database-yazilimi-711x400

En İyi 10 Veritabanı (Database) Uygulaması

Günümüzde dijital iş yapan ve bir şekilde veri ile ilgilenen boyutu fark etmeksizin tüm işletmelerin veritabanıyla yakın ilişkileri olur.

İşletmeler kullanıcı güvenliğinden, pazarlama çalışmalarına kadar her noktada veriyi organize bir şekilde depolamalarıdır. Dünya genelinde 11 çalışan ve daha fazlasını barındıran firmalar müşteri, personel ve tüm diğer verilerini düzene koymak için CRM ve veritabanı yazılımlarından faydalanıyor. IoT teknolojilerinin marifetiyle bir telefon ile ulaşılabilecek bu yazılımlar sayesinde pek çok iş verim kritik yönetiliyor. Bulut veritabanı marketinin  2025’e kadar 24.8 milyar $’a ulaşması bekleniyor.

Bir veritabanı yazılımı yada uygulaması tercih edeceksiniz ancak sektörünüz için en iyisi hangisi bilmeniz gerekiyor. İşte bu noktada seçiminizi daha kolay yapabilmeniz için sizlere detaylı bir rehber hazırlamaya çalıştık. 

Belirtmek isteriz ki liste sıralaması görecedir. Burada hiçbir ticari amaç gütmeksizin sizlere keyifli, okunabilir bir makale sunmayı amaçlıyoruz. Sosyal medya hesaplarımızdan ve bizlere mail atarak konu hakkındaki görüşlerinizi iletmenizden mutluluk duyarız. 

1- Oracle RDBMS

Sanıyoruz kimse şaşırmadı. 1979 yılından beri veritabanı geliştiren oracle bu noktada önde gelenlerden. Endüstri liderlerinden olan marka küçük işletmelerden en büyüklerine kadar veri yönetimi ile ilgili çeşitli ürünler sunuyor. Bulut tabanlı çözümlerde de ileri hizmetler sunabilen marka blockchain ar-ge araştırmalarıyla da ismini duyuruyor. Pekçok hizmet sağlayıcısının teknolojileri arasında Oracle’ın da olduğunu görmek mümkün. 

Örneğin Oracle RDBMS ürünü:

  • Farklı teknolojilerle uygulamaların geliştirilmesine yardımcı olmak için çeşitli platformlarla sorunsuz entegrasyon imkanı sunuyor. 
  • Akıllı öneriler sunarak verimliliği artırıyor.
  • Sağlam ve istikrarlı performans sunmayı vaad ediyor.

2-   Amazon RDS

Amazon domine etme yolunda ilerleyen sonraki marka diyebiliriz. RDS ürünü ile çok ciddi çözümler sunuyor. 

Genel Özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Özel güvenli bağlantı sunar ve dahili özelliği sayesinde verileri otomatik olarak yedekler. 
  • API çağrısı sayesinde ölçeklendirme ve depolama kapasitesi arttırma seçenekleri sunar. 
  • MysQL, oracle veya Microsoft SQL gibi motorlara erişim sunuar. 
  • En önemli artısı ise Amazon’un geniş müşteri destek ağı ve EMR hizmeti aracılığıyla büyük veri araçlarından sorunsuz bir şekilde yararlanmak diyebiliriz. 

3 – SQL Developer

SQL Developer Birçok veritabanı teknolojisi ile çalışabilme imkanı sunuyor. Ayrıca en önemli özelliği bulut ortamında yada geleneksel dağıtımlarda Oracle veritabanını basitleştirmeye  ve geliştirmeye yardımcı olmasıdır. 

Genel Özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Kullanıcıların farklı düzende rapor tanımları oluşturmasını sağlar.Üstelik kullanıcılar raporları HTML veya PDF formatlarında işleyebilir.
  • Şirketlerin kullandığı diğer benzer veritabanlarına ücretsiz erişim imkanı tanır. Modelleme, DBA kontrolleri, veritabanı yardımcı programları gibi özellikler kayda değer olanları arasında. 
  • Pekçok sorgunun yürütülmesi daha az zaman alır. XML, HTML, PDF veya excel dahil olmak üzere farklı formatlarda sorgular oluşturmasına imkan tanır. 

4 – IBM Informix

Apple dahil pekçok markanın büyümesinde etkisi olan IBM ürünleri ve donanımlarıyla sektörün önde gelen markalarından olmaya devam ediyor. Özellikle son yıllarda Blockchain yatırımları ile ilgiyi üzerine çekiyor. 

Informix ürünü kritik verileri güvenilir bir şekilde yönetiyor ve güvenliği ile önplana çıkıyor. Sınırsız ölçeklenebilirlik ve geniş işlevsellik iddiasında. OLTP(online transactional processing) performansı ile tanınıyor. 

Genel Özelliklerini şöyle sıralayabiliriz: 

  • Kesinti süresini ortadan kaldırıyor, iyileştirme ve geliştirme çalışmaları sırasında kesintiyi durduruyor.
  • Gelişmiş kodlama yeteneği ile esnek ortamlarda çalışma imkanı sunar.
  • Sorunlara en aza indirmek için otomasyon ve evente dayalı data işleme kullanır. 

5 – Microsoft SQL Server 

Bilinen tüm DBMS(Database management system – Veritabanı yönetim sistemleri) arasında en etkili olanlardan biri. Arkasında dünya devlerinden biri olan veri tabanı yönetim sisteminin genel özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Harika performans: Ham veriyi, aksiyon alınabilir içgörülere çevirme yeteneği. Üstelik bu verileri herhangi platform veya cihazda kullanabilirsiniz.
  • Geliştirilmiş sorgu işleme:  SQL veritabanı ve SQL server’da sorgu performansını iyileştirmek için çeşitli özelliklerden yararlanıyor. 

Toplamda sql server marka değeri ve performans gücüyle sektörde tercih edilmeye devam ediyor diyebiliriz.

6 – MySQL

Açık kaynak kodlu bir database (veritabanı) sistemi olan MySQL, internet ortamında web barındırma sağlayıcılarının çoğu tarafından temel paketiyle kullanılır. 

Genel Özellikleri şöyle: 

 

  • Ölçeklenebilirlik: veritabanlarının ölçeklenebilirliğini ve güvenilirliğini artırır.
  • E- ticaret siteleri, iş odaklı karmaşık farklı uygulamalardan faydalanabilir.
  • Güçlü teknik destek sunar ve olası saldırılara karşı savaşır. Topluluk tarafından geliştirilmesi güçlü yanlarından biridir. 
  • Kolayca implemente edilebilir olması da en büyük özelliklerinden biridir.

 

7 – Teradata 

En eski ve en çok güven duyulan veritabanı yazılımlarından biridir. Çok iyi veri işleme hızı, export ve import imkanı sunar. Karmaşık veri işleme konularını basitleştirebilir.

  • Esneklik: Herhangi bir veriyi analiz etme, farklı ortamlarda deploy gibi ciddi önemli esneklik sunar. Bulut depolama yada şirket içi sistemlerde yararlanılabilir.
  • Paralellik: Bu yetenek sayesinde veri tabanı yazılımları arasında entegrasyon avantajı sağlanır. 
  • Hızlı ve Etkin: Aynı anda birden fazla sorguyu işlerken çıktıları daha hızlı bir şekilde dağıtma yeteneğine sahiptir.

8 – EMS SQL Manager

Bir dashboard içerisinde veri bileşenleri yaratmanızı sağlar. Güçlü satıcı desteği sayesinde veritabanı çalışmalarınızda destek alma imkanınız olur.

Genel Özellikleri şöyle: 

  • Veri Dönüştürme: Veri dosyaları arasında kolayca export ve import imkanı sunar. 
  • 4.1 ve 5.7 aralığındaki MySQL sürümlerini destekler.  Yedekleme sırasında %95’e kadar disk alanı ve zaman tasarrufu sağlar. Veritabanı bakım otomasyonu ile veri kullanılabilirliği artar. 
  • SQL Yöneticisi: Tüm görevlerin bakımı, sunucu izinleri yönetimi, performans istatistikleri analizi ile birlikte SQL sunucu yönetim sürecinin basitleştirilmesine ve yönetilmesine yardımcı olur.

9 – Altibase

Altibase de bir açık kaynak kodlu yüksek performanslı veritabanıdır. Öte yandan kurumsal düzeyi hedefler. Tabloları yatay ve dikey olarak ölçeklendirebilir bu işi bellek yönetimi sayesinde kolaylıkla yapar. Samsung, Hyundai ve HP dahil olmak üzere bazı büyük şirketler, en önde gelen müşterileridir.

10 – Knack

2010 yılında kurulmuş olan knack en kolay online database yönetimi tool’larından biridir. 

Saas based olarak çalışan tool kolayca yapı kurmayı ve bağlantı oluşturmayı sağlar. Tüm bu işlemleri kod gerektirmeksizin yapması oldukça etkilidir.  Intel, Capital One, HP,  Spotify, Panasonic, Honda, Harvard University müşterileri arasındadır. 

39 önceden yaratılmış database template’i olması saas gücünü çok iyi gösteriyor. 

11 – Improvado

İşletmenizin ölçeği fark etmeksizin tüm pazarlama verilerini gerçek zamanlı olarak toplamanıza yardımcı olmak için geliştirilmiş bir veritabanı yazılımı. Esnek ve ölçeklenebilir olması ve pazarlama katmanı yazılımı olması güçlü yönüdür. 

12 – Razor SQL

Veri tabanı yönetimi ve sorgulama araçlarından biri olan RazorSQL, kullanıcıların oluşturduğu tabloları tanıyan anahtarları, yapı dizinlerini ve sütunları kontrol etmesine olanak taanır yani aslında yapı kontrol yapmamızı sağlar.  

  • Cisco Meraki MR42 ve Meraki Cihazları

    Bulut tabanlı yönetim sistemlerinden biri olan Cisco Meraki’nin Access point’lerine (erişim noktası) odaklanacağımız bir yazı kaleme almak ve bu konudaki ihtiyaçlarınıza göre sizleri yönlendirmek istedik. Konuya hiç hakim değilseniz Cisco Meraki Nedir? ( https://dogus.com.tr/cisco-meraki-nedir ) yazımızı okumanızı tavsiye ediyoruz. Projenizle ilgili teklif yada danışmanlık almak isterseniz Cisco Meraki sayfamıza giderek bizlere ulaşabilirsiniz.   Kablosuz ağ […]


  • Server Nedir

    Malumunuz kelime anlamıyla Server: Sunan, sunucu demektir. Günümüz bilgisayar ağlarında kullanılan sunucu/istemci mimarisinde verileri saklayan, düzenleyen ve istendiğinde sunandır.  Bir cihazın sunucu olarak isimlendirilebilmesi için, bir ağ bağlantısındaki istemcilerden gelen istekleri dinleyecek şekilde yapılandırılması gerekir. Bir uygulama, rol veya farklı aksiyonların birleşimi olabilir. Örneğin Apache web sunucusu bir işletim sisteminin üzerinde koşan uygulamaların internet tarayıcısı isteklerine […]


iot-nedir-711x400

IOT NEDİR?

Hava çok sıcak, eve geldiğinizde serin olmasını çok istiyorsunuz; hemen giriyorsunuz klimanızın mobile app’ine dereceyi ayarlıyor çalıştır tuşuna basıyorsunuz… Nesnelerin interneti (IOT) yada İngilizce ismiyle Internet of Things artık hayatımızın vazgeçemeyeceğimiz bir unsuru haline geldi. Peki “IOT Nedir?” gelin inceleyelim.

Nesnelerin İnterneti Nedir (en basit tanım):


Nesnelerin interneti (IOT) en basit tabiriyle tüm nesnelerin birbiriyle internet üzerinden veri alışverişi yapabilmesidir. Sensörler, yazılımlar ve diğer teknolojiler veri akışının devamlılığını sağlar. Wi-Fi, Bluetooth, uydu, hücresel gibi çeşitli protokol ve teknolojiler yalnızca birkaçıdır. Akıllı telefon, akıllı TV, akıllı buzdolabı gibi tanımlar aslında IOT teknolojilerini de tanımlayan bir ifadedir. Yaklaşık olarak 7-10 milyar arasında cihaz internet üzerinden birbiriyle haberleşir halde bulunuyor. 2025 yılına kadar 22 milyar’a ulaşması bekleniyor (Oracle India)

IOT – Nesnelerin interneti, büyük sistemlerle bağlantılı bir iletişim ağı. Yani aslında her şey bizim klimamızı ayarlamamız kadar romantik olmayabilir. Milyarlarca cihazın bağlı olduğu ve haberleştiği bir ortamda Büyük Veriden bahsetmesek olmaz…  Bugünlerde telefonunuz yanınızdayken kırmızı bir ayakkabı istediğinizi birkaç kez söylediğinizde büyülü bir şekilde kırmızı ayakkabılar görüyorsunuz. Aslında elinizdeki “akıllı telefon” asıl bilgisayar diyebileceğimiz bir veri merkezi ile haberleşiyor ve veriyi işliyor. Algoritma doğrudan size ilgili içerikleri göstermeye başlıyor. Yani an ve an telefonunuz sizi dinliyor. Klima kullanım verileriniz de elbette işleniyor, ar-ge çalışmalarında kullanılıyor. Hangi partinin iktidar olacağından, kullanım ve genel alışkanlıklarınızdan, basit hayat kolaylaştırıcı uygulama ve tekniklere kadar her şey ama her şey nesnelerin interneti ile ilgili.

Minimum İnsan Müdahalesi, Maksimum performans = IOT – Nesnelerin interneti


Gömülü sistemlerin gelişimi, haberleşme ağlarının kuvvetlenmesi, büyük veri ve analitik yaklaşımların gelişimi sayesinde bugün insan müdahalesi en aza indi. Bir fabrikada cihazların zifiri karanlık bir ortam içerisinde haberleşerek iş yapması sayesinde 7/24 çalışma imkanı doğdu ve münferit maliyetlerden kurtulma imkanı oluştu. Dijital Dünya IOT sayesinde varlığını sağlamlaştırıyor diyebiliriz.

IOT – Nesnelerin interneti nasıl kolaylıklar sağlıyor?

  • İş süreçlerini izlemek
  • Müşteri deneyimini iyileştirmek
  • Zamandan ve paradan tasarruf
  • Çalışan verimliliğini artırmak
  • İş modellerinin entegrasyonu ve uyarlanması
  • Veri ışığında daha iyi kararlar
  • Gelir artışı

Listedeki başlıkları trafiğin düzenlenmesi nedeniyle daha az harcanan vakit ve petrol tüketimi sonucunda oluşacak majör faydalardan en mikro faydalara kadar genişletmek mümkün.

IOT’nin daha etkin olmasını sağlayan teknolojiler:

  • Düşük enerji tüketimli ve maliyetli sensör teknolojileri: Yıllar içerisinde haberleşme sistemlerinin gelişmesi, askeri alanda gömülü sistemlerin kullanım etkinliğinin artması ile düşük maliyetli sensör üretimi IOT teknolojilerinin yaygınlaşmasına yardım ediyor.
  • Nesnelerin internet üzerinden birbirine ve sunucuya bağlanabilmesi imkânı: Son yıllarda network protokollerinin gelişimi sayesinde cihazlar birbirlerine daha kolay biçimde veri aktarabiliyor.
  • Bulut bilgisayar platformları: Bulut teknolojilerinin gelişimi iot teknolojilerini kullanacak olan projelerin diledikleri ölçekte depolama ve bilgisayar gücüne sahip olmasını sağlıyor.
  • Makine öğrenmesi ve istatistik: Yazılım sektörünün gelişimi, yüksek ölçekte hesaplama yapabilen donanımların varlığı sayesinde firmalar içgörüler geliştirebiliyor ve böylece nesne haberleşmesi bilinçli ve verim kritik yapılabiliyor.

IOT NEDİR, gerekirse bugün otomobil, üretim, gayrimenkul, perakende, lojistik ve aslında neredeyse tüm aklımıza gelen sektörlerde verim kritik uygulamaların artması yüksek ölçekte üretim ve iş demektir.

 

 

Linkedin sayfamızı takip ediyor musunuz?

veri-merkezi-alt-yapi-yonetimi-dcim-711x400

Veri Merkezi Altyapı Yönetimi (DCIM)

Veri Merkezi nedir?

Veri merkezi, bir kuruluş ya da firmanın BT operasyonları ile paylaşılan veri ve uygulamalarını depolamak, işlemek ve yaymak amacıyla kurgulanmış, verileri merkezileştiren bir tesistir. Kuruluşların en önemli varlıklarını, verilerini, barındırdıkları veri merkezleri özellikle BT operasyonlarının önem kazandığı günümüzde hayati önem taşır. Veri güvenliği ve güvenilirliği kurumlar için önemlidir ve bu nedenle veri merkezleri en önemli öncelikler arasında yer alır. Kuruluşların iş açısından kritik verileri ve uygulamaları bu alanlarda barındırdığından, hem tesisin hem de ekipmanın izinsiz girişlere ve siber saldırılara karşı güvence altına alınması önemlidir. Bir veri merkezinin ana unsurları şu şekilde sıralanabilir:

Tesis: BT ekipmanı için kullanılabilir alanlardır. Bilgiye 7/24 erişim sağlamak amacıyla, veri merkezlerinde ciddi enerji tüketimi gerçekleşitr. Dolayısıyla bu tesisler, dünyanın en çok enerji tüketen tesislerinden biridir. Alanı optimize edebilmek için tasarım ve ekipmanı belirli sıcaklık/nem aralıklarında tutmak için çevresel kontrollere ihtiyaç vardır.

Temel bileşenler: BT operasyonları ve veri ve uygulamaların depolanması için ekipman ve yazılımlardır. Bunlar, depolama sistemlerini içerir: sunucular; anahtarlar ve yönlendiriciler gibi ağ altyapısı ve güvenlik duvarları gibi çeşitli bilgi güvenliği öğeleri sayılabilir.

Destek altyapısı: Mümkün olan en yüksek kullanılabilirliği güvenli bir şekilde sürdürmeye yarayan ekipmandır. Uptime Institute, kullanılabilirliği yüzde 99,671 ile yüzde 99,995 arasında değişen dört veri merkezi katmanı tanımlamıştır. Altyapıyı desteklemek için bazı kesintisiz güç kaynakları (akü grupları, jeneratörler ve yedekli güç kaynakları vb.), çevre kontrolü (bilgisayar odası klimaları, ısıtma, havalandırma ve klima sistemleri ve egzoz sistemleri), fiziksel güvenlik sistemleri (biyometrik ve video gözetim sistemleri), operasyon personeli (operasyonları izlemek ve günün her saatinde BT ve altyapı ekipmanının bakımını yapmak için mevcut personel).

Veri Merkezi Altyapı Yönetimi için Yazılım (DCIM)

Veri Merkezi Altyapı Yönetimi (DCIM) yazılımı, veri merkezi operatörlerine verimli veri merkezi operasyonlarını yürütme, veri merkezi altyapı planlaması ve tasarımını geliştirme imkanı sunan yeni bir yazılım sınıfıdır. Genellikle Excel, Visio ve yerli  veritabanlarının yerine kullanılır. DCIM yazılımları, veri merkezinin kullanımını en üst düzeye çıkarmak için kurumsal etki alanları (veri merkezi operasyonları, tesisler ve BT) arasında bilgi köprüsü kurabilir. Kritik önem taşıyan veri merkezi tesisinin altyapısını sürekli olarak izleyen DCIM yazılımları, ekipmanı sorgular, veriler üzerinde toplar, trendleri, raporları ve eşik ihlallerini izler. Yerleşik uyarılar ile olası arızaların kullanıcıları ve hizmetleri etkilemesini önler.

Veri merkezi altyapı yönetimi (DCIM) Ne İşe Yarar?

Veri merkezi altyapı yönetimi (DCIM), bir kuruluş içindeki BT ve bina tesisleri işlevlerinin yakınsamasıdır. DCIM’lerin amacı, yöneticilere bir veri merkezinin performansına ilişkin bütünsel bir bakış açısı sağlayarak enerji, ekipman ve zemin alanının mümkün olduğunca verimli kullanılmasını sağlamaktır. DCIM araçları, yöneticilerin bir veri merkezi ile BT sistemleri arasındaki ilişkiyi yönetmesine yardımcı olur. Enerji izleme sensörleri ve destekleyici donanım, güç altyapısının tüm noktalarına kurulabilir, böylece DCIM yazılımı, güç kullanım etkinliğini (PUE) ve soğutma sistemi enerji verimliliğini doğru bir şekilde toplayabilir ve analiz edebilir. Bazı kuruluşlar, soğutma giderlerini daha da azaltmak için hava akışını ve sistem yerleşimini optimize etmek için DCIM’yi hesaplamalı akışkan dinamiği (CFD) analiziyle birleştirir. Bu tür bir yaklaşıma sürekli modelleme denir. Sürekli modelleme, yöneticinin herhangi bir para harcanmadan önce önerilen BT veya altyapı değişikliklerinin mühendislik neden ve etkisini gözlemlemesine ve ölçmesine olanak tanır.

Veri Merkezi Altyapı Yönetiminde İleri Teknolojilerin Önemi

Veri Merkezi Altyapı Yönetimi (DCIM) ve sistem izleme stratejileri, yalnızca kaynakların tam olarak kullanılmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda insan hatasını ve diğer kesinti nedenlerini azaltmaya da yardımcı olur. Ayrıca bu izleme sistemleri, tesis yöneticilerinin mevcut müşteri ortamlarının sürekli artan karmaşıklığıyla başa çıkmasına destek olur.  Mevcut veri merkezi ortamında altyapı yönetimi ve sistem birlikte çalışır. 

BT yatırımlarının kullanımının artması ve artan verinin muhafaza edilmesinin önemi arttıkça veri merkezi hizmetlerine yönelik talepler de arttı. Buna bağlı olarak DCIM gibi kritik ortamların performansını arttırmak ve sürdürülebilirliğini korumak da firmalar için öncelik haline geldi. Maksimum güvenilirlik için veri merkezi işlemlerinin belli bir standarta ve güncel teknolojilere sahip olması gerekir. Buna elektrik dağıtımı, bağlantı, erişim, güvenlik, mekanik ve veri merkezi operasyonları için temel olan diğer tüm sistemler dahildir. Bunlar, DCIM ve sistem izleme süreçlerinin sağlıklı yönetilmesi için sağlam bir zemin hazırlar.

Doğuş Elektronik Veri Merkezi Çözümü Yaklaşımı

Doğuş Elektrik Elektronik, inşaatına başlanacak veya halihazırda mevcut olan veri merkezlerinin re-organizesini ya da baştan inşasını uluslararası standartlara uygun şekilde gerçekleştirir. Kritik öneme sahip olan veri merkezi alanlarının  daha verimli, efektif çalışması için uzman Doğuş Elektrik Elektronik’in uzman ekibi analiz, projelendirme, optimizasyon, devreye alma, bakım ve tüm süreçlerde aktif rol oynar.

Firmalara, Proje çiziminden teslimine kadar tüm süreçlerin tek firma ile uçtan uca takibi, doğru tasarım garantisi, düzenli bakım hizmetleri sayesinde sorunsuz çalışan sistem, uluslararası standartlarda projelendirmelerle uzun yıllar dayanıklı ve kesintisiz çözümler sunulur. Doğuş Elektrik Elektronik’in ATD sertifikalı veri merkezi uzmanları, uzaktan izleme yazılımları ile sistem izleme olanağı ile IT kaynak yatırımlarından tasarruf avantajı elde edersiniz.

Doğuş Veri Merkezi Sistemlerinde Dört Adım Yaklaşımı

‘Uzmanlık fark yaratır’ mottosu ile çalışmalarını 33 yıldır sürdüren Doğuş Elektrik Elektronik, ‘dört adım yaklaşımı’ ile projelerini hayata geçirir: Veri Merkezi Yer Seçimi, Keşif ve Tasarım Çalışmaları, Saha Uygulama, Kurulum ve Entegrasyon Çalışmaları, Test ve Devreye Alma.

Veri Merkezi Yer Seçimi

Araştırmalar, veri merkezinin konumlandırılacağı yer ile ilgili oluşabilecek felaket yüzdesini yüzde 68 civarında verir. Bu nedenle, Doğuş Elektrik Elektronik tasarım sürecine başlamadan önce veri merkezi alan konumlandırmasını, müşterileri ile birlikte kampüs, bina ve/veya ofis ortamını ziyaret ederek veya elde ettiği proje bilgilerinden yola çıkarak belirler. Veri Merkezi Yer Seçimi, veri merkezi kurulumu yapılırken en önemli kriterlerden biridir. Su, nem, yangın, patlama, deprem, iklim şartları, terör, teknolojik altyapı farklılıkları, arazi verimliliği gibi faktörlere karşı optimum düzeyde yer seçimi yaparak alanın hasar alma riskini sıfıra yakın bir düzeye indirgemek hedeflenir.

Keşif ve Tasarım Çalışmaları

Firmalar için gerekli olan veri merkezi ihtiyaçlarını tam olarak belirleyebilmek adına Doğuş Elektrik’in uzman ekibi, sahayı ziyaret ederek tüm projenin keşif çalışmalarını gerçekleştirir. Bu çalışmalar, en doğru çözümleri global standartlarda sunabilmek için büyük önem taşır. Keşif ve Tasarım Çalışmaları’nın hemen ardından, veri merkezi projelendirme aşamasına geçilir. Profesyonel teknik kadrosu pek çok farklı kritik senaryoyu değerlendirerek tasarımların güvence altında olduğundan emin olur.

Saha Uygulama, Kurulum ve Entegrasyon Çalışmaları

Keşif ve tasarım çalışmalarının hemen ardından veri merkezi uygulama, kurulum ve entegrasyon çalışmaları başlar. Birbirinden farklı ürünleri doğru entegre etmek bu çalışmanın anahtarlarından biridir. Doğuş Elektrik’in uzman ve tecrübeli saha ekipleri sayesinde bu süreç de başarı ile tamamlanır.  Saha Uygulama, Kurulum ve Entegrasyon Çalışmaları sırasında oluşabilecek en küçük hata, yanlış kurulum ve entegrasyon iş sürekliliğinin bozulmasına ve ekonomik kayıplara neden olabilir. Bu nedenle bu sürecin tecrübeli ve alanında uzman ekiplere teslim edilmesi çok önemlidir.

Test ve Devreye Alma

Projelerin teslim edilmeden son ve en önemli adımlarından biri de Test ve Devreye Alma’dır. Doğuş Elektrikekipleri,kurulan sistemlerin hatasız ve kesintisiz bir şekilde çalışması için gerekli koşulların sağlandığını test eder. Yük bankaları ile tüm sisteme yükü verip sistemin bu yüke nasıl cevap verdiğini global standartlara uygun senaryolar çerçevesince (Level 3, 4, 5) test edilir. Testlerde ortaya çıkabilecek olası sorunlar düzeltilerek sistemin sorunsuz olarak çalışacağından emin olunur. Aynı zamanda, sistemde kontrol edilen tüm donanımların etiketlenmesi ve adreslenmesi önemlidir. Böylece sistemin herhangi bir karışıklık olmadan düzgün şekilde yönetilebildiğinden emin olunur. Bu adresleme, daha sonra yapılacak bakım ve onarım durumlarında zaman kazandırır ve verimliliğin artmasını sağlar.

erp-nedir-711x400

ERP Nedir?

ERP açılımı, Enterprise Resource Planning ve Türkçe adıyla kurumsal kaynak planlama yazılımları, en basit şekilde firmalar için geliştirilmiş karar destek sistemleri olarak tanımlanır. ERP sistemleri, kullanıcıların sisteme girdikleri verileri anlamlı hale getirebilmek için kurgulanmıştır. Bu sistemler, işlenen verileri belli parametrelere bağlı olarak analiz eder, onları anlamlı hale getirir ve verilerin en kısa sürede doğru şekilde raporlanmasını ve stabilize edilmesini sağlar. Kurumsal kaynak planlama yazılımları, firmaların mevcut kaynaklarını maksimum düzeyde kullanabilmelerini amaçlayarak kurgulanır. Bu programlar sayesinde üretilen, işletmeler için değerli ya da değerlenebilecek her türlü bilgi ve belge merkezi bir sistemde kayıt altına alınır, bir deneyim havuzu oluşturulur ve firmaların kurumsal hafızaları koruma altına alınır. Şirketler, kendi pazarlarında rekabetçi ve sürdürebilir olmak için verilerini ve kaynaklarını en yüksek verim ile yönetmelidir. Özetle, Endüstri 4.0’ın konuşulduğu günümüzde kaynakları yönetmek için belli başlı araçlara ihtiyaç vardır ve bunun için en temel ihtiyaçlardan biri olarak kurumsal kaynak planlama yazılımları gösterilebilir.

ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) Modülleri nelerdir?

Standart bir ERP yazılımı, işletmelerin uçtan uca tüm iş süreçlerini tek bir platform üzerinden yönetmelerine olanak sağlayacak şekilde geliştirilir. Genellikle her iş süreci işin kurgulanmış bir modül bulunur ve bu modüllerin birbiri ile tam entegre çalışması, birbirleri ile konuşabilir olması beklenir. Buna göre standart bir sistemde,

satış, satınalma, üretim planlama, üretim, kapasite, stok, depo yönetimi, kalite yönetimi, malzeme ihtiyaç planlaması (yaygın bilinen adıyla – MRP), maliyet, finans, muhasebe, sabit kıymet, bütçe, insan kaynakları, müşteri ilişkileri yönetimi (yaygın bilinen adıyla – CRM), servis yönetimi, dış ticaret, proje, bakım modülleri yer almaktadır. İsimleri değişiklik gösterse de tüm ERP yazılımları standart sistemlerinde benzer işlevlere sahip bu modüllere yer verir. ERP sistemlerini, canlılarda bulunan sinir sistemine benzetmek yanlış olmaz: Sistem, modüller aracılığı ile firmanın her bir noktasına erişim sağlar, topladığı verileri beyne, yönetim paneline, ulaştırır ve yine verilen emirleri iletir.

ERP Ne İşe Yarar?

ERP programı, firmalar için pek çok yönden önemli avantajlar sunar. Bu yazılımlar, firmalara zaman, maddi tasarruf, stratejik karar almada kolaylık ve kurumsal hafıza kazandırır. Peki bunu nasıl yapar? Bunu kısa bir örnekle açıklamak mümkün: Üretim yapan bir firmayı ele alın. Firmanın sipariş teklifi oluşturulduğu andan üretim, kalite kontrol, teslimat ve hatta satış sonrasına kadar tüm süreçlerin yönetiminin ve bu süreçte elde edilen verilerin tek bir ekran üzerinde görüntülenebildiğini düşünün. Siparişten itibaren program, firmanın yetkililerinin envanteri, malzeme planlaması, tedarik zinciri, üretim planlaması, üretim, kalite kontrol, maliyet, servis ve hatta bakım süreçlerini kolayca yönetebilmesini sağlar. Bu sayede fire ve hata ihtimalleri minimize edilir. Yazılım, firmalara eldeki kaynakları en verimli şekilde kullanarak maksimum faydayı ne şekilde elde edeceklerini tutarlı raporlar ile sunar. Kullanıcılar iş süreçlerini bu raporlara göre kurgular.

Sistem üzerinde saniye bazında, minimum hata payı ile gerçekleştirilen bu süreçler, maddi tasarrufun yanı sıra zaman da kazandırır. Ayrıca tüm işlemler, sistemde kayıt altında tutulur. Böylece zamanla veriler sistemde birikir ve kurumsal hafıza da oluşturulur. Programın sunduğu doğru raporlar, stratejik karar alma süreçlerinde de yetkililere rehberlik eder.

Doğru ERP Programı Nasıl Seçilir?

Her firmanın iş süreci yönetimi ve kurum kültürü farklıdır. Dolayısıyla her işletmenin ihtiyaçları ve bu ihtiyaçlara yanıt bulabileceği ERP programı da farklı olabilir. Bu nedenle firmalar son kararı vermeden önce ciddi bir araştırma yapmalı ve öncelikle kendi kurum kültürüne uygun, ihtiyaçlarına cevap verebilecek ve kendi dilini konuşabilecek kurumsal kaynak planlama çözümlerini bulmaları gerekir. Ancak, seçim yaparken yalnızca günün koşulları değil, gelecekteki doğacak olası ihtiyaçlar da senaryolara eklemek gerekir. Seçilecek yazılımın bilgi birikimi, teknik özellikleri, sunduğu çözümlerin yanında sağlayıcı firmanın vizyonu, gelecek planları, izlediği proje yönetim metodolojileri, kurulum sonrası sunduğu hizmetler, sunulan yazılımın geliştirilebilirliği de dikkate alınmalıdır. ERP programı, yüksek maliyetli ve uzun ömürlüdür. Bu nedenle, yatırım yapılan yazılımın da sürdürülebilir olmasına dikkat etmek gerekir.

ERP programlarının implementasyon ve adaptasyon süreçleri nasıl yönetilmelidir?

ERP programları, şirketlere tüm iş süreçlerinde destek olur ve çalışmalarını en üst seviyeye taşımalarına yardım eder. Ancak Gartner (Global Research and Advisory Company) raporuna göre projelerin yüzde 75’inden fazlası başarıyı yakalayamıyor. Bunun en temel nedeni ise firmaların ERP sistemine geçişte projeyi yanlış yönetmelerinden kaynaklanıyor. Hatalı implementasyon, kötü yönetilen projeler, ilgili firma çalışanlarının programa adapte olamaması gibi nedenler, bu önemli bilişim teknolojisi yatırımının büyük bir kayba dönüşmesine neden olabilir. Bu nedenle, ERP sisteminin firmaların iş süreçlerine planlı ve stratejik bir yaklaşımla uygulanması gerekir. Bu projelerde başarıyı elde etmenin anahtarı ise ‘doğru implementasyondur’ yani doğru uygulamadır.

Bir projesinin doğru yönetilebilmesi için çeşitli aşamaların izlenmesi gerekir. Buna göre; proje planlama, kavramsallaştırma, gerçekleşme, canlı kullanım hazırlığı ve canlı kullanım desteği adımları izlenir. Tüm aşamaların doğru analiz edilmesi, programın kurgulanacağı firmanın strateji, hedef ve ihtiyaçlarının doğru belirlenip, uygun yol haritasının çıkarılması gerekir. Bu noktada yazılım sağlayıcı firmanın uluslararası standartlarda proje yönetim metodolojilerini takip ettiğinden emin olmak şirketlere güvence sağlar.

ERP projeleri, iki tarafın da –yazılım sağlayıcı firma ve muhatap olan şirket- özveri ve sabırla çalışması gereken uzun soluklu projelerdir. Projelerin başarı ile sonuçlanmasına önemli etkenlerden biri de üst yönetim desteğidir. Proje süresince üst yönetimin takındığı tavır, farkındalık seviyesi, ilgi ve takibi, proje ekibinin yanında duruşu, açık, net şekilde delegasyonu, padaşlarla iletişimi ve gerçekçi beklentiler içinde olması hayati önem taşır.

ERP Projelerinde Veri Merkezi Özellikleri Nelerdir ve Neden Önemlidir?

Veri merkezi, bir işletmenin başarısının en kritik parçalarından biridir. Veri güvenliğinin etkinliği ve güvenliği, işletmelerin günlük operasyonlarını doğrudan etkiler. Günümüzde, cloud tabanlı yazılım çözümleri gündemde. Veri merkezlerine olan talep ve ihtiyaç her geçen gün önemini arttırıyor.  Bu nedenle bir yazılım arayışına girildiğinde dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biri olarak veri merkezleri karşımıza çıkıyor. Herhangi bir ERP yazılımı seçim sürecinde, yazılımın uygun donanıma sahip olduğundan, verilerinizi koruyacağından, kullanıcıların yazılıma ve verilere sorunsuz erişebileceğinden emin olmakta fayda var. Yazılım sağlayıcı firma, donanım ve sunucuların yönetimi ve ayrıca veri yedeklemesi ve güvenlikle ilgili BT bakımlarıyla ilgilenmekle sorumludur. ERP programı için seçim yapılırken yüksek veri merkezi güvenliği konusunda uluslararası standartları karşılayan, güncel yasaları ve teknolojiyi takip eden yazılım firmalarını tercih ettiğinizden emin olmalısınız.

Peki veri merkezi nedir? Veri merkezini, işletmenizin bilgi deposu olarak düşünebilirsiniz. Bilgiyi envanter olarak saklamak yerine, iş süreçlerinde elde ettiğiniz tesis bilgileri, web sitesi verileri, kredi kartı verileri, satış verileri, envanter verileri, muhasebe verileri, e-ticaret verileri gibi verileri sistemin temelini oluşturan sunucular,  güvenlik duvarları ve yedekleme ekipmanları aracılığı ile depolamak denebilir. Verilerinizi, veri merkezi sayesinde toplayabilir, depolayabilir, koruyabilir ve yönetebilirsiniz. Bir veri merkezi, bu ekipmanları barındırmak için ayrılmış bir binaya sahip olmak kadar karmaşık ya da tek bir odada yalnızca birkaç sunucuya sahip olmak kadar basit olabilir. Önemli olan sağlıklı yedekleme, güvenlilik, sisteme uyum gibi faktörlerdir. Yazılım sağlayıcıların ve işletmelerin yatırım yaparken kendileri için doğru ve güvenilir veri merkezlerini tercih ettiklerinden emin olmaları gerekir. Doğal afet, elektrik kesintisi vb. gibi durumlar için gerekli önemlerin alındığından, ısınma-soğuma, düzenli bakım, kapasite, altyapı gibi hususların düzenli olarak kontrol edilip edilmediğine bakmalısınız.

Güvenlik, veri merkezi için en kritik konulardan biri. İyi bir veri merkezi, yanlış kişilerin, barındırılan ekipmana erişmesini önlemek için birden fazla güvenlik seviyesi (BioMetric, PIN kodu, Erişim kartı vb.) sunmalıdır. Buna göre, yazılım sağlayıcı firmanın veri merkezi için 7/24 video izleme ve insanlı güvenlik, ağ operasyon merkezi tarafından 7/24 izleme, kompleks ana girişinde güvenlik uzmanı, güvenli yükleme alanı, yönetim ve izleme gibi hizmetler sunuyor olması gerekir.

big-datanin-finans-sektorundeki-yeri-711x400

Big data’nın finans dünyasındaki önemi nedir?

Daha önceki “Big data nedir?” adlı yazımızda da bahsettiğimiz gibi big data analizleri şirketler tarafından rekabette öne geçebilmek adına çok önemli bir araç olarak kullanılmaya başlanmıştır. İnsanların internette gezerken veya belirli uygulamaları kullanırken gerçekleştirdikleri neredeyse her eylem bir şekilde kayıt altına alınmaktadır ve bu veriler big data havuzlarına dahil olmaktadır. Büyük şirketler bu verileri analiz ederek güncel olan trendleri belirleme, müşteri beklentilerini ölçme, müşteri hizmetini daha iyi seviyelere çıkarabilme ve aynı zamanda daha isabetli kararlar alarak gelirlerini yükseltme şansına sahiptir. Big data analiz yöntemiyle elde edilebilecek avantajların sınırı halen daha günümüzde tam olarak belirlenmiş değildir. Gelişme aşamasında kabul edilen big data sektörünün analiz yöntemleri her gün farklılaşmakta ve bu farklı yöntemler sayesinde farklı farklı çıkarımlar yapmak mümkün bir hal almaya başlamaktadır.

Big Data & Finans Dünyası

Finans sektörü bir günlük zaman dilimi içerisinde en yüksek miktarda veriyi üreten, işleyen ve saklayan sektörlerden birisidir. Big data’nın hayatımıza girmesi ile birlikte finans sektörü baştan aşağı bir değişime uğramış ve kendisini yeni teknolojik düzene adapte etmiştir.

Finans sektöründe hizmet veren kuruluşlar big data’yı diğer şirketlerin yaptığı gibi müşteri isteklerini belirleme, hizmet kalitesini arttırma, mevcut trendleri takip etme gibi amaçlarla kullanıyor olsa da big data’nın finans sektöründe kendisine özel bir konumu da mevcuttur. Big data özellikle borsalardaki işleyişi büyük oranda değiştirmeyi başarmıştır. Borsada meydana getirdiği değişiklikler arasında en öne çıkanı ve popüler olanı algoritmik trade’lerdir.

Algoritmik trade nedir?

Algoritmik trade, borsadaki hisselerin ve paritelerin daha önceki fiyat hareketlerini inceleyerek bu hareketler arasında bir benzerlik yakalamaya çalışan ve uygun koşullar oluştuğunda insan etkileşimine ihtiyaç duymaksızın harekete geçen robotlar sayesinde yapılan trade işlemleridir. Algoritmik tradeler uzun süreler sürebileceği gibi günümüzün gelişmiş teknolojisi ile bir saniye içerisinde işleme girip, aynı anda kapatan algoritmik trade robotları da mevcuttur.

Borsalardaki paritelerin ve hisselerin geçmişteki tüm fiyat hareketlerini inceleyen bu algoritmalar çok yüksek boyutlardaki veriyi işlemek zorunda kalırlar. Pek çok algoritma sadece belirli bir borsa ve parite üzerinde değil, dünyadaki pek çok borsa ve paritenin bilgilerini gözden geçirmiş ve test etmiştir. Algoritmalar olmaksızın gerçekleştirilmesi imkansız olan bu analiz yöntemi ile borsalarda verilen kararların doğruluğu ciddi ölçüde artmaktadır. Aynı zamanda borsada hatalı kararlar verilmesinin ana sebeplerinden birisi olarak görülen insan psikolojisi ve duyguları da bu trade yönteminde egale edilmektedir. Başarılı trade algoritmalarının kazanma yüzdesi %90’ın üzerindedir ve bu seviye insanlar için ulaşması ve sürdürmesi çok zor olan bir seviyedir.

Finansal modellemelerde big data nasıl kullanılır?

Finans sektöründe big data teknolojisinin kullanıldığı bir diğer alan ise finansal modelleme alanıdır. Doğası gereği çok sayıda insanı ve etkeni incelemek zorunda olan finansal modellemeler big data yöntemleri ile çok ayrı boyutlara ulaşmayı başarmıştır. Milyonlarca insanın davranışlarını inceleyen, onlarca farklı etkeni hesaba katan bu finansal modellemeler ile pek çok doğru tahmin yapılabilmektedir. Bu yöntemler pek çok büyük şirket tarafından kullanıldığı gibi devletler tarafından da geleceği tahmin edip ona göre adım atabilmek adına sıklıkla kullanılmaktadır.

Risk ve dolandırıcılık önlemede big data nasıl kullanılmaktadır?

Şu ana kadar big data’yı elde mevcut olan verilerin işlendiği durumlarla konuşmuş olsak da big data bundan daha farklı ve kapsamlı kullanım alanlarına da sahiptir. Kredi kartlarının ve internet bankacılığının daha önce hiç olmadığı kadar yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandığı günümüzde saniyeler içerisinde binlerce farklı finansal işlem gerçekleştirilmektedir. Yüzlerce satın alma işlemi, havale işlemi, borç ödeme işlemi gibi işlemler her an gerçekleşmekte ve bankalar tarafından kayıt altına alınmaktadır. Bankalar sürekli olarak güncellenen bu verileri de analiz etme yoluna gitmişlerdir.

Bankalar big data yöntemlerini kullanarak bu verileri eş zamanlı olarak kontrol etmekte ve tehlikeli durumlar görmesi taktirde buna uygun önlemler almaktadır. Örneğin aynı kredi kartı kullanılarak çok ksıa bir zaman aralığı içerisinde iki farklı konumda işlem gerçekleştirilmişse bankalar bunu bir güvenlik zafiyeti olarak algılamakta ve buna yönelik adımlar atmaktadır. Big data analiz yöntemleri mevcut olmasaydı veya günümüzdeki kadar gelişmiş olmasaydı her saniye binlercesi eklenen bu kadar yüksek miktardaki veriyi incelemek mümkün olmazdı.

Bankalar yatırım stratejilerini belirlerken big data’dan nasıl yararlanmaktadır?

Bankalar gibi finansal kuruluşlar yatırım stratejilerini belirlerken riskin en minimal düzeyde olması için çok yoğun çaba harcarlar. Geçmişten bu yana bankalar bu riski en aza indirebilmek adına çeşitli yöntemler kullanmışlardır. Temel analiz yöntemleri, teknik analiz yöntemleri ile başlayan bu adımlar günümüzde haberlerin ve sosyal medyanın takibine kadar ilerlemiş durumdadır. Bu duruma en iyi örneklerden birisi dünyanın en büyük finansal kuruluşlarından birisi olan Credit Suisse’in geçen sene gerçekleştirdiği araştırmadır. Credit Suisse, big data ve yapay zeka teknolojilerini kullanarak haber verilerini incelemiş ve bu sayede ortaya çıkardıkları duyarlılık skorlaması ile kantitatif yatırım stratejilerini güncellemişlerdir. Pek çok finansal kuruluş tıpkı Credit Suisse gibi bu yolu kullanmaya başlamış durumdadır. Kripto para gibi insan etkileşiminin ve heyecanının yüksek olduğu sektörlerde ise sosyal medya analizleri çok daha büyük bir önem kazanmaktadır.

Finans sektöründe big data’nın karşılaştığı problemler nelerdir?

Big data, finans sektöründe çok köklü değişikliklerin gerçekleşmesini sağlamış olsa da karşılaştığı belli başlı sorunlar da bulunmaktadır. Bu sorunların başında bu analiz yöntemlerini kullanan şirketlerin eylemlerini gerçekleştirdikleri ülkede bulunan regülasyonlara uyma zorunluluğu gelmektedir. Bu regülasyonlara uymayan şirketler, devletler tarafından cezalandırılmakta ve çeşitli problemler ile karşılaşmaktadır. Bir diğer sorun ise verilerin mahremiyeti ile alakalıdır. Şirketler işledikleri ve sakladıkları bu verileri elde etme yöntemleriyle ilgili hukuksal sorunlar yaşayabildiği gibi bu verilerin korunması için yüksek miktarda giderlere de sahip olmaktadır.  

 Doğuş Elektronik olarak bizler ne yapıyoruz?

Doğuş Elektronik olarak bizler 34 yılı aşkın tecrübemizin verdiği yetkinlik ile sizlere en verimli ve kaliteli veri merkezi çözümlerini sunuyoruz. İklimlendirme sistemlerinden yangın söndürme sistemlerine kadar uzanan bu veri merkezi çözümlerini alanında uzman ekibimiz ile hayata geçiriyor ve sizlere tüm testlerini yaptıktan sonra teslim ediyoruz.

Veri merkezi çözümlerimiz konusunda daha detaylı bilgiye sahip olmak için bu bağlantıyı takip edebilirsiniz.

Sıfırdan bir veri merkezi kurulumunda ya da mevcut veri merkeziniz üzerinde yapılacak olan iyileştirmelerde sizlerle birlikte çalışmaktan mutluluk duyarız. Eğer siz de bizlerle çalışmak isterseniz bize ulaşabilirsiniz.

Bize ulaşın

İhtiyacınız olan çözüm doğrultusunda uzman ekibimizden daha detaylı bilgi almak için bir tanışma ve proje toplantısını hemen sizler için ayarlayabiliriz.

Bizlere ulaşmak için sales@dogussaha.com email adresini, 0212 222 8989 telefon numarasını ve sitemizin iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.

TIER-SERTIFIKASI-NEDIR-711x400

TIER sertifikası nedir?

Üretim yapan pek çok firma ürettikleri ürünlerin kalitesini, performansını, güvenilirliğini ve daha pek çok özelliğini kanıtlamak, müşteriye belgeleriyle sunmak için çeşitli sertifikalar alırlar. Hepimizin günlük hayattan aşina olduğu bu sertifikalar, satın aldığımız ürünler konusunda içimizi rahatlatan birer garanti görevi görmektedir. İş veri merkezlerine geldiğinde karşımıza uluslararası bir geçerliliğe sahip olan ve günümüzün en önemli veri merkezi sertifikası olarak bilinen TIER sertifikası karşımıza çıkmaktadır.

TIER sertifikası ve detayları

TIER sertifikası, Uptime Enstitüsü tarafından 25 yılı aşkın bir süredir çok sıkı tetkikler sonucu verilen bir sertifikadır. TIER sertifikası ve standartları en uzun aktiflik süresine ve en yüksek hata toleransına sahip veri merkezleri nasıl olmalıdır sorusuna bir yanıt olarak ortaya çıkmıştır. 4 ayrı seviyesi olan bu sertifika, veri merkezinin sahip olduğu hata toleransı seviyesi, aktiflik süresi gibi pek çok farklı kriter kontrol edildikten sonra veri merkezlerine verilmektedir.

TIER sertifikası neden önemlidir?

“Veri merkezi kurulumu (Detaylı rehber)” yazımızdan da hatırlayabileceğiniz üzere veri merkezlerinde devamlılığın sağlanması için alınan önlemlerin çeşidi ve sayısı oldukça fazladır. Tüm bu önlemlerin alınması ve alınan bu önlemlerin belirli bir standarta tabi olması oldukça önemlidir. TIER sertifikaları alınan bu önlemleri inceleyerek veri merkezlerinin hak ettiği derecedeki TIER sertifikasını onlara vermektedir. Firmalar dünya tarafından güvenilen, aktiflik süresi belgeleriyle kanıtlanmış veri merkezlerine sahip olmak için Uptime Enstitüsü tarafından belirlenen standartlara büyük özen göstermekte ve bu standartları sağlamak için büyük altyapı yatırımları gerçekleştirmektedirler.

TIER sertifikaları konusunda dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise sertifika seviyelerinin veri merkezinin iyiliği ve kalitesi ile alakalı olmadığıdır. Her veri merkezinin ihtiyaçları farklıdır ve dolayısıyla şirketlerin veri merkezleri için ayırdığı bütçeler de değişmektedir. Örneğin Amazon gibi 7/24 aktif bir şekilde çalışan bir site ile interneti oluşturan sitelerin %99’unun veri merkezi ihtiyaçları aynı değildir. Dolayısıyla her veri merkezi kendi ihtiyacı olan standartı karşılamakta ve ona uygun sertifikayı almaktadır.

 TIER sertifikası aynı zamanda halka açılmayı planlayan şirketler için de önemli bir belge niteliği taşımaktadır. Şirkete yatırım yapacak olan yatırımcılar, şirketin veri merkezinin güvenli olduğundan ve yatırdıkları paranın bir gecede boşa gitmeyeceğinden emin olmak için şirketlerden TIER sertifikası talep edebilmektedirler.

Neden TIER sertifikası?

Dünya çapında TIER sertifikası gibi veri merkezlerinin güvenliğini, kalitesini belirli bir standarta bağlamaya çalışan farklı sertifikalar çıkmış olsa da bu sertifikaların hiçbiri TIER sertifikasının kabul edilmişliğine ve ağırlığına ulaşamamıştır. TIER sertifikası performans odaklı bir sertifikadır ve bu durum onun sürekli gelişen ve değişen veri merkezi endüstrisine her zaman adapte bir şekilde kalmasına olanak sağlar. Yani TIER sertifikasının çıktığı günden bu yana veri merkezi teknolojileri konusunda çok büyük gelişmeler kaydedilmiş olsa da TIER sertifikası değerinden hiçbir şey kaybetmemiştir.

TIER 1 Sertifikası özellikleri nelerdir?

TIER 1 standartına sahip olan veri merkezleri yıllık %99.671’lik bir aktiflik süresine sahiptirler. Bu aktiflik süresi veri merkezinin çevrimdışı kaldığı sürenin bakımlar dahil senede 28.8 saati geçemeyeceği anlamına gelmektedir.

TIER 1 standartındaki veri merkezlerinde tek dağıtım kanalı bulunmaktadır. Bu sebepten ötürü sistemde meydana gelebilecek olası bir arızada tüm sistemin kapatılması gerekmektedir. Bu veri merkezleri anlık kesintileri önlemek için UPS ve daha uzun süreli elektrik kesintilerine karşı önlem olarak jeneratörler bulundursa da yedek sistemi içermezler. Sistemde bulunan parçaların yedekleri mevcut değildir.

TIER 1 standartı veri merkezleri sahip olduğu bu dezavantajlar nedeni ile sitelerinin çevrimdışı kalmasından maddi zarara uğramayacak kurumlar tarafından tercih edilmektedir. Aynı şekilde küçük işletmeler de genellikle TIER 1 standartını kullanmaktadır. TIER 1 sınıfı veri merkezleri, en düşük maliyete sahip olan veri merkezleridir.

TIER 2 sertifikası özellikleri nelerdir?

TIER 2 sertifikası yıllık %99.741’lik bir aktiflik süresini taahhüt etmektedir. Bu taahhüt TIER 2 veri merkezlerinin yılda 22 saatten daha fazla çevrimdışı kalmayacağı anlamına gelmektedir.

TIER 2 sınıfındaki veri merkezlerinde halen daha hata toleransından bahsetmek mümkün olmasa da enerji ve soğutma sistemleri gibi önemli parçaların yedekleri mevcuttur. Bu sınıfta tıpkı TIER 1 veri merkezleri gibi tek dağıtım kanalı kullandığı için olası hata durumlarında ancak sistem durdurulduktan sonra bu hatalara müdahale edilebilmektedir.

TIER 2 sınıfını tercih eden firma ve işletmeler, TIER 1 standartına göre daha yoğun işlere sahip olsalar da halen daha çok büyük ölçekli firma ve işletmeler değildirler. TIER 2 veri merkezleri kesintiler durumunda ciddi finansal zararlar görmeyecek, çalıştığı ve çalışmadığı saatler belli olan kurumlar tarafından tercih edilmektedir.

TIER 3 sertifikası özellikleri nelerdir?

TIER 3 sertifikası ile önceki sertifikalar arasında ciddi farklar bulunmaktadır. TIER 3 sertifikası bir prestij simgesi olarak şirketler tarafından sergilenmektedir. TIER 3 sınıfında bulunan veri merkezleri yıllık %99.982’lik bir aktiflik süresine sahiptirler. Bu seviye veri merkezinin yılda 1.6 saatten daha fazla çevrimdışı kalmayacağını göstermektedir.

TIER 3 sertifikası ile beraber tamamen olmasa da kısmi hata toleransı başlar. TIER 3 sınıfındaki veri merkezleri çoklu dağıtım kanallarına ve yedek sistemlere sahiptirler. Bu durum bu veri merkezlerinin bakım gibi altyapı çalışmalarında dahi kapatılmamasına imkan sağlamaktadır.

TIER 3 sertifikası en çok tercih edilen sertifikalardan birisidir. Bu sertifikayı tercih eden şirketler 7/24 hizmet veren, hizmetlerine ulaşılamaması durumunda ciddi finansal kayıplar yaşayacak olan, orta ölçekliden biraz daha büyük şirketlerdir. TIER 3 sertifikası en yüksek koruma ve aktiflik süresinin garanti edildiği TIER 4 sertifikasının pek çok özelliğine sahiptir. Tek farkı bazı elit koruma yöntemlerine sahip olmamasıdır. Yoğun bir saldırı tehlikesine sahip olmayan şirketler TIER 3 sertifikasını tercih edebilmektedir.

TIER 4 sertifikası özellikleri nedir?

TIER 4 sertifikası Uptime Enstitüsü tarafından verilen en yüksek sertifikadır. Bu sertifikaya sahip veri merkezleri mümkün olan en yüksek aktiflik süresini ve korunmayı taahhüt etmektedir. Bu sertifika tıpkı TIER 3 sertifikası gibi şirketler tarafından bir prestij sertifikası olarak görülmektedir. TIER 4 veri merkezleri yıllık %99.995’lik bir aktiflik seviyesine sahiptir. Bu seviye veri merkezinin bir yılda en fazla 26.3 dakika kadar çevrimdışı kalacağını göstermektedir.

TIER 4 sertifikası tamamen hata toleransına sahiptir. TIER 4 sınıfındaki veri merkezleri her parçanın bir yedeğine sahiptir. Bu özellik sayesinde sistemde meydana gelebilecek tek bir hata tüm sistemi çevrimdışı bırakamamaktadır. Aynı şekilde TIER 4 veri merkezleri sahip oldukları yedek sistemleri ile 96 saat sürecek bir elektrik kesintisine karşı da dayanıklıdırlar.

TIER 4 veri merkezleri uluslararası bir şekilde hizmet veren, potansiyel kesintilerden ciddi finansal zararlara uğrayacak kurum ve kuruluşlar tarafından tercih edilmektedir. Bu standarttaki veri merkezleri 365 gün 6 saat boyunca çalışabilecek şekilde tasarlanmıştır. TIER 4 veri merkezleri genelde e-ticaret firmaları, finansal kuruluşlar, büyük global firmalar tarafından tercih edilmektedir.

Doğuş Elektronik olarak bizler ne yapıyoruz?

Doğuş Elektronik olarak bizler dünya çapında kabul gören TIER sertifikasını alabilmeniz için sizlere danışmanlık, kontrolörlük ve uygulama hizmeti veriyoruz. Veri merkezinizin gerekli standartları karşılayabilmesi için gerekli adımları atmanıza yardımcı oluyor ve veri merkeziniz için gerekli kontrolleri sağlıyoruz.

Aynı zamanda Doğuş Elektronik olarak istediğiniz TIER sınıfındaki bir veri merkezinin kurulması konusunda da sizlere yardımcı olabiliriz. Alanında uzman ekibimiz sayesinde başarıyla gerçekleştirdiğimiz 600’den fazla veri merkezi projesinden edindiğimiz deneyim ve bilgileri 34 yıllık tecrübemizle birleştirerek sizler için en kaliteli ve verimli veri merkezlerini kurabiliriz.

Veri merkezleriniz için ihtiyaç duyabileceğiniz her çözümden enerji altyapı sistemi ihtiyaçlarınıza kadar pek çok konuda sizlere destek vermekten mutluluk duyarız.  Hizmetlerimiz hakkında daha detaylı bilgi almak için bizi arayabilir, internet sitemizi inceleyebilirsiniz.

Veri merkezi çözümlerimiz hakkında daha detaylı bilgiye ulaşmak için bu bağlantıyı, TIER sertifikası danışmanlık hizmetimiz hakkında daha detaylı bilgi için ise bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.

Bize ulaşın

İhtiyacınız olan çözüm doğrultusunda uzman ekibimizden daha detaylı bilgi almak için bir tanışma ve proje toplantısını hemen sizler için ayarlayabiliriz.

Bizlere ulaşmak için info@dogus.com.tr email adresini, 0212 222 8989 telefon numarasını ve sitemizin iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.