LAN-Nasil-Çalişir-Blog-1-711x400

Local Area Network (LAN) Nedir?

Local Area Network (LAN) yada Türkçe ifadesiyle Yerel Ağ, 1970’li yıllardan beri okul, üniversite yerleşkesi, laboratuvar, KYK Yurdu, istihbarat servisleri,  devlet daireleri, hastaneler yani kapalı devre iletişimin gerekli olduğu tüm yerleşkelerde kullanılıyor. 

Bizler kendi dairelerimizde de donanımların iletişimi için WLAN kullanmaya devam etmekteyiz ancak elbette ethernet protokolünden farklı olarak dış bağlantıya daha açık haldeyiz.

Kapalı Devre Sistemler ve Aktif Network Çözümleri 

Kapalı devre sistemlerde, kablolama mesafe ve enerji yönetimi çok büyük önem taşıyor. Uluslararası standartlarda oluşturulmuş projeler TCP/IP yönetiminin en doğru şekilde yapılması ve zayıflık oluşturacak donanımların port ayarlamaları ve firewall ile çeşitli şekillerde güvene alınması önemli ve gereklidir. 

Aktif Network Çözümlerimizi incelemek için tıklayın: https://dogus.com.tr/aktif-network-cozumleri/


LAN, yönetim binaları ve veri merkezleri için dış bağlantı yani internet erişimini tamamen keserek iletişime izin verdiği için çok önemlidir çünkü bir hacker’ın fiziki olarak donanıma ulaşmasını gerektirir. Bu nedenle özellikle askeriye tarafından tercih edilmektedir. 

Ağ işletim sistemi tercih edilirken kullanıcıların ağ biçimine bağlı olarak yapılmalıdır. Günümüzde en çok tercih edilen ağ işletim sistemleri Windows For Workgroups ,LANtastics veya PowerLan olarak sıralanabilir.

LAN içerisinde Uygulamalar 

LAN içerisinde uygulamalar iki şekilde çalıştırılır bunlar Client Server ve File Server olarak sınıflandırılır. Client server a verilebilecek en iyi örneklerden biri veri tabanlarıdır. Kullanıcı arabirimiyle bilgi işlem birimlerini ayırarak, son kullanıcının istekleri terminalden server a iletilir ve server da işlenip terminale geri gelir.

File server uygulamaları ise son kullanıcı verilerini tamamen terminalde toplayıp kopyalayarak işler ve sonuçları gösterir. 

En-Çok-kullanilan-3-Yazilim-Dili-_-Blog-711x400

En Çok Kullanılan 3 Yazılım Dili ve Veri Merkezi için Önemi

Bir çırpıda sayabileceğimiz kaç yazılım dili var, veri merkezleri için önemi nedir? 5, 10, 15… her gün farklı ihtiyaçlara çare olma gayesiyle ortaya çıkan yeni yazılım dilleri makinalara daha hızlı mesaj gönderme yanında insanların kodlarken çok daha kolay bir syntax’e sahip olarak hız kazanmasını istiyor hatta belki de çok daha az  kod yazmasını. Peki son yıllarda en çok hangi yazılım dili tercih ediliyor ve veri merkezleri için bu durumun önemi nedir? 

Aslında bu kez yazımıza Veri Merkezleri için konunun öneminden bahsederek başlasak daha iyi olabilir. Veri merkezleri temelde verilerin işlendiği ve basitten en komplike olana kadar çok çeşitli yazılımların çalıştırıldığı birer makina yuvalarıdır. Örneğin Google’ın bizlere saniyeler içerisinde sunduğu milyarlarca sonuçta yine bir yazılım ve donanım işbirliği sayesinde ulaşıyor. Veri Merkezleri yazılım ve veri işleme süreçlerinin yani yazılımların gelişmesiyle çok daha fazla iş yapabilir hale geliyorlar. Google örneğine geri dönersek 1991 yılında çıkan Python, arama motoru servisi içerisindeki etkisini her an artırıyor çünkü hızlı çalışmasının yanında kolay kullanılabilirliği iş yükünü azaltıyor. Google C++’ı hafıza kontrolünde değerlendirirken pek çok noktada Python’ı seçiyor. 

Veri Merkezi projelerinde, hangi yazılım dillerinin kullanılacağı, veri merkezi inşaa etme amacının ne olacağı veya elbette cloud bir yapı kullanılacaksa amaçlar çok önemlidir. Amaçların tespiti ile verim kritik sonuçlar elde edilebilir. Bu nedenle Veri merkezlerinde de kullanılan dilin önemi yüksek hale geliyor. Veri Merkezi Çözümlerimiz ve daha fazlası için bize dilediğiniz soruları yöneltebilirsiniz. Veri Merkezi Çözümlerimizi incelemek için: https://dogus.com.tr/veri-merkezi-cozumleri/

 

 Dünyanın En Çok kullanılan Dili Hangisi? 

1- Python 

1990 yılında Hollanda’da geliştirilmeye başlanan Python, 1994 yılında ilk sürümünü yayınladı, 2. Sürüm ise 2000 yılında Python geliştiricilerinin hizmetine sunuldu ve 2008 yılından itibaren de 3x serisi kullanılmaya başlandı. 

YouTube, Bittorrent, Google gibi önemli projeler ve markalar Python kullanıyor ve python etkinliğini her geçen gün arttırıyor. Önemli markaların yanında yazılımla ilgili pek çok geliştirmeye de ışık tutan NASA ve CERN gibi önemli kuruluşlar da python’ı aktif olarak kullanıyorlar.  Yüksek seviyeli bu programlama dili, basitçe yazılabilme özelliği nedeniyle ve hız anlamındaki çözümleri sayesinde gözde olmaya devam edecek gibi görünüyor. 

2- Java 

Açık kaynak kodlu, yüksek seviyeli programlama dillerinin yıllar içerisinde en çok tercih edilmiş olanı diyebiliriz. Elbette c++’ı da unutmamak gerekiyor. Günümüzde en çok  mobil sektörde kullanılmaya devam ediliyor. Kotlin alternatifi oluşmuş olmasına karşın Java yılların verdiği alışkanlık ataletini iyi kullanıyor. 

Java şöyle çalışıyor: Yazılımcı kodu yazar, derleyici bu kodları derler ve “bytecode” adında bir sanal code ortaya çıkar. Bu bytecode JVM (Java Virtual Machine) tarafından işletilir.

3 – C 

Dennis Ritchie Tarafından geliştirilen ve yazılım dünyasında pek çok şeyi değiştiren çok ama çok değerli bir dil ve teknoloji olan C programlama dili elbette hala en çok kullanılan diller arasında ilk 5’te yerini alıyor. 

Unix işletim sisteminin de sahibi olan Dennis Ritchie (Farklı bir yazımızın konusu olacak.) C programlama dilini uzun süre birlikte çalıştığı Ken Thompson ile birlikte yarattı. Dennis’in bu dili yaratması ileride c++ gibi önemli bir dilin de ortaya çıkmasını sağladı. 

Gününüzde gömülü sistemlerde, işletim sistemlerinde ve pekçok komplike programda C dilinin aktif olarak kullanıldığını görüyoruz. Bir roket yazılımından, asansör yazılımına dek pek çok noktada C efektif olarak çalışıyor ve ihtiyaçları karşılıyor. 

4 – Bonus: C++

Nesne yönelimli bir programlama dili, genel amaçlı ve orta seviyeli olarak tanımlanıyor. 1979 yılından beri geliştirilmeye devam ediliyor ve C gibi C++’da bellek yönetimi ve gömülü sistemler bakımından harikülade işler çıkarıyor. 

C#, PHP, bir dil olarak sayarsak javascript ekosistemin en çok tercih edilen teknolojileri ve farklı açılardan faydalar sağlıyorlar. Bir Veri Merkezi projesinin temel olarak odaklandığı nokta da “hangi iş ve süreçler için bir tasarım gerçekleştiriliyor?” sorusu oluyor. 30 yılı aşkın süredir pekçok tecrübemiz gösteriyorki doğru iş için doğru yapıyı oluşturmak her açıdan en önemli madde. 

Firewall_Nedir_-711x400

Firewall Nedir

Firewall Türkçe ismiyle “güvenlik duvarı” bir network güvenlik cihazıdır ve gelen, giden trafiği kontrol eder. Hangi trafiğin kabul edileceğini hangi trafiğin engelleneceğini belirler.
Firewall, siber güvenlik sistemlerinin ilk hattıdır diyebiliriz. Elbette günümüzde çok daha detaylı ve karmaşık bazı güvenlik önlemleri alınıyor çünkü ağ güvenliği her geçen gün önemini artırıyor. Eklemek gerekir ki, tanımı yaparken bir donanım olarak bahsetmiş olsak da güvenlik duvarı bir yazılım olarak da kullanılabilir yada donanım ve yazılım olarak bir arada çalışabilir.

Firewall (Güvenlik Duvarı) Tipleri

Firewall tipleri metot ve yapılarına göre farklı kategorilere ayrılabilir. 8 adet farklı güvenlik duvarı tipi olduğundan bahsedebiliriz. Bunlardan 4 tanesini de bu yazımızda ele alacağız.

  • Packet-filtering firewalls
  • Circuit-level gateways
  • Stateful inspection firewalls
  • Application-level gateways (a.k.a. proxy firewalls)
  • Next-gen firewalls
  • Software firewalls
  • Hardware firewalls
  • Cloud firewalls

Proxy Tabanlı Güvenlik Duvarları (Proxy Firewalls)

Proxy Nedir?


Proxy, veri sızıntısı, kimlik sahtekarlıkları, reklam dolandırıcılıkları ve farklı olumsuz sonuçlar doğuracak hadiselerden kaçınmak için kullanılan bir yöntemdir. Proxy ağları sayesinde IP adresiniz maskelenir bu sayede daha az görünür gezinim sağlayabilirsiniz. Proxy için kısaca bir ara sunucu veya vekil sunucu diyebiliriz. Proxy tabanlı güvenlik duvarları ise gelen, giden trafiği kullanmak için katmanlı bir uygulama metodu kullanır. Proxy tabanlı güvenlik duvarları bulut tabanlı çalışırlar, aslında farklı bir proxy cihazı üzerinden iş görürler. Temelde, çalışma sistemi de şöyle: Gelen Trafiği doğrudan kabul etmek yerine ver paketini inceler, bu işlemleri de software, hardware uyumu içinde gerçekleştirir.

Software Firewalls (Yazılım Tabanlı Güvenlik Duvarları)

Yazılım tabanlı güvenlik duvarları, bulut servisler yada donanımlar yerine yerel bir cihaza yüklenen yazılımlar ile koruma sağlar. En büyük faydası derinlemesine bir savunma oluşturmak için kullanışlı olmasıdır. Farklı ağ noktalarını birbirinden izole edebilir.


Dezavantajı ise bakım çalışmalarının zor olmasıdır çünkü farklı cihazların tek tek ele alınması gerekir. Cihazların tek bir güvenlik duvarı ile uyumlu olmaması da ayrı bir sorun oluşturabilir, böyle bir durum olduğunda tüm protokolleri tek tek ele almak zaman alacaktır.

Hardware Firewalls (Donanım tabanlı Güvenlik Duvarları)

Donanım tabanlı güvenlik duvarları, isminden de anlaşılacağı gibi bir donanım marifetiyle gelen, giden trafiği kontrol altına alır. Tüm ağa gelen paketleri inceleyerek uç noktaları hasardan korumayı amaç edinir.
Donanım tabanlı güvenlik duvarlarının en zayıf noktası ise içeriden gelen saldırılardır. Üreticiye göre kabiliyetinin değişiklik göstermesi de zayıflık olarak nitelendirilebilir. Doğuş Elektronik olarak tüm sorularınızı yanıtlamak isteriz.

Cloud Firewalls (Bulut Tabanlı Güvenlik Duvarları)

Bulut tabanlı güvenlik duvarlarının farklı anılış biçimleri bulunuyor. Bunlardan biri ise FaaS olarak kusaltılan Firewall as a service’tir. Proxy tabanlı güvenlik duvarları da çoğu zaman cloud base çalıştığı için pek çokları tarafından proxy tabanlı olarak da anılabilir.


Bulut tabanlı güvenlik duvarlarının en büyük faydası ölçeklendirmedir. İhtiyaçlarınıza göre esneyebilir olması verim kritik şekilde çalışmasını sağlar. Farklı trafik kaynaklarına göre filtreleme yaparak kapasite değişikliği yaratabilirsiniz. Ayrıca, donanım tabanlı güvenlik duvarları gibi bulut yapılar da çevresel korumada etkindir.


5651 Kanunu ve Güvenlik Duvarı İlişkisi


Yurdumuzda KVKK’nın her gün kapsam alanını netleştirmesi ve yapılan çalışmalar nedeniyle 5651 kanunu önem kazanmıştır.


Firewall konusunda bu kanuna değinmeden önce kapsama şöyle bir bakalım:


“İçerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usulleri düzenlemektedir. ” Kaynak: https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5651.pdf


Otel, restoran, öğrenci yurtları, kamu kuruluşları ve verinin dolaştığı pek çok sektörden şirket için loglama (işlem yapan kişilerin zaman damgalı bir piçimde işlemlerinin kayıt altına alınması)çok çok önemli hale gelmiş durumda. Bu nedenle gelen, giden trafiğin kontrol edilmesi amacıyla 5651 zorunluluğu güvenlik duvarlarını da şart hale getiriyor.

Veri Merkezleri ve Firewall ilişkisi

Veri Merkezleri, her yazıda bahsettiğimiz üzere çok önemli yazılım projelerinin üzerinde koştuğu, kişisel verilerin tutulduğu ve dijital dünyaya entegrasyonun ardından kuruluşların en önemli parçası haline gelen alanlar.
Durum böyle olduğunda da siber güvenlik politikalarının önemi de artıyor ve güvenlik duvarı politikanız ne olursa olsun mutlaka ön saflarda yer alması gereken bir hat. Çevresel korumanın da ilk adımı.


Günümüzde pek çok firewall tipinin olması nedeniyle mimariye uygun seçimler yapmak elzem hale geldi. Geleneksel yapılar statik filtrelemeler ve proxy ile çözüm bulurken modern mimarilerde IDS/IPS (izinsiz giriş algılama) uygulama bağlamı ve gelişmiş tehdit analizleri öne çıktı.


Veri Merkezi, aktif network çözümleri ve pek çok farklı hizmetimiz için bir telefon uzağınızda olduğumuzu bilmenizi isteriz.

crm-nedir-crm-programi-711x400

CRM Nedir?

CRM programı  yada Müşteri ilişkileri yönetimi müşterilerimizle olan ilişkilerimizi, etkileşimlerimizi yönettiğimiz ve genellikle büyük ve detaylı miktarda veriyi barındıran yazılımlardır. Günümüzde müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) yazılımı üreterek milyarlarca dolar hacme ulaşmış çok büyük markalar bulunuyor. CRM programı bir marka için en önemli  araçlardan biridir diyebiliriz.

Müşteri İlişkileri Yönetimi – CRM programı

Yıllar önce müşterileriyle olan ilişkilerine önem veren oteller, terziler aklınıza gelecek pek çok sektörden irili ufaklı marka süreç takibini yapabilmek için doğum günü, özel istekler gibi konuları fiziki olarak kayıt altına alır ve fark yaratmaya çalışırdı. Temelde, CRM programı işte bu fark yaratma ve süreçleri takip etme isteğinden yola çıkarak tasarlanmıştır. Geldiğimiz noktada ise istatistiğe dayalı ciddi süreçler işletilmektedir. Bir satışın kapanıp kapanmadığı, lead havuzundaki süreçlerin takibi, yüzdelik oranda değişimler, bölgesel hesaplamalar, cinsiyete, meslek gruplarına göre hesaplamalar ve aklınıza gelebilecek pek çok detaylı hesaplama crm programı ile yapılabilmektedir.

CRM Programı Hangi Departmanlar Tarafından Kullanılabilir?

Satış departmanı CRM programını satış hunisini anlamak ve geliştirmek için kullanabilir: Yöneticiler, ekip üyelerinin satış hedeflerine ulaşmadaki ilerlemeleri hakkında güvenilir ve detay verilere ulaşabilir; ekip üyelerini veriye dayalı olarak yönlendirebilir. Öte yandan, hangi kampanyaların ve ürünlerin başarı gösterdiğini inceleyebilir. Programlar sayesinde, daha az iş gücüyle daha fazla verim elde edilirken hesaplamalar bakımından süreçler de kısaltılmış olur.


Pazarlama departmanı CRM programını ileriye dönük hesaplamalar için kullanabilir: Ekipler, bir lead’in geldiği ilk andan satışa dönüştüğü ana kadar olan yolculuğu net bir biçimde haritalayabilir böylece ileriye dönük lead’ler için daha iyi anlatımlar oluşturabilirler. Sosyal medya hareketlerinden, hangi markaları beğendiklerine kadar pek çok detaylı veri CRM programına eklenebilir.


Müşteri Hizmetleri ekipleri, tüm destek hattını detaylı izlemek için kullanabilir: Müşteri etkileşimlerinde ortak bir platform olmadan hareket edildiğinde dağınık veriyi incelemek zorlaşır, bilgi akışındaki sorunlar gözden kaçabilir. Oysa CRM programı sayesinde e-posta, facebook, twitter, telefon her nereden iletişim kurulduysa sorunlarda oluşan bilgi sisteme aktarılır ve hesaplamalar yapılarak ürün yada hizmetteki eksikler giderilirken farklı departmanlara da ek bilgiler sağlanabilir.


İnsan Kaynakları, tedarik zinciri birimleri ve pek çok farklı birim yine müşteri ilişkileri yönetimi sistemlerini kullanarak verim kiritik çözümler oluşturuyor.

CRM Programlarında Veri Merkezlerinin Önemi

Salesforce, Zoho, Pipedrive ve pek çok global CRM programı milyonlarca kullanıcısına kesintisiz hizmet verirken, GDPR (KVKK) konusuna da dikkat ediyor. Sorun yaşandığında verilerin kaybolmayacağını garanti altına alıyor. Veri merkezleri, bizler cloud ortamda kullanım sağlıyor olsak bile yada farklı bir senaryoda SAAS proje kullanıyor olsak bile var olmak ve bu yazılımları kesintisiz şekilde verim kritik biçimde çalıştırmak zorunda. Güç tüketimi, afete dayanıklılık, uluslararası standartlar çok önemli konular. Böylesine büyük projelerde veri merkezinin projelendirmesinin önemli olması kadar; enerji alt yapı sistemleri, aktif network çözümleri de önemlidir. Keşif aşamasından, projelendirmeye en başından son sonuna kadar destek verebilecek yetkinlikte ve tecrübede ekiplerle çalışılmalıdır. Kısaca, veri merkezlerinin proje ve inşaat aşamaları da en az çalışmaları kadar önemlidir. Bizler Doğuş Elektrik olarak farklı alan boyutlarında, global çapta markalar ile yaptığımız çalışmaları 30 yılı aşkın süredir devam ettirmekteyiz. CRM, Mobil Uygulama ve/veya farklı bir işiniz için oluşturacağınız sistem odası, it odası yada veri merkezi projelerinizde tecrübemizi paylaşmak yeni başarı hikayeleri yazmayı çok isteriz.

Futbolda-veri-kullanimi-711x400

Futbolda Veri Kullanımı

İki taş ve yuvarlanabilir bir nesneden nerelere kadar geldi durum. Milyarlarca insanın gözü kulağı bu oyuna çevrilmiş durumda. İşin içine artık matematik, fizik, geometri kısaca bilim de girdi.

Zengininden fakirine, gencinden yaşlısına kadar insanlar, bu büyülü oyunun etkisini iliklerine kadar hissetmektedirler. Taraftarı oldukları kulüplerin galibiyeti ile gününü hatta haftasını bayramını çeviren de bulabilirsin, binlerce kilometre ötede oynanan oyunu ağzı açık izleyip haz alanı da bulabilirsin.

Global eğlence kimliğini en iyi yansıtan spor olan futbol, milenyumdan sonra profesyonel dokunuşların ardından bambaşka bir hâl aldı. Eskiden bir futbolcunun kaç kişiyi çalımladığı, uzaktan şut atıp atamadığı bir parametreyken bu durum artık değişti. Kaç kilometre koştuğu, reaksiyon hızı, hangi oyuncunun hangi oyuncuyla hangi sistemle nasıl pas bağlantısı oluşturduğu, rakip ceza sahası içinde toplam geçen süre gibi yüzlerce değişkene dikkat ediliyor.

Doğru Veri Kullanımı ve Veri Merkezi

Veri, çoğu zaman tek başına bir şey ifade etmez. Veriyi anlamlandıracak şey ise onu yorumlamaktır. Örneğin; bir oyuncu 5 gol attıysa bu iyi bir rakam değildir. Bir defansif oyuncu 5 gol attıysa işler tersine dönecektir. Bu örnek, doğru veri kullanımının en kaba anlatımıdır. Detaya inecek olursak; bir “box to box” diye tabir edilen orta saha oyuncusunun top rakipteyken kaç kez boş alana koşu yapıp pas alanını kapattığını inceleyebiliriz.

Yukarıda verdiğimiz örneğe artık teknik heyetler epey önem veriyor. Maçta gol atıp doğru işler yapmayın oyuncu yerine, gol atmayıp doğru işler yapan oyuncuyu teknik direktör bir dahaki maçta sahaya sürebiliyor. Bunu yaparken de öğrencisine detaylı bir şekilde verileri kullanıp neler yapması gerektiğini anlatıyor.

Verilerin yanlış kullanımı ise kötü sonuçlar doğurabilir. Doğru bir iş yaparken yanlış güzergahtan giderek çoğu şeyi bozabilirsiniz. Bir teknik direktör olduğunuzu düşünün. Takımınız 4-2-3-1 sistemiyle oynuyor ve 10 numara pozisyonunda bir eksiklik mevcut. Veri analizi departmanından bu bölgeye takviye yapacağınızı söyleyip oyuncuların filtrelenmesini ve pas yüzdelerinin önünüze gelmesini istediniz. Raporları hazırlayan ekip önünüze iki isim koydu ve pas yüzdeleri %75’e %90 olan bir veri paylaştı. Kimi seçersiniz? %90 değil mi? İşte burada verinin doğru okunması devreye giriyor. %90 pas yüzdesine sahip oyuncu kreatif olarak daha az katkı verip garanti pasa daha yatkın bir isim olabilir. %75 pas yüzdesine sahip oyuncu ise kreatif ve risk almayı seven bir isim olabilir. Bu verileri destekleyecek görüntü ve yardımcı istatistikler de gereklidir. Belki kendi takımı durağan oynadığı için kreatif olsa bile %90 pas oranına sahiptir. Belki de gerçekten durağandır ve garanti pas atmayı seviyordur. Yani bir veri, yorumlanmadan direkt kullanırsa sizi hataya sürükleyebilir, doğru yorumlanırsa sizi zirveye taşıyabilir.

Doğru Veri Merkezi Seçimi ve Projelendirmesi

Verinin doğru kullanımını sonsuz örneklerle anlatabiliriz. Binlerce oyuncunun verilerinin tutulması, saha içi verileri… aklınıza gelebilecek o kadar detay var ki. Şunu belirtmek isteriz bu noktada verilerin işlendiği donanımlar ve yazılımlar da çok ama çok önemlidir.

Veri merkezi projelendirmesi de bu noktada devreye giriyor, ister bir kulübün iç verisi olsun ister global bir çalışma ortamı. Veri merkezleri tüm işin yapıldığı, büyük verinin işlendiği, korunduğu yerler üstelik yalnızca hacklenme saldırılarından değil afet ve büyük yerküre olaylarından da korunmaları gerekiyor. Uluslararası standartlarda iş üretmek çok çok önemli.

Bizler doğuş olarak global eğilimlere uygun, modern ve son teknoloji projeler üretirken fiyat/performans kaygımızı da koruyoruz. Veri merkezi çözümlerimizi bu linkten inceleyebilirsiniz. (https://dogus.com.tr/veri-merkezi-cozumleri/)

 

Veri Kullanımı Artık Bir Şart



Futbolun global etkisinin her geçen an arttığı günümüzde, dünyanın sayılı kulüpleri önemli veri şirketleriyle çalışıyor. Hatta öyle bir noktaya geldi ki bu durum, yalnızca kulüpler değil futbolcular da bu yöntemi kullanıyor. Oyuncu transfer teklifleri içinde kendisinin hangi takımda hangi sistemde daha başarılı olacağını analiz etmek için veri şirketleriyle çalışıyor. Buradan çıkan sonuca göre de sözleşme imzalıyor. Günümüzde bu yola başvurup başarılı simülasyonun meyvesini yiyen iki isim De Bruyne ve Memphis Depay, ne kadar doğru tercihler yaptıklarını bizlere gösteriyor.

Kulüpler ve futbolcuların hatta bazı menajerlerin veri analizine bu kadar düşkün olması ve başarılı olması tesadüf olamaz. Öyle ki verileri doğru kullanıp basit olarak görünen taç kullanımından bile pozisyon bulmak isteyen Jurgen Klopp, Liverpool’a bir taç antrenörü bile transfer etmişti.

Futbolda Veri Kullanımının Geleceği

Bİlimsel ve teknolojik gelişmelerin ardından hızlı bir değişime uğrayan futbol, içinde artık daha fazla bilinmezlik ve heyecan barındıran bir oyun oldu. Bu değişkenliği çözmek ve dünya kulüpleri ile makasın açılmamasını isteyen kulüpler, gerekli makina ve personeli bünyelerine katıp yollarına devam etmektedir.

Orta ve uzun vadede verilerin kullanımı konusunda kıyasıya bir rekabet olacağı aşikar. Önceden gol ve asist istatistiğinin tutulduğu oyun, antrenmandan maç önü analizine hatta maç esnasındaki anlık değişimlere kadar geniş bir alana yayılmış durumda. Futbolda veri kullanımının avantajından faydalanmak ve başarıya giden yolda doğru hamleler yapmak isteyenleri geleceği, futbolda veri kullanımı ile doğrudan bağlantılıdır. Oyunu kurallarına ve verilerine göre oynamak gerek!

siber-guvenlik-711x400

2022 Siber Güvenlik Trendleri

 

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte hayatımıza “Siber Güvenlik” terimi de girmiş oldu. Teknolojiyi iyi amaçla kullananların yanı sıra kötü amaçla kullanan insanların olması, bu terimin doğumuna sebep olmuştur.

Siber güvenlik kısaca; bilgisayardan mobil cihazlara, sunuculardan elektronik sistemlere kadar ağ ve veritabanını korumak için yapılan uygulamadır. Bir bakıma bilgi güvenliğini sağlamak için uygulanır.

Seneler ilerledikçe siber güvenlik trendleri de kendini güncellemektedir. Takvim yaprakları 1988 senesini gösterdiğinde tarihin ilk siber suçu sayılabilecek bir eylem gerçekleşmişti. Robert Tappan Morris aynı interneti kullanan bilgisayar üzerinde yaptığı çalışmada yanlışlıkla da olsa interneti çökertmeyi başarmıştı. 2021 senesine gelindiğinde ise teknoloji dallanıp budaklanmış şekilde karşımıza çıktı. Karmaşık yapının içinde daha güçlü siber güvenlik artık olmazsa olmazlardan.

Siber Güvenlik için ayrılan pasta dilimi büyüyor


2022 yılında 133.7 milyar doların global siber güvenlik gideri olarak karşımıza çıkacağı tahmin ediliyor. Ütopik bir değere ulaşan bu gideri bir nebze anlamak için 2019 yılına bakış atmamız gerekecek. 2019 senesinde 4.1 milyar ihlal gerçekleşmiş. Zaman – saldırı eğrisini incelediğimizde ise dünyada her 35 saniyede 1, 24 saatte 2244 siber saldırı gerçekleştirildiğini görüyoruz.

“2022 yılında bizi ne gibi tehditler bekliyor?”

“2022 yılında bizi ne gibi tehditler bekliyor?” sorusuna cevap arayan, bir teknolojisi dergisi olan Hindistan orijinli Analytics Insight, güzel bir araştırmaya imza attı. Yapılan araştırmaya göre siber güvenlik, artık çok daha geniş bir skalada ihtiyaç duyulan bir gereksinim oldu.

Dergide, önemli kuruluşların da bu saldırılardan nasibini aldığı belirtilirken, “Siber suçlular kişisel bilgilerinizi ele geçirebilir ve ifşa edebilir ve hatta gizli bilgileri ifşa ederek tüm ticari faaliyetlerinizi kapatabilir. Facebook, Dominos, Microsoft ve daha pek çoğu bu tür siber saldırıların kurbanlarıdır” cümleleri dikkat çekti.

Özellikle pandeminin, siber suçların artışına sebebiyet verdiğine değinildi. Bunun nedeni ise çok basit. Home Office! Home office, pandemi ile çoğu şirketin başvurduğu bir çalışma metodu oldu. Bu durum ise en çok casusların işine yaradı. Şirketlerin kötü niyetli saldırılara çok daha açık konuma geldiği gözlemlendi. Bu tarz saldırılardan etkilenmemek için siber güvenlikte ortaya çıkan eğilimlerin izlenilmesi tavsiye edildi.

Teknoloji şirketleri ila alakalı öngörülerini paylaşan Ekonomist Önder Tavukçuoğlu ise twitter hesabından yaptığı paylaşımla siber güvenliğin önemini vurguladı. “Önümüzdeki yıllarda siber güvenlik bugünkü savunma füzelerinden, en gelişmiş uçaklardan bile daha etkin bir savunma mekanizması olacaktır. Özellikle 5G devreye girdiğinde bu kaçınılmaz olarak gerçekleşecektir.”

Derginin açıkladığı, “2022 yılının siber güvenlik trendleri” 10 maddede şöyle sıralandı:

1. Kullanıcı Bilinci

2. Coğrafi Hedefli Kimlik Avı Tehditleri

3. Sağlık Sektörlerine Yönelik Saldırılar

4. Makine Öğrenimi

5. Bulut Güvenliği

6. GDPR Uyumluluğu

7. Finansal Hizmetler Siber Saldırıları

8. Yüksek Öğrenime Yönelik Tehditler

9. IoT’nin Güvenlik Açığı

10. Saldırı Vektörleri Olarak Mobil Cihazlar