saklanmasına olanak tanıyan bir kayıt sistemine dönüşmüştür. Bunun sonucunda CCTV teknolojisinin güvenlik amacıyla kullanılması durumu oluşmuş ve kapsamlı bir güvenlik kamerası teknolojisine dönüşmüştür.

CCTV Ne İçin Kullanılır?

Günümüzde ise bu teknolojiler belirtildiği üzere genellikle suç faaliyetlerinin tespit edilmesi, bu suç faaliyetlerinin yaşanmaması için caydırıcı olması ve trafik ihlallerinin kaydedilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Bunların dışında birçok farklı kullanımı da bulunmaktadır. Şimdi CCTV teknolojilerinin kullanım amaçlarını ve bu teknolojilere neden ihtiyaç duyulduğunu tek tek inceleyelim.

Ev güvenliği: Güvenlik kameralı evlerin hırsızlığa uğrama ve tahrip edilme olasılığı güvenlik kamerası olmayan evlere göre çok daha düşüktür. Güvenlik kameraları suçun işlenmemesi için fiziksel olarak bir şey yapmasa da ev sahipleri ailelerini güvende tutmak ve suçluları evlerine izinsiz girmekten caydırmak amacıyla güvenlik kameralarını kullanmaktadır. CCTV  kameralarının evlerde kullanılmasının farklı amaçlarından birisi ise dadı kamerası olarak kullanılmasıdır. Ev çalışanlarının zamanlarını nasıl geçirdiğini görmek isteyen ve ayrıca belirli zamanlarda evlerinden, çocuklarından uzakta kalmak zorunda kalan anne ve babaların evde olmadıkları süre zarfında çocuklarının güvende ve emin ellerde  olduğunu bu güvenlik kameraları ile görerek emin olmakta ve içleri rahat bir şekilde evden ayrılabilmektedirler.

İş gözetimi: İşletmeler CCTV teknolojisini oluşabilecek suçlara karşı caydırıcılık amacıyla kullanmakla birlikte farklı birçok nedenden dolayı da kullanmaktadır. Bankalar, restoranlar, perakende satış mağazaları, müzeler ve ofislerin genellikle nakit para bulundurmaları nedeniyle her zaman hırsızlık gibi bir olumsuzluk ile karşı karşıya kalma ihtimali bulunmaktadır. İşletme sahipleri ise bu ihtimaller nedeniyle kasalarının bulunduğu ve kasaların görüneceği stratejik noktalara güvenlik kamerası yerleştirmektedir. Aynı zamanda işletmeler çalışanları izleyebilmek ve çalışma saatlerini verimli bir şekilde kullanıp kullanmadıklarını görebilmek için CCTV kameraları kullanmaktadır.

Trafik izleme: Kavşaklarda ve işlek yollarda trafiği izlemek için güvenlik kameraları kullanılmaktadır. Bu yerlerde güvenlik kameraları olması sayesinde kırmızı ışıkta geçen, hız yapan veya dikkatsizce araç kullanan sürücüler tespit edilebilmekete ve başka yerlerde yaşanabilecek çok daha ciddi suçlar önlenmiş olup kurallara uymayan sürücülerin de cezalandırılması sağlanmaktadır.

Doğuş Elektronik olarak sizlere amacınız ve ihtiyacınız doğrultusunda en doğru güvenlik kamerası seçiminizde yardımcı oluyor ve bu seçiminiz sonrasıda tüm sürecin profesyonel bir şekilde yürütülmesini sağlıyoruz. Hemen bizimle iletişime geçerek süreç hakkında bilgi alın.

CCTV Kamera Türleri Nelerdir?

Piyasada birçok farklı CCTV kamera türü bulunmakta ve her sektör için çeşitli çözümler sunulmaktadır. En fazla tercih edilen CCTV kamera çeşitlerine aşağıda liste halinde ulaşabilirsiniz.

  • Dome CCTV Kameralar: Bu kamera türü adını kubbe şeklindeki olan kasasından almaktadır. Kasa şeklinden dolayı insanlar kameranın hangi yöne baktığını görmekte zorlanmaktadır. Bu belirsizlikleri sayesinde hırsızlık gibi olumsuz bir durum karşısında caydırıcı özellikleri de bulunmaktadır.
  • Bullet CCTV Kameralar: Oldukça görünür bir tasarıma sahiptirler. Silindir şeklindedirler ve uzun mesafeleri gözlemleyebilirler. Genellikle dış mekanda kullanılmaktadırlar ve bu nedenle kasaları toza, suya ve kire karşı dayanıklıdır.
  • C Montajlı CCTV Kameralar: Görüş alanını uyarlamak isteyenler için idealdir. Değişen mesafeleri izlemek için değiştirilebilir ve çıkarılabilir lenslere sahiptir. Bu kameralar genellikle hantal bir görünüme sahip olması nedeniyle suç faaliyetlerinin yaşanması ihtimaline karşın caydırıcılık özellikleri bulunmaktadır.
  • PTZ (Pan Tilt & Zoom) Kameralar: Güvenlik ekibi kaydedilenler üzerinde tam kontrole sahip olabilmektedir. Bir düğmeye dokunarak kamera merceği sağa veya sola kaydırılabilir, yukarı aşağı eğilebilir veya yakınlaştırılıp uzaklaştırılabilir. Canlı olarak video akışını izleyen bir kişinin bulunması durumunda bu kamera doğru bir seçim olacaktır.
  • Gündüz/Gece CCTV Kameraları: Bu kameralar gece veya gündüz fark etmeksizin farklı ışık koşullarından etkilenmeyecek şekilde net bir video kaydı yapabilmektedir. 
  • Kızılötesi/gece görüşlü CCTV Kameralar: Bu kameralar ise zifiri karanlık koşullarında en iyi olacak şekilde tasarlanmıştır. En iyi olabilmelerini ise kızılötesi teknolojisini kullanmaları ile başarırlar. Gece görüşü işlevi için en iyi CCTV kameralardır.
  • Ağ/IP CCTV Kameraları: Bu kameralar canlı görüntüleri internet üzerinden paylaşmaktadır ve bu sayede görüntülere dünyanın her yerinden erişebilmek mümkündür.
  • Kablosuz CCTV Kameralar: Kiliseler, müzeler veya büyük evler için önemli bir faktör olan kameranın görünümü kablosuz CCTV kameralar ile çok daha düzenli bir hale gelmiştir. Bu kameralar ile kurulum süreleri en aza indirilmiştir.
  • Yüksek Çözünürlüklü (HD) CCTV Kameralar: Bu kameralar yüksek çözünürlükte görüntüler sunarak rakipsiz bir görüntü kalitesi sunmaktadır. Bütçeye bağlı olarak 720p’den 4K’ya kadar çözünürlük sunabilmektedir.

CCTV Teknolojisi Nasıl Çalışır?

Analog ve IP olmak üzere İki tür güvenlik kamera sistemi bulunmaktadır.

Analog güvenlik sistemleri

Analog güvenlik sistemlerinin kullanılabilmesi için analog kamerada iletim kabloları kullanılması gerekmektedir ve bu iletim kabloları ile dijital bir video kaydediciye (DVR) bağlanılarak sistemin çalışması sağlanmaktadır. Dijital video kaydedici videoyu kameradan alarak sıkıştırmaktadır. Görüntüleyebilmek veya daha sonra ihtiyaç duyulması halinde bakabilmek için bir sabit sürücüye depolamaktadır.

IP güvenlik sistemleri

IP sistemleri biraz daha karışık olmakla birlikte analog sistemlere göre daha pahalı olabilmektedir. Ama sunmuş olduğu imkanlara dikkat edildiğinde maliyetin göz ardı edilebileceği anlaşılmaktadır. IP güvenlik sistemlerinde kamera videoyu bir internet bağlantısı üzerinden sıkıştırma, dönüştürme ve yayınlama dahil olmak üzere dijital video kaydedicinin yapmış olduğu tüm işleri yapmaktadır. Açık bir şekilde anlaşıldığı üzere bir DVR gerekli olmamaktadır ve video direkt olarak bir kişisel bilgisayara aktarılabilmektedir.

Güvenlik Kamerası (IP Kamera) Çözümleri”isimli ürün sayfamıza hemen göz atın.

CCTV Kameralar ve IP Kameraların Karşılaştırılması

  • CCTV kameralar videoyu koaksiyel veya UTP kablolama yöntemi ile gönderirken IP kameralar POE(Power Over Ethernet) teknolojisini kullanarak iletmektedir.
  • CCTV kameralarda video fiziksel olarak dijital video kaydediciye kaydedilirken IP kameralar internet üzerinden videoyu göndermektedir.
  • CCTV kameralarda tüm videolar tek bir konumda bulunması gerekiyorken IP kameralarda tüm videoların tek bir konumda tutulmasına gerek yoktur.
  • CCTV kameralar daha düşük çözünürlüğe sahipken IP kameralar yüksek çözünürlük oranı bulunmaktadır.
  • CCTV kameralar televizyon yayın sinyallerini kullanırken IP kameralar videoyu dijital akış olarak yayınlamaktadır.

Görüldüğü üzere günümüzde her yerde güvenlik kameralarına ihtiyaç duyulmaktadır. Birçok CCTV kamera çeşidi vardır. Bu kadar çok seçenek olması bazen kafa karıştırıcı bir hale gelebilmektedir. Doğuş Elektronik olarak

sizlerin en doğru seçimi yapmanıza yardımcı oluyor ve tüm bu zorlu süreçleri yürütüyoruz. Hemen alanında uzman olan ekibimizden destek almak için bizimle iletişime geçin.

Akilli-Fabrika-711x400

Endüstri 4.0 ve Akıllı Fabrika

Endüstri 4.0 şirketlerin ürünleri üretme, geliştirme ve dağıtma şekillerini değiştirerek büyük bir yenilik meydana getirmiştir. Şirketlerin yapay zeka, robotik teknolojiler, nesnelerin interneti, büyük veri ve bulut bilişim gibi teknolojileri üretim tesislerine ve operasyonlarına entegre etmesi sonucu ise akıllı fabrikalar ortaya çıkmaya başlamıştır.

Akıllı Fabrika Nedir?

Akıllı fabrika verileri toplayıp analiz edebilen ve daha iyi karar vermeyi sağlayan gelişmiş sensörler, gömülü yazılımlar ve robotlarla donatılmış yerlerdir. Akıllı fabrikalar işletmelerde verimliliğin artmasına, üretimin anlık olarak takip edilmesine ve uzaktan müdahale edilmesine imkan veren otomasyon sistemlerine sahiptir.

Yapay zeka, büyük veri analitiği, bulut bilişim ve nesnelerin interneti gibi teknolojiler ile üretim tesislerinin de artık akıllı bir hale geldiğini belirtmek mümkündür. Günümüzde artık tüm işletmelerin dijital dönüşüme ayak uydurmaya çalıştığı ve bu nedenle güvenlik kameraları, ip kameralar, yangın söndürme sistemleri ve kartlı geçiş sistemleri gibi birçok teknolojiyi işletmelerine entegre ederek daha akıllı bir işletme elde etmek istedikleri görülmektedir.

Endüstri 4.0 Nedir?

Endüstri 4.0 bilişim teknolojileri ile sanayiyi bir araya getirmeyi amaçlayan ve cihazların ortak bir iletişim ağı üzerinden birbirleri ile iletişim kurabilmelerini ilke edinmektedir.

Endüstri 4.0 birçok alt başlığı olan genel bir sistemdir ve tüm sistemlerin birbiri ile iletişim kurması gerektiği ilkesine dayanmaktadır. Bu ilke makinelerin birbiriyle entegre bir şekilde çalışması, verileri analiz etmesi ve gerekli olması durumunda bunları insanlara bildirmesi üzerine kuruludur. Bu uygulamaların amacı daha az maliyetle daha fazla üretim yapılabilmesidir. Bu teknolojileri sırayla inceleyelim.

1.Nesnelerin interneti: Akıllı fabrikaların önemli bir bileşenidir. Fabrikalarda bulunan makineler, makinelerin web özellikli diğer makinelere bağlanmasına imkan veren IP adresine sahip sensörler ile donatılmıştır. Bu cihazların birbirine bağlanabilir olması sayesinde verilerin toplanabilmesi, analiz edilebilmesi ve bu verilerin cihazlar arasında geçiş yapabilmesi mümkün olmaktadır. İlgili yazı:

2. Bulut Bilişim: Herhangi bir endüstri 4.0 teknolojisinin olmazsa olmazları arasında bulunmaktadır. Akıllı üretimin tam olarak gerçekleşebilmesi için mühendislik, tedarik zinciri, üretim satış ve dağıtım  hizmetlerinin entegre olabilmesini gerekmektedir. Bulut bilişim bunu mümkün kılmaktadır. Aynı zamanda bulut bilişim, dosyaların ve verilerin dijital platformlarda depolanmasını sağlamaktadır. Genellikle herhangi bir kurulum gerektirmeyen bu teknoloji, mevcut dosyaları gelişmiş veri tabanlarında tutar ve üçüncü şahıslar tarafından görülmesini engeller.

3.Büyük Veri: Bilgi miktarının ve bilgiye erişim hızının bu kadar arttığı günümüzde anlamlı bir bütün oluşturacak verilerin toplanması önemli bir konu haline gelmiştir.Büyük verinin endüstri 4.0 açısından en önemli yönü diğer teknolojilerin çoğunun temelini oluşturmasıdır. Ne kadar çok veri kullanılırsa üretim süreçlerinin etkinlik düzeyi o kadar yüksek olur.

4. Yapay Zeka: İnsanların kendi zekalarıyla yaptıkları işleri bilgisayarlar tarafından yapılmasını sağlayan teknolojilerdir. Yapay zeka teknolojisi aslında makine ve cihazların içine kurulan yazılım ve algoritmaların, insan zekasını taklit etmeye çalışan bilgisayar programları tarafından kullanıldığı anlamına gelmektedir. Her gün kullandığımız teknolojileri akıllı hale getirmektedir.

Endüstri 4.0 kullanmanın avantajları:

  • Daha yüksek verimlilik: Endüstri 4.0, daha azıyla daha fazlasını elde etmenizi sağlar. Örneğin bir üretim işletmesi kaynakları daha verimli ve uygun maliyetli bir şekilde kullanırken daha fazla ürünü daha hızlı bir şekilde üretebilmektedir.
  • Gelişmiş verimlilik: Endüstri 4.0 üretim hattının daha verimli bir hale gelmesini sağlar. Daha az boşta kalma süreleri, otomatik raporlama ve daha iyi izleme ve daha iyi devir süreleri gelişmiş verimliliğe örnek gösterilebilir.
  • Daha iyi ürün kalitesi: Endüstri 4.0 teknolojileri ile gerçek zamanlı kalite kontrolü, üretim sürecinin her aşamasında veri noktalarını ve diğer ilgili istatistikleri elde etmenize olanak tanır. Bu sayede ürün kalitesini etkileyen tesis koşullarındaki değişikliklerin anlaşılmasını sağlar. Örneğin bir işletmede sıcaklık veya soğukluk seviyeleri üretimi ve ürün kalitesini etkileyebilir. Endüstri 4.0 yardımıyla üretim tesisi için ideal sıcaklığı daha önce elde edilen veriler ile belirleyebilmek mümkün olmaktadır. Bu sayede daha kaliteli ürünler elde edilebilir.

Akıllı Fabrika Uygulamaları

Akıllı fabrikalar üretim aşamasında gerçek zamanlı üretim kararları verebilmek için verileri toplar, analiz eder ve elde ettiği bu verilere göre harekete geçebilen makinelerle yeni bir endüstriyel ekosistem ortaya çıkarmaktadır. Akıllı fabrikalar sayesinde üretimde durma süresi en aza indirilmekte, israflar ortadan kaldırılmaktadır. Akıllı fabrikalar daha öncesinde imkansız olan operasyon ve verimlilik düzeyi sunmaktadır.

 Akıllı Fabrika Örnekleri

1.Schneider Electric: Akıllı fabrikaların en iyi örneklerinden biri olan le Vaudreuil tesisi endüstri 4.0 teknolojisini büyük oranda kullanmaktadır ve dünyanın en gelişmiş üretim tesislerinden biri olarak kabul edilmektedir.

2.Infineon: Almanya Dresden’de  bulunan fabrika akıllı ağ bağlantılı üretimiyle dünyanın en dikkat çekici akıllı fabrika örneklerinden birisidir. 200’den fazla robot çalışanlara destek olmakla birlikte şirket %92 otomasyon seviyesine sahiptir.

3.Bosch: Endüstriyel nesnelerin interneti ve büyük veriyi birleştirerek Çin’in Wuxi kentinde bulunan fabrikasında endüstri 4.0 teknolojilerini kullanarak dijital dönüşümünü gerçekleştirmektedir. Şirket tüm üretim sürecini takip edebilmek için donanımları birbirlerine bağlayarak verileri elde etmektedirler.

Doğuş Elektronik olarak işletmenizin daha etkin ve verimli olabilmesi için güvenlik kameraları, ip kameralar, yangın söndürme sistemleri ve kartlı geçiş sistemleri gibi teknolojilere geçişini sağlamanıza yardımcı olabilir ve  aklınıza takılan soruların cevabını verebiliriz. Hemen bizimle iletişime geçerek süreç hakkında bilgi alın.

Data-lake-datawarehouse-database-farki-711x400

Data Lake, Data Warehouse ve Database Arasındaki Fark Nedir?

Data lake, data warehouse ve database verileri depolamak için kullanılmaktadır. Yani verileri depolayabilmek için birden fazla yöntem bulunmaktadır. İlk olarak bu üç kavramı ayrı ayrı olarak inceleyelim.

Data lake, yapılandırılmış veya yapılandırılmamış verilerin depolandığı bir yer ve aynı zamanda farklı kaynaklardan gelen çok çeşitli büyük hacimli verileri organize etmek için kullanılan bir yöntemdir.

Verilerle ilgili bir konu olduğunda ise en önemli şeylerden birisi güvenliktir. Eğer veri gölü güvenliğini daha iyi bir şekilde sağlamak istiyorsanız “Data Lake Güvenliğini Geliştirmenin 5 Yolu” isimli makalemize göz atabilirsiniz.

Data warehouse, dahili veya harici farketmeksizin çeşitli kaynaklardan toplanan verilerin amaca uygun bir şekilde optimize edilmesini sağlar. Veriler ilişkisel veri tabanında yapılandırılmış veya yapılandırılmamış da olabilir. Data warehouse işletmelerin verilerini entegre etmesine, analiz etmesine ve yönetmesine olanak tanımaktadır.

Database, organize edilmiş bir veri topluluğudur. Bu verilerin saklama şekillerine göre veri tabanları sınıflandırılmaktadır. İlk veri tabanlarına göre günümüzde çok daha gelişmiş ilişkisel veritabanları veya nesne yönelimli veri tabanları kullanılmaktadır. İlişkisel veri tabanlarında veriler tablolarda saklanmaktadır. Nesne yönelimli veri tabanlarında ise veriler nesne sınıflarında veya alt sınıflarda depolanmaktadır.

Data Lake, data warehouse ve database tek tek tanımlandığına göre aşağıda bu terimler arasındaki farklara göz atılabilir.

Database:

İlk olarak hayatımıza giren veri depolama yönteminin veri tabanı olduğunu söyleyebiliriz. Veri tabanları gerçek zamanlı yapılandırılmış verileri izlemek ve güncellemek için ayarlanmıştır ve yalnızca en güncel verilere sahiptir.

Data Warehouse:

Data warehouse, operasyonel sistemlerden karar sistemlerine veri akışını destekleyen bir modeldir. İşletmeler verilerinin birden fazla yerden geldiğini anlayarak ve hepsini analiz edebilmek için farklı bir yere ihtiyaç duyduklarını fark etmişlerdir.

Veri ambarları kurumların geçmişe dönük verilerini de saklayarak verilerin analiz edilebilmesi ve raporlama yapılabilmesine de imkan tanımaktadır. Database üzerinde en güncel veriler bulunurken data warehouse üzerinde geçmişe dönük verilerde depolanabilmektedir. Database ve data warehouse arasındaki en temel fark budur.

Örnek verilmesi gerekirse veri tabanı mevcut müşteri eğilimlerini analiz etmek amacıyla en son satın alınanların kaydını tutarken veri ambarı ise satın alınan tüm verilerin bir kaydını tutarak veri bilimcilerin ve analistlerin tüm bu verileri daha kolay bir şekilde analiz edebilmesi için imkan tanımaktadır.

Data Lake:

Data lake tüm verilerin depolanabilmesini sağlamaktadır. Gerekli olan, gerekli olma ihtimali olan veya hiç gerekli olmayacak verilerin bile saklanması data lake ile mümkündür. Aynı zamanda data warehouse web sitesi metinleri ve sosyal medya verilerini depolayamazken data lake web sitesi metinleri veya sosyal medya verilerini de depolayabilmektedir.

Database ve data warehouse yapılandırılmamış verileri işleyebilmelerine rağmen bunu en verimli olacak şekilde yapamamaktadırlar. Dışarıda çok fazla veri bulunuyorken tüm verileri bir veri tabanı veya bir veri ambarında bulundurmak maliyetli olabilmektedir. Veri gölü yapılandırılmamış verileri daha uygun maliyetli olarak depolamaya imkan tanıyarak 2000’li yıllarda oldukça popüler hale gelmeye başlamıştır.

Aynı zamanda veri tabanı ve ya veri ambarına girilen verilerin depolanmadan önce temizlenmesi ve hazırlanması gerekmektedir. Yapılandırılmamış veriler ve bu verilerin kullanıldığından emin olunmadığı durumlarda depolama işlemi uzun ve zorlu bir süreç olabilmektedir.

Bu nedenle data lake ön plana çıkmıştır. Data lake tam olarak yapılandırılmamış verileri mümkün olan en uygun maliyetle işlemek için tasarlanmıştır.

https://dogus.com.tr/veri-merkezi-cozumleri/

Data Lake, Data Warehouse ve Database Teknolojilerinden Hangisi Seçilmelidir?

Ne olursa olsun kurumların data lake, data warehouse veya database ihtiyacı bulunmaktadır. Seçim yaparken kurumlar verileri neden depolamak istediklerini belirlemelidir. Bu doğrultuda en doğru seçimi yapabilmeleri mümkündür olacaktır. Örneğin raporlama veya analiz ihtiyacı bulunmuyorsa ve günlük verilere ulaşılması gerekiyor ise database yeterli olabilirken detaylı analiz ve raporlama gereken durumlarda işletmeler data warehouse doğru seçim olabilir. Eğer kurum tüm verilerini saklamak istiyorsa ve diğer yöntemlere göre daha düşük bir maliyet ile karşılaşmak istiyorsa data lake en doğru seçim olacaktır. Bahsedildiği gibi önemli noktalardan birisi bütçedir. Kurumun bu ihtiyaç için ne kadar bütçe ayırabildiği doğrudan alacağı hizmet ile alakalıdır. Çünkü data warehouse maliyetlerinin yüksek olduğu bilinmektedir.

Data Lake, Data Warehouse ve Database Geleceği Nasıl Olacak?

Yapılandırılmamış verilerin değeri ve miktarı arttıkça veri gölünün giderek daha değerli bir hale geleceği düşünülmektedir.  Ama bu durum veri tabanı ve ya veri ambarının değerini kaybedeceği anlamına gelmemektedir. Veri ambarları ve ya veri tabanları her zaman önemli bir yere sahip olacaktır. Muhtemelen yapılandırılmamış veriler veri tabanında veya veri ambarında tutulmaya devam edilecektir. Ancak günümüzde birçok kurum verilerini depolamanın daha uygun maliyetli ve taşımanın daha kolay olması nedeniyle bulutta bulunan veri göllerine taşımaktadır. Gelecekte bu teknolojilerle daha gelişmiş bir şekilde karşımıza çıkacağı tahmin edilmektedir.

Doğuş Elektronik olarak “Uzmanlık fark yaratır” yaklaşımımız ile konularında uzman, sertifikalı ve tecrübeli personellerimiz ile birlikte  sunmuş olduğumuz veri merkezi çözümlerini incelemek için tıklayın: https://dogus.com.tr/veri-merkezi-cozumleri/

Datalake-Veri-Golu-711x400

Data Lake Güvenliğini Geliştirmenin 5 Yolu

Büyük miktardaki yapılandırılmış, yarı yapılandırılmış veya yapılandırılmamış verilerin depolandığı depolama havuzuna data lake ( veri gölü ) denilmektedir.

Veri gölü sayesinde her türlü veri, boyut sınırı olmaksızın bulut üzerinde depolanabilmektedir. Data lake özellikle büyük verilerin depolanabilmesi ve işlenebilmesini sağlamaktadır. Tüm bu verilerin depolandığı veri göllerinin ise güvenliği çok önemlidir. Bütün verilerin tek bir yerde bulunması bilişim teknolojileri altyapısını ve süreçlerini basitleştirir. Kolaylaştırılmış ve verimli bir veri gölü ise analizden raporlamaya kadar her şeyi daha hızlı ve daha kolay bir hale getirmektedir. Burada en önemli nokta ve sorun ise tüm verilerin tek bir veri gölünde bulunmasıdır. Bütün verilerin tek bir yerde bulunması birçok riski de beraberinde getirmektedir.

Günümüzde bilişim teknolojileri dünyasında BT departmanlarının tüm verileri tek bir yerde bulundurması nadirdir. Yedeklemeler ve arıza güvenliği gibi teknikleri uygulamalarıyla kurumsal verileri gerçek bir felaket hatasından koruma eğilimindedirler. Kurumsal verileriniz yerelde değil bulut üzerinde bulunduğunda tüm işleri verilerinizi güvende tutmak amacı taşıyan satıcılar için büyük bir avantaj söz konusudur. Çünkü verileri güvende tutmak için ek avantajlar sunmaları onları bir adım öne çıkarmaktadır. Veriler bir veri gölünde bulundurulduğu durumlarda verilerin tamamen korunduğu anlamına gelmez. Bu nedenle bu teknolojilerin kullanılması durumunda güvenlik risklerinin tamamen değerlendirilmesi ve ve durumun 360 derecelik bir açıdan incelenmesi gerekmektedir. Çünkü veri gölleri hassas bilgilerle doludur ve bu bilgilerin güvenliğini sağlamak birinci önceliktir.

Bu nedenle siber güvenlik konusu veri gölü platformları için çok önem arz eden bir konudur. Düzenli olarak yapılan sızma testleri, güvenlik açığı taramaları ve yapılan denetimlerin tümü veri gölü güvenlik planlarının olmazsa olmaz uygulamaları arasındadır. Yapılan bu taramaların amacı ise var olan güvenlik açıklarını tespit ederek bu güvenlik sorunlarını ortadan kaldırmaktır. Data lake güvenliğini sağlamak için belirtilen bu siber güvenlik çalışmalarının düzenli olarak yapılması gerektiğini belirtmek gerekmektedir. Yapılan sızma testleri analistlerin var olan açıkları belirlemelerine olanak tanımaktadır. Kuruluşlar, güvenlik açığı taramaları, sızma testleri ve yapılan denetimler sonucu elde edilen çıktıları kullanarak yapılması gereken düzenlemeleri gerçekleştirmektedirler.

Veri gölleri kurumlar için en önemli şeylerden biri olan bu bilgileri bilgisayar korsanlarından korumak için en iyi uygulamalardır. Ama veri gölünü daha güvenli hale getirmek için aşağıdaki 5 yöntem dikkate alınırsa data lake çok daha güvenli bir hale gelmiş olacaktır.

1.Yönetim Oluşturma ve Erişim

Seçim yapabileceğiniz birçok veri gölü platformu bulunmaktadır. İyi veri gölü platformlarında temel şeyler aynı olsa bile her platformun kendine has hesap oluşturma, erişim hakları tanımlama gibi özellikler için farklı mekanizma ve süreçleri bulunabilmektedir. Veri güvenliğini iyi bir şekilde sağlayabilmek amacıyla kullanıcılara işlerini gerçekleştirebilmeleri için minimum yetkilerin verilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda data lake platformunun güvenliğini sağlamak için iki faktörlü kimlik doğrulama ve kurumsal kimlik doğrulama mekanizmaları da kullanılmalıdır.

2.Makine Öğrenimi Kullanın

Bazı veri gölü platformları makine öğrenmesi(Machine Learning) yeteneklerine sahip olmaktadır. Makine öğrenimi kullanılması veri kataloglama aracı ile kullanıldığında ham veri işleme ve sınıflandırmayı hızlandırmakta ve güvenlik risklerini önemli ölçüde azaltmaktadır.

3.Bölümlendirme ve Hiyerarşi

Veriler veri gölüne alındığında uygun bir bölümde bulundurmak önemlidir. Ortak görüş, veri göllerinin ne kadar güvenilir ve ne kadar kullanıma hazır olmasına bağlı olarak verileri barındırmak için belirli bölge oluşturulmasıdır. Bu bölgeler aşağıdaki şekilde olabilir.

  • Geçici yer: Kopya gibi geçici verilerin silinmeden önce bulunduğu bir yerdir.
  • Ham: Ham verilerin işlenmeden önce bulunduğu yer kastedilmektedir. Eğer bu bölgede bulunan veriler hassas ise ayrıca şifreleme işlemi yapılması tavsiye edilmektedir.
  • Güvenilir: Veri bilimci veya analistlerin kolay bir şekilde ulaşabilmesi için güvenilir verilerin bulunduğu yerdir.
  • İyileştirilmiş: Zenginleştirilmiş verilerin nihai çıktıların bulunduğu yerdir.

Bunun gibi bölgelerin kullanılması rol tabanlı erişim modelinin de kullanılması ile birleştiğinde kişilerin hassas ve yetki alanı dışındaki verilere erişme olasılığı en aza indirilmiş olunur.

4.Veri Yaşam Döngüsü Yönetimi

Veri yaşam döngüsü yönetimi, Kurumunuz tarafından hangi verilerin en fazla kullanıldığı ve hangi verilerin uzun yıllardır kullanılmadığının belirlendiği ve aşamalı bir şekilde bu kullanılmayan verilerin kullanımdan kaldırılması sürecidir. Data lake ortamında verimli depolama için tasarlanmış bir katmana eski veriler taşınabilir ve bu sayede bu verilere ihtiyaç duyulduğunda kullanılması sağlanmış olunur ve gerekli kaynaklar da tüketilmemiş olunur.

5.Veri Şifreleme

Verilerin güvenliği için çok önemli olan şifreleme yeni bir fikir değildir ve ayrıca birçok veri gölü platformunun verileri şifreleyebilmek için kendi metodları bulunmakta ve bu metodları  kullanmaktadırlar. Hangi data lake platformu tercih edilirse edilsin dikkat edilmesi önemli olan nokta mevcut yapıda kullanılması için çok iyi bir şifreleme stratejisine sahip olunması gerekmekte ve tavsiye edilmektedir. Bütün verilerinizin özellikle hassas verilerinizin korunabilmesi için iyi bir şifreleme stratejisine sahip olunması hayati önem taşımaktadır.

Günümüzde en önemli konuların başında gelen veriler artık hayatın her alanında karşımıza çıkmaktadır. Tüm bu verilerin anlamlandırılarak bilgilere dönüştürülmesi ile hayatımız şekillenmektedir. Doğuş Elektronik olarak verilerin ne kadar önemli olduğunu biliyor ve sizlere sunmuş olduğumuz Veri Merkezi Çözümleri ile ilgili hayata geçirdiğimiz projelerimizde uyguluyoruz.

ISO2007-Nedir-711x400

ISO 27001 Nedir?

ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi, kurumların kendilerinin ve müşterilerinin bilgilerini güvende tutmak için kullanılan uluslararası bilgi güvenliği yönetim standartıdır.

Günümüzde kurumlar veya kişiler için en önem verilen şeylerden birisi bilgidir. Bu nedenle herkes tarafından en önem verilen konuların başında gelen bilginin koruma altına alınarak güvenli bir şekilde yönetilmesi önem arz etmektedir. Kurumların finansal alandaki verileri, fikri mülkiyetleri ve müşterilerinin bilgilerinin korunması ISO 27001 sayesinde mümkün olmaktadır. Şirketlerde ISO 27001 standartının uygulanması, oluşabilecek risklerin azaltılmasında önemli bir rol üstlenirken gerekli olan güvenlik önemlerinin yerine getirilmesini de sağlamaktadır.

ISO 27001 Sertifikası Nedir?

ISO 27001 sertifikası gerekli olan tüm kurum ve kuruluşların bilgilerinin gizlilik bütünlük ve erişilebilirliklerini sağlamak amacıyla kurdukları bilgi güvenliği yönetim sistemini, bağımsız belgelendirme kuruluşları denetimden geçirmektedir. Bağımsız belgelendirme kuruluşlarının yaptıkları denetlemeler sonucunda kurumun istenilen kriterlere uygun olduğunun kanıtlanması akabinde kurum adına düzenlenen sertifikaya ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Sertifikası denilmektedir.

ISO 27001 ve 5651 Sayılı Kanun

23 mayıs 2007 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “5651 sayılı İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun” içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin yapılması gerekenlerin belirlendiği kanundur. Bu kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte internet ortamında yapılan yayınların kontrol altına alınması ve yapılan yayınlar sonucunda işlenebilecek suçların engellenmesini amaçlanmaktadır ve  bu kanun sayesinde  hukuken de bu alanda önlem alınmış olunur. 5651 sayılı kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte kurumların sahip olduğu internet hizmetlerini toplu olarak çalışanlarının ya da müşterilerinin kullanımına açması durumunda yerine getirmesi gereken şartlar bulunmaktadır. Bunlara örnek olarak;

  • İnternet sağlayıcısı kurum kendi ağları içerisinde kullanılan IP adres bilgilerini ve bu adreslerin kullanmaya başladıkları, sonlandırdıkları tarihleri ve aynı zamanda kullanılan bu IP adreslerine bağlanan bilgisayarların MAC adreslerini de kayıt altına almakla sorumludur.
  • İnternet sağlayıcısı kurum kayıt altına alınan verilerin doğruluğunu ve tamlığını kontrol etmeli ve elde edilen verilerin dosyanın oluşturulduğu zaman bilgisi ile günlük bir şekilde kayıt altına almalı ve son yılda kayıt altına alınan tüm dosyaları sağlamakla yükümlüdür. Bu bilgilerin gizliliğinin sağlanması da 5651 sayılı kanun gereği internet sağlayıcısının görevidir.

ISO 27001 uluslararası bir standarttır ve bu standartlar uygulandığı takdirde bir düzenin olması beklenmektedir. Diğer yandan 5651 sayılı kanunun yürürlüğe girmesi ile hukuken neyin yapılması gerektiği neyin yapılmaması gerektiği de daha fazla netlik kazanmıştır.

KVKK ve GDPR Kapsamında Verilerin Korunması

“6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu” ile kişisel verilerinin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ve uyacakları kuralların belli olmasını amaçlamaktadır. Bu kanun ile birlikte artık kişilerin verileri kişinin kendi izni olmaksızın işlenemeyecek, üçüncü kişilere ve ya yurtdışına aktarılamayacaktır.

Türkiye’de kişilerin verileri nasıl Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK) gibi kanunlarla korunuyor ise Avrupa Birliği ülkelerinde de bu veri ve bilgiler Genel Veri Koruma Yönetmeliği (General Data Protection Regulation) ile korunmaktadır. Bu yönetmelik ile Avrupa Birliği’ne üye olan Avrupa Birliği vatandaşlarının kişisel verilerinin korunması amaçlanmaktadır. GDPR 25 Mayıs 2018’den itibaren Avrupa Birliği’ne üye olan ülkelerde yürürlüğe girmiş ve bu ülkelerde bulunan kuruluşlarda kişisel verilerin Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR)‘nde belirtildiği kurallar doğrultusunda güvenliğinin sağlanması hedeflenmiştir.

Bilgi günümüzde hızlı bir şekilde üretilirken bir yandan da hızla tüketilmektedir. Günümüz bilgi çağında bilgiye ulaşmak internet sayesinde çok daha kolay hale gelmiştir. Artık bilgi kişiler, kurumlar için önemli iken ülkeler için de çok fazla önemli bir konumdadır. Çünkü artık güçlü bir ülke demek bilgiyi üretebilen ülke anlamına gelmektedir.  Bilginin bu kadar önemli olduğu bir dönemde bilgi üreten ülkeler için de bilgi ve iletişim teknolojileri konuları çok önemli bir hal almaktadır. Bilginin bu kadar önemli olduğu bir dönemde kişiler, kurumlar ve ülkeler bilgilerin güvende tutmak istemektedir. Bu nedenle hacker’lar tarafından siber saldırı gibi tehditlerden korunmak için yukarıda bahsedilen kanunlar ve ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi doğrultusunda belirlenen kuralların uygulanması gerekli hale gelmiştir. Siber güvenliğin sağlanması için ISO 27001 standartı çok önemlidir ve ihtiyaca ve gelişmelere göre de güncellenmektedir.

Bilgi güvenliğini sadece siber saldırı durumlar etkilememektedir. Doğal afetler, yangın sel, deprem gibi olaylar bilgi teknolojilerini etkilemekte ve zarar vermektedir. Bu derece farklı boyutlarda tehlikenin söz konusu olduğu bir durumda ISO 27001’da olduğu gibi risklerin önceden tahmin edilebilir bir durumda olunması avantaj sağlayacaktır.

ISO 27001 Sertifikasının Faydaları Nelerdir?

  • İşletmenin bilgilerinin güvenliğini sağlar ve bilgilerin kaybolması gibi riskleri en aza indirir.
  • Bilgilerin kaybolmasından dolayı oluşabilecek kayıpların önlenmesini sağlar ve daha verimli bir çalışma ortamı oluşmuş olunur.
  • Bilgilerin saklanması için en iyi yöntemin seçilmesi sağlanır.
  • Kurum bilgilerini önem düzeyine göre ayırmadan tüm bilgiler saklanmaktadır.
  • Bilgi güvenliği alanındaki eksikler veya yanlışlar belirlenir ve bunlara göre çözümler oluşturulur.
  • Yasal gereklilikler tamamlanarak işletme standartlara uygun hale getirilir.

Sonuç olarak görülüyor ki tüm ülkeler için bilgi güçtür. Herkes bu gücü bir şekilde elde etmek istemektedir. Bilgi güvenliğini sağlamak için ne kadar kanun çıkarılsa da bazı kişiler bunlara uymamaktadır. Bu nedenle 5651 sayılı kanun, 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu gibi kanunlar ne kadar insanların haklarını savunsa da ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi’nin sunmuş olduğu avantajlardan faydalanılmalı ve bilgi güvenliği en iyi şekilde sağlanmalıdır.

KVKK-GDPR-Verilerin-Güvenliği-Konulari-ve-Veri-Merkezi-İlişkisi-Blog-711x400

KVKK, GDPR Veri Güvenliği ve Veri Merkezi İlişkisi

KVKK, GDPR, Veri Savaşları derken, global şirketler arası davalarla birlikte uluslararası çapta pek çok veri güvenliği önleminin alındı. Kullanıcılar da eskisine göre çok daha bilinçli davranmaya başladı gelin biz hukuk gözünden veri güvenliğini inceleyelim ve veri merkezlerindeki önemine değinelim.

VERİ GÜVENLİĞİ NEDİR?

Günümüz dünyasında verilerin güvenliği önemli bir sorun teşkil etmektedir. Verilerimizin siber saldırılara karşı korunması için birçok önlem ve yöntemle korumak mümkün. Verilerimizin siber saldırılarda ele geçirilmesi bizlerin hukuki, cezai, maddi ve manevi sorunlara itebilir ve bizleri zor durumlara düşürebilir.

Veri güvenliğinde en önemli nokta verilerin izne tabi kullanılabilmesidir. Kurumsal veya kişisel veriler yetkili kişiler tarafından doğru ve amacına uygun şekilde kullanılması gerekir. Amacına uygun şekilde izne tabi kullanılmayan veriler için veri güvenliğinden bahsedilemez. Verilerin siber saldırılara hedef olma nedeni ise tabiiki verilerin ekonomik bir değer ve birikim ifade etmesidir. Bu verilere sahip olan kötü niyetli kişiler verileriniz karşılığında sizden fidye isteyebilir. Kurumunuzun sahip olduğu ve derlediği bilgiler Big data denilen alışkanlıklar ve gruplandırmalar siber saldırılar ile ele geçirilip rakiplerinize satılabilir ve kurumsal saygınlığınızı müşterilerinize karşı zedeleyebilir.

VERİ GÜVENLİĞİ NASIL SAĞLANIR ?

Siber suçların kabus olduğu ve giderek yaygınlaştığı dünyamızda bu durumu engellemek tabi ki mümkün. Tahmin edilemeyecek kombinasyonlar ile oluşturulacak şifreler , güvenli sistemler kullanarak , düzenli yedeklemeler yaparak , güvenli sitelerde gezinerek , sadece yetkili kişilerin sistemlere erişebildiği bir güvenlik ağı kurarak verilerinizin güvenliğini sağlayabilirsiniz.

Siz bu önlemleri alırken tabii ki ülkemizde verilerimizin korunması için hukuki önlemler aldı. Konuyla 7 Nisan 2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ‘6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları kuralları düzenleme amacını taşımaktadır.

Yürürlülüğe giren kanun ile verileri amacına uygun işlemeyen kişilere ve kurumlara ciddi miktarlarda para cezası ile karşı karşıya kalmaktadır. Kanunun esas amacı kurumlara ve veri sorumlularına kişisel verilerinin paylaşan kişilere karşı hesap verilebilir olmasını ve veri sahibine hangi hizmet karşılığında verilerinin kullanıldığını öğrenme imkânı sunmuştur.

Veri Merkezlerinde, Veri Güvenliği

Veri Merkezi projelerinde güvenliğin odak noktası geçtiğimiz 10 yılda çeşitli gelişmelerin ardından oldukça değişti diyebiliriz. Bir hacker’ın verilere ulaşması, münferit saldırılara karşı korumaları içeren savunma sistemlerinin yanında veri merkezlerinde işlenen büyük verinin GDPR ya da ülkemizde KVKK’ya uygun olarak depolanması işlenmesi ya da dağıtılması gerekiyor.

 Veri Merkezleri ile ilgili bazı yaptırımlar ve GDPR’ın çok öne çıkması nedeniyle pek çok yazı yazıldı. Avrupa Birliğine gelen bazı regülasyonlardan sonra data center’larda neler değişti. Veri merkezleri bir third party olarak çalışırken mesuliyet kabul etmeksizin faaliyet gösterebilirken şimdilerde dikkat etmeleri gereken çok konu var.

KVKK gereksinimlerini karşılamanın yanı sıra GDPR gereksinimlerini yani uluslararası gereksinimleri karşılamak da çok önemli çünkü günümüz dijital dünyasında projenizin yada markanızın hangi yöne yada coğrafyaya doğru büyüme gerçekleştireceğini kestirmek de güç.

Doğuş Elektronik olarak geliştirdiğimiz özel yaklaşımla tüm trend konuları takip etmenin yanında uluslararası hukuka ve mühendislik standartlarına uygun projeler geliştiriyoruz. Veri merkezi çözümlerimizi incelemek için tıklayın: https://dogus.com.tr/veri-merkezi-cozumleri/

LAN-Nasil-Çalişir-Blog-1-711x400

Local Area Network (LAN) Nedir?

Local Area Network (LAN) yada Türkçe ifadesiyle Yerel Ağ, 1970’li yıllardan beri okul, üniversite yerleşkesi, laboratuvar, KYK Yurdu, istihbarat servisleri,  devlet daireleri, hastaneler yani kapalı devre iletişimin gerekli olduğu tüm yerleşkelerde kullanılıyor. 

Bizler kendi dairelerimizde de donanımların iletişimi için WLAN kullanmaya devam etmekteyiz ancak elbette ethernet protokolünden farklı olarak dış bağlantıya daha açık haldeyiz.

Kapalı Devre Sistemler ve Aktif Network Çözümleri 

Kapalı devre sistemlerde, kablolama mesafe ve enerji yönetimi çok büyük önem taşıyor. Uluslararası standartlarda oluşturulmuş projeler TCP/IP yönetiminin en doğru şekilde yapılması ve zayıflık oluşturacak donanımların port ayarlamaları ve firewall ile çeşitli şekillerde güvene alınması önemli ve gereklidir. 

Aktif Network Çözümlerimizi incelemek için tıklayın: https://dogus.com.tr/aktif-network-cozumleri/


LAN, yönetim binaları ve veri merkezleri için dış bağlantı yani internet erişimini tamamen keserek iletişime izin verdiği için çok önemlidir çünkü bir hacker’ın fiziki olarak donanıma ulaşmasını gerektirir. Bu nedenle özellikle askeriye tarafından tercih edilmektedir. 

Ağ işletim sistemi tercih edilirken kullanıcıların ağ biçimine bağlı olarak yapılmalıdır. Günümüzde en çok tercih edilen ağ işletim sistemleri Windows For Workgroups ,LANtastics veya PowerLan olarak sıralanabilir.

LAN içerisinde Uygulamalar 

LAN içerisinde uygulamalar iki şekilde çalıştırılır bunlar Client Server ve File Server olarak sınıflandırılır. Client server a verilebilecek en iyi örneklerden biri veri tabanlarıdır. Kullanıcı arabirimiyle bilgi işlem birimlerini ayırarak, son kullanıcının istekleri terminalden server a iletilir ve server da işlenip terminale geri gelir.

File server uygulamaları ise son kullanıcı verilerini tamamen terminalde toplayıp kopyalayarak işler ve sonuçları gösterir. 

En-Çok-kullanilan-3-Yazilim-Dili-_-Blog-711x400

En Çok Kullanılan 3 Yazılım Dili ve Veri Merkezi için Önemi

Bir çırpıda sayabileceğimiz kaç yazılım dili var, veri merkezleri için önemi nedir? 5, 10, 15… her gün farklı ihtiyaçlara çare olma gayesiyle ortaya çıkan yeni yazılım dilleri makinalara daha hızlı mesaj gönderme yanında insanların kodlarken çok daha kolay bir syntax’e sahip olarak hız kazanmasını istiyor hatta belki de çok daha az  kod yazmasını. Peki son yıllarda en çok hangi yazılım dili tercih ediliyor ve veri merkezleri için bu durumun önemi nedir? 

Aslında bu kez yazımıza Veri Merkezleri için konunun öneminden bahsederek başlasak daha iyi olabilir. Veri merkezleri temelde verilerin işlendiği ve basitten en komplike olana kadar çok çeşitli yazılımların çalıştırıldığı birer makina yuvalarıdır. Örneğin Google’ın bizlere saniyeler içerisinde sunduğu milyarlarca sonuçta yine bir yazılım ve donanım işbirliği sayesinde ulaşıyor. Veri Merkezleri yazılım ve veri işleme süreçlerinin yani yazılımların gelişmesiyle çok daha fazla iş yapabilir hale geliyorlar. Google örneğine geri dönersek 1991 yılında çıkan Python, arama motoru servisi içerisindeki etkisini her an artırıyor çünkü hızlı çalışmasının yanında kolay kullanılabilirliği iş yükünü azaltıyor. Google C++’ı hafıza kontrolünde değerlendirirken pek çok noktada Python’ı seçiyor. 

Veri Merkezi projelerinde, hangi yazılım dillerinin kullanılacağı, veri merkezi inşaa etme amacının ne olacağı veya elbette cloud bir yapı kullanılacaksa amaçlar çok önemlidir. Amaçların tespiti ile verim kritik sonuçlar elde edilebilir. Bu nedenle Veri merkezlerinde de kullanılan dilin önemi yüksek hale geliyor. Veri Merkezi Çözümlerimiz ve daha fazlası için bize dilediğiniz soruları yöneltebilirsiniz. Veri Merkezi Çözümlerimizi incelemek için: https://dogus.com.tr/veri-merkezi-cozumleri/

 

 Dünyanın En Çok kullanılan Dili Hangisi? 

1- Python 

1990 yılında Hollanda’da geliştirilmeye başlanan Python, 1994 yılında ilk sürümünü yayınladı, 2. Sürüm ise 2000 yılında Python geliştiricilerinin hizmetine sunuldu ve 2008 yılından itibaren de 3x serisi kullanılmaya başlandı. 

YouTube, Bittorrent, Google gibi önemli projeler ve markalar Python kullanıyor ve python etkinliğini her geçen gün arttırıyor. Önemli markaların yanında yazılımla ilgili pek çok geliştirmeye de ışık tutan NASA ve CERN gibi önemli kuruluşlar da python’ı aktif olarak kullanıyorlar.  Yüksek seviyeli bu programlama dili, basitçe yazılabilme özelliği nedeniyle ve hız anlamındaki çözümleri sayesinde gözde olmaya devam edecek gibi görünüyor. 

2- Java 

Açık kaynak kodlu, yüksek seviyeli programlama dillerinin yıllar içerisinde en çok tercih edilmiş olanı diyebiliriz. Elbette c++’ı da unutmamak gerekiyor. Günümüzde en çok  mobil sektörde kullanılmaya devam ediliyor. Kotlin alternatifi oluşmuş olmasına karşın Java yılların verdiği alışkanlık ataletini iyi kullanıyor. 

Java şöyle çalışıyor: Yazılımcı kodu yazar, derleyici bu kodları derler ve “bytecode” adında bir sanal code ortaya çıkar. Bu bytecode JVM (Java Virtual Machine) tarafından işletilir.

3 – C 

Dennis Ritchie Tarafından geliştirilen ve yazılım dünyasında pek çok şeyi değiştiren çok ama çok değerli bir dil ve teknoloji olan C programlama dili elbette hala en çok kullanılan diller arasında ilk 5’te yerini alıyor. 

Unix işletim sisteminin de sahibi olan Dennis Ritchie (Farklı bir yazımızın konusu olacak.) C programlama dilini uzun süre birlikte çalıştığı Ken Thompson ile birlikte yarattı. Dennis’in bu dili yaratması ileride c++ gibi önemli bir dilin de ortaya çıkmasını sağladı. 

Gününüzde gömülü sistemlerde, işletim sistemlerinde ve pekçok komplike programda C dilinin aktif olarak kullanıldığını görüyoruz. Bir roket yazılımından, asansör yazılımına dek pek çok noktada C efektif olarak çalışıyor ve ihtiyaçları karşılıyor. 

4 – Bonus: C++

Nesne yönelimli bir programlama dili, genel amaçlı ve orta seviyeli olarak tanımlanıyor. 1979 yılından beri geliştirilmeye devam ediliyor ve C gibi C++’da bellek yönetimi ve gömülü sistemler bakımından harikülade işler çıkarıyor. 

C#, PHP, bir dil olarak sayarsak javascript ekosistemin en çok tercih edilen teknolojileri ve farklı açılardan faydalar sağlıyorlar. Bir Veri Merkezi projesinin temel olarak odaklandığı nokta da “hangi iş ve süreçler için bir tasarım gerçekleştiriliyor?” sorusu oluyor. 30 yılı aşkın süredir pekçok tecrübemiz gösteriyorki doğru iş için doğru yapıyı oluşturmak her açıdan en önemli madde. 

Firewall_Nedir_-711x400

Firewall Nedir

Firewall Türkçe ismiyle “güvenlik duvarı” bir network güvenlik cihazıdır ve gelen, giden trafiği kontrol eder. Hangi trafiğin kabul edileceğini hangi trafiğin engelleneceğini belirler.
Firewall, siber güvenlik sistemlerinin ilk hattıdır diyebiliriz. Elbette günümüzde çok daha detaylı ve karmaşık bazı güvenlik önlemleri alınıyor çünkü ağ güvenliği her geçen gün önemini artırıyor. Eklemek gerekir ki, tanımı yaparken bir donanım olarak bahsetmiş olsak da güvenlik duvarı bir yazılım olarak da kullanılabilir yada donanım ve yazılım olarak bir arada çalışabilir.

Firewall (Güvenlik Duvarı) Tipleri

Firewall tipleri metot ve yapılarına göre farklı kategorilere ayrılabilir. 8 adet farklı güvenlik duvarı tipi olduğundan bahsedebiliriz. Bunlardan 4 tanesini de bu yazımızda ele alacağız.

  • Packet-filtering firewalls
  • Circuit-level gateways
  • Stateful inspection firewalls
  • Application-level gateways (a.k.a. proxy firewalls)
  • Next-gen firewalls
  • Software firewalls
  • Hardware firewalls
  • Cloud firewalls

Proxy Tabanlı Güvenlik Duvarları (Proxy Firewalls)

Proxy Nedir?


Proxy, veri sızıntısı, kimlik sahtekarlıkları, reklam dolandırıcılıkları ve farklı olumsuz sonuçlar doğuracak hadiselerden kaçınmak için kullanılan bir yöntemdir. Proxy ağları sayesinde IP adresiniz maskelenir bu sayede daha az görünür gezinim sağlayabilirsiniz. Proxy için kısaca bir ara sunucu veya vekil sunucu diyebiliriz. Proxy tabanlı güvenlik duvarları ise gelen, giden trafiği kullanmak için katmanlı bir uygulama metodu kullanır. Proxy tabanlı güvenlik duvarları bulut tabanlı çalışırlar, aslında farklı bir proxy cihazı üzerinden iş görürler. Temelde, çalışma sistemi de şöyle: Gelen Trafiği doğrudan kabul etmek yerine ver paketini inceler, bu işlemleri de software, hardware uyumu içinde gerçekleştirir.

Software Firewalls (Yazılım Tabanlı Güvenlik Duvarları)

Yazılım tabanlı güvenlik duvarları, bulut servisler yada donanımlar yerine yerel bir cihaza yüklenen yazılımlar ile koruma sağlar. En büyük faydası derinlemesine bir savunma oluşturmak için kullanışlı olmasıdır. Farklı ağ noktalarını birbirinden izole edebilir.


Dezavantajı ise bakım çalışmalarının zor olmasıdır çünkü farklı cihazların tek tek ele alınması gerekir. Cihazların tek bir güvenlik duvarı ile uyumlu olmaması da ayrı bir sorun oluşturabilir, böyle bir durum olduğunda tüm protokolleri tek tek ele almak zaman alacaktır.

Hardware Firewalls (Donanım tabanlı Güvenlik Duvarları)

Donanım tabanlı güvenlik duvarları, isminden de anlaşılacağı gibi bir donanım marifetiyle gelen, giden trafiği kontrol altına alır. Tüm ağa gelen paketleri inceleyerek uç noktaları hasardan korumayı amaç edinir.
Donanım tabanlı güvenlik duvarlarının en zayıf noktası ise içeriden gelen saldırılardır. Üreticiye göre kabiliyetinin değişiklik göstermesi de zayıflık olarak nitelendirilebilir. Doğuş Elektronik olarak tüm sorularınızı yanıtlamak isteriz.

Cloud Firewalls (Bulut Tabanlı Güvenlik Duvarları)

Bulut tabanlı güvenlik duvarlarının farklı anılış biçimleri bulunuyor. Bunlardan biri ise FaaS olarak kusaltılan Firewall as a service’tir. Proxy tabanlı güvenlik duvarları da çoğu zaman cloud base çalıştığı için pek çokları tarafından proxy tabanlı olarak da anılabilir.


Bulut tabanlı güvenlik duvarlarının en büyük faydası ölçeklendirmedir. İhtiyaçlarınıza göre esneyebilir olması verim kritik şekilde çalışmasını sağlar. Farklı trafik kaynaklarına göre filtreleme yaparak kapasite değişikliği yaratabilirsiniz. Ayrıca, donanım tabanlı güvenlik duvarları gibi bulut yapılar da çevresel korumada etkindir.


5651 Kanunu ve Güvenlik Duvarı İlişkisi


Yurdumuzda KVKK’nın her gün kapsam alanını netleştirmesi ve yapılan çalışmalar nedeniyle 5651 kanunu önem kazanmıştır.


Firewall konusunda bu kanuna değinmeden önce kapsama şöyle bir bakalım:


“İçerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usulleri düzenlemektedir. ” Kaynak: https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5651.pdf


Otel, restoran, öğrenci yurtları, kamu kuruluşları ve verinin dolaştığı pek çok sektörden şirket için loglama (işlem yapan kişilerin zaman damgalı bir piçimde işlemlerinin kayıt altına alınması)çok çok önemli hale gelmiş durumda. Bu nedenle gelen, giden trafiğin kontrol edilmesi amacıyla 5651 zorunluluğu güvenlik duvarlarını da şart hale getiriyor.

Veri Merkezleri ve Firewall ilişkisi

Veri Merkezleri, her yazıda bahsettiğimiz üzere çok önemli yazılım projelerinin üzerinde koştuğu, kişisel verilerin tutulduğu ve dijital dünyaya entegrasyonun ardından kuruluşların en önemli parçası haline gelen alanlar.
Durum böyle olduğunda da siber güvenlik politikalarının önemi de artıyor ve güvenlik duvarı politikanız ne olursa olsun mutlaka ön saflarda yer alması gereken bir hat. Çevresel korumanın da ilk adımı.


Günümüzde pek çok firewall tipinin olması nedeniyle mimariye uygun seçimler yapmak elzem hale geldi. Geleneksel yapılar statik filtrelemeler ve proxy ile çözüm bulurken modern mimarilerde IDS/IPS (izinsiz giriş algılama) uygulama bağlamı ve gelişmiş tehdit analizleri öne çıktı.


Veri Merkezi, aktif network çözümleri ve pek çok farklı hizmetimiz için bir telefon uzağınızda olduğumuzu bilmenizi isteriz.

crm-nedir-crm-programi-711x400

CRM Nedir?

CRM programı  yada Müşteri ilişkileri yönetimi müşterilerimizle olan ilişkilerimizi, etkileşimlerimizi yönettiğimiz ve genellikle büyük ve detaylı miktarda veriyi barındıran yazılımlardır. Günümüzde müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) yazılımı üreterek milyarlarca dolar hacme ulaşmış çok büyük markalar bulunuyor. CRM programı bir marka için en önemli  araçlardan biridir diyebiliriz.

Müşteri İlişkileri Yönetimi – CRM programı

Yıllar önce müşterileriyle olan ilişkilerine önem veren oteller, terziler aklınıza gelecek pek çok sektörden irili ufaklı marka süreç takibini yapabilmek için doğum günü, özel istekler gibi konuları fiziki olarak kayıt altına alır ve fark yaratmaya çalışırdı. Temelde, CRM programı işte bu fark yaratma ve süreçleri takip etme isteğinden yola çıkarak tasarlanmıştır. Geldiğimiz noktada ise istatistiğe dayalı ciddi süreçler işletilmektedir. Bir satışın kapanıp kapanmadığı, lead havuzundaki süreçlerin takibi, yüzdelik oranda değişimler, bölgesel hesaplamalar, cinsiyete, meslek gruplarına göre hesaplamalar ve aklınıza gelebilecek pek çok detaylı hesaplama crm programı ile yapılabilmektedir.

CRM Programı Hangi Departmanlar Tarafından Kullanılabilir?

Satış departmanı CRM programını satış hunisini anlamak ve geliştirmek için kullanabilir: Yöneticiler, ekip üyelerinin satış hedeflerine ulaşmadaki ilerlemeleri hakkında güvenilir ve detay verilere ulaşabilir; ekip üyelerini veriye dayalı olarak yönlendirebilir. Öte yandan, hangi kampanyaların ve ürünlerin başarı gösterdiğini inceleyebilir. Programlar sayesinde, daha az iş gücüyle daha fazla verim elde edilirken hesaplamalar bakımından süreçler de kısaltılmış olur.


Pazarlama departmanı CRM programını ileriye dönük hesaplamalar için kullanabilir: Ekipler, bir lead’in geldiği ilk andan satışa dönüştüğü ana kadar olan yolculuğu net bir biçimde haritalayabilir böylece ileriye dönük lead’ler için daha iyi anlatımlar oluşturabilirler. Sosyal medya hareketlerinden, hangi markaları beğendiklerine kadar pek çok detaylı veri CRM programına eklenebilir.


Müşteri Hizmetleri ekipleri, tüm destek hattını detaylı izlemek için kullanabilir: Müşteri etkileşimlerinde ortak bir platform olmadan hareket edildiğinde dağınık veriyi incelemek zorlaşır, bilgi akışındaki sorunlar gözden kaçabilir. Oysa CRM programı sayesinde e-posta, facebook, twitter, telefon her nereden iletişim kurulduysa sorunlarda oluşan bilgi sisteme aktarılır ve hesaplamalar yapılarak ürün yada hizmetteki eksikler giderilirken farklı departmanlara da ek bilgiler sağlanabilir.


İnsan Kaynakları, tedarik zinciri birimleri ve pek çok farklı birim yine müşteri ilişkileri yönetimi sistemlerini kullanarak verim kiritik çözümler oluşturuyor.

CRM Programlarında Veri Merkezlerinin Önemi

Salesforce, Zoho, Pipedrive ve pek çok global CRM programı milyonlarca kullanıcısına kesintisiz hizmet verirken, GDPR (KVKK) konusuna da dikkat ediyor. Sorun yaşandığında verilerin kaybolmayacağını garanti altına alıyor. Veri merkezleri, bizler cloud ortamda kullanım sağlıyor olsak bile yada farklı bir senaryoda SAAS proje kullanıyor olsak bile var olmak ve bu yazılımları kesintisiz şekilde verim kritik biçimde çalıştırmak zorunda. Güç tüketimi, afete dayanıklılık, uluslararası standartlar çok önemli konular. Böylesine büyük projelerde veri merkezinin projelendirmesinin önemli olması kadar; enerji alt yapı sistemleri, aktif network çözümleri de önemlidir. Keşif aşamasından, projelendirmeye en başından son sonuna kadar destek verebilecek yetkinlikte ve tecrübede ekiplerle çalışılmalıdır. Kısaca, veri merkezlerinin proje ve inşaat aşamaları da en az çalışmaları kadar önemlidir. Bizler Doğuş Elektrik olarak farklı alan boyutlarında, global çapta markalar ile yaptığımız çalışmaları 30 yılı aşkın süredir devam ettirmekteyiz. CRM, Mobil Uygulama ve/veya farklı bir işiniz için oluşturacağınız sistem odası, it odası yada veri merkezi projelerinizde tecrübemizi paylaşmak yeni başarı hikayeleri yazmayı çok isteriz.

Futbolda-veri-kullanimi-711x400

Futbolda Veri Kullanımı

İki taş ve yuvarlanabilir bir nesneden nerelere kadar geldi durum. Milyarlarca insanın gözü kulağı bu oyuna çevrilmiş durumda. İşin içine artık matematik, fizik, geometri kısaca bilim de girdi.

Zengininden fakirine, gencinden yaşlısına kadar insanlar, bu büyülü oyunun etkisini iliklerine kadar hissetmektedirler. Taraftarı oldukları kulüplerin galibiyeti ile gününü hatta haftasını bayramını çeviren de bulabilirsin, binlerce kilometre ötede oynanan oyunu ağzı açık izleyip haz alanı da bulabilirsin.

Global eğlence kimliğini en iyi yansıtan spor olan futbol, milenyumdan sonra profesyonel dokunuşların ardından bambaşka bir hâl aldı. Eskiden bir futbolcunun kaç kişiyi çalımladığı, uzaktan şut atıp atamadığı bir parametreyken bu durum artık değişti. Kaç kilometre koştuğu, reaksiyon hızı, hangi oyuncunun hangi oyuncuyla hangi sistemle nasıl pas bağlantısı oluşturduğu, rakip ceza sahası içinde toplam geçen süre gibi yüzlerce değişkene dikkat ediliyor.

Doğru Veri Kullanımı ve Veri Merkezi

Veri, çoğu zaman tek başına bir şey ifade etmez. Veriyi anlamlandıracak şey ise onu yorumlamaktır. Örneğin; bir oyuncu 5 gol attıysa bu iyi bir rakam değildir. Bir defansif oyuncu 5 gol attıysa işler tersine dönecektir. Bu örnek, doğru veri kullanımının en kaba anlatımıdır. Detaya inecek olursak; bir “box to box” diye tabir edilen orta saha oyuncusunun top rakipteyken kaç kez boş alana koşu yapıp pas alanını kapattığını inceleyebiliriz.

Yukarıda verdiğimiz örneğe artık teknik heyetler epey önem veriyor. Maçta gol atıp doğru işler yapmayın oyuncu yerine, gol atmayıp doğru işler yapan oyuncuyu teknik direktör bir dahaki maçta sahaya sürebiliyor. Bunu yaparken de öğrencisine detaylı bir şekilde verileri kullanıp neler yapması gerektiğini anlatıyor.

Verilerin yanlış kullanımı ise kötü sonuçlar doğurabilir. Doğru bir iş yaparken yanlış güzergahtan giderek çoğu şeyi bozabilirsiniz. Bir teknik direktör olduğunuzu düşünün. Takımınız 4-2-3-1 sistemiyle oynuyor ve 10 numara pozisyonunda bir eksiklik mevcut. Veri analizi departmanından bu bölgeye takviye yapacağınızı söyleyip oyuncuların filtrelenmesini ve pas yüzdelerinin önünüze gelmesini istediniz. Raporları hazırlayan ekip önünüze iki isim koydu ve pas yüzdeleri %75’e %90 olan bir veri paylaştı. Kimi seçersiniz? %90 değil mi? İşte burada verinin doğru okunması devreye giriyor. %90 pas yüzdesine sahip oyuncu kreatif olarak daha az katkı verip garanti pasa daha yatkın bir isim olabilir. %75 pas yüzdesine sahip oyuncu ise kreatif ve risk almayı seven bir isim olabilir. Bu verileri destekleyecek görüntü ve yardımcı istatistikler de gereklidir. Belki kendi takımı durağan oynadığı için kreatif olsa bile %90 pas oranına sahiptir. Belki de gerçekten durağandır ve garanti pas atmayı seviyordur. Yani bir veri, yorumlanmadan direkt kullanırsa sizi hataya sürükleyebilir, doğru yorumlanırsa sizi zirveye taşıyabilir.

Doğru Veri Merkezi Seçimi ve Projelendirmesi

Verinin doğru kullanımını sonsuz örneklerle anlatabiliriz. Binlerce oyuncunun verilerinin tutulması, saha içi verileri… aklınıza gelebilecek o kadar detay var ki. Şunu belirtmek isteriz bu noktada verilerin işlendiği donanımlar ve yazılımlar da çok ama çok önemlidir.

Veri merkezi projelendirmesi de bu noktada devreye giriyor, ister bir kulübün iç verisi olsun ister global bir çalışma ortamı. Veri merkezleri tüm işin yapıldığı, büyük verinin işlendiği, korunduğu yerler üstelik yalnızca hacklenme saldırılarından değil afet ve büyük yerküre olaylarından da korunmaları gerekiyor. Uluslararası standartlarda iş üretmek çok çok önemli.

Bizler doğuş olarak global eğilimlere uygun, modern ve son teknoloji projeler üretirken fiyat/performans kaygımızı da koruyoruz. Veri merkezi çözümlerimizi bu linkten inceleyebilirsiniz. (https://dogus.com.tr/veri-merkezi-cozumleri/)

 

Veri Kullanımı Artık Bir Şart



Futbolun global etkisinin her geçen an arttığı günümüzde, dünyanın sayılı kulüpleri önemli veri şirketleriyle çalışıyor. Hatta öyle bir noktaya geldi ki bu durum, yalnızca kulüpler değil futbolcular da bu yöntemi kullanıyor. Oyuncu transfer teklifleri içinde kendisinin hangi takımda hangi sistemde daha başarılı olacağını analiz etmek için veri şirketleriyle çalışıyor. Buradan çıkan sonuca göre de sözleşme imzalıyor. Günümüzde bu yola başvurup başarılı simülasyonun meyvesini yiyen iki isim De Bruyne ve Memphis Depay, ne kadar doğru tercihler yaptıklarını bizlere gösteriyor.

Kulüpler ve futbolcuların hatta bazı menajerlerin veri analizine bu kadar düşkün olması ve başarılı olması tesadüf olamaz. Öyle ki verileri doğru kullanıp basit olarak görünen taç kullanımından bile pozisyon bulmak isteyen Jurgen Klopp, Liverpool’a bir taç antrenörü bile transfer etmişti.

Futbolda Veri Kullanımının Geleceği

Bİlimsel ve teknolojik gelişmelerin ardından hızlı bir değişime uğrayan futbol, içinde artık daha fazla bilinmezlik ve heyecan barındıran bir oyun oldu. Bu değişkenliği çözmek ve dünya kulüpleri ile makasın açılmamasını isteyen kulüpler, gerekli makina ve personeli bünyelerine katıp yollarına devam etmektedir.

Orta ve uzun vadede verilerin kullanımı konusunda kıyasıya bir rekabet olacağı aşikar. Önceden gol ve asist istatistiğinin tutulduğu oyun, antrenmandan maç önü analizine hatta maç esnasındaki anlık değişimlere kadar geniş bir alana yayılmış durumda. Futbolda veri kullanımının avantajından faydalanmak ve başarıya giden yolda doğru hamleler yapmak isteyenleri geleceği, futbolda veri kullanımı ile doğrudan bağlantılıdır. Oyunu kurallarına ve verilerine göre oynamak gerek!

siber-guvenlik-711x400

2022 Siber Güvenlik Trendleri

 

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte hayatımıza “Siber Güvenlik” terimi de girmiş oldu. Teknolojiyi iyi amaçla kullananların yanı sıra kötü amaçla kullanan insanların olması, bu terimin doğumuna sebep olmuştur.

Siber güvenlik kısaca; bilgisayardan mobil cihazlara, sunuculardan elektronik sistemlere kadar ağ ve veritabanını korumak için yapılan uygulamadır. Bir bakıma bilgi güvenliğini sağlamak için uygulanır.

Seneler ilerledikçe siber güvenlik trendleri de kendini güncellemektedir. Takvim yaprakları 1988 senesini gösterdiğinde tarihin ilk siber suçu sayılabilecek bir eylem gerçekleşmişti. Robert Tappan Morris aynı interneti kullanan bilgisayar üzerinde yaptığı çalışmada yanlışlıkla da olsa interneti çökertmeyi başarmıştı. 2021 senesine gelindiğinde ise teknoloji dallanıp budaklanmış şekilde karşımıza çıktı. Karmaşık yapının içinde daha güçlü siber güvenlik artık olmazsa olmazlardan.

Siber Güvenlik için ayrılan pasta dilimi büyüyor


2022 yılında 133.7 milyar doların global siber güvenlik gideri olarak karşımıza çıkacağı tahmin ediliyor. Ütopik bir değere ulaşan bu gideri bir nebze anlamak için 2019 yılına bakış atmamız gerekecek. 2019 senesinde 4.1 milyar ihlal gerçekleşmiş. Zaman – saldırı eğrisini incelediğimizde ise dünyada her 35 saniyede 1, 24 saatte 2244 siber saldırı gerçekleştirildiğini görüyoruz.

“2022 yılında bizi ne gibi tehditler bekliyor?”

“2022 yılında bizi ne gibi tehditler bekliyor?” sorusuna cevap arayan, bir teknolojisi dergisi olan Hindistan orijinli Analytics Insight, güzel bir araştırmaya imza attı. Yapılan araştırmaya göre siber güvenlik, artık çok daha geniş bir skalada ihtiyaç duyulan bir gereksinim oldu.

Dergide, önemli kuruluşların da bu saldırılardan nasibini aldığı belirtilirken, “Siber suçlular kişisel bilgilerinizi ele geçirebilir ve ifşa edebilir ve hatta gizli bilgileri ifşa ederek tüm ticari faaliyetlerinizi kapatabilir. Facebook, Dominos, Microsoft ve daha pek çoğu bu tür siber saldırıların kurbanlarıdır” cümleleri dikkat çekti.

Özellikle pandeminin, siber suçların artışına sebebiyet verdiğine değinildi. Bunun nedeni ise çok basit. Home Office! Home office, pandemi ile çoğu şirketin başvurduğu bir çalışma metodu oldu. Bu durum ise en çok casusların işine yaradı. Şirketlerin kötü niyetli saldırılara çok daha açık konuma geldiği gözlemlendi. Bu tarz saldırılardan etkilenmemek için siber güvenlikte ortaya çıkan eğilimlerin izlenilmesi tavsiye edildi.

Teknoloji şirketleri ila alakalı öngörülerini paylaşan Ekonomist Önder Tavukçuoğlu ise twitter hesabından yaptığı paylaşımla siber güvenliğin önemini vurguladı. “Önümüzdeki yıllarda siber güvenlik bugünkü savunma füzelerinden, en gelişmiş uçaklardan bile daha etkin bir savunma mekanizması olacaktır. Özellikle 5G devreye girdiğinde bu kaçınılmaz olarak gerçekleşecektir.”

Derginin açıkladığı, “2022 yılının siber güvenlik trendleri” 10 maddede şöyle sıralandı:

1. Kullanıcı Bilinci

2. Coğrafi Hedefli Kimlik Avı Tehditleri

3. Sağlık Sektörlerine Yönelik Saldırılar

4. Makine Öğrenimi

5. Bulut Güvenliği

6. GDPR Uyumluluğu

7. Finansal Hizmetler Siber Saldırıları

8. Yüksek Öğrenime Yönelik Tehditler

9. IoT’nin Güvenlik Açığı

10. Saldırı Vektörleri Olarak Mobil Cihazlar

database-yazilimi-711x400

En İyi 10 Veritabanı (Database) Uygulaması

Günümüzde dijital iş yapan ve bir şekilde veri ile ilgilenen boyutu fark etmeksizin tüm işletmelerin veritabanıyla yakın ilişkileri olur.

İşletmeler kullanıcı güvenliğinden, pazarlama çalışmalarına kadar her noktada veriyi organize bir şekilde depolamalarıdır. Dünya genelinde 11 çalışan ve daha fazlasını barındıran firmalar müşteri, personel ve tüm diğer verilerini düzene koymak için CRM ve veritabanı yazılımlarından faydalanıyor. IoT teknolojilerinin marifetiyle bir telefon ile ulaşılabilecek bu yazılımlar sayesinde pek çok iş verim kritik yönetiliyor. Bulut veritabanı marketinin  2025’e kadar 24.8 milyar $’a ulaşması bekleniyor.

Bir veritabanı yazılımı yada uygulaması tercih edeceksiniz ancak sektörünüz için en iyisi hangisi bilmeniz gerekiyor. İşte bu noktada seçiminizi daha kolay yapabilmeniz için sizlere detaylı bir rehber hazırlamaya çalıştık. 

Belirtmek isteriz ki liste sıralaması görecedir. Burada hiçbir ticari amaç gütmeksizin sizlere keyifli, okunabilir bir makale sunmayı amaçlıyoruz. Sosyal medya hesaplarımızdan ve bizlere mail atarak konu hakkındaki görüşlerinizi iletmenizden mutluluk duyarız. 

1- Oracle RDBMS

Sanıyoruz kimse şaşırmadı. 1979 yılından beri veritabanı geliştiren oracle bu noktada önde gelenlerden. Endüstri liderlerinden olan marka küçük işletmelerden en büyüklerine kadar veri yönetimi ile ilgili çeşitli ürünler sunuyor. Bulut tabanlı çözümlerde de ileri hizmetler sunabilen marka blockchain ar-ge araştırmalarıyla da ismini duyuruyor. Pekçok hizmet sağlayıcısının teknolojileri arasında Oracle’ın da olduğunu görmek mümkün. 

Örneğin Oracle RDBMS ürünü:

  • Farklı teknolojilerle uygulamaların geliştirilmesine yardımcı olmak için çeşitli platformlarla sorunsuz entegrasyon imkanı sunuyor. 
  • Akıllı öneriler sunarak verimliliği artırıyor.
  • Sağlam ve istikrarlı performans sunmayı vaad ediyor.

2-   Amazon RDS

Amazon domine etme yolunda ilerleyen sonraki marka diyebiliriz. RDS ürünü ile çok ciddi çözümler sunuyor. 

Genel Özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Özel güvenli bağlantı sunar ve dahili özelliği sayesinde verileri otomatik olarak yedekler. 
  • API çağrısı sayesinde ölçeklendirme ve depolama kapasitesi arttırma seçenekleri sunar. 
  • MysQL, oracle veya Microsoft SQL gibi motorlara erişim sunuar. 
  • En önemli artısı ise Amazon’un geniş müşteri destek ağı ve EMR hizmeti aracılığıyla büyük veri araçlarından sorunsuz bir şekilde yararlanmak diyebiliriz. 

3 – SQL Developer

SQL Developer Birçok veritabanı teknolojisi ile çalışabilme imkanı sunuyor. Ayrıca en önemli özelliği bulut ortamında yada geleneksel dağıtımlarda Oracle veritabanını basitleştirmeye  ve geliştirmeye yardımcı olmasıdır. 

Genel Özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Kullanıcıların farklı düzende rapor tanımları oluşturmasını sağlar.Üstelik kullanıcılar raporları HTML veya PDF formatlarında işleyebilir.
  • Şirketlerin kullandığı diğer benzer veritabanlarına ücretsiz erişim imkanı tanır. Modelleme, DBA kontrolleri, veritabanı yardımcı programları gibi özellikler kayda değer olanları arasında. 
  • Pekçok sorgunun yürütülmesi daha az zaman alır. XML, HTML, PDF veya excel dahil olmak üzere farklı formatlarda sorgular oluşturmasına imkan tanır. 

4 – IBM Informix

Apple dahil pekçok markanın büyümesinde etkisi olan IBM ürünleri ve donanımlarıyla sektörün önde gelen markalarından olmaya devam ediyor. Özellikle son yıllarda Blockchain yatırımları ile ilgiyi üzerine çekiyor. 

Informix ürünü kritik verileri güvenilir bir şekilde yönetiyor ve güvenliği ile önplana çıkıyor. Sınırsız ölçeklenebilirlik ve geniş işlevsellik iddiasında. OLTP(online transactional processing) performansı ile tanınıyor. 

Genel Özelliklerini şöyle sıralayabiliriz: 

  • Kesinti süresini ortadan kaldırıyor, iyileştirme ve geliştirme çalışmaları sırasında kesintiyi durduruyor.
  • Gelişmiş kodlama yeteneği ile esnek ortamlarda çalışma imkanı sunar.
  • Sorunlara en aza indirmek için otomasyon ve evente dayalı data işleme kullanır. 

5 – Microsoft SQL Server 

Bilinen tüm DBMS(Database management system – Veritabanı yönetim sistemleri) arasında en etkili olanlardan biri. Arkasında dünya devlerinden biri olan veri tabanı yönetim sisteminin genel özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Harika performans: Ham veriyi, aksiyon alınabilir içgörülere çevirme yeteneği. Üstelik bu verileri herhangi platform veya cihazda kullanabilirsiniz.
  • Geliştirilmiş sorgu işleme:  SQL veritabanı ve SQL server’da sorgu performansını iyileştirmek için çeşitli özelliklerden yararlanıyor. 

Toplamda sql server marka değeri ve performans gücüyle sektörde tercih edilmeye devam ediyor diyebiliriz.

6 – MySQL

Açık kaynak kodlu bir database (veritabanı) sistemi olan MySQL, internet ortamında web barındırma sağlayıcılarının çoğu tarafından temel paketiyle kullanılır. 

Genel Özellikleri şöyle: 

 

  • Ölçeklenebilirlik: veritabanlarının ölçeklenebilirliğini ve güvenilirliğini artırır.
  • E- ticaret siteleri, iş odaklı karmaşık farklı uygulamalardan faydalanabilir.
  • Güçlü teknik destek sunar ve olası saldırılara karşı savaşır. Topluluk tarafından geliştirilmesi güçlü yanlarından biridir. 
  • Kolayca implemente edilebilir olması da en büyük özelliklerinden biridir.

 

7 – Teradata 

En eski ve en çok güven duyulan veritabanı yazılımlarından biridir. Çok iyi veri işleme hızı, export ve import imkanı sunar. Karmaşık veri işleme konularını basitleştirebilir.

  • Esneklik: Herhangi bir veriyi analiz etme, farklı ortamlarda deploy gibi ciddi önemli esneklik sunar. Bulut depolama yada şirket içi sistemlerde yararlanılabilir.
  • Paralellik: Bu yetenek sayesinde veri tabanı yazılımları arasında entegrasyon avantajı sağlanır. 
  • Hızlı ve Etkin: Aynı anda birden fazla sorguyu işlerken çıktıları daha hızlı bir şekilde dağıtma yeteneğine sahiptir.

8 – EMS SQL Manager

Bir dashboard içerisinde veri bileşenleri yaratmanızı sağlar. Güçlü satıcı desteği sayesinde veritabanı çalışmalarınızda destek alma imkanınız olur.

Genel Özellikleri şöyle: 

  • Veri Dönüştürme: Veri dosyaları arasında kolayca export ve import imkanı sunar. 
  • 4.1 ve 5.7 aralığındaki MySQL sürümlerini destekler.  Yedekleme sırasında %95’e kadar disk alanı ve zaman tasarrufu sağlar. Veritabanı bakım otomasyonu ile veri kullanılabilirliği artar. 
  • SQL Yöneticisi: Tüm görevlerin bakımı, sunucu izinleri yönetimi, performans istatistikleri analizi ile birlikte SQL sunucu yönetim sürecinin basitleştirilmesine ve yönetilmesine yardımcı olur.

9 – Altibase

Altibase de bir açık kaynak kodlu yüksek performanslı veritabanıdır. Öte yandan kurumsal düzeyi hedefler. Tabloları yatay ve dikey olarak ölçeklendirebilir bu işi bellek yönetimi sayesinde kolaylıkla yapar. Samsung, Hyundai ve HP dahil olmak üzere bazı büyük şirketler, en önde gelen müşterileridir.

10 – Knack

2010 yılında kurulmuş olan knack en kolay online database yönetimi tool’larından biridir. 

Saas based olarak çalışan tool kolayca yapı kurmayı ve bağlantı oluşturmayı sağlar. Tüm bu işlemleri kod gerektirmeksizin yapması oldukça etkilidir.  Intel, Capital One, HP,  Spotify, Panasonic, Honda, Harvard University müşterileri arasındadır. 

39 önceden yaratılmış database template’i olması saas gücünü çok iyi gösteriyor. 

11 – Improvado

İşletmenizin ölçeği fark etmeksizin tüm pazarlama verilerini gerçek zamanlı olarak toplamanıza yardımcı olmak için geliştirilmiş bir veritabanı yazılımı. Esnek ve ölçeklenebilir olması ve pazarlama katmanı yazılımı olması güçlü yönüdür. 

12 – Razor SQL

Veri tabanı yönetimi ve sorgulama araçlarından biri olan RazorSQL, kullanıcıların oluşturduğu tabloları tanıyan anahtarları, yapı dizinlerini ve sütunları kontrol etmesine olanak taanır yani aslında yapı kontrol yapmamızı sağlar.  

  • Cisco Meraki MR42 ve Meraki Cihazları

    Bulut tabanlı yönetim sistemlerinden biri olan Cisco Meraki’nin Access point’lerine (erişim noktası) odaklanacağımız bir yazı kaleme almak ve bu konudaki ihtiyaçlarınıza göre sizleri yönlendirmek istedik. Konuya hiç hakim değilseniz Cisco Meraki Nedir? ( https://dogus.com.tr/cisco-meraki-nedir ) yazımızı okumanızı tavsiye ediyoruz. Projenizle ilgili teklif yada danışmanlık almak isterseniz Cisco Meraki sayfamıza giderek bizlere ulaşabilirsiniz.   Kablosuz ağ […]


  • Server Nedir

    Malumunuz kelime anlamıyla Server: Sunan, sunucu demektir. Günümüz bilgisayar ağlarında kullanılan sunucu/istemci mimarisinde verileri saklayan, düzenleyen ve istendiğinde sunandır.  Bir cihazın sunucu olarak isimlendirilebilmesi için, bir ağ bağlantısındaki istemcilerden gelen istekleri dinleyecek şekilde yapılandırılması gerekir. Bir uygulama, rol veya farklı aksiyonların birleşimi olabilir. Örneğin Apache web sunucusu bir işletim sisteminin üzerinde koşan uygulamaların internet tarayıcısı isteklerine […]


iot-nedir-711x400

IOT NEDİR?

Hava çok sıcak, eve geldiğinizde serin olmasını çok istiyorsunuz; hemen giriyorsunuz klimanızın mobile app’ine dereceyi ayarlıyor çalıştır tuşuna basıyorsunuz… Nesnelerin interneti (IOT) yada İngilizce ismiyle Internet of Things artık hayatımızın vazgeçemeyeceğimiz bir unsuru haline geldi. Peki “IOT Nedir?” gelin inceleyelim.

Nesnelerin İnterneti Nedir (en basit tanım):


Nesnelerin interneti (IOT) en basit tabiriyle tüm nesnelerin birbiriyle internet üzerinden veri alışverişi yapabilmesidir. Sensörler, yazılımlar ve diğer teknolojiler veri akışının devamlılığını sağlar. Wi-Fi, Bluetooth, uydu, hücresel gibi çeşitli protokol ve teknolojiler yalnızca birkaçıdır. Akıllı telefon, akıllı TV, akıllı buzdolabı gibi tanımlar aslında IOT teknolojilerini de tanımlayan bir ifadedir. Yaklaşık olarak 7-10 milyar arasında cihaz internet üzerinden birbiriyle haberleşir halde bulunuyor. 2025 yılına kadar 22 milyar’a ulaşması bekleniyor (Oracle India)

IOT – Nesnelerin interneti, büyük sistemlerle bağlantılı bir iletişim ağı. Yani aslında her şey bizim klimamızı ayarlamamız kadar romantik olmayabilir. Milyarlarca cihazın bağlı olduğu ve haberleştiği bir ortamda Büyük Veriden bahsetmesek olmaz…  Bugünlerde telefonunuz yanınızdayken kırmızı bir ayakkabı istediğinizi birkaç kez söylediğinizde büyülü bir şekilde kırmızı ayakkabılar görüyorsunuz. Aslında elinizdeki “akıllı telefon” asıl bilgisayar diyebileceğimiz bir veri merkezi ile haberleşiyor ve veriyi işliyor. Algoritma doğrudan size ilgili içerikleri göstermeye başlıyor. Yani an ve an telefonunuz sizi dinliyor. Klima kullanım verileriniz de elbette işleniyor, ar-ge çalışmalarında kullanılıyor. Hangi partinin iktidar olacağından, kullanım ve genel alışkanlıklarınızdan, basit hayat kolaylaştırıcı uygulama ve tekniklere kadar her şey ama her şey nesnelerin interneti ile ilgili.

Minimum İnsan Müdahalesi, Maksimum performans = IOT – Nesnelerin interneti


Gömülü sistemlerin gelişimi, haberleşme ağlarının kuvvetlenmesi, büyük veri ve analitik yaklaşımların gelişimi sayesinde bugün insan müdahalesi en aza indi. Bir fabrikada cihazların zifiri karanlık bir ortam içerisinde haberleşerek iş yapması sayesinde 7/24 çalışma imkanı doğdu ve münferit maliyetlerden kurtulma imkanı oluştu. Dijital Dünya IOT sayesinde varlığını sağlamlaştırıyor diyebiliriz.

IOT – Nesnelerin interneti nasıl kolaylıklar sağlıyor?

  • İş süreçlerini izlemek
  • Müşteri deneyimini iyileştirmek
  • Zamandan ve paradan tasarruf
  • Çalışan verimliliğini artırmak
  • İş modellerinin entegrasyonu ve uyarlanması
  • Veri ışığında daha iyi kararlar
  • Gelir artışı

Listedeki başlıkları trafiğin düzenlenmesi nedeniyle daha az harcanan vakit ve petrol tüketimi sonucunda oluşacak majör faydalardan en mikro faydalara kadar genişletmek mümkün.

IOT’nin daha etkin olmasını sağlayan teknolojiler:

  • Düşük enerji tüketimli ve maliyetli sensör teknolojileri: Yıllar içerisinde haberleşme sistemlerinin gelişmesi, askeri alanda gömülü sistemlerin kullanım etkinliğinin artması ile düşük maliyetli sensör üretimi IOT teknolojilerinin yaygınlaşmasına yardım ediyor.
  • Nesnelerin internet üzerinden birbirine ve sunucuya bağlanabilmesi imkânı: Son yıllarda network protokollerinin gelişimi sayesinde cihazlar birbirlerine daha kolay biçimde veri aktarabiliyor.
  • Bulut bilgisayar platformları: Bulut teknolojilerinin gelişimi iot teknolojilerini kullanacak olan projelerin diledikleri ölçekte depolama ve bilgisayar gücüne sahip olmasını sağlıyor.
  • Makine öğrenmesi ve istatistik: Yazılım sektörünün gelişimi, yüksek ölçekte hesaplama yapabilen donanımların varlığı sayesinde firmalar içgörüler geliştirebiliyor ve böylece nesne haberleşmesi bilinçli ve verim kritik yapılabiliyor.

IOT NEDİR, gerekirse bugün otomobil, üretim, gayrimenkul, perakende, lojistik ve aslında neredeyse tüm aklımıza gelen sektörlerde verim kritik uygulamaların artması yüksek ölçekte üretim ve iş demektir.

 

 

Linkedin sayfamızı takip ediyor musunuz?

veri-merkezi-alt-yapi-yonetimi-dcim-711x400

Veri Merkezi Altyapı Yönetimi (DCIM)

Veri Merkezi nedir?

Veri merkezi, bir kuruluş ya da firmanın BT operasyonları ile paylaşılan veri ve uygulamalarını depolamak, işlemek ve yaymak amacıyla kurgulanmış, verileri merkezileştiren bir tesistir. Kuruluşların en önemli varlıklarını, verilerini, barındırdıkları veri merkezleri özellikle BT operasyonlarının önem kazandığı günümüzde hayati önem taşır. Veri güvenliği ve güvenilirliği kurumlar için önemlidir ve bu nedenle veri merkezleri en önemli öncelikler arasında yer alır. Kuruluşların iş açısından kritik verileri ve uygulamaları bu alanlarda barındırdığından, hem tesisin hem de ekipmanın izinsiz girişlere ve siber saldırılara karşı güvence altına alınması önemlidir. Bir veri merkezinin ana unsurları şu şekilde sıralanabilir:

Tesis: BT ekipmanı için kullanılabilir alanlardır. Bilgiye 7/24 erişim sağlamak amacıyla, veri merkezlerinde ciddi enerji tüketimi gerçekleşitr. Dolayısıyla bu tesisler, dünyanın en çok enerji tüketen tesislerinden biridir. Alanı optimize edebilmek için tasarım ve ekipmanı belirli sıcaklık/nem aralıklarında tutmak için çevresel kontrollere ihtiyaç vardır.

Temel bileşenler: BT operasyonları ve veri ve uygulamaların depolanması için ekipman ve yazılımlardır. Bunlar, depolama sistemlerini içerir: sunucular; anahtarlar ve yönlendiriciler gibi ağ altyapısı ve güvenlik duvarları gibi çeşitli bilgi güvenliği öğeleri sayılabilir.

Destek altyapısı: Mümkün olan en yüksek kullanılabilirliği güvenli bir şekilde sürdürmeye yarayan ekipmandır. Uptime Institute, kullanılabilirliği yüzde 99,671 ile yüzde 99,995 arasında değişen dört veri merkezi katmanı tanımlamıştır. Altyapıyı desteklemek için bazı kesintisiz güç kaynakları (akü grupları, jeneratörler ve yedekli güç kaynakları vb.), çevre kontrolü (bilgisayar odası klimaları, ısıtma, havalandırma ve klima sistemleri ve egzoz sistemleri), fiziksel güvenlik sistemleri (biyometrik ve video gözetim sistemleri), operasyon personeli (operasyonları izlemek ve günün her saatinde BT ve altyapı ekipmanının bakımını yapmak için mevcut personel).

Veri Merkezi Altyapı Yönetimi için Yazılım (DCIM)

Veri Merkezi Altyapı Yönetimi (DCIM) yazılımı, veri merkezi operatörlerine verimli veri merkezi operasyonlarını yürütme, veri merkezi altyapı planlaması ve tasarımını geliştirme imkanı sunan yeni bir yazılım sınıfıdır. Genellikle Excel, Visio ve yerli  veritabanlarının yerine kullanılır. DCIM yazılımları, veri merkezinin kullanımını en üst düzeye çıkarmak için kurumsal etki alanları (veri merkezi operasyonları, tesisler ve BT) arasında bilgi köprüsü kurabilir. Kritik önem taşıyan veri merkezi tesisinin altyapısını sürekli olarak izleyen DCIM yazılımları, ekipmanı sorgular, veriler üzerinde toplar, trendleri, raporları ve eşik ihlallerini izler. Yerleşik uyarılar ile olası arızaların kullanıcıları ve hizmetleri etkilemesini önler.

Veri merkezi altyapı yönetimi (DCIM) Ne İşe Yarar?

Veri merkezi altyapı yönetimi (DCIM), bir kuruluş içindeki BT ve bina tesisleri işlevlerinin yakınsamasıdır. DCIM’lerin amacı, yöneticilere bir veri merkezinin performansına ilişkin bütünsel bir bakış açısı sağlayarak enerji, ekipman ve zemin alanının mümkün olduğunca verimli kullanılmasını sağlamaktır. DCIM araçları, yöneticilerin bir veri merkezi ile BT sistemleri arasındaki ilişkiyi yönetmesine yardımcı olur. Enerji izleme sensörleri ve destekleyici donanım, güç altyapısının tüm noktalarına kurulabilir, böylece DCIM yazılımı, güç kullanım etkinliğini (PUE) ve soğutma sistemi enerji verimliliğini doğru bir şekilde toplayabilir ve analiz edebilir. Bazı kuruluşlar, soğutma giderlerini daha da azaltmak için hava akışını ve sistem yerleşimini optimize etmek için DCIM’yi hesaplamalı akışkan dinamiği (CFD) analiziyle birleştirir. Bu tür bir yaklaşıma sürekli modelleme denir. Sürekli modelleme, yöneticinin herhangi bir para harcanmadan önce önerilen BT veya altyapı değişikliklerinin mühendislik neden ve etkisini gözlemlemesine ve ölçmesine olanak tanır.

Veri Merkezi Altyapı Yönetiminde İleri Teknolojilerin Önemi

Veri Merkezi Altyapı Yönetimi (DCIM) ve sistem izleme stratejileri, yalnızca kaynakların tam olarak kullanılmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda insan hatasını ve diğer kesinti nedenlerini azaltmaya da yardımcı olur. Ayrıca bu izleme sistemleri, tesis yöneticilerinin mevcut müşteri ortamlarının sürekli artan karmaşıklığıyla başa çıkmasına destek olur.  Mevcut veri merkezi ortamında altyapı yönetimi ve sistem birlikte çalışır. 

BT yatırımlarının kullanımının artması ve artan verinin muhafaza edilmesinin önemi arttıkça veri merkezi hizmetlerine yönelik talepler de arttı. Buna bağlı olarak DCIM gibi kritik ortamların performansını arttırmak ve sürdürülebilirliğini korumak da firmalar için öncelik haline geldi. Maksimum güvenilirlik için veri merkezi işlemlerinin belli bir standarta ve güncel teknolojilere sahip olması gerekir. Buna elektrik dağıtımı, bağlantı, erişim, güvenlik, mekanik ve veri merkezi operasyonları için temel olan diğer tüm sistemler dahildir. Bunlar, DCIM ve sistem izleme süreçlerinin sağlıklı yönetilmesi için sağlam bir zemin hazırlar.

Doğuş Elektronik Veri Merkezi Çözümü Yaklaşımı

Doğuş Elektrik Elektronik, inşaatına başlanacak veya halihazırda mevcut olan veri merkezlerinin re-organizesini ya da baştan inşasını uluslararası standartlara uygun şekilde gerçekleştirir. Kritik öneme sahip olan veri merkezi alanlarının  daha verimli, efektif çalışması için uzman Doğuş Elektrik Elektronik’in uzman ekibi analiz, projelendirme, optimizasyon, devreye alma, bakım ve tüm süreçlerde aktif rol oynar.

Firmalara, Proje çiziminden teslimine kadar tüm süreçlerin tek firma ile uçtan uca takibi, doğru tasarım garantisi, düzenli bakım hizmetleri sayesinde sorunsuz çalışan sistem, uluslararası standartlarda projelendirmelerle uzun yıllar dayanıklı ve kesintisiz çözümler sunulur. Doğuş Elektrik Elektronik’in ATD sertifikalı veri merkezi uzmanları, uzaktan izleme yazılımları ile sistem izleme olanağı ile IT kaynak yatırımlarından tasarruf avantajı elde edersiniz.

Doğuş Veri Merkezi Sistemlerinde Dört Adım Yaklaşımı

‘Uzmanlık fark yaratır’ mottosu ile çalışmalarını 33 yıldır sürdüren Doğuş Elektrik Elektronik, ‘dört adım yaklaşımı’ ile projelerini hayata geçirir: Veri Merkezi Yer Seçimi, Keşif ve Tasarım Çalışmaları, Saha Uygulama, Kurulum ve Entegrasyon Çalışmaları, Test ve Devreye Alma.

Veri Merkezi Yer Seçimi

Araştırmalar, veri merkezinin konumlandırılacağı yer ile ilgili oluşabilecek felaket yüzdesini yüzde 68 civarında verir. Bu nedenle, Doğuş Elektrik Elektronik tasarım sürecine başlamadan önce veri merkezi alan konumlandırmasını, müşterileri ile birlikte kampüs, bina ve/veya ofis ortamını ziyaret ederek veya elde ettiği proje bilgilerinden yola çıkarak belirler. Veri Merkezi Yer Seçimi, veri merkezi kurulumu yapılırken en önemli kriterlerden biridir. Su, nem, yangın, patlama, deprem, iklim şartları, terör, teknolojik altyapı farklılıkları, arazi verimliliği gibi faktörlere karşı optimum düzeyde yer seçimi yaparak alanın hasar alma riskini sıfıra yakın bir düzeye indirgemek hedeflenir.

Keşif ve Tasarım Çalışmaları

Firmalar için gerekli olan veri merkezi ihtiyaçlarını tam olarak belirleyebilmek adına Doğuş Elektrik’in uzman ekibi, sahayı ziyaret ederek tüm projenin keşif çalışmalarını gerçekleştirir. Bu çalışmalar, en doğru çözümleri global standartlarda sunabilmek için büyük önem taşır. Keşif ve Tasarım Çalışmaları’nın hemen ardından, veri merkezi projelendirme aşamasına geçilir. Profesyonel teknik kadrosu pek çok farklı kritik senaryoyu değerlendirerek tasarımların güvence altında olduğundan emin olur.

Saha Uygulama, Kurulum ve Entegrasyon Çalışmaları

Keşif ve tasarım çalışmalarının hemen ardından veri merkezi uygulama, kurulum ve entegrasyon çalışmaları başlar. Birbirinden farklı ürünleri doğru entegre etmek bu çalışmanın anahtarlarından biridir. Doğuş Elektrik’in uzman ve tecrübeli saha ekipleri sayesinde bu süreç de başarı ile tamamlanır.  Saha Uygulama, Kurulum ve Entegrasyon Çalışmaları sırasında oluşabilecek en küçük hata, yanlış kurulum ve entegrasyon iş sürekliliğinin bozulmasına ve ekonomik kayıplara neden olabilir. Bu nedenle bu sürecin tecrübeli ve alanında uzman ekiplere teslim edilmesi çok önemlidir.

Test ve Devreye Alma

Projelerin teslim edilmeden son ve en önemli adımlarından biri de Test ve Devreye Alma’dır. Doğuş Elektrikekipleri,kurulan sistemlerin hatasız ve kesintisiz bir şekilde çalışması için gerekli koşulların sağlandığını test eder. Yük bankaları ile tüm sisteme yükü verip sistemin bu yüke nasıl cevap verdiğini global standartlara uygun senaryolar çerçevesince (Level 3, 4, 5) test edilir. Testlerde ortaya çıkabilecek olası sorunlar düzeltilerek sistemin sorunsuz olarak çalışacağından emin olunur. Aynı zamanda, sistemde kontrol edilen tüm donanımların etiketlenmesi ve adreslenmesi önemlidir. Böylece sistemin herhangi bir karışıklık olmadan düzgün şekilde yönetilebildiğinden emin olunur. Bu adresleme, daha sonra yapılacak bakım ve onarım durumlarında zaman kazandırır ve verimliliğin artmasını sağlar.

erp-nedir-711x400

ERP Nedir?

ERP açılımı, Enterprise Resource Planning ve Türkçe adıyla kurumsal kaynak planlama yazılımları, en basit şekilde firmalar için geliştirilmiş karar destek sistemleri olarak tanımlanır. ERP sistemleri, kullanıcıların sisteme girdikleri verileri anlamlı hale getirebilmek için kurgulanmıştır. Bu sistemler, işlenen verileri belli parametrelere bağlı olarak analiz eder, onları anlamlı hale getirir ve verilerin en kısa sürede doğru şekilde raporlanmasını ve stabilize edilmesini sağlar. Kurumsal kaynak planlama yazılımları, firmaların mevcut kaynaklarını maksimum düzeyde kullanabilmelerini amaçlayarak kurgulanır. Bu programlar sayesinde üretilen, işletmeler için değerli ya da değerlenebilecek her türlü bilgi ve belge merkezi bir sistemde kayıt altına alınır, bir deneyim havuzu oluşturulur ve firmaların kurumsal hafızaları koruma altına alınır. Şirketler, kendi pazarlarında rekabetçi ve sürdürebilir olmak için verilerini ve kaynaklarını en yüksek verim ile yönetmelidir. Özetle, Endüstri 4.0’ın konuşulduğu günümüzde kaynakları yönetmek için belli başlı araçlara ihtiyaç vardır ve bunun için en temel ihtiyaçlardan biri olarak kurumsal kaynak planlama yazılımları gösterilebilir.

ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) Modülleri nelerdir?

Standart bir ERP yazılımı, işletmelerin uçtan uca tüm iş süreçlerini tek bir platform üzerinden yönetmelerine olanak sağlayacak şekilde geliştirilir. Genellikle her iş süreci işin kurgulanmış bir modül bulunur ve bu modüllerin birbiri ile tam entegre çalışması, birbirleri ile konuşabilir olması beklenir. Buna göre standart bir sistemde,

satış, satınalma, üretim planlama, üretim, kapasite, stok, depo yönetimi, kalite yönetimi, malzeme ihtiyaç planlaması (yaygın bilinen adıyla – MRP), maliyet, finans, muhasebe, sabit kıymet, bütçe, insan kaynakları, müşteri ilişkileri yönetimi (yaygın bilinen adıyla – CRM), servis yönetimi, dış ticaret, proje, bakım modülleri yer almaktadır. İsimleri değişiklik gösterse de tüm ERP yazılımları standart sistemlerinde benzer işlevlere sahip bu modüllere yer verir. ERP sistemlerini, canlılarda bulunan sinir sistemine benzetmek yanlış olmaz: Sistem, modüller aracılığı ile firmanın her bir noktasına erişim sağlar, topladığı verileri beyne, yönetim paneline, ulaştırır ve yine verilen emirleri iletir.

ERP Ne İşe Yarar?

ERP programı, firmalar için pek çok yönden önemli avantajlar sunar. Bu yazılımlar, firmalara zaman, maddi tasarruf, stratejik karar almada kolaylık ve kurumsal hafıza kazandırır. Peki bunu nasıl yapar? Bunu kısa bir örnekle açıklamak mümkün: Üretim yapan bir firmayı ele alın. Firmanın sipariş teklifi oluşturulduğu andan üretim, kalite kontrol, teslimat ve hatta satış sonrasına kadar tüm süreçlerin yönetiminin ve bu süreçte elde edilen verilerin tek bir ekran üzerinde görüntülenebildiğini düşünün. Siparişten itibaren program, firmanın yetkililerinin envanteri, malzeme planlaması, tedarik zinciri, üretim planlaması, üretim, kalite kontrol, maliyet, servis ve hatta bakım süreçlerini kolayca yönetebilmesini sağlar. Bu sayede fire ve hata ihtimalleri minimize edilir. Yazılım, firmalara eldeki kaynakları en verimli şekilde kullanarak maksimum faydayı ne şekilde elde edeceklerini tutarlı raporlar ile sunar. Kullanıcılar iş süreçlerini bu raporlara göre kurgular.

Sistem üzerinde saniye bazında, minimum hata payı ile gerçekleştirilen bu süreçler, maddi tasarrufun yanı sıra zaman da kazandırır. Ayrıca tüm işlemler, sistemde kayıt altında tutulur. Böylece zamanla veriler sistemde birikir ve kurumsal hafıza da oluşturulur. Programın sunduğu doğru raporlar, stratejik karar alma süreçlerinde de yetkililere rehberlik eder.

Doğru ERP Programı Nasıl Seçilir?

Her firmanın iş süreci yönetimi ve kurum kültürü farklıdır. Dolayısıyla her işletmenin ihtiyaçları ve bu ihtiyaçlara yanıt bulabileceği ERP programı da farklı olabilir. Bu nedenle firmalar son kararı vermeden önce ciddi bir araştırma yapmalı ve öncelikle kendi kurum kültürüne uygun, ihtiyaçlarına cevap verebilecek ve kendi dilini konuşabilecek kurumsal kaynak planlama çözümlerini bulmaları gerekir. Ancak, seçim yaparken yalnızca günün koşulları değil, gelecekteki doğacak olası ihtiyaçlar da senaryolara eklemek gerekir. Seçilecek yazılımın bilgi birikimi, teknik özellikleri, sunduğu çözümlerin yanında sağlayıcı firmanın vizyonu, gelecek planları, izlediği proje yönetim metodolojileri, kurulum sonrası sunduğu hizmetler, sunulan yazılımın geliştirilebilirliği de dikkate alınmalıdır. ERP programı, yüksek maliyetli ve uzun ömürlüdür. Bu nedenle, yatırım yapılan yazılımın da sürdürülebilir olmasına dikkat etmek gerekir.

ERP programlarının implementasyon ve adaptasyon süreçleri nasıl yönetilmelidir?

ERP programları, şirketlere tüm iş süreçlerinde destek olur ve çalışmalarını en üst seviyeye taşımalarına yardım eder. Ancak Gartner (Global Research and Advisory Company) raporuna göre projelerin yüzde 75’inden fazlası başarıyı yakalayamıyor. Bunun en temel nedeni ise firmaların ERP sistemine geçişte projeyi yanlış yönetmelerinden kaynaklanıyor. Hatalı implementasyon, kötü yönetilen projeler, ilgili firma çalışanlarının programa adapte olamaması gibi nedenler, bu önemli bilişim teknolojisi yatırımının büyük bir kayba dönüşmesine neden olabilir. Bu nedenle, ERP sisteminin firmaların iş süreçlerine planlı ve stratejik bir yaklaşımla uygulanması gerekir. Bu projelerde başarıyı elde etmenin anahtarı ise ‘doğru implementasyondur’ yani doğru uygulamadır.

Bir projesinin doğru yönetilebilmesi için çeşitli aşamaların izlenmesi gerekir. Buna göre; proje planlama, kavramsallaştırma, gerçekleşme, canlı kullanım hazırlığı ve canlı kullanım desteği adımları izlenir. Tüm aşamaların doğru analiz edilmesi, programın kurgulanacağı firmanın strateji, hedef ve ihtiyaçlarının doğru belirlenip, uygun yol haritasının çıkarılması gerekir. Bu noktada yazılım sağlayıcı firmanın uluslararası standartlarda proje yönetim metodolojilerini takip ettiğinden emin olmak şirketlere güvence sağlar.

ERP projeleri, iki tarafın da –yazılım sağlayıcı firma ve muhatap olan şirket- özveri ve sabırla çalışması gereken uzun soluklu projelerdir. Projelerin başarı ile sonuçlanmasına önemli etkenlerden biri de üst yönetim desteğidir. Proje süresince üst yönetimin takındığı tavır, farkındalık seviyesi, ilgi ve takibi, proje ekibinin yanında duruşu, açık, net şekilde delegasyonu, padaşlarla iletişimi ve gerçekçi beklentiler içinde olması hayati önem taşır.

ERP Projelerinde Veri Merkezi Özellikleri Nelerdir ve Neden Önemlidir?

Veri merkezi, bir işletmenin başarısının en kritik parçalarından biridir. Veri güvenliğinin etkinliği ve güvenliği, işletmelerin günlük operasyonlarını doğrudan etkiler. Günümüzde, cloud tabanlı yazılım çözümleri gündemde. Veri merkezlerine olan talep ve ihtiyaç her geçen gün önemini arttırıyor.  Bu nedenle bir yazılım arayışına girildiğinde dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biri olarak veri merkezleri karşımıza çıkıyor. Herhangi bir ERP yazılımı seçim sürecinde, yazılımın uygun donanıma sahip olduğundan, verilerinizi koruyacağından, kullanıcıların yazılıma ve verilere sorunsuz erişebileceğinden emin olmakta fayda var. Yazılım sağlayıcı firma, donanım ve sunucuların yönetimi ve ayrıca veri yedeklemesi ve güvenlikle ilgili BT bakımlarıyla ilgilenmekle sorumludur. ERP programı için seçim yapılırken yüksek veri merkezi güvenliği konusunda uluslararası standartları karşılayan, güncel yasaları ve teknolojiyi takip eden yazılım firmalarını tercih ettiğinizden emin olmalısınız.

Peki veri merkezi nedir? Veri merkezini, işletmenizin bilgi deposu olarak düşünebilirsiniz. Bilgiyi envanter olarak saklamak yerine, iş süreçlerinde elde ettiğiniz tesis bilgileri, web sitesi verileri, kredi kartı verileri, satış verileri, envanter verileri, muhasebe verileri, e-ticaret verileri gibi verileri sistemin temelini oluşturan sunucular,  güvenlik duvarları ve yedekleme ekipmanları aracılığı ile depolamak denebilir. Verilerinizi, veri merkezi sayesinde toplayabilir, depolayabilir, koruyabilir ve yönetebilirsiniz. Bir veri merkezi, bu ekipmanları barındırmak için ayrılmış bir binaya sahip olmak kadar karmaşık ya da tek bir odada yalnızca birkaç sunucuya sahip olmak kadar basit olabilir. Önemli olan sağlıklı yedekleme, güvenlilik, sisteme uyum gibi faktörlerdir. Yazılım sağlayıcıların ve işletmelerin yatırım yaparken kendileri için doğru ve güvenilir veri merkezlerini tercih ettiklerinden emin olmaları gerekir. Doğal afet, elektrik kesintisi vb. gibi durumlar için gerekli önemlerin alındığından, ısınma-soğuma, düzenli bakım, kapasite, altyapı gibi hususların düzenli olarak kontrol edilip edilmediğine bakmalısınız.

Güvenlik, veri merkezi için en kritik konulardan biri. İyi bir veri merkezi, yanlış kişilerin, barındırılan ekipmana erişmesini önlemek için birden fazla güvenlik seviyesi (BioMetric, PIN kodu, Erişim kartı vb.) sunmalıdır. Buna göre, yazılım sağlayıcı firmanın veri merkezi için 7/24 video izleme ve insanlı güvenlik, ağ operasyon merkezi tarafından 7/24 izleme, kompleks ana girişinde güvenlik uzmanı, güvenli yükleme alanı, yönetim ve izleme gibi hizmetler sunuyor olması gerekir.

big-datanin-finans-sektorundeki-yeri-711x400

Big data’nın finans dünyasındaki önemi nedir?

Daha önceki “Big data nedir?” adlı yazımızda da bahsettiğimiz gibi big data analizleri şirketler tarafından rekabette öne geçebilmek adına çok önemli bir araç olarak kullanılmaya başlanmıştır. İnsanların internette gezerken veya belirli uygulamaları kullanırken gerçekleştirdikleri neredeyse her eylem bir şekilde kayıt altına alınmaktadır ve bu veriler big data havuzlarına dahil olmaktadır. Büyük şirketler bu verileri analiz ederek güncel olan trendleri belirleme, müşteri beklentilerini ölçme, müşteri hizmetini daha iyi seviyelere çıkarabilme ve aynı zamanda daha isabetli kararlar alarak gelirlerini yükseltme şansına sahiptir. Big data analiz yöntemiyle elde edilebilecek avantajların sınırı halen daha günümüzde tam olarak belirlenmiş değildir. Gelişme aşamasında kabul edilen big data sektörünün analiz yöntemleri her gün farklılaşmakta ve bu farklı yöntemler sayesinde farklı farklı çıkarımlar yapmak mümkün bir hal almaya başlamaktadır.

Big Data & Finans Dünyası

Finans sektörü bir günlük zaman dilimi içerisinde en yüksek miktarda veriyi üreten, işleyen ve saklayan sektörlerden birisidir. Big data’nın hayatımıza girmesi ile birlikte finans sektörü baştan aşağı bir değişime uğramış ve kendisini yeni teknolojik düzene adapte etmiştir.

Finans sektöründe hizmet veren kuruluşlar big data’yı diğer şirketlerin yaptığı gibi müşteri isteklerini belirleme, hizmet kalitesini arttırma, mevcut trendleri takip etme gibi amaçlarla kullanıyor olsa da big data’nın finans sektöründe kendisine özel bir konumu da mevcuttur. Big data özellikle borsalardaki işleyişi büyük oranda değiştirmeyi başarmıştır. Borsada meydana getirdiği değişiklikler arasında en öne çıkanı ve popüler olanı algoritmik trade’lerdir.

Algoritmik trade nedir?

Algoritmik trade, borsadaki hisselerin ve paritelerin daha önceki fiyat hareketlerini inceleyerek bu hareketler arasında bir benzerlik yakalamaya çalışan ve uygun koşullar oluştuğunda insan etkileşimine ihtiyaç duymaksızın harekete geçen robotlar sayesinde yapılan trade işlemleridir. Algoritmik tradeler uzun süreler sürebileceği gibi günümüzün gelişmiş teknolojisi ile bir saniye içerisinde işleme girip, aynı anda kapatan algoritmik trade robotları da mevcuttur.

Borsalardaki paritelerin ve hisselerin geçmişteki tüm fiyat hareketlerini inceleyen bu algoritmalar çok yüksek boyutlardaki veriyi işlemek zorunda kalırlar. Pek çok algoritma sadece belirli bir borsa ve parite üzerinde değil, dünyadaki pek çok borsa ve paritenin bilgilerini gözden geçirmiş ve test etmiştir. Algoritmalar olmaksızın gerçekleştirilmesi imkansız olan bu analiz yöntemi ile borsalarda verilen kararların doğruluğu ciddi ölçüde artmaktadır. Aynı zamanda borsada hatalı kararlar verilmesinin ana sebeplerinden birisi olarak görülen insan psikolojisi ve duyguları da bu trade yönteminde egale edilmektedir. Başarılı trade algoritmalarının kazanma yüzdesi %90’ın üzerindedir ve bu seviye insanlar için ulaşması ve sürdürmesi çok zor olan bir seviyedir.

Finansal modellemelerde big data nasıl kullanılır?

Finans sektöründe big data teknolojisinin kullanıldığı bir diğer alan ise finansal modelleme alanıdır. Doğası gereği çok sayıda insanı ve etkeni incelemek zorunda olan finansal modellemeler big data yöntemleri ile çok ayrı boyutlara ulaşmayı başarmıştır. Milyonlarca insanın davranışlarını inceleyen, onlarca farklı etkeni hesaba katan bu finansal modellemeler ile pek çok doğru tahmin yapılabilmektedir. Bu yöntemler pek çok büyük şirket tarafından kullanıldığı gibi devletler tarafından da geleceği tahmin edip ona göre adım atabilmek adına sıklıkla kullanılmaktadır.

Risk ve dolandırıcılık önlemede big data nasıl kullanılmaktadır?

Şu ana kadar big data’yı elde mevcut olan verilerin işlendiği durumlarla konuşmuş olsak da big data bundan daha farklı ve kapsamlı kullanım alanlarına da sahiptir. Kredi kartlarının ve internet bankacılığının daha önce hiç olmadığı kadar yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandığı günümüzde saniyeler içerisinde binlerce farklı finansal işlem gerçekleştirilmektedir. Yüzlerce satın alma işlemi, havale işlemi, borç ödeme işlemi gibi işlemler her an gerçekleşmekte ve bankalar tarafından kayıt altına alınmaktadır. Bankalar sürekli olarak güncellenen bu verileri de analiz etme yoluna gitmişlerdir.

Bankalar big data yöntemlerini kullanarak bu verileri eş zamanlı olarak kontrol etmekte ve tehlikeli durumlar görmesi taktirde buna uygun önlemler almaktadır. Örneğin aynı kredi kartı kullanılarak çok ksıa bir zaman aralığı içerisinde iki farklı konumda işlem gerçekleştirilmişse bankalar bunu bir güvenlik zafiyeti olarak algılamakta ve buna yönelik adımlar atmaktadır. Big data analiz yöntemleri mevcut olmasaydı veya günümüzdeki kadar gelişmiş olmasaydı her saniye binlercesi eklenen bu kadar yüksek miktardaki veriyi incelemek mümkün olmazdı.

Bankalar yatırım stratejilerini belirlerken big data’dan nasıl yararlanmaktadır?

Bankalar gibi finansal kuruluşlar yatırım stratejilerini belirlerken riskin en minimal düzeyde olması için çok yoğun çaba harcarlar. Geçmişten bu yana bankalar bu riski en aza indirebilmek adına çeşitli yöntemler kullanmışlardır. Temel analiz yöntemleri, teknik analiz yöntemleri ile başlayan bu adımlar günümüzde haberlerin ve sosyal medyanın takibine kadar ilerlemiş durumdadır. Bu duruma en iyi örneklerden birisi dünyanın en büyük finansal kuruluşlarından birisi olan Credit Suisse’in geçen sene gerçekleştirdiği araştırmadır. Credit Suisse, big data ve yapay zeka teknolojilerini kullanarak haber verilerini incelemiş ve bu sayede ortaya çıkardıkları duyarlılık skorlaması ile kantitatif yatırım stratejilerini güncellemişlerdir. Pek çok finansal kuruluş tıpkı Credit Suisse gibi bu yolu kullanmaya başlamış durumdadır. Kripto para gibi insan etkileşiminin ve heyecanının yüksek olduğu sektörlerde ise sosyal medya analizleri çok daha büyük bir önem kazanmaktadır.

Finans sektöründe big data’nın karşılaştığı problemler nelerdir?

Big data, finans sektöründe çok köklü değişikliklerin gerçekleşmesini sağlamış olsa da karşılaştığı belli başlı sorunlar da bulunmaktadır. Bu sorunların başında bu analiz yöntemlerini kullanan şirketlerin eylemlerini gerçekleştirdikleri ülkede bulunan regülasyonlara uyma zorunluluğu gelmektedir. Bu regülasyonlara uymayan şirketler, devletler tarafından cezalandırılmakta ve çeşitli problemler ile karşılaşmaktadır. Bir diğer sorun ise verilerin mahremiyeti ile alakalıdır. Şirketler işledikleri ve sakladıkları bu verileri elde etme yöntemleriyle ilgili hukuksal sorunlar yaşayabildiği gibi bu verilerin korunması için yüksek miktarda giderlere de sahip olmaktadır.  

 Doğuş Elektronik olarak bizler ne yapıyoruz?

Doğuş Elektronik olarak bizler 34 yılı aşkın tecrübemizin verdiği yetkinlik ile sizlere en verimli ve kaliteli veri merkezi çözümlerini sunuyoruz. İklimlendirme sistemlerinden yangın söndürme sistemlerine kadar uzanan bu veri merkezi çözümlerini alanında uzman ekibimiz ile hayata geçiriyor ve sizlere tüm testlerini yaptıktan sonra teslim ediyoruz.

Veri merkezi çözümlerimiz konusunda daha detaylı bilgiye sahip olmak için bu bağlantıyı takip edebilirsiniz.

Sıfırdan bir veri merkezi kurulumunda ya da mevcut veri merkeziniz üzerinde yapılacak olan iyileştirmelerde sizlerle birlikte çalışmaktan mutluluk duyarız. Eğer siz de bizlerle çalışmak isterseniz bize ulaşabilirsiniz.

Bize ulaşın

İhtiyacınız olan çözüm doğrultusunda uzman ekibimizden daha detaylı bilgi almak için bir tanışma ve proje toplantısını hemen sizler için ayarlayabiliriz.

Bizlere ulaşmak için sales@dogussaha.com email adresini, 0212 222 8989 telefon numarasını ve sitemizin iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.

TIER-SERTIFIKASI-NEDIR-711x400

TIER sertifikası nedir?

Üretim yapan pek çok firma ürettikleri ürünlerin kalitesini, performansını, güvenilirliğini ve daha pek çok özelliğini kanıtlamak, müşteriye belgeleriyle sunmak için çeşitli sertifikalar alırlar. Hepimizin günlük hayattan aşina olduğu bu sertifikalar, satın aldığımız ürünler konusunda içimizi rahatlatan birer garanti görevi görmektedir. İş veri merkezlerine geldiğinde karşımıza uluslararası bir geçerliliğe sahip olan ve günümüzün en önemli veri merkezi sertifikası olarak bilinen TIER sertifikası karşımıza çıkmaktadır.

TIER sertifikası ve detayları

TIER sertifikası, Uptime Enstitüsü tarafından 25 yılı aşkın bir süredir çok sıkı tetkikler sonucu verilen bir sertifikadır. TIER sertifikası ve standartları en uzun aktiflik süresine ve en yüksek hata toleransına sahip veri merkezleri nasıl olmalıdır sorusuna bir yanıt olarak ortaya çıkmıştır. 4 ayrı seviyesi olan bu sertifika, veri merkezinin sahip olduğu hata toleransı seviyesi, aktiflik süresi gibi pek çok farklı kriter kontrol edildikten sonra veri merkezlerine verilmektedir.

TIER sertifikası neden önemlidir?

“Veri merkezi kurulumu (Detaylı rehber)” yazımızdan da hatırlayabileceğiniz üzere veri merkezlerinde devamlılığın sağlanması için alınan önlemlerin çeşidi ve sayısı oldukça fazladır. Tüm bu önlemlerin alınması ve alınan bu önlemlerin belirli bir standarta tabi olması oldukça önemlidir. TIER sertifikaları alınan bu önlemleri inceleyerek veri merkezlerinin hak ettiği derecedeki TIER sertifikasını onlara vermektedir. Firmalar dünya tarafından güvenilen, aktiflik süresi belgeleriyle kanıtlanmış veri merkezlerine sahip olmak için Uptime Enstitüsü tarafından belirlenen standartlara büyük özen göstermekte ve bu standartları sağlamak için büyük altyapı yatırımları gerçekleştirmektedirler.

TIER sertifikaları konusunda dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise sertifika seviyelerinin veri merkezinin iyiliği ve kalitesi ile alakalı olmadığıdır. Her veri merkezinin ihtiyaçları farklıdır ve dolayısıyla şirketlerin veri merkezleri için ayırdığı bütçeler de değişmektedir. Örneğin Amazon gibi 7/24 aktif bir şekilde çalışan bir site ile interneti oluşturan sitelerin %99’unun veri merkezi ihtiyaçları aynı değildir. Dolayısıyla her veri merkezi kendi ihtiyacı olan standartı karşılamakta ve ona uygun sertifikayı almaktadır.

 TIER sertifikası aynı zamanda halka açılmayı planlayan şirketler için de önemli bir belge niteliği taşımaktadır. Şirkete yatırım yapacak olan yatırımcılar, şirketin veri merkezinin güvenli olduğundan ve yatırdıkları paranın bir gecede boşa gitmeyeceğinden emin olmak için şirketlerden TIER sertifikası talep edebilmektedirler.

Neden TIER sertifikası?

Dünya çapında TIER sertifikası gibi veri merkezlerinin güvenliğini, kalitesini belirli bir standarta bağlamaya çalışan farklı sertifikalar çıkmış olsa da bu sertifikaların hiçbiri TIER sertifikasının kabul edilmişliğine ve ağırlığına ulaşamamıştır. TIER sertifikası performans odaklı bir sertifikadır ve bu durum onun sürekli gelişen ve değişen veri merkezi endüstrisine her zaman adapte bir şekilde kalmasına olanak sağlar. Yani TIER sertifikasının çıktığı günden bu yana veri merkezi teknolojileri konusunda çok büyük gelişmeler kaydedilmiş olsa da TIER sertifikası değerinden hiçbir şey kaybetmemiştir.

TIER 1 Sertifikası özellikleri nelerdir?

TIER 1 standartına sahip olan veri merkezleri yıllık %99.671’lik bir aktiflik süresine sahiptirler. Bu aktiflik süresi veri merkezinin çevrimdışı kaldığı sürenin bakımlar dahil senede 28.8 saati geçemeyeceği anlamına gelmektedir.

TIER 1 standartındaki veri merkezlerinde tek dağıtım kanalı bulunmaktadır. Bu sebepten ötürü sistemde meydana gelebilecek olası bir arızada tüm sistemin kapatılması gerekmektedir. Bu veri merkezleri anlık kesintileri önlemek için UPS ve daha uzun süreli elektrik kesintilerine karşı önlem olarak jeneratörler bulundursa da yedek sistemi içermezler. Sistemde bulunan parçaların yedekleri mevcut değildir.

TIER 1 standartı veri merkezleri sahip olduğu bu dezavantajlar nedeni ile sitelerinin çevrimdışı kalmasından maddi zarara uğramayacak kurumlar tarafından tercih edilmektedir. Aynı şekilde küçük işletmeler de genellikle TIER 1 standartını kullanmaktadır. TIER 1 sınıfı veri merkezleri, en düşük maliyete sahip olan veri merkezleridir.

TIER 2 sertifikası özellikleri nelerdir?

TIER 2 sertifikası yıllık %99.741’lik bir aktiflik süresini taahhüt etmektedir. Bu taahhüt TIER 2 veri merkezlerinin yılda 22 saatten daha fazla çevrimdışı kalmayacağı anlamına gelmektedir.

TIER 2 sınıfındaki veri merkezlerinde halen daha hata toleransından bahsetmek mümkün olmasa da enerji ve soğutma sistemleri gibi önemli parçaların yedekleri mevcuttur. Bu sınıfta tıpkı TIER 1 veri merkezleri gibi tek dağıtım kanalı kullandığı için olası hata durumlarında ancak sistem durdurulduktan sonra bu hatalara müdahale edilebilmektedir.

TIER 2 sınıfını tercih eden firma ve işletmeler, TIER 1 standartına göre daha yoğun işlere sahip olsalar da halen daha çok büyük ölçekli firma ve işletmeler değildirler. TIER 2 veri merkezleri kesintiler durumunda ciddi finansal zararlar görmeyecek, çalıştığı ve çalışmadığı saatler belli olan kurumlar tarafından tercih edilmektedir.

TIER 3 sertifikası özellikleri nelerdir?

TIER 3 sertifikası ile önceki sertifikalar arasında ciddi farklar bulunmaktadır. TIER 3 sertifikası bir prestij simgesi olarak şirketler tarafından sergilenmektedir. TIER 3 sınıfında bulunan veri merkezleri yıllık %99.982’lik bir aktiflik süresine sahiptirler. Bu seviye veri merkezinin yılda 1.6 saatten daha fazla çevrimdışı kalmayacağını göstermektedir.

TIER 3 sertifikası ile beraber tamamen olmasa da kısmi hata toleransı başlar. TIER 3 sınıfındaki veri merkezleri çoklu dağıtım kanallarına ve yedek sistemlere sahiptirler. Bu durum bu veri merkezlerinin bakım gibi altyapı çalışmalarında dahi kapatılmamasına imkan sağlamaktadır.

TIER 3 sertifikası en çok tercih edilen sertifikalardan birisidir. Bu sertifikayı tercih eden şirketler 7/24 hizmet veren, hizmetlerine ulaşılamaması durumunda ciddi finansal kayıplar yaşayacak olan, orta ölçekliden biraz daha büyük şirketlerdir. TIER 3 sertifikası en yüksek koruma ve aktiflik süresinin garanti edildiği TIER 4 sertifikasının pek çok özelliğine sahiptir. Tek farkı bazı elit koruma yöntemlerine sahip olmamasıdır. Yoğun bir saldırı tehlikesine sahip olmayan şirketler TIER 3 sertifikasını tercih edebilmektedir.

TIER 4 sertifikası özellikleri nedir?

TIER 4 sertifikası Uptime Enstitüsü tarafından verilen en yüksek sertifikadır. Bu sertifikaya sahip veri merkezleri mümkün olan en yüksek aktiflik süresini ve korunmayı taahhüt etmektedir. Bu sertifika tıpkı TIER 3 sertifikası gibi şirketler tarafından bir prestij sertifikası olarak görülmektedir. TIER 4 veri merkezleri yıllık %99.995’lik bir aktiflik seviyesine sahiptir. Bu seviye veri merkezinin bir yılda en fazla 26.3 dakika kadar çevrimdışı kalacağını göstermektedir.

TIER 4 sertifikası tamamen hata toleransına sahiptir. TIER 4 sınıfındaki veri merkezleri her parçanın bir yedeğine sahiptir. Bu özellik sayesinde sistemde meydana gelebilecek tek bir hata tüm sistemi çevrimdışı bırakamamaktadır. Aynı şekilde TIER 4 veri merkezleri sahip oldukları yedek sistemleri ile 96 saat sürecek bir elektrik kesintisine karşı da dayanıklıdırlar.

TIER 4 veri merkezleri uluslararası bir şekilde hizmet veren, potansiyel kesintilerden ciddi finansal zararlara uğrayacak kurum ve kuruluşlar tarafından tercih edilmektedir. Bu standarttaki veri merkezleri 365 gün 6 saat boyunca çalışabilecek şekilde tasarlanmıştır. TIER 4 veri merkezleri genelde e-ticaret firmaları, finansal kuruluşlar, büyük global firmalar tarafından tercih edilmektedir.

Doğuş Elektronik olarak bizler ne yapıyoruz?

Doğuş Elektronik olarak bizler dünya çapında kabul gören TIER sertifikasını alabilmeniz için sizlere danışmanlık, kontrolörlük ve uygulama hizmeti veriyoruz. Veri merkezinizin gerekli standartları karşılayabilmesi için gerekli adımları atmanıza yardımcı oluyor ve veri merkeziniz için gerekli kontrolleri sağlıyoruz.

Aynı zamanda Doğuş Elektronik olarak istediğiniz TIER sınıfındaki bir veri merkezinin kurulması konusunda da sizlere yardımcı olabiliriz. Alanında uzman ekibimiz sayesinde başarıyla gerçekleştirdiğimiz 600’den fazla veri merkezi projesinden edindiğimiz deneyim ve bilgileri 34 yıllık tecrübemizle birleştirerek sizler için en kaliteli ve verimli veri merkezlerini kurabiliriz.

Veri merkezleriniz için ihtiyaç duyabileceğiniz her çözümden enerji altyapı sistemi ihtiyaçlarınıza kadar pek çok konuda sizlere destek vermekten mutluluk duyarız.  Hizmetlerimiz hakkında daha detaylı bilgi almak için bizi arayabilir, internet sitemizi inceleyebilirsiniz.

Veri merkezi çözümlerimiz hakkında daha detaylı bilgiye ulaşmak için bu bağlantıyı, TIER sertifikası danışmanlık hizmetimiz hakkında daha detaylı bilgi için ise bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.

Bize ulaşın

İhtiyacınız olan çözüm doğrultusunda uzman ekibimizden daha detaylı bilgi almak için bir tanışma ve proje toplantısını hemen sizler için ayarlayabiliriz.

Bizlere ulaşmak için info@dogus.com.tr email adresini, 0212 222 8989 telefon numarasını ve sitemizin iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.

oyun-sektoru-veri-merkezi-2-711x400

Veri merkezlerinin oyun sektöründeki önemi nedir?

Bilgisayar teknolojisinin gelişmesi ile beraber oyun sektörü altın çağını yaşamaya başladı. 1990’lı yıllarda hayatımıza giren ve pixel pixel görüntülerden oluşan video oyunları artık yerini neredeyse gerçek hayatla eş değer görüntü kalitesine sahip olan oyunlara bırakmış durumda. Yaklaşık olarak 200 milyar dolarlık bir sektör haline gelmiş olan oyun sektörü, bu alana giderek artan talep ve alandaki potansiyel ile büyümesini sürdürmeye devam ediyor. Oyunların bu kadar gelişmesinin ve aynı anda yüz binlerce oyuncuya hizmet verebilmesinin ardında yatan en önemli etkenlerden birisi ise sahip oldukları gelişmiş veri merkezleri olarak karşımıza çıkıyor. Bugünkü yazımızda oyun sektöründeki veri merkezlerini ve bu veri merkezlerinin özelliklerini inceleyeceğiz.

Veri Merkezleri ve Oyun Sektörü

Daha önceki “Big data nedir?” adlı yazımızda da kısaca değindiğimiz gibi internet üzerinde gerçekleştirdiğimiz hemen hemen hiçbir eylem kaybolmuyor ve bir şekilde kaydediliyor. Oyunlarda da durum bundan daha farklı değil. Oyunlarda gerçekleştirdiğiniz her eylem, her ilerleme oyunun veri merkezlerinde size her konumdan hizmet sunabilmek için kayıt altına alınıyor. Oyunların kullanıcı kitlesi ve bu kullanıcıların oyunun tipine bağlı olarak ürettiği veri miktarı ne kadar büyürse ihtiyaç duyulan veri merkezi de o kadar büyük oluyor.

Kayıt altına alınan bu verilerin miktarı World of Warcraft, Fortnite gibi dünyaca ünlü bilgisayar oyunlarında inanılmaz boyutlara ulaşmış durumda. Örneğin Fortnite oyununda her dakika 92 milyondan fazla etkinlik kayıt altına alınıyor. Bu durum oyunun veri merkezlerinde saklanan veri miktarının her ay 12 petabyte’dan daha fazla artmasına sebep oluyor. Fortnite’ın bu büyük başarısı ve getirisi eğer sahip olduğu veri merkezlerine sahip olmasaydı asla mümkün olmazdı. World of Warcraft ise dünya genelinde 17’den fazla veri merkezine sahip. Bu veri merkezleri her saniye üretilen 100 GB’dan daha fazla veriyi işlemek, saklamak ve oyunculara istedikleri anda tekrardan sunmak ile görevli. World of Warcraft sahip olduğu bu veri merkezlerine sahip olmasaydı veya veri merkezleri oyunun bu denli yoğun aktifliğini kaldırabilecek gelişmişliğe sahip olmasaydı bu oyunun oynanılabilir bir hal alması imkansız olurdu.

Oyun sektöründe kullanılan veri merkezlerinin özellikleri nelerdir?

Oyun sektöründe kullanılacak veri merkezleri sıradan bir internet sitesindekine kıyasla çok daha gelişmiş ve modern bir veri merkezi olmalıdır.

Örneğin sıradan bir internet sitesinin 3 saniyelik bir kesinti yaşaması durumunda bunun siteye çok büyük bir etkisi olacağı söylenemez. Ama bu durum oyun sektöründe yaşandığında ise 3 saniyelik bir kopma yüz binlerce oyuncunun oyununun bir anda iptal olması ve tüm oyun zevkinin yok olması anlamına geliyor. Bu kopmaların ayda bir defa yaşanması bile oyunun rekabette geriye düşmesi ve hak ettiği market payını alamaması için geçerli bir sebep olarak kabul ediliyor.

Çevrimiçi süresinin bu kadar önemli olduğu bir alanda da veri merkezlerinin devamlılığı ve mümkün olan en yüksek aktif süresi ile çalışması hayati bir role sahip olmuş oluyor. Veri merkezlerinin kesintisiz olarak çalışabilmesi için uygun iklimlendirme çalışmalarının gerçekleştirilmesi, doğru bir yapılandırmaya sahip olması kaçınılmaz bir gereklilik olarak kabul ediliyor.

Not: İklimlendirmenin önemini daha iyi anlamak için bloğumuzda bulunan “İklimlendirme nedir? (Kapsamlı rehber)” adlı yazıyı okuyabilirsiniz. İklimlendirmenin gerçek hayattaki uygulama yöntemleri için ise “En iyi 5 veri merkezi soğutma çözümleri” yazımızı da okuyabilirsiniz.

İklimlendirmenin yanı sıra bu veri merkezleri karşılaşabilecekleri her türlü probleme karşı da bir önlem içeriyor olmalı. Bu önlemler olası elektrik kesintilerine karşı yedek güç ve enerji sağlayıcılarını, olası bir yangın tehlikesine karşı otomatik yangın algılama ve söndürme sistemlerini ve diğer yapısal önlemleri de içerisinde barındırıyor.

Yangın Algılama ve Söndürme Sistemleri

Not: Yangın algılama ve söndürme sistemleri hakkında daha detaylı yazı için bu bağlantıyı, veri merkezlerinde alınan yapısal önlemler için ise bu bağlantıyı takip edebilirsiniz.

Sadece oyun oynayarak geçimini sağlayan oyuncular olduğu için ve oyun içi eşyalar dahi yüz binlerce dolardan alıcı bulabildiği için bu veri merkezlerinin güvenliği de aynı derece öneme sahip olmuş oluyor. Oyun firmaları veri merkezlerinin hem fiziksel hem de dijital güvenliğini sağlamak için büyük miktarda bütçeler ayırıyorlar.

Veri merkezleri oyun sektörünü nasıl değiştiriyor?

Geleneksel yöntemde oyuncuların oyunlara sahip olmak için oyunun CD’lerini satın almaları ve bu CD’leri kullanarak oyunu bilgisayarlarına kurmaları gerekiyordu. Bu senaryo oyunculara 2 farklı dezavantaj sunuyordu. Bu dezavantajlardan birisi CD’ler yüzünden artan maliyetler ve zaman kaybıydı. Oyuncular CD için ekstradan bir para ödedikleri gibi o CD’yi alıp geri gelene kadar olan sürede oyuncuların dezavantajına işliyordu. Bu durum yüksek hızlı internetin yaygınlaşması ile çözülmüş oldu. Oyuncular parasını ödedikten sonra istedikleri oyunu rahatlıkla internet üzerinden indirip, oyunu oynama rahatına eriştiler.

İkinci dezavantaj ise oyunu oynamak için gereken bilgisayar özellikleriydi. Özellikle 2000 senesinden sonra bilgisayar teknolojisi üstel bir yükseliş gerçekleştirdi. 10 sene içerisinde oyunların görsel kalitesi pixel’lerden gerçek hayattakine neredeyse eş değer görüntülere yükseldi. Aynı şekilde oyunların kapsamı, mekanikleri de oldukça büyük ve kapsamlı arge çalışmaları ile iyileştirildi. Bu durum döneminin en iyisi olduğu için satın alınan bir bilgisayarın 5 sene içerisinde oyunlar için oldukça kötü bir bilgisayar haline gelmesi ile sonuçlandı. Geleneksel yöntemin sahip olduğu bu dezavantaj ise günümüzde teknolojinin gelişmesi ile birlikte çözülmeye başlamıştır. Bulut teknolojisi adı verilen bu teknolojinin oyun sektörünün geleceğinde oldukça önemli bir yere sahip olacağı konuşulmaktadır.

Bulut teknolojisi nedir?

Bulut teknolojisi, oyuncuların uzaktaki bir bulut sunucusuna bağlanarak kendi bilgisayarlarında bulunmayan oyunları oynamasına izin veren teknolojinin adıdır. Oyun oynamak isteyen kullanıcıların artık tek sağlaması gereken özellik yüksek bir internet hızı ve eski nesil yönteme göre çok düşük kalan bilgisayar özellikleridir. Bu 2 özelliği sağlayan kullanıcılar istedikleri herhangi bir oyunu bir bulut oyun servisine bağlanarak oynayabiliyorlar.

Bulut oyun teknolojisi, oyunları indirme süresinden kısması, oyuncuların bilgisayarında çok minimal bir yer tutması ve oyunculara istedikleri oyunu bilgisayar özelliklerine neredeyse ihtiyaç duymadan oynayabilme imkanı sunması gibi sahip olduğu avantajlar ile oyun sektörünün ulaşacağı yeni nokta olarak değerlendiriliyor. Bulut teknolojisi henüz oyun sektörü için daha yolun başında olsa dahi pek çok uzman tarafından geleceği en parlak olan alanlardan birisi olarak nitelendiriliyor.

Bulut teknolojisi hakkında daha detaylı bilgi için Vortex, GeForce Now gibi uygulamaları inceleyebilirsiniz.

Doğuş Elektronik olarak bizler ne yapıyoruz?

Yazımızda da bahsettiğimiz gibi veri merkezi kurulumu ve veri merkezleri üzerinde gerçekleştirilen diğer eylemler oldukça önemli ve zor bir iştir. Alanında yeterli donanıma sahip olmayan kişi veya kurumlar tarafından gerçekleştirilmesi halinde firmanıza büyük zararlar verebileceği gibi aylık olarak gerekenden daha fazla giderlere sahip olmanıza da sebep olabilir. Bu yüzden alanında uzman, tecrübeli ve başarısı yaptığı işlerle kanıtlanmış bir ekiple çalışmak her zaman için en doğru tercih olacaktır.

Doğuş Elektronik olarak bizler 34 yılı aşkın tecrübemiz ile veri merkezi konusunda ihtiyaç duyabileceğiniz her çözümde sizlere yardımcı olmaktan mutluluk duyarız. Alanında uzman ekibimiz ile gerçekleştirdiğimiz 600’den fazla veri merkezi projesinin getirdiği deneyim ve bilgi ile sizlerin ihtiyacı olan en doğru çözümleri uyguluyoruz. Bulut teknolojisi için ihtiyaç duyduğunuz veri merkezlerinden akıllı depolarınızda kullanabileceğiniz akıllı bina sistemlerine kadar pek çok konuda sizlere yardımcı olabiliriz. Size sunabileceğimiz hizmetler hakkında daha detaylı bilgi almak için bize ulaşabilirsiniz.

Veri merkezi çözümlerimiz konusunda daha detaylı bilgiye sahip olmak için bu bağlantıyı takip edebilirsiniz.

Bize ulaşın

İhtiyacınız olan çözüm doğrultusunda uzman ekibimizden daha detaylı bilgi almak için bir tanışma ve proje toplantısını hemen sizler için ayarlayabiliriz.

Bizlere ulaşmak için info@dogus.com.tr email adresini, 0212 222 8989 telefon numarasını ve sitemizin iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.

Yangin-sondurme-sistemleri-711x400

Otomatik yangın algılama ve söndürme sistemleri nedir?

Giriş

Veri merkezlerinin kuruluşundaki en büyük amaç mümkün olan en uzun aktiflik süresine sahip olmaktır. Günümüzde modern bir veri merkezinin yıllık aktiflik süresi ortalama olarak yılın %99,9’undan daha uzun bir süreye denk gelmektedir.

Veri merkezleri bu aktiflik süresine sahip olabilmek için her türlü önleme sahip olarak geliştirilirler. “Veri merkezi kurulumu (En detaylı rehber)” yazımızdan da okumuş olabileceğiniz üzere yedek güç sistemleri, yedek enerji dağıtım sistemleri gibi pek çok sistem hem dahili hem de dışarıdan oluşabilecek problemlere karşı bir önlem olarak veri merkezlerine eklenmiş durumdadır. Veri merkezlerinin sürekli olarak görev yapmaya devam edebilmesi için alınmış önlemlerden bir diğeri ise otomatik yangın algılama ve söndürme sistemleridir.

Yangın Algılama Sistemleri

Elle kontrol edilemeyecek büyüklükte veya korunması gereken nesnelerin bulunduğu ortamlarda yangın çıkma ihtimaline karşılık yangınları henüz daha başlangıç aşamasındayken tespit eden, söndüren ve personele alarm gönderen sistemlere otomatik yangın algılama ve söndürme sistemleri adı verilir.

Bu sistemler, içerisinde önemli veriler bulunan sunucu odaları gibi odalara döşendiği gibi ince işçilik gerektiren kablo kanalları, güç odaları, bilgi-işlem merkezleri ve elektrik panoları gibi yerlere de döşenerek yangın ihtimalini en aza indirmekle görevlidirler. Aynı şekilde veri merkezlerinde yapı içerisine yayılmış bir biçimde bulunan yangın algılama ve söndürme sistemlerinden de bahsetmek mümkündür.

Yangın algılama ve söndürme sistemleri henüz personel herhangi bir tehlikeli durumun farkına varmadan yangını algılayıp söndürmekle görevlidirler. Bu sayede riskleri en aza indirerek kuruluşlara güven verirler. Gelişmiş ve büyük veri merkezlerinde yangın algılama ve söndürme sistemleri merkezi bir sisteme bağlıdır ve çok katı protokoller ile kontrol edilirler.

Yangın algılama ve söndürme sistemlerinin önemi nedir?

Veri merkezleri gibi çok yüksek miktarda enerji ve sıcaklık üreten ve yangın riskine sahip olan yapıların yangın algılama ve söndürme sistemlerine sahip olması kaçınılmaz bir sorumluluktur. Veri merkezlerinde çıkabilecek yangınlar, binaya ve çevresine zarar verebileceği gibi aynı zamanda içerisinde bulunan sunuculara da kurtarılamayacak derecede zarar vererek verilerin kaybolmasına neden olabilir. Veri merkezlerinin kesintisiz olarak çalışması bile hayati bir öneme sahipken barındırdığı bilgilerin güvenli bir şekilde korunmasının ne kadar önemli olduğu kolayca anlaşılabilmektedir.

Otomatik yangın algılama ve söndürme sistemleri veri merkezlerinin en zor durumlarda dahi çalışmaya devam edebilmesi ve olası bir yangın durumunda zararın en düşük miktarda tutulması için tasarlanmıştır. Yangın söndürme sistemlerinin ana amacı veri merkezindeki hizmetin devamlılığını sağlamak, personeli olası zararlardan korumak, verilere ve varlıklara zarar gelmemesini sağlamaktır.

Yangın algılama ve söndürme sistemlerinin kaç çeşidi bulunmaktadır?

Yangın koruma sistemleri genel olarak 5 farklı grupta incelenebilirler. Bu gruplar birkaç farklı detaya sahip olmakla birlikte genel olarak aynı çalışma mantığını sahiptirler.

Bu gruplar arasında veri merkezleri, bilgisayar odaları gibi alanlarda tercih edilen gazlı söndürme sistemleri öne çıkmaktadır. FM-200, NOVEC 1230 gibi gazları kullanarak yangınlara daha başlangıç aşamasındayken müdahale etmeyi amaçlayan bu söndürme sistemi, renksiz, kokusuz ve uygulandığı alana en az zararı veren yangın söndürme sistemi olarak öne çıkmaktadır. Gazlı yangın söndürme sistemleri yukarıda da belirttiğimiz gibi veri merkezleri, bilgisayar odaları, telefon santralleri, banka saklama kasaları gibi alanlar için sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir.

Yine bir gaz olan karbondioksitli söndürme sistemleri insana zarar verdiği için insanların bulunmadığı ortamlarda kullanılması tercih edilen bir yangın söndürme sistemidir. Bu yöntem dakikalar içerisinde çözüm ürettiğinden ve bölgesel olarak kullanılabilmesinden ötürü hassas alanlarda tercih edilmektedir.

Bu iki yangın söndürme sisteminin dışında köpüklü sistemler, tozlu sistemler ve davlumbaz sistemleri de bulunmaktadır. Yerel yönetmeliklere göre pek çok yerde bulunması zorunlu olan ve en yaygın yangın söndürme sistemi olan sulu (sprinkler) sistemler de oldukça popülerdir.

Veri merkezlerinde yangınlar neden çıkmaktadır?

Veri merkezlerinde bir yangının ortaya çıkması için birden çok sebep olabilmektedir. Veri merkezleri yapıları ve amaçları gereği oldukça karmaşık yapılardır ve içerisinde pek çok elektronik alet bulundururlar. Sürekli olarak gerçekleştirilen yüksek miktardaki enerji tüketimi, yanmaya müsait plastik gibi malzemelerin sıklığı ve içerisinde sürekli olarak çalışan soğutma sistemleri ile yangının yayılmaya müsait bir durumda olması olası sebeplerden bazılarıdır. Aynı zamanda veri merkezlerinde personellerin kesinlikle uyması gereken bir takım çok katı kurallar ve protokoller de bulunmaktadır. Personellerin bu kurallara uymaması gibi insan kaynaklı ortaya çıkabilecek olan bazı hatalar da yangınlara sebep verebilmektedir.

Veri merkezlerinde bulunan bu yangın riski doğru bir yapılandırma ve doğru bir çalışma ile mümkün olan en düşük noktaya indirilebilmektedir. Bu sebepten dolayı veri merkezi işlerini çok ciddiye almak ve başarısını yaptığı projelerle kanıtlamış, alanında uzman ekiplerle çalışmak hayati öneme sahiptir.

Örnek vermek gerekirse doğru bir iklimlendirme sistemi ile sunucuların ve ekipmanların fazla ısınarak yangına sebebiyet vermesi veya doğru bir yapılandırma ile yanlış kablolandırma sonucu ortaya çıkabilecek riskler oldukça azaltılmaktadır.

Aynı zamanda yangınların ortaya çıkabilme ihtimalini belirten ve yangın yükü (fire load) adı verilen bir durum daha vardır. Yangın yükü, potansiyel bir kaza sırasında ortaya çıkabilecek yangının büyüklüğünü temsil etmektedir. Eski veri merkezlerinde yapısal sorunlar, teknolojik sebepsizlikler nedeni ile yangın yükü değeri oldukça yüksek çıkabilmektedir. Modern veri merkezlerinde bu değer belirli sınırlar içerisinde tutulmaktadır. Çoğu ülkede bu durumları bir standarta bağlamak adına regülasyonlar geliştirilmiştir.

Doğuş Elektronik olarak bizler ne yapıyoruz?

Veri merkezlerinde ortaya çıkabilecek olan bir yangının çok ağır sonuçları olabilmektedir. Veri merkezlerinde çıkabilecek yangınlarda veriler bir daha kurtarılamayacak üzere kaybolma riskini taşımaktadırlar. Bu yüzden veri merkezlerinde yangın algılama ve söndürme sistemlerine sahip olmak ve doğru ekip ile çalışmak çok önemlidir. Doğuş Elektronik olarak bizler 600’ü aşkın başarılı veri merkezi projemiz ve 34 yıldan fazla tecrübemiz ile sizlere en doğru hizmeti veriyoruz.

Veri merkeziniz konusunda yardım ihtiyacı duyabileceğiniz her konuda size yardımcı olmaktan mutluluk duyarız. İklimlendirme sorunlarından omurga-kanat topolojisine kadar sizin için en uygun olan hizmeti almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Veri merkezi çözümlerimiz konusunda daha detaylı bilgiye sahip olmak için bu bağlantıyı takip edebilirsiniz.

Bize ulaşın

İhtiyacınız olan çözüm doğrultusunda uzman ekibimizden daha detaylı bilgi almak için bir tanışma ve proje toplantısını hemen sizler için ayarlayabiliriz.

Bizlere ulaşmak için info@dogus.com.tr email adresini, 0212 222 8989 telefon numarasını ve sitemizin iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.

Akilli-Depo-Nedir-711x400

Akıllı Depo Nedir?

İnternetin giderek yaygınlaşması ve COVID19 pandemisi gibi sebepler ile çevrimiçi alışveriş sektörü daha önce hiç olmadığı kadar yaygınlaştı. Ortaya çıkan bu alışveriş çılgınlığını kendi avantajlarına çevirmek isteyen şirketler ve oluşan bu akımın devam edeceğine inanan şirketler de müşterilerin beklentilerini karşılayabilmek ve oluşan rekabet ortamında öne çıkabilmek adına çeşitli adımlar atmaya başladılar. Bugünkü yazımızda bu adımlardan birisi olan akıllı depo sistemlerini inceleyeceğiz.

Akıllı Depo Sistemleri Nedir

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere günümüzde şirketlerin ihtiyaçları ve müşterilerin beklentileri giderek artmaktadır. Artan bu alışveriş çılgınlığı ile beraber şirketler arasındaki rekabet en üst seviyeye çıkmıştır. Bu rekabette öne geçmek için yapılacak en mantıklı hareketlerden biri siparişlerin müşteriye ulaşma süresini kısaltmak, doğruluğu arttırmak ve müşteriye en iyi hizmeti vermektir. Bunu gerçekleştirebilmenin en iyi yollarından birisi de depoları günümüz teknolojisine daha iyi adapte ederek onlardan en yüksek verimi almaktır.

Akıllı depo sistemleri, şirketlere stok yönetimi ve dağıtım zinciri yönetimi konusunda büyük kolaylıklar sağlayan ve tüm bu işlemleri oldukça hızlandıran ve kolaylaştıran sistemlerdir. Akıllı depolar, içerisinde bulundurduğu özel yazılımlar sayesinde şirketlerin stoklarını her yerden ve her zaman ulaşılabilir bir hale getirir. Aynı zamanda bu depolar, sahip oldukları özel sistemler ile üreticiden depoya ve depodan kullanıcıya/satıcıya olan dağıtım zincirini de oldukça hızlandırır ve kolaylaştırır. Akıllı depoların yararlarından yazının devamında daha detaylı bahsedecek olsak da akıllı depoların bir diğer avantajı da oluşabilecek insan kaynaklı hataları en aza indirmektir. Akıllı depolar sahip oldukları tüm bu özellikler ile şirketleri oluşan bu rekabette öne geçirir.

Akıllı depolar nasıl çalışır?

Akıllı depolar, içerisinde bulundurduğu özel yazılımlar sayesinde hem şirkete hem de müşterilere büyük faydalar sağlar.

Akıllı depolar, insan hatasını en aza indirmek için özel sistemlere sahiptir. Örneğin deponun içerisinde bulunan ürünlerin sayısını, çeşidini her zaman en yüksek doğrulukla belirleyebilmek adına geleneksel sistemler yerine barkod sistemleri gibi özel sistemler kullanılır. Aynı zamanda pek çok akıllı depo ek bir önlem olarak ürünlerin bulunduğu raflara da özel yazılım ve donanımlar eklemiştir. Bu donanımlar, ürünlerin ağırlığını kontrol ederek çalışanları raflardaki ağırlıklar belirli bir seviyenin altına düştüğünde uyarır ve çalışanların stokları kontrol etmesini sağlar.

Çalışanlar depo içerisindeki özel olarak dizayn edilmiş ve kategorilendirilmiş raflara ürünleri yüklerler. Akıllı depo sistemleri yüklenen bu ürünleri kontrol eder ve çalışanların barkod sistemini kullanarak bu ürünleri kaydetmesine izin verir. Sisteme kaydedilen bu kayıtlar internet üzerinden her zaman erişime açıktır. Bu sayede müşteriler almak istedikleri ürünün stoklarda bulunup bulunmadığını istedikleri herhangi bir anda güvenle öğrenebilirler. Bu durum insan kaynaklı hataları en aza indirdiği gibi müşterilere sunulan hizmetin de kalitesini üst seviyelere taşımaktadır.

Akıllı depo sistemlerinin gelişmişliği organizasyonun büyüklüğüne bağlı olarak değişse de pek çok akıllı depo sistemi, dağıtım zincirini kolaylaştırıcı uygulamalara da sahiptir. Bu uygulamalarda yapay zeka, robot teknolojisi gibi ileri seviye teknolojiler sıklıkla kullanılmaktadır. Kullanılan teknolojilere bir diğer örnek ise geleceğin yeni endüstri devrimi olarak nitelendirilen Nesnelerin İnterneti (IoT) teknolojisidir. Organizasyonların büyüklüğü ve dolayısıyla depoların büyüklüğü arttıkça depolar çok düşük seviyede insan etkileşimi ile çalışabilir bir hale gelmektedir. Şirketler bu sayede hem daha yüksek bir hizmet kalitesi sunabildikleri gibi aynı zamanda çalışan giderlerini de oldukça kısarak hem gelir arttırmakta hem de giderlerini düşürmektedirler.

Akıllı depoların türleri nelerdir?

Akıllı depolar organizasyonların büyüklüğüne ve ihtiyaçlarına göre farklılıklar gösterebilmektedir. Akıllı depo sistemleri, şirketlerin ihtiyaçlarına göre özel olarak tasarlanmakta ve geliştirilmektedir. Örneğin spor malzemeleri satan bir deponun ihtiyaçları stok yönetimi, raf yönetimi gibi temel ve basit ihtiyaçlar iken daha karmaşık bir yapıya sahip olan ecza depolarında sıcaklık sistemleri, özel havalandırma sistemleri gibi pek çok gelişmiş ve karmaşık yapı bulunmaktadır. Bu sebepten dolayı akıllı depoları seviye seviye ayırmak mümkündür. Genel olarak bahsedebileceğimiz 3 farklı akıllı depo seviyesi bulunmaktadır.

Birinci seviye akıllı depolar, giriş seviyesi akıllı depolar olarak bilinmektedir. Bu seviyedeki akıllı depolar, depo işlemlerinizi otomatikleştirmenize yardımcı olacak özelliklere sahiptirler. Bu sistemlerde stoklarınızı dijital bir platformda görmeniz ve kontrol etmeniz mümkündür. Aynı şekilde bu ürünlerin depo içerisindeki konumları da sistemde görülebilmektedir. Ama ürünü gidip o konumdan almak, dağıtım zincirine koymak gibi işlemleri elle gerçekleştirmeniz gerekmektedir.

İkinci seviye akıllı depolar, birinci seviye akıllı depolara kıyasla daha fazla özelliğe sahip olsa da halen daha insan emeğinin oldukça yoğun olarak kullanıldığı akıllı depo türlerinden biridir. Bu seviyedeki depolar, ürünlerin nasıl yerleştirilmesi gerektiği gibi konularda da depo sahiplerine yardımcı olan bazı özelliklere sahiptir.

Üçüncü seviye akıllı depolar günümüzde mevcut olan en karmaşık ve gelişmiş depo sistemleridir. Bu sistemler Amazon gibi çok büyük şirketler tarafından kullanılmaktadır. Bu seviyedeki akıllı depo sistemleri günümüz teknolojisinin izin verdiği en gelişmiş yazılımları kullanmaktadır. Bu depolar, ürünlerin kategorize edilmesine, raflara yerleştirilmesine, dağıtım zincirine çıkarılmasına ve daha pek çok çeşitli operasyona yardımcı olan özel bir yapıya sahiptir. Bu seviye akıllı depolar da insan etkileşimine duyulan ihtiyaç oldukça düşük seviyededir.

https://dogus.com.tr/guvenlik-kamerasi-sistemi-cozumleri/

Akıllı depoların yararları nelerdir?

Akıllı depolar, özellikle büyük şirketler için artık olmazsa olmaz unsurlardan birisidir. Günümüzde depoların ulaştığı devasa boyutlar ve ürünlerin çeşitliliği gibi faktörler düşünüldüğünde depolardaki ürünlerin kaydını geleneksel yöntemlerle tutmak neredeyse imkansıza yakındır. Aynı zamanda geleneksel yöntemler kullanılarak yönetilen depolar hız, verimlilik gibi alanlarda da oldukça başarısız sonuçlar sergilemektedir.

Akıllı depo sistemleri, insan eli ile kontrol edilmesi ve kayıt altında tutulması neredeyse imkansız olan bu modern depoların yönetilmesini kolaylaştırdığı gibi içerisinde bulunan özel yazılımlar ile dağıtım zincirine de büyük katkılarda bulunur.

Akıllı depolama sistemleri, stokları ilgilendiren verilerin doğruluğunu başka hiçbir yöntemin sağlayamayacağı bir şekilde sağlar. Depo çalışanları stok verilerini daha doğru ve hızlı bir şekilde kaydedebilir ve bu bilgi direkt olarak ağa kaydedildiği için diğer departmanlar da bu bilgiye anında ulaşabilir. Bu sayede şirketler stoklarının durumlarını ve stoklarında hangi ürünlerden ne kadar bulunduğuna istedikleri herhangi bir konumdan herhangi bir vakitte erişebilirler. Bu özellik çevrimiçi satış platformlarına da yansıtılabileceği için müşteriler de her zaman hangi ürünlerin stokta bulunup bulunmadığını kontrol edebilecek, hatta diğer yazılımlar ile ellerine varış süresini tahmini olarak öğrenebileceklerdir. Artan rekabet ortamında müşterilerin beklentisini bu şekilde karşılayabiliyor olmak şirketler için büyük bir avantajdır.

Daha kompleks akıllı depo sistemlerinde ise robotlar da aynı şekilde görev yapmaktadır. Bu sayede operasyonların hızı arttırılır, insan kaynaklı hatalar en aza indirilir ve şirketlerin giderleri azalır. Akıllı depolar, mevcut olan alanı en iyi şekilde kullanmanıza yardımcı olur. Akıllı depo sistemleri kullanılarak mevcut olan alandan en yüksek verim alınabilir.

Akıllı depo sistemleri, mevcut siparişleri ve mevcut personeli göz önüne bulundurarak çalışma rutininizi organize etmede size katkıda bulunur. Doğru bir akıllı depo sistemi, doğru miktarda işgücünü planlayan ve işçiliği en aza indiren günlük planlar tasarlayabilir. Gelişmiş akıllı depo sistemleri nakliye ve teslim alma zamanlarını ve konumlarını planlamak için nakliye sağlayıcılarına da bağlanabilir. Bu, dağıtımda ortaya çıkabilecek olan sorunların mümkün olan en düşük seviyeye indirilmesi için önemlidir.

Aynı zamanda akıllı depo sistemleri müşterilerden gelen siparişleri en doğru şekilde karşılayabilir. Sistemin otomatikleştirilmesinden kaynaklı olarak insan hatası mümkün olan en düşük seviyeye çekilir. Akıllı depo sistemleri izleme ve raporlama özelliklerine de sahiptir. Akıllı depo sistemleri gün içerisinde gerçekleştirilen işlemleri, prosedürleri izleyerek belgeleyebilir ve sorunları tespit etmek için önemli tespitlerde bulunabilir. Şirketler akıllı depo sistemleri tarafından oluşturulan bu raporları inceleyerek sistemde aksayan ve geliştirilebilecek noktaları tespit edebilir. Bu sayede daha tutarlı hedefler oluşturulabilir, verilen hizmetin kalitesi arttırılabilir ve zaman içerisindeki ilerleme gözlemlenebilir.

Doğuş Elektronik olarak bizler ne yapıyoruz?

Doğuş Elektronik olarak bizler 34 yıllık tecrübemiz ile akıllı depolarınızda ihtiyaç duyabileceğiniz veri merkezi sistemlerinden akıllı bina sistemlerine kadar pek çok konuda sizlere yardımcı oluyoruz. Alanında uzman ekibimiz sayesinde gerçekleştirdiğimiz 600’den fazla başarılı projenin getirdiği tecrübeyi kullanarak sizlerin en doğru hizmeti alması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Akıllı depo sistemleriniz için ihtiyaç duyacağınız sistemleri sizlerle konuşmak için hemen bir görüşme ayarlayabiliriz.

Veri merkezi çözümlerimiz hakkında daha detaylı bilgiye bu bağlantıyı takip ederek ulaşabilirsiniz.

Bize ulaşın

İhtiyacınız olan çözüm doğrultusunda uzman ekibimizden daha detaylı bilgi almak için bir tanışma ve proje toplantısını hemen sizler için ayarlayabiliriz.

Bizlere ulaşmak için info@dogus.com.tr email adresini, 0212 222 8989 telefon numarasını ve sitemizin iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.

big-data-tipleri-nelerdir-big-data-nedir-711x400

Big Data Türleri Nelerdir (Detaylı İnceleme)

Giriş  

İnternetin giderek daha büyük bir alana etki etmeye başlaması ve veri üretiminin giderek artması ile beraber klasik veri setlerinden farklı olarak big data’lar oluşmaya başlamıştır. Big data’lar “Big data nedir?” adlı yazımızda da bahsettiğimiz gibi klasik veri setlerinden sahip olduğu bazı karakteristik özellikler ile ayrılan veri türüdür. Bu karakteristik özelliklerden birisi de big data’nın çeşitlilik özelliğidir. Klasik veri setleri big data’ların aksine çok fazla veri tipi bulundurmamakta ve genelde tek tip veri setlerinden oluşmaktadır. Big data’lar ise yazılı, görsel, işitsel gibi birden çok veri tipini aynı anda içerisinde bulunduran ve çok büyük boyutlara ulaşan bir veri türüdür. Bugünkü yazımızda big data’nın bu çeşitlilik özelliği sayesinde sahip olduğu türleri inceleyeceğiz.

Big data türleri nelerdir?

Big data türleri yapılandırılmış (structured), yarı yapılandırılmış (semi-structured) ve yapılandırılmamış (unstructured) olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Big data’nın türü ve yapısı onun nasıl analiz edilmesi gerektiği konusunda çok önemli bir yere sahip olduğu gibi o big data’dan hangi bilgilerin alınabileceği konusunda da çok önemlidir.  Şirketler big data’larının türüne göre farklı analiz metotları ve uygulamaları kullanmak zorundadırlar.

Tüm big data’lar analize hazır gelmeden önce ETL denen bir işleme maruz tutulurlar. “Extract, transform, load” kelimelerinin baş harflerinden oluşan ETL kısaca bilgileri topla, bilgileri düzenle ve bilgileri sakla anlamına gelmektedir. ETL işlemi big data’dan big data’ya farklılık gösterebilmektedir.

Yapılandırılmış (structured) big data nedir?

Yapılandırılmış big data, big data türleri arasında analiz edilmeye en hazır olanıdır. Yapılandırılmış big data’lar belirli parametrelerle bölümlere ayrılmış ve belli bir yapıya sahip veri setleridir.

Yapılandırılmış big data’yı özenle hazırlanmış ve işçilerin kaydının tutulduğu bir tablo gibi düşünebilirsiniz. İşçinin adı, aldığı maaş, işe giriş tarihi gibi bilgilerin her biri farklı sütunlarla ayrılmıştır ve her işçinin kendisine ait sütununa bakarak tüm bu bilgilere kolaylıkla ulaşılabilmektedir. Yapılandırılmış big data da tam olarak böyledir. Bilgiler belirli parametreler ile bölümlere ayrılmış, analiz edilmeye hazır bir haldedir.

Big data uygulamaları, yapılandırılmış big data’ları kolaylıkla analiz edebilirler. Big data uygulamalarının gerekli bilgiye ulaşmak için yapması gereken tek şey aradığı bilginin bulunduğu sütun ve satırı bulmaktır. Diğer big data türlerinde olduğu gibi tek bir bilgi için tüm bilgi havuzuna dalması ve orada bir arama işlemi gerçekleştirmesi gerekmemektedir.

Ne yazık ki dünyada bulunan yapılandırılmış big data’ların sayısı oldukça sınırlıdır ve dünyadaki verilerin yalnızca çok küçük bir kısmını oluştururlar. Uzmanlar dünyadaki verilerin sadece %20’sinden küçük bir kısmının yapılandırılmış olduğu konusunda uzlaşıya varmışlardır.

Yapılandırılmamış (unstructured) big data nedir?

Dünyadaki verilerin geri kalan %80’lik kısmı ise yapılandırılmamış halde bulunmaktadır. Verilerin neden bu kadar çok yapılandırılmamış halde olduğunu anlamak için basitçe internette gerçekleştirdiğiniz eylemleri düşünebilirsiniz. Verilerin çok büyük çoğunluğu insanların internette gerçekleştirdiği eylemler ile meydana gelmektedir ve kimse gerçekleştirdiği eylemleri belli parametrelere göre sınıflandırmamaktadır. Örneğin kimse attıkları tweet’leri belli konu başlıklarına göre ayırmamakta veya paylaştıkları fotoğrafları kategorize etmemektedir.

Yapılandırılmış big data’ların analize hazır ve çok kolay analiz edilebilir bir yapıda olmasına karşılık yapılandırılmamış big data’larda durum böyle değildir. Yapılandırılmamış big data’ların analize hazır hale gelmesi ve belli bir düzene sokulması oldukça zahmetli bir iştir ve uzun zamanlar alabilmektedir. Örneğin yapılandırılmış big data için gerçekleştirilen ETL işlemi sadece basit bir gereksiz bilgileri ayıklama yönteminden ibaretken yapılandırılmamış big data için bu durum mümkün değildir.

Yarı yapılandırılmış (semi structured) big data nedir?

Yarı yapılandırılmış big data adından da anlaşılabileceği üzere yapılandırılmış ile yapılandırılmamış big data arasında kalan bir big data türüdür. Yarı yapılandırılmış big data’da veriler genellikle yapılandırılmamış halde bulunsalar da üzerlerinde onların kategorize edilerek belli bir düzene sokulmasına yardımcı olan metadata’lar bulunmaktadır. Bu metadata zaman, konum, cihaz, email adresi gibi bilgiler olabilir.

Yarı yapılandırılmış data’yı daha iyi anlayabilmek için bir email gönderdiğinizi düşünün. Email’inizin içeriği yapılandırılmamış bir halde bulunsa da gönderenin email adresi, gönderen cihazın IP adresi gibi pek çok farklı bilgi sayesinde gönderdiğiniz email’ler kategorize edilebilmektedir. Bu yarı yapılandırılmış big data’ya bir örnektir.

Yarı yapılandırılmış data’ya farklı bir örnek olması açısından da telefonunuzla çektiğiniz bir fotoğrafı düşünebilirsiniz. Bu fotoğrafı oluşturan pixeller düzensiz bir yapıda olsa da fotoğrafı çektiğiniz yer, çektiğiniz cihaz, çektiğiniz saat gibi detaylar bellidir. Bu detaylar sayesinde telefonunuzla çektiğiniz fotoğraflar da yarı yapılandırılmış data’ya örnek oluşturmaktadır.

İki senaryoda da gerçekleştirilen ana eylem yapılandırılmamış olsa da bu iki işlemi kategorize edebileceğiniz farklı detaylar, metadata’lar mevcuttur. Bu yüzden bu iki senaryo yarı yapılandırılmış big data’ya örnek oluşturmaktadır.

Sonuç

Big data, günümüzde sektörlerde çoktan belirleyici bir rol oynamaya başlamış durumdadır. Karar mekanizmalarına big data’dan elde ettikleri bilgileri ekleyen şirketlerin çok daha başarılı kararlar alarak gelirlerini arttırdığı ve giderlerini azalttığı yapılan araştırmalarla ortaya konmuştur.

İnternet kullanımının giderek artması ve üretilen verilerin miktarının giderek çoğalması ile önemi daha da çok artacak olan big data sektörünün ileride kilit sektörlerden biri haline gelmesi bekleniyor. Siz de big data’yı kullanarak ilgilendiğiniz alandaki kullanıcı trendlerini takip edebilir, gelecek trendler hakkında tahminde bulunabilirsiniz.

Doğuş Elektronik olarak bizler ne yapıyoruz?

Doğuş Elektronik olarak bizler, 34 yılı aşkın tecrübemizin de verdiği yetkinlikle sizler için en doğru veri merkezi ürünlerini seçiyor ve sizler için veri merkezinizi kuruyor veya geliştiriyoruz. Alanında uzman kadromuz ile gerçekleştirdiğimiz bu işlem sonucunda sizler için en uygun maliyet ve en yüksek verim ilişkisini en yüksek seviyede tutuyoruz. Veri merkezinizin kurulumu bittikten sonra özel olarak getirdiğimiz cihazlarla son testlerini de yaparak sizlere teslim ediyoruz.

Veri merkezi çözümlerimiz konusunda daha detaylı bilgiye sahip olmak için bu bağlantıyı takip edebilirsiniz.

Sıfırdan bir veri merkezi kurulumunda ya da mevcut veri merkeziniz üzerinde yapılacak olan iyileştirmelerde sizlerle birlikte çalışmaktan mutluluk duyarız. Eğer siz de bizlerle çalışmak isterseniz bize ulaşabilirsiniz.

Bize ulaşın

İhtiyacınız olan çözüm doğrultusunda uzman ekibimizden daha detaylı bilgi almak için bir tanışma ve proje toplantısını hemen sizler için ayarlayabiliriz.

Bizlere ulaşmak için info@dogus.com.tr email adresini, 0212 222 8989 telefon numarasını ve sitemizin iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.

veri-Merkezi-kurulumu-706x400

Veri Merkezi Kurulumu En Detaylı Rehber

Giriş

Veri merkezleri, kuruluşların bilgi işlem (IT) operasyonlarını ve ekipmanlarını merkezi hale getiren, çok büyük miktarlarda verinin toplanmasını, saklanmasını, işlenmesini ve dağıtılmasını sağlayan çeşitli sunucu ve IT ekipmanları ile donatılmış yapılardır.

Veri merkezleri pek çok kurum ve kuruluşun en önemli parçalarından birisidir. Kuruluşlar veri merkezleri sayesinde tüm bu bilgileri depolama, işleme ve dağıtma olanağına erişmektedirler. Özellikle internet üzerinden hizmet veren kuruluşların veri merkezleri olmadan hizmetlerine devam etmeleri imkansızdır.

Veri merkezinin içerisinde neler bulunur?

Modern veri merkezleri çok kompleks bir yapıya sahiptir. Eski nesil veri merkezlerinden hem büyüklüğü hem de içerisinde barındırdığı ekipmanlar ve yapısal özellikleri ile ayrılmaktadır. Örneğin modern veri merkezleri omurga-kanat (leaf-spine) topolojisine göre inşa edilmekte iken geleneksel veri merkezleri üç katmanlı topolojiyi kullanmaktadırlar.

Modern veri merkezleri 7 gün 24 saat boyunca kesintisiz olarak çalışan çok güçlü sunucu ve bilgi işlem (IT) ekipmanlarına sahiptirler. Sunucu ve ekipmanlar veri merkezinin tesis bölümünü oluştururlar.

Veri merkezleri, içerisinde çalışan çok yüksek sayıdaki teknolojik aletin ortaya çıkardığı ısıyı dengelemek ve sistemleri en verimli çalışabilecekleri sıcaklıkta barındırmak için çok gelişmiş iklimlendirme sistemlerine de sahiptirler. Sunucular kurum ve kuruluşların sunduğu hizmetlere devam edebilmesi açısından kilit bir role sahip olduğu için bu sunucuların başına gelebilecek fazla ısınmaya dayalı zararlar veya yanlış yapılandırma sonucu sunuculara ulaşmak için gerekli olan sürenin uzaması kabul edilebilecek hatalar değildir. İklimlendirme sistemleri veri merkezleri için en önemli detaylardan birisidir.

Veri merkezleri içerisinde ayrıca yüksek verimli enerji sistemleri, yangın söndürme sistemleri ve güvenlik sistemleri de yer almaktadır.

Veri merkezinin doğru yapılandırılmasının önemi

Modern veri merkezlerinin içerisinde bulunan ekipman ve donanımların doğru konumlandırılmaları hayati öneme sahiptirler. Doğru yapılandırılmayan bir veri merkezi asla tam verimiyle çalışamayacağı gibi veri merkezi sahibine de gereksiz ve yüksek masraflar çıkaracaktır.

Veri merkezlerinin boyutu ve önemi büyüdükçe yapılandırılmanın önemi de kat kat artmaktadır. Örneğin dünyanın en büyük veri merkezleri bölümlere ayrılarak yapılandırılmış durumdadırlar. Bu sayede veri merkezi içerisindeki izinler net bir şekilde belli olduğu için ayrı bir güvenlik önlemi alınmış olduğu gibi aynı zamanda veri merkezi içerisindeki sunucu ve ekipmanların da daha verimli çalışabilmesine olanak sağlanmaktadır.

Doğru yapılandırılmış bir veri merkezi kurumları gereksiz masraflardan kurtaracağı gibi veri merkezinden alınacak verimin de en yüksek seviyeye ulaşmasını mümkün kılmaktadır.


Veri Merkezlerinin Ana Bölümleri

Veri merkezlerinin 3 ana bölümü nedir?

Yukarıda bahsettiğimiz gibi veri merkezlerinin içerisinde pek çok kompleks yapı bulunmaktadır. Bu yapılar, veri merkezlerinin 7 gün 24 saat boyunca kesintisiz bir şekilde çalışmasına izin verir. Aynı zamanda veri merkezinin dijital güvenliğini, verimliliğini ve diğer şartlarını da en üst düzeye çıkarır. Veri merkezlerinde bulunan yapıları 3 ana bölüme ayırmak ve bu bölümleri de alt başlıklar ile incelemek mümkündür.

Tesis Bölümü

Tesis adı altında inceleyeceğimiz bölüm, bilgi işlem ekipmanlarını ve sunucularını içeren bölümdür. Tesis bölümü kısaca veri merkezinin ana işlevi olan veri depolama, saklama, işleme ve dağıtmadan sorumlu olan donanımları kapsayan bölümdür. Tesis bölümünün iyi dizayn edilmesi ile beraber hem soğutma sistemleri daha verimli çalışabilir hale gelir hem de sunuculardan alınan verim artmış olur.

Tesis bölümündeki yapısal özellikleri inceleyecek olursak soğuk koridor teknolojisi, yükseltilmiş döşeme sistemleri, veri merkezinin ihtiyacına bağlı olarak hassas klima sistemleri ve sunucuların sağlığı için döşeme altı tava ve grid topraklama sistemleri bulunmaktadır. Bu saydıklarımız tesis bölümünün en önemli parçalarıdır.

Tesis bölümünde aynı zamanda yangın kapıları,  yangın algılama ve otomatik söndürme sistemleri de yer almaktadır. Sunucular arası iletişimi sağlamak ve mümkün olan en yüksek hızda çalışmaya devam edebilmek adına fiber kablo ve kafes kablo kanalları da tesis bölümünde bulunmaktadır.

Tesis bölümünde kullanılacak olan ekipman ve donanımların yüksek enerji verimli olması veri merkezlerinin giderlerinin azaltılmasında oldukça önemli bir rol oynayacaktır. Aynı zamanda veri merkezinin daha yeşil bir veri merkezi olmasına katkıda bulunmaktadır. Yeşil veri merkezleri ve avantajları hakkındaki bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz.

Veri Merkezinde Destek Yapıları Bölümü

Destek yapıları, veri merkezlerinin kesintisiz hizmet vermesine olanak sağlayan, veri merkezi içerisinde potansiyel olarak karşılaşılabilecek her türlü duruma karşı bir önlem barındıran bölümdür. Destek yapıları bölümü aynı zamanda veri merkezinin güvenliğini sağlayan ekipmanları da kapsamaktadır.

  1. Güvenlik

Veri merkezlerinin güvenliği veri merkezi için en çok önem arz eden noktaların başında gelmektedir. Çoğu şirket veri merkezlerini güvenli noktalara kurarlar ve içeriye giriş çıkışları çok ciddi bir şekilde kontrol ederler. Hükümetle ilgisi olan veri merkezlerinin ise silahlı askerler tarafından sürekli olarak korunduğu da bilinmektedir. Veri merkezlerinde içeriye giriş çıkışları kontrol eden sistemlerin bulunması hem sistemin güvenliği hem de sistemin devam edebilmesi açısından hayati bir öneme sahiptir.

  • Yangın algılama ve otomatik söndürme sistemleri

Destek yapıları bölümünün en önemli parçalarından birisi de yangın algılama ve otomatik söndürme sistemleridir. Çalışanlar tarafından müdahale edilemeyecek büyüklükte veya çok hassas donanımlar bulunduran yerlerde yangınların ortaya çıkma riskine karşılık, yangını hızlı bir şekilde algılama özelliği sayesinde daha yangın başlamadan söndüren ve gerekli yerlere uyarı gönderen sistemlere otomatik söndürme sistemleri adı verilir. Bu sistemler ince işçilik gerektiren elektrik panoları, bilgi işlem merkezleri gibi yerlere döşenerek yangın ihtimalini bertaraf etmekle yükümlüdürler. Otomatik söndürme sistemleri daha personel bir belirti hissetmeden, yangının direkt olarak başlangıç yerine müdahale edebilme özelliğine sahiptirler.

Bu sistemler veri merkezleri gibi çok yüksek miktarda ısı üreten yerler için olmazsa olmaz sistemlerdendir. Veri merkezlerinde çıkacak olan bir yangın çok büyük maddi zararlara yol açabileceği gibi aynı zamanda verilerin kurtarılamaz bir şekilde yok olmasına sebep olabilmektedir.

Yangın algılama ve otomatik söndürme sistemleri özellikle tesis bölümünde yoğunlaşmışlardır. Tesis bölümünde ayrıca bir yangın çıkış kapısı da bulunmaktadır.

  • Enerji Sistemleri

Bir veri merkezinin en önemli kısımlarından birisi ise şüphesiz ki enerji sistemleridir. Enerji sistemlerinin görevi, veri merkezinin kesintisiz ve her şart altında sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamaktır. Enerji sistemlerinin modern olması giderlerin azalması açısından oldukça önemlidir.

Veri merkezleri kesintisiz güç kaynakları, akü sistemleri ve elektrik dağıtımından sorumlu enerji dağıtım panoları ve busbar enerji dağıtımı gibi parçalara sahiptir. Aynı zamanda veri merkezleri, bir elektrik kesintisi veya ana sistemde sıkıntılar oluşması gibi ihtimallere karşılık olarak enerji ve enerji dağıtma sistemlerinin yedeklerine sahiptirler. Bu sayede veri merkezleri hem dışsal faktörlerden hem de merkez içerisindeki olası sıkıntılardan etkilenmemektedir.

Veri merkezlerinde aynı zamanda bol miktarda kablo da bulunmaktadır. Fiber ve kafes kablo kanalı olarak ikiye ayrılan kablo kanallarının da veri merkezi içerisinde doğru konumlandırılması çok önemlidir.

  • Soğutma Sistemleri

Soğutma sistemleri bir veri merkezinin en çok enerji tüketen parçalarının başında gelmektedir. Veri merkezleri gibi yüzlerce teknolojik alet barındıran ve çok hızlı ısı üreten yerlerin uygun soğutma sistemleri ile donatılması bir şarttır. Aksi takdirde içerideki teknolojik aletler zarar görebileceği gibi büyük yangınlara da sebebiyet verilebilmektedir.

Soğutma sistemlerinin pek çok çeşidi bulunmaktadır. “İklimlendirme nedir?” ve “Veri merkezi soğutma çözümleri” yazılarımızda da yazdığımız gibi her veri merkezinin soğutma çözümü ihtiyacı farklılık göstermektedir. Doğuş Elektronik olarak bizler siz değerli müşterilerimiz için her zaman en uygun maliyet karşılığında en verimli olacak soğutma sistemlerini seçme konusunda üstün bir gayret gösteriyoruz.

Soğutma sistemlerinde hangi sistemlerin kullanılacağı kadar önemli olan bir diğer detay ise kullanılan bu sistemlerin veri merkezi içerisine yerleştirilmesidir. Soğutma sistemlerinin doğru bir şekilde yerleştirilmesi verimi çok yüksek miktarda arttırmaktadır. Genellikle tesis bölümünde yoğunlaşmış olan soğutma sistemleri hassas klimalar, soğuk koridorlar, yükseltilmiş döşeme sistemleri gibi parçalarla oluşmaktadırlar.

Aynı zamanda ofis bölümü için gerekli olan oda klimaları ve veri merkezinin tesis bölümü dışarısında kalan kısımları için de soğutma sistemleri veri merkezi içerisinde bulunmaktadır.

Veri Merkezi Ofis Bölümü

Veri merkezlerinin üçüncü ve son parçası ise ofis bölümüdür. Ofis bölümü çalışanların içerisinde bulunduğu, veri merkezindeki gidişatın kontrollerinin yapılabildiği bölümdür. Genellikle güvenlik sistemlerinden geçince karşınıza ilk çıkan bölüm olan ofis bölümü, veri merkezinde yürütülen işlemlerin denetlendiği ve sürekli olarak yürür halde tutulduğu bölümdür.

Doğuş Elektronik olarak bizler ne yapıyoruz?

Yazımızda da görmüş olduğunuz üzere veri merkezi kurulumu oldukça zor ve detaylı bir iştir. Veri merkezi kurulumu işi, gerekli tecrübeye ve uzmanlığa sahip olmayan kişi ve kuruluşlar tarafından gerçekleştirildiğinde hem sizin ödemeniz gerekenden çok daha fazla gidere sahip olmanıza sebep olacağı gibi yangın gibi çok daha büyük problemlere yol açabilmektedir. Bu yüzden alanında uzman, tecrübeli ve başarısı yaptığı işlerle kanıtlanmış bir ekiple çalışmak her zaman için en doğru tercih olacaktır.

Doğuş Elektronik olarak bizler, 34 yılı aşkın tecrübemizin de verdiği yetkinlikle sizler için en doğru veri merkezi ürünlerini seçiyor ve sizler için veri merkezinizi kuruyor veya geliştiriyoruz. Alanında uzman kadromuz ile gerçekleştirdiğimiz bu işlem sonucunda sizler için en uygun maliyet ve en yüksek verim ilişkisini en yüksek seviyede tutuyoruz. Veri merkezinizin kurulumu bittikten sonra özel olarak getirdiğimiz cihazlarla son testlerini de yaparak sizlere teslim ediyoruz.

Veri merkezi çözümlerimiz konusunda daha detaylı bilgiye sahip olmak için bu bağlantıyı takip edebilirsiniz.

Sıfırdan bir veri merkezi kurulumunda ya da mevcut veri merkeziniz üzerinde yapılacak olan iyileştirmelerde sizlerle birlikte çalışmaktan mutluluk duyarız. Eğer siz de bizlerle çalışmak isterseniz bize ulaşabilirsiniz.

Bize ulaşın

İhtiyacınız olan çözüm doğrultusunda uzman ekibimizden daha detaylı bilgi almak için bir tanışma ve proje toplantısını hemen sizler için ayarlayabiliriz.

Bizlere ulaşmak için info@dogus.com.tr email adresini, 0212 222 8989 telefon numarasını ve sitemizin iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.

BigData-Nedir-Blog-706x400

Big data (Büyük veri) nedir?

Teknolojinin ilerlemesi ve internetin hayatın her alanına girmesi ile beraber internette bulunan verilerin miktarında çok önemli bir artış oldu. İnternet üzerinde gerçekleştirilen eylemleri takip etmeye başlayan şirketler, bu durumu avantaja çevirerek kazanç sağlamaya başladılar. Bugünkü yazımızda şirketlerin bu verileri takip etmeye başlayarak daha fazla kâr elde etmeye başlamasına yardımcı olan big data’yı, big data’nın önemini ve kullanım alanlarını inceleyeceğiz.

İsmiyle müsemma: Big Data

Big data, geleneksel veri analizi metotlarıyla analiz edilemeyecek kadar büyük, yapılandırılmış ya da yapılandırılmamış çok çeşitli verilerden oluşan veri setlerine verilen addır.

İnternette gerçekleştirdiğiniz hemen hemen hiçbir eylem tamamen kaybolmamaktadır. Big data, internetin gösterdiği çok hızlı büyüme ile birlikte hayatımıza girmiş ve internet ile eş değer biçimde büyümeye devam etmiştir.

Şirketler insanların internet üzerinde gerçekleştirdiği eylemleri analiz ederek bu durumu avantajlarına çevirmiş durumdalardır. Gerçekleştirdikleri bu analizler ile mevcut trendleri takip edebilen ve gelecekteki trendleri tahmin edebilen şirketler kâr marjlarını çok yüksek seviyelere çekmeyi başarmışlardır. Aynı zamanda big data sayesinde şirketler hedef kitlesini çok daha iyi tanımaya başlamış ve dolayısıyla çok daha isabetli reklam kampanyaları gerçekleştirebilir hale gelmiştir.

Big data’nın karakteristik özellikleri nelerdir?

Big data’yı diğer veri türlerinden ayıran 5 karakteristik özellik bulunmaktadır. Bu karakteristik özelliklerin hepsinin İngilizce’si “V” harfi ile başladığı için bunlar 5 V’ler olarak adlandırılmaktadır. Big data’yı daha iyi anlayabilmemiz için bu özellikleri incelememiz faydalı olacaktır.

Volume – Boyut : Big data’nın sıradan verilerden ayrıldığı en önemli kısım boyutudur. Big data, sıradan veri setlerine göre yüzlerce kat büyüktür. Bu boyut bazı şirketler için yüzlerce terabayt boyutundayken, bazı şirketler için yüzlerce petabyte boyutuna ulaşabilir.

Velocity – Hızlılık : Big data sıradan veriye göre çok daha hızlı bir artış göstermekte ve çok daha hızlı bir şekilde işlenmeye ihtiyaç duymaktadır. Örnek vermemiz gerekirse Google her saniye 63 binden fazla arama gerçekleştirmekte ve bunların kaydını tutmaktadır. Bu konuda verilebilecek örnekler çoğaltılabilmektedir. Örneğin Twitter’da her saniye ortalama olarak 6000 tweet atılmaktadır ve Amazon her saniye 4500 dolardan daha fazla miktarda satış gerçekleştirmektedir. Bu artış hızı sıradan bir veriye göre çok çok büyük bir seviyededir.

Variety – Çeşitlilik: 3. V’ye karşılık gelen “variety” kelimesi verilerin çeşitliliğini ifade etmektedir. Geleneksel veri setlerinde genelde tek tip veri bulunmaktadır. Big data’da veri setleri metinler, sesler, görsel veriler gibi farklı veri şekillerinden oluşmaktadır.

Bu 3 V, big data’yı diğer verilerden ayıran en önemli etkenlerdir. Bu 3 V’nin ardından big data’nın daha da önem kazanması ile beraber ortaya çıkan 2 farklı V’de bulunmaktadır. Bunlar verilerin güvenliğini ve doğruluğunu belirten “Verification” yani “Doğrulama” ve big data’nın değerinden bahseden “Value“ yani “Değer”dir.

5. V’miz olan değer günümüzde big data’nın geldiği konumu çok güzel bir şekilde ifade etmektedir. Big data’nın sahip olduğu değer internet ortamındaki popüler sözlerden birisi olan “Aldığınız hizmet karşılığında bir ücret ödemiyorsanız, ürün aslında sizsinizdir.” sözünün en temel kaynaklarından birisidir. Günümüzde insanlar sadece interneti kullanarak big data setlerinin bir parçası haline gelmektedir. Yapılan sıradan bir arama sonucunda big data’da kendisine yer edinen kullanıcılar istemsiz olarak big data’ya katılmakta ve bu şirketlere dolaylı olarak yardımcı olmaktadırlar.

Big data nasıl kullanılmaktadır?

Bilgi güçtür. Bu konsept tüm big data analizi şirketlerinin arkasında yatan konsepttir. Bilginin ne kadar önemli olduğunu ilk fark eden kişi ve şirketler ile birlikte hayatımıza giren veri analizi metotları şirketlerin çok daha başarılı kararlar almasına yardımcı olmaktadır.

Bilginin gücünden yararlanmak isteyen şirketler ve kurumlar insanların interneti kullanarak oluşturdukları verileri analiz etme yoluna gitmişlerdir. Şirketler bu yöntemi kullanarak hedef kitlesini daha iyi tanıma ve sundukları hizmet hakkında daha iyi bilgiler edinmeyi hedeflemektedirler.

Günümüzde big data’nın analizini gerçekleştirmenin pek çok yolu bulunmaktadır. Big data analizi için hazırlanmış özel programlar mevcut olduğu gibi sadece bu iş ile ilgilenen şirketler de bulunmaktadır. Veriler trendlere, çeşitli değişkenlerle korelasyonlarına ve aykırı durumlarına özellikle dikkat edilerek analiz edilir. Makine öğrenmesi, veri entegrasyonu ve çeşitli istatistik yöntemleri en yaygın şekilde kullanılan analiz yöntemleri arasındadır.

Big data analizinin önemi nedir?

Big data analizi, bilgiyi güce dönüştürmenin en etkili yollarından birisidir. Big data analizleri sayesinde şirketler hedef kitlesini daha iyi tanıyabilir, eksiklerini görebilir ve gelecekteki trendlerden en yüksek verim ile yararlanabilir. Big data analizi dünyadaki her sektörde başarıyla uygulanabilecek ve çok büyük faydalar sağlayacak bir yöntemdir.

Şirketler big data analizleri sayesinde çok daha başarılı reklam kampanyaları yürütmektedir. Aynı zamanda big data analizinin şirket giderlerinde azalmaya yol açtığı da araştırmalarla sabittir. Ünlü araştırma şirketlerinden McKinsey şirketi, big data analizi kullanan şirketlerin faaliyet kârının %60’a varana kadar arttığını yazmıştır.

Big data analizinin kullanım alanlarına bir kısıtlama getirmek mümkün değildir. Big data analizi şirketler tarafından kullanıldığı gibi devletler tarafından da kullanılmaktadır. Big data analizi sayesinde bilgisayar biliminde ve tıp biliminde de çok önemli gelişmelere ışık tutulmaktadır. Günümüzde big data’nın en çok kullanıldığı alanın ise bankacılık olduğu tahmin edilmektedir. Bankalar her gün çok büyük miktarlarda veri üretmekte ve bu verilerin analizini gerçekleştirmektedir.

 Sonuç

Günümüzde big data’nın önemi ve kullanım alanları her gün giderek daha da artmaktadır. Tıp sektöründe hastalıkların erken ve doğru teşhisinden eğitimin kalitesini arttırmak için yapılan araştırmalara kadar her sektöre girmeyi başarmış olan big data analizi kurumların giderlerini azaltıp, gelirlerini arttırmaya yardımcı olan bir analiz yöntemidir.

Gelecekteki en önemli teknolojilerden birisi haline gelecek ve dünyadaki en etkili sektörlerden biri olarak nitelendirilecek olan veri sektörünün bu ayrılmaz parçasına hak ettiği değeri en erken şekilde vermek her kurumun yararına olacaktır.

Doğuş Elektronik olarak bizler ne yapıyoruz?

Doğuş Elektronik olarak sizler için uzman kadrolarımızla veri merkezinizin yapısal tasarımını en doğru ve uygun şekilde yapıyor, alanında en iyi olan donanımlarımız ile ihtiyaçlarınızı kesinlikle karşılayabilecek projeler üretiyoruz. Sıfırdan bir veri merkezi kurulumunda ya da mevcut veri merkeziniz üzerinde yapılacak olan iyileştirmelerde sizlerle birlikte çalışmaktan mutluluk duyarız.

Veri merkezinize sunabileceğimiz iklimlendirme çözümleri, yapı çözümleri gibi çözümler hakkında daha detaylı bilgiye bu bağlantıyı kullanarak ulaşabilirsiniz. Aynı zamanda bloğumuzda bulunan “İklimlendirme nedir?”, “Veri Merkezi Soğutma Çözümleri” yazılarına da göz atabilirsiniz.

Bize ulaşın

İhtiyacınız olan çözüm doğrultusunda uzman ekibimizden daha detaylı bilgi almak için bir tanışma ve proje toplantısını hemen sizler için ayarlayabiliriz.

Bizlere ulaşmak için sales@dogussaha.com email adresini, 0212 222 8989 telefon numarasını ve sitemizin iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.

 

green-data-center-yesil-veri-merkezi-711x400

Green data center (Yeşil veri merkezi) nedir?

Veri merkezleri modern bilgisayar sistemlerinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Günümüzde sayıları giderek artan pek çok şirketin bulut çözümlerine, daha fazla veri işlemeye ihtiyaç duymaları gibi nedenlerle veri merkezlerinin de önemi, sayısı ve büyüklüğü giderek artmaktadır. Bu sebepler göz önüne alındığında dünyadaki veri merkezlerinin sayısının önümüzdeki 5 sene içerisinde çok önemli miktarda artmasının beklendiğini söylemek bir sürpriz olmayacaktır.

Yakın gelecekte hayata geçirilecek olan bu yeni ve daha büyük veri merkezlerini düşündüğümüzde bu veri merkezlerinin acı gerçeklerini de göz ardı etmek mümkün değildir. Enerji yönetimi konusunda en yenilikçi teknolojilerle donatılmış bile olsa veri merkezleri çok büyük oranda elektrik tüketmeye ve bulundukları çevredeki doğa ve hava koşullarına az miktarda dahi olsa zarar vermektedirler.

Doğaya zarar vermeyen, çevreci Veri Merkezi yada Yeşil Veri merkezi Nedir?

Yeşil veri merkezi veya bir diğer adıyla sürdürülebilir veri merkezi enerji verimli teknolojiler kullanan, gereksiz enerji tüketiminden kaçınan veri merkezlerine verilen genel addır. Yeşil veri merkezlerinde eski nesil, gereksiz enerji harcayan sistemler bulunmadığı gibi kapasitesinin altında çalışan veya inaktif durumda bekletilen sunucular ve IT ekipmanları da yer almamaktadır.

Yeşil veri merkezinin sahip olduğu tüm bu avantajlar hem doğaya hem de veri merkezi sahibine yarar sağlamaktadır.

Aynı zamanda ülkeler veri merkezlerinin doğa üzerinde sebep olduğu çeşitli zararlar nedeniyle yeşil veri merkezlerini desteklemektedirler. Ülkeler bu politikalarını gerçekleştirmek için çeşitli yasal önlemler alma yoluna gittiği gibi yeşil veri merkezlerine ayrı teşvikler de sunmaktadırlar.

Yeşil veri merkezleri neden önemlidir?

2017 senesinde yapılan bir araştırma veri merkezlerinin harcadığı elektrik miktarının ne kadar ciddi seviyelerde olduğunu ortaya çıkarmaktadır. 2017 senesinde sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan veri merkezleri 90 milyar kW’dan daha fazla elektrik tüketmişlerdir. Harcanan elektrik tüketimine küresel bir açıdan baktığımızda ise dünyadaki tüm veri merkezlerinin harcadığı elektrik miktarı tamamen endüstrileşmiş ve 65 milyondan fazla insana ev sahipliği yapan İngiltere’nin harcadığı elektrik miktarından %40 daha fazladır.

Veri merkezlerinin harcadığı enerji miktarı yalnızca doğaya ve havaya zarar vermekle kalmamakta ve veri merkezi sahiplerinin giderlerini çok büyük ölçüde arttırmaktadır. Veri merkezi sahipleri her yıl yanlış iklimlendirme çözümleri, gereğinden fazla enerji tüketen ekipman seçimleri ve daha pek çok neden ile çok büyük miktarlarda gereksiz giderlere sahip olmaktadırlar.

Veri merkezlerinin sahip olduğu tüm fazla enerji tüketimini azaltmak ve onları daha doğa dostu hale getirmek hem doğa için hem de veri merkezi sahipleri için en doğru ve en karlı yöntem olarak görülmektedir.

Yeşil veri merkezlerinin avantajları nelerdir?

  1. Enerji giderlerinizi büyük oranda düşürmeyi başarmaktadır.

Yeşil veri merkezleri enerji tüketimini mümkün olan en düşük seviyeye indirmeyi amaçlamaktadır. Yeşil veri merkezleri doğru iklimlendirme yöntemlerini, enerji verimli sunucular ve IT ekipmanlarını kullanarak ve gereksiz veya inaktif durumda sunucu ve ekipman bırakmayarak enerji tüketiminde büyük bir azalmaya sebep olmaktadır. Azalan enerji tüketimi faturalarınıza da yansır ve enerji giderleriniz büyük oranda düşer.

  • Yenilenebilir enerji fosil yakıtlara göre daha az gidere sahiptir.

Yeşil veri merkezleri enerji tüketimini en aza indirmeyi teşvik ettiği gibi aynı zamanda fosil yakıtlardan üretilen enerjilerden ziyade yenilenebilir enerjiler kullanılmasını da teşvik eder. Başta güneş ve rüzgar enerjileri olmak üzere yenilenebilir enerjiler diğer enerji türlerine göre daha ucuza kullanılabilmektedir.

  • Marka imajınızı ve müşteri sadakatinizi arttırmanıza yardımcı olur.

İnsanlar gün geçtikçe çevresel sorunlar hakkında çok daha bilgili ve duyarlı bir hale gelmektedirler. Pek çok müşteri bir firmanın değerleri ile firmanın iş dünyasında gerçekleştirdiklerini neredeyse aynı seviyede tutmaktadır. IBM tarafından yapılan bir araştırmanın da gösterdiği üzere her 10 kişiden 6’sı doğaya yardımcı olmak için alışveriş alışkanlıklarını değiştirmeye isteklidir. Aynı şekilde her 10 kişiden 8’i çevresel duyarlılığın onlar için önemli olduğunu belirtmiştir. Siz de marka imajınızı arttırmak ve müşterilerin beğenisini daha fazla kazanmak istiyorsanız yeşil veri merkezi çözümlerinden faydalanabilirsiniz.

Veri merkezlerini daha doğa dostu bir hale getirmek için hangi adımlar izlenebilir?

Veri merkezinizi daha doğa dostu ve enerji verimli bir hale getirmek için izlenebilecek çok sayıda yol mevcuttur. Bunların en başta gelenleri doğru iklimlendirme çözümlerini kullanmaktır. İklimlendirme sistemleri günümüzde veri merkezlerindeki enerji tüketiminden en büyük payı alan sistemlerdir. Doğru iklimlendirme sistemleri sayesinde bu pay oldukça azaltılabilmektedir. Aynı şekilde doğru iklimlendirme sistemleri ile sahip olduğunuz ekipman ve sunucuların da performansını ve ömrünü arttırabilirsiniz. İklimlendirme hakkında daha detaylı bilgi almak için bu yazıyı okuyabilirsiniz.

Öne çıkan bir diğer yol ise modern, enerji verimli sunucu ve ekipmanları tercih etmektir. Bu sayede hem enerji giderlerinizi oldukça düşürmüş hem de daha doğa dostu bir veri merkezine sahip olmuş olursunuz.

Veri merkezinizi daha doğa dostu bir hale getirmek için atabileceğiniz en önemli adımlardan birisi de kuşkusuz yenilenebilir enerji kullanmaktır. Günümüzde en öne çıkan yenilenebilir enerji türleri güneş ve rüzgar enerjileridir. Bu iki enerji türünü kullanarak hem daha düşük maliyete enerji giderlerinizi karşılayabilir hem de veri merkezinizi çok daha doğa dostu bir hale getirebilirsiniz.

Doğuş Elektronik olarak bizler nasıl bir yol izliyoruz?

Doğuş Elektronik olarak bizler sizin için en uygun veri merkezi çözümlerini geliştirmek için her zaman sizlerle beraber çalışıyoruz. “İklimlendirme nedir?” yazımızda da bahsettiğimiz gibi sizin için en uygun iklimlendirme yöntemlerini farklı maliyet raporları hazırlayarak size sunuyoruz. Ayrıca alanında uzman ekibimiz her zaman güncel kalmakta ve en modern, enerji verimli sunucu ve ekipmanları sizin için kullanmaktadır. Yeşil veri merkezleri için beraber çalışabileceğimiz daha pek çok alanda bilgi almak için bizlerle hemen bir görüşme ayarlayabilirsiniz.

Veri merkeziniz konusunda yardım ihtiyacı duyabileceğiniz her konuda size yardımcı olmaktan mutluluk duyarız. Yapısal sorunlardan en iyi soğutma çözümlerine kadar sizin için en uygun olan hizmeti almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Veri merkezi çözümlerimiz konusunda daha detaylı bilgiye sahip olmak için bu bağlantıyı takip edebilirsiniz.

Bize ulaşın

İhtiyacınız olan çözüm doğrultusunda uzman ekibimizden daha detaylı bilgi almak için bir tanışma ve proje toplantısını hemen sizler için ayarlayabiliriz.

Bizlere ulaşmak için sales@dogussaha.com email adresini, 0212 222 8989 telefon numarasını ve sitemizin iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.

en-iyi-5-veri-merkezi-sogutma-cozumu-1-711x400

Veri Merkezi Soğutma Çözümleri Nelerdir?

Veri merkezi soğutma çözümleri endüstrinin en çok tartışılan ve en önemli konularından birisidir. Daha önce yazdığımız “Omurga-kanat topolojisi nedir?” adlı yazımızda da belirttiğimiz gibi veri merkezlerinin ürettikleri enerji miktarı, kapladıkları alan ve dolayısıyla ihtiyaçları gün geçtikçe artmaktadır. Giderek artan ısılara karşı daha farklı ve modern soğutma çözüm önerileri bulunması kaçınılmazdır.

Günümüzde pek çok farklı soğutma sistemi mevcuttur

Bu sistemler veri merkezinin konumuna, büyüklüğüne, sahip olduğu sunuculara ve yerleşim planına göre değişiklik göstermektedir. Aynı şekilde bir veri merkezi için iyi olan bir çözüm diğeri için kötü sonuçlara yol açacak bir çözüme dönüşebilmektedir. Veri merkezlerinin ihtiyaç duyduğu soğutma sistemlerini seçmek ve onları doğru bir şekilde uygulamak veri merkezleri için hayati önem taşımaktadır.

Doğru uygulanmamış ve yanlış tercih edilmiş veri merkezi soğutma çözümleri zaman içerisinde çok büyük hava kirliliklerine neden olabileceği gibi hem artan elektrik giderleri yüzünden hem de içerisinde barındırdığı ekipmanların en uygun sıcaklıkta çalışmamasından kaynaklı ortaya çıkan bozulma, yanma gibi sorunlar yüzünden çok büyük maddi giderlere de sebep olmaktadır.

Tüm bu sorunların üstesinden gelebilmek adına doğru veri merkezi soğutma çözümünün seçilmesi ve doğru bir şekilde uygulanması veri merkezleri için aksi iddia edilemeyecek kadar önemli bir ihtiyaçtır. Bloğumuzda bulunan “İklimlendirme nedir?” yazısında bahsettiğimiz gibi doğru bir iklimlendirme yöntemi size çok büyük yararlar sağlayabilir.

Veri merkezi soğutma sistemlerinin en büyük amacı mümkün olan en düşük gider ve karbon izi ile veri merkezindeki fazla ısıyı merkez dışına taşımaktır.

  • Kalibre Edilmiş Vektörlü Soğutma (CVC)

CVC özellikle yüksek yoğunluklu sunucular içeren veri merkezleri için tasarlanmış bir soğutma sistemidir. CVC sistemi soğutmanın daha etkin bir şekilde gerçekleşebilmesi için hava akışını ekipmanlar aracılığı ile optimize eder. Bu sayede veri merkezi içerisindeki sunucu kasası başına devre kartı oranını arttırmayı ve daha az çalışan ile sistemi sürdürmeyi mümkün kılar.

  • Soğuk Koridor/Sıcak Koridor

“İklimlendirme nedir?” isimli yazımızda daha detaylı bir şekilde de bahsettiğimiz gibi soğuk ve sıcak koridor uygulamaları günümüz veri merkezlerinde sıklıkla tercih edilen bir soğutma yöntemidir. Sıcak ve soğuk koridor uygulaması veri merkezi içerisinde farklı koridorlar oluşturarak havanın sıradan soğutma sistemlerine göre daha iyi izole edilmiş olmasına izin verir. Bu sayede çok daha etkin ve verimli bir soğutma gerçekleştirmek mümkün olur.

  • Bilgisayar Odası Klimaları (CRAC)

En eski ve en yaygın soğutma sistemlerinden birisi olarak kabul edilen CRAC sistemleri diğer sistemlere göre daha ucuza mal ediliyor olması ile öne çıkan sistemlerden birisidir. CRAC sisteminin ihtiyaç duyduğu klimalar sektör fiyatlarına göre ucuz kabul edilebilecek düzeyde olsa da diğer soğutma yöntemlerine göre daha fazla elektrik giderine sebep olduğu için bu avantajı zaman içerisinde kaybolabilmektedir. CRAC sistemlerinde klimalar tüm odayı soğutacak şekilde kullanılabileceği gibi özellikli soğutma adına belli başlı raflara ve sunuculara da yönlendirilebilir. CRAC sistemi bu avantajı sayesinde halen daha etkin ve başarılı bir soğutma sistemi olarak kullanılmaya devam etmektedir.

  • Serbest Soğutma

Serbest soğutma sistemleri sürekli olarak aynı havayı soğutmak yerine sunuculara daha fazla soğuk hava sağlayabilmek adına dış atmosferi kullanan bir veri merkezi soğutma sistemidir. Bu yöntem sadece belli başlı iklimlere uygulanabiliyor olsa da çok verimli bir soğutma şeklidir. Serbest Soğutma’nın avantajlarından yararlanmak için ve soğutma giderlerini düşürebilmek için büyük şirketler veri merkezlerini kutuplara yakın noktalara kurma eğilimindedir. Günümüzde pek çok büyük şirketin veri merkezi soğuk iklimlerde konumlandırılmıştır.

Dünyadaki en büyük veri merkezleri hakkında daha detaylı bilgi almak için bloğumuzdaki bu yazıyı okuyabilirsiniz.

  • Buharlaşmalı Soğutma

Buharlaşmalı soğutma sistemini kullanan veri merkezlerinde sıcak hava suya maruz bırakılır. Bu da suyun buharlaşmasına ve aynı zamanda havadaki ısının da çekilmesine sebep olur. Su, buğulanma sistemleri ile veya filtre ve mat gibi nemli malzemeler kullanılarak sistem dışına aktarılabilir.

Buharlaşmalı soğutma sistemi, CRAC gibi soğutma ünitelerine ihtiyaç duymadığı için oldukça enerji verimli bir sistem olsa da yapısı gereği çok fazla suya ihtiyaç duymaktadır. Veri merkezi soğutma kuleleri genellikle buharlaşmayı kolaylaştırmak ve dış atmosfere ekstra ısıyı aktarmak adına kullanılır.

Günümüzde en yaygın olarak kullanılan soğutma sistemleri bu sistemlerdir. Burada bahsettiğimiz her sistem kendi başına oldukça etkili bir sistem olsa da en iyi veri merkezi soğutma çözümleri için bu sistemler bir arada kullanılabilmektedir.

Doğuş Elektronik olarak bizler sizlere nasıl bir hizmet sunuyoruz?

Veri merkezleri kurmak veya mevcut veri merkezlerini geliştirmek isteyen siz değerli müşterilerimize en uygun hizmeti verebilmek adına 34 yıldır kendimizi geliştiriyor ve çağın gerekliliklerine uyum sağlıyoruz. Doğuş Elektronik olarak geliştirdiğimiz veya kurduğumuz veri merkezlerinde alanında uzman kadrolarımız sayesinde en modern soğutma çözümlerinden de yararlanarak sizler için en uygun veri merkezlerini kurma konusunda size yardımcı oluyoruz.

Doğuş Elektronik olarak bizler 34 yıllık tecrübemizi kullanarak sizler için en az maliyetle en yüksek verimi sağlayacak ürünleri seçiyor, bu ürünlerin veri merkezi içerisindeki yerleştirmelerini yaparak bu ürünlerden en yüksek verimi almanızı sağlıyoruz.

Veri merkeziniz konusunda yardım ihtiyacı duyabileceğiniz her konuda size yardımcı olmaktan mutluluk duyarız. Yapısal sorunlardan en iyi soğutma çözümlerine kadar sizin için en uygun olan hizmeti almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Veri merkezi çözümlerimiz konusunda daha detaylı bilgiye sahip olmak için bu bağlantıyı takip edebilirsiniz

Bize ulaşın

İhtiyacınız olan çözüm doğrultusunda uzman ekibimizden daha detaylı bilgi almak için bir tanışma ve proje toplantısını hemen sizler için ayarlayabiliriz.

Bizlere ulaşmak için sales@dogussaha.com email adresini, 0212 222 8989 telefon numarasını ve sitemizin iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.