CCTV-NEDIR-711x400

CCTV Nedir?

CCTV olarak kısaltılan Closed Circuit Television Türkçede Kapalı Devre Televizyon anlamına gelmektedir. Normal halka açık bir şekilde yayınlanan televizyondan farklı olarak CCTV’de elde edilen görüntüler genellikle sınırlı sayıda monitöre iletilmektedir. CCTV teknolojisi ilk olarak 1942 yılında Alman bilim insanları tarafından V2 roketlerinin izlenmesi için geliştirilmiştir. 1942 yılından itibaren ise CCTV teknolojileri ciddi şekilde değişmiştir. Bir zamanlar bu teknolojiler kullanıcılara canlı görüntü izleyebilme imkanı sunuyorken zamanla verilerin hem görüntülenmesine hem de saklanmasına olanak tanıyan bir kayıt sistemine dönüşmüştür. Bunun sonucunda CCTV teknolojisinin güvenlik amacıyla kullanılması durumu oluşmuş ve kapsamlı bir güvenlik kamerası teknolojisine dönüşmüştür.

CCTV Ne İçin Kullanılır?

Günümüzde ise bu teknolojiler belirtildiği üzere genellikle suç faaliyetlerinin tespit edilmesi, bu suç faaliyetlerinin yaşanmaması için caydırıcı olması ve trafik ihlallerinin kaydedilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Bunların dışında birçok farklı kullanımı da bulunmaktadır. Şimdi CCTV teknolojilerinin kullanım amaçlarını ve bu teknolojilere neden ihtiyaç duyulduğunu tek tek inceleyelim.

Ev güvenliği: Güvenlik kameralı evlerin hırsızlığa uğrama ve tahrip edilme olasılığı güvenlik kamerası olmayan evlere göre çok daha düşüktür. Güvenlik kameraları suçun işlenmemesi için fiziksel olarak bir şey yapmasa da ev sahipleri ailelerini güvende tutmak ve suçluları evlerine izinsiz girmekten caydırmak amacıyla güvenlik kameralarını kullanmaktadır. CCTV  kameralarının evlerde kullanılmasının farklı amaçlarından birisi ise dadı kamerası olarak kullanılmasıdır. Ev çalışanlarının zamanlarını nasıl geçirdiğini görmek isteyen ve ayrıca belirli zamanlarda evlerinden, çocuklarından uzakta kalmak zorunda kalan anne ve babaların evde olmadıkları süre zarfında çocuklarının güvende ve emin ellerde  olduğunu bu güvenlik kameraları ile görerek emin olmakta ve içleri rahat bir şekilde evden ayrılabilmektedirler.

İş gözetimi: İşletmeler CCTV teknolojisini oluşabilecek suçlara karşı caydırıcılık amacıyla kullanmakla birlikte farklı birçok nedenden dolayı da kullanmaktadır. Bankalar, restoranlar, perakende satış mağazaları, müzeler ve ofislerin genellikle nakit para bulundurmaları nedeniyle her zaman hırsızlık gibi bir olumsuzluk ile karşı karşıya kalma ihtimali bulunmaktadır. İşletme sahipleri ise bu ihtimaller nedeniyle kasalarının bulunduğu ve kasaların görüneceği stratejik noktalara güvenlik kamerası yerleştirmektedir. Aynı zamanda işletmeler çalışanları izleyebilmek ve çalışma saatlerini verimli bir şekilde kullanıp kullanmadıklarını görebilmek için CCTV kameraları kullanmaktadır.

Trafik izleme: Kavşaklarda ve işlek yollarda trafiği izlemek için güvenlik kameraları kullanılmaktadır. Bu yerlerde güvenlik kameraları olması sayesinde kırmızı ışıkta geçen, hız yapan veya dikkatsizce araç kullanan sürücüler tespit edilebilmekete ve başka yerlerde yaşanabilecek çok daha ciddi suçlar önlenmiş olup kurallara uymayan sürücülerin de cezalandırılması sağlanmaktadır.

Doğuş Elektronik olarak sizlere amacınız ve ihtiyacınız doğrultusunda en doğru güvenlik kamerası seçiminizde yardımcı oluyor ve bu seçiminiz sonrasıda tüm sürecin profesyonel bir şekilde yürütülmesini sağlıyoruz. Hemen bizimle iletişime geçerek süreç hakkında bilgi alın.

CCTV Kamera Türleri Nelerdir?

Piyasada birçok farklı CCTV kamera türü bulunmakta ve her sektör için çeşitli çözümler sunulmaktadır. En fazla tercih edilen CCTV kamera çeşitlerine aşağıda liste halinde ulaşabilirsiniz.

  • Dome CCTV Kameralar: Bu kamera türü adını kubbe şeklindeki olan kasasından almaktadır. Kasa şeklinden dolayı insanlar kameranın hangi yöne baktığını görmekte zorlanmaktadır. Bu belirsizlikleri sayesinde hırsızlık gibi olumsuz bir durum karşısında caydırıcı özellikleri de bulunmaktadır.
  • Bullet CCTV Kameralar: Oldukça görünür bir tasarıma sahiptirler. Silindir şeklindedirler ve uzun mesafeleri gözlemleyebilirler. Genellikle dış mekanda kullanılmaktadırlar ve bu nedenle kasaları toza, suya ve kire karşı dayanıklıdır.
  • C Montajlı CCTV Kameralar: Görüş alanını uyarlamak isteyenler için idealdir. Değişen mesafeleri izlemek için değiştirilebilir ve çıkarılabilir lenslere sahiptir. Bu kameralar genellikle hantal bir görünüme sahip olması nedeniyle suç faaliyetlerinin yaşanması ihtimaline karşın caydırıcılık özellikleri bulunmaktadır.
  • PTZ (Pan Tilt & Zoom) Kameralar: Güvenlik ekibi kaydedilenler üzerinde tam kontrole sahip olabilmektedir. Bir düğmeye dokunarak kamera merceği sağa veya sola kaydırılabilir, yukarı aşağı eğilebilir veya yakınlaştırılıp uzaklaştırılabilir. Canlı olarak video akışını izleyen bir kişinin bulunması durumunda bu kamera doğru bir seçim olacaktır.
  • Gündüz/Gece CCTV Kameraları: Bu kameralar gece veya gündüz fark etmeksizin farklı ışık koşullarından etkilenmeyecek şekilde net bir video kaydı yapabilmektedir. 
  • Kızılötesi/gece görüşlü CCTV Kameralar: Bu kameralar ise zifiri karanlık koşullarında en iyi olacak şekilde tasarlanmıştır. En iyi olabilmelerini ise kızılötesi teknolojisini kullanmaları ile başarırlar. Gece görüşü işlevi için en iyi CCTV kameralardır.
  • Ağ/IP CCTV Kameraları: Bu kameralar canlı görüntüleri internet üzerinden paylaşmaktadır ve bu sayede görüntülere dünyanın her yerinden erişebilmek mümkündür.
  • Kablosuz CCTV Kameralar: Kiliseler, müzeler veya büyük evler için önemli bir faktör olan kameranın görünümü kablosuz CCTV kameralar ile çok daha düzenli bir hale gelmiştir. Bu kameralar ile kurulum süreleri en aza indirilmiştir.
  • Yüksek Çözünürlüklü (HD) CCTV Kameralar: Bu kameralar yüksek çözünürlükte görüntüler sunarak rakipsiz bir görüntü kalitesi sunmaktadır. Bütçeye bağlı olarak 720p’den 4K’ya kadar çözünürlük sunabilmektedir.

CCTV Teknolojisi Nasıl Çalışır?

Analog ve IP olmak üzere İki tür güvenlik kamera sistemi bulunmaktadır.

Analog güvenlik sistemleri

Analog güvenlik sistemlerinin kullanılabilmesi için analog kamerada iletim kabloları kullanılması gerekmektedir ve bu iletim kabloları ile dijital bir video kaydediciye (DVR) bağlanılarak sistemin çalışması sağlanmaktadır. Dijital video kaydedici videoyu kameradan alarak sıkıştırmaktadır. Görüntüleyebilmek veya daha sonra ihtiyaç duyulması halinde bakabilmek için bir sabit sürücüye depolamaktadır.

IP güvenlik sistemleri

IP sistemleri biraz daha karışık olmakla birlikte analog sistemlere göre daha pahalı olabilmektedir. Ama sunmuş olduğu imkanlara dikkat edildiğinde maliyetin göz ardı edilebileceği anlaşılmaktadır. IP güvenlik sistemlerinde kamera videoyu bir internet bağlantısı üzerinden sıkıştırma, dönüştürme ve yayınlama dahil olmak üzere dijital video kaydedicinin yapmış olduğu tüm işleri yapmaktadır. Açık bir şekilde anlaşıldığı üzere bir DVR gerekli olmamaktadır ve video direkt olarak bir kişisel bilgisayara aktarılabilmektedir.

Güvenlik Kamerası (IP Kamera) Çözümleri”isimli ürün sayfamıza hemen göz atın.

CCTV Kameralar ve IP Kameraların Karşılaştırılması

  • CCTV kameralar videoyu koaksiyel veya UTP kablolama yöntemi ile gönderirken IP kameralar POE(Power Over Ethernet) teknolojisini kullanarak iletmektedir.
  • CCTV kameralarda video fiziksel olarak dijital video kaydediciye kaydedilirken IP kameralar internet üzerinden videoyu göndermektedir.
  • CCTV kameralarda tüm videolar tek bir konumda bulunması gerekiyorken IP kameralarda tüm videoların tek bir konumda tutulmasına gerek yoktur.
  • CCTV kameralar daha düşük çözünürlüğe sahipken IP kameralar yüksek çözünürlük oranı bulunmaktadır.
  • CCTV kameralar televizyon yayın sinyallerini kullanırken IP kameralar videoyu dijital akış olarak yayınlamaktadır.

Görüldüğü üzere günümüzde her yerde güvenlik kameralarına ihtiyaç duyulmaktadır. Birçok CCTV kamera çeşidi vardır. Bu kadar çok seçenek olması bazen kafa karıştırıcı bir hale gelebilmektedir. Doğuş Elektronik olarak

sizlerin en doğru seçimi yapmanıza yardımcı oluyor ve tüm bu zorlu süreçleri yürütüyoruz. Hemen alanında uzman olan ekibimizden destek almak için bizimle iletişime geçin.

Akilli-Fabrika-711x400

Endüstri 4.0 ve Akıllı Fabrika

Endüstri 4.0 şirketlerin ürünleri üretme, geliştirme ve dağıtma şekillerini değiştirerek büyük bir yenilik meydana getirmiştir. Şirketlerin yapay zeka, robotik teknolojiler, nesnelerin interneti, büyük veri ve bulut bilişim gibi teknolojileri üretim tesislerine ve operasyonlarına entegre etmesi sonucu ise akıllı fabrikalar ortaya çıkmaya başlamıştır.

Akıllı Fabrika Nedir?

Akıllı fabrika verileri toplayıp analiz edebilen ve daha iyi karar vermeyi sağlayan gelişmiş sensörler, gömülü yazılımlar ve robotlarla donatılmış yerlerdir. Akıllı fabrikalar işletmelerde verimliliğin artmasına, üretimin anlık olarak takip edilmesine ve uzaktan müdahale edilmesine imkan veren otomasyon sistemlerine sahiptir.

Yapay zeka, büyük veri analitiği, bulut bilişim ve nesnelerin interneti gibi teknolojiler ile üretim tesislerinin de artık akıllı bir hale geldiğini belirtmek mümkündür. Günümüzde artık tüm işletmelerin dijital dönüşüme ayak uydurmaya çalıştığı ve bu nedenle güvenlik kameraları, ip kameralar, yangın söndürme sistemleri ve kartlı geçiş sistemleri gibi birçok teknolojiyi işletmelerine entegre ederek daha akıllı bir işletme elde etmek istedikleri görülmektedir.

Endüstri 4.0 Nedir?

Endüstri 4.0 bilişim teknolojileri ile sanayiyi bir araya getirmeyi amaçlayan ve cihazların ortak bir iletişim ağı üzerinden birbirleri ile iletişim kurabilmelerini ilke edinmektedir.

Endüstri 4.0 birçok alt başlığı olan genel bir sistemdir ve tüm sistemlerin birbiri ile iletişim kurması gerektiği ilkesine dayanmaktadır. Bu ilke makinelerin birbiriyle entegre bir şekilde çalışması, verileri analiz etmesi ve gerekli olması durumunda bunları insanlara bildirmesi üzerine kuruludur. Bu uygulamaların amacı daha az maliyetle daha fazla üretim yapılabilmesidir. Bu teknolojileri sırayla inceleyelim.

1.Nesnelerin interneti: Akıllı fabrikaların önemli bir bileşenidir. Fabrikalarda bulunan makineler, makinelerin web özellikli diğer makinelere bağlanmasına imkan veren IP adresine sahip sensörler ile donatılmıştır. Bu cihazların birbirine bağlanabilir olması sayesinde verilerin toplanabilmesi, analiz edilebilmesi ve bu verilerin cihazlar arasında geçiş yapabilmesi mümkün olmaktadır. İlgili yazı:

2. Bulut Bilişim: Herhangi bir endüstri 4.0 teknolojisinin olmazsa olmazları arasında bulunmaktadır. Akıllı üretimin tam olarak gerçekleşebilmesi için mühendislik, tedarik zinciri, üretim satış ve dağıtım  hizmetlerinin entegre olabilmesini gerekmektedir. Bulut bilişim bunu mümkün kılmaktadır. Aynı zamanda bulut bilişim, dosyaların ve verilerin dijital platformlarda depolanmasını sağlamaktadır. Genellikle herhangi bir kurulum gerektirmeyen bu teknoloji, mevcut dosyaları gelişmiş veri tabanlarında tutar ve üçüncü şahıslar tarafından görülmesini engeller.

3.Büyük Veri: Bilgi miktarının ve bilgiye erişim hızının bu kadar arttığı günümüzde anlamlı bir bütün oluşturacak verilerin toplanması önemli bir konu haline gelmiştir.Büyük verinin endüstri 4.0 açısından en önemli yönü diğer teknolojilerin çoğunun temelini oluşturmasıdır. Ne kadar çok veri kullanılırsa üretim süreçlerinin etkinlik düzeyi o kadar yüksek olur.

4. Yapay Zeka: İnsanların kendi zekalarıyla yaptıkları işleri bilgisayarlar tarafından yapılmasını sağlayan teknolojilerdir. Yapay zeka teknolojisi aslında makine ve cihazların içine kurulan yazılım ve algoritmaların, insan zekasını taklit etmeye çalışan bilgisayar programları tarafından kullanıldığı anlamına gelmektedir. Her gün kullandığımız teknolojileri akıllı hale getirmektedir.

Endüstri 4.0 kullanmanın avantajları:

  • Daha yüksek verimlilik: Endüstri 4.0, daha azıyla daha fazlasını elde etmenizi sağlar. Örneğin bir üretim işletmesi kaynakları daha verimli ve uygun maliyetli bir şekilde kullanırken daha fazla ürünü daha hızlı bir şekilde üretebilmektedir.
  • Gelişmiş verimlilik: Endüstri 4.0 üretim hattının daha verimli bir hale gelmesini sağlar. Daha az boşta kalma süreleri, otomatik raporlama ve daha iyi izleme ve daha iyi devir süreleri gelişmiş verimliliğe örnek gösterilebilir.
  • Daha iyi ürün kalitesi: Endüstri 4.0 teknolojileri ile gerçek zamanlı kalite kontrolü, üretim sürecinin her aşamasında veri noktalarını ve diğer ilgili istatistikleri elde etmenize olanak tanır. Bu sayede ürün kalitesini etkileyen tesis koşullarındaki değişikliklerin anlaşılmasını sağlar. Örneğin bir işletmede sıcaklık veya soğukluk seviyeleri üretimi ve ürün kalitesini etkileyebilir. Endüstri 4.0 yardımıyla üretim tesisi için ideal sıcaklığı daha önce elde edilen veriler ile belirleyebilmek mümkün olmaktadır. Bu sayede daha kaliteli ürünler elde edilebilir.

Akıllı Fabrika Uygulamaları

Akıllı fabrikalar üretim aşamasında gerçek zamanlı üretim kararları verebilmek için verileri toplar, analiz eder ve elde ettiği bu verilere göre harekete geçebilen makinelerle yeni bir endüstriyel ekosistem ortaya çıkarmaktadır. Akıllı fabrikalar sayesinde üretimde durma süresi en aza indirilmekte, israflar ortadan kaldırılmaktadır. Akıllı fabrikalar daha öncesinde imkansız olan operasyon ve verimlilik düzeyi sunmaktadır.

 Akıllı Fabrika Örnekleri

1.Schneider Electric: Akıllı fabrikaların en iyi örneklerinden biri olan le Vaudreuil tesisi endüstri 4.0 teknolojisini büyük oranda kullanmaktadır ve dünyanın en gelişmiş üretim tesislerinden biri olarak kabul edilmektedir.

2.Infineon: Almanya Dresden’de  bulunan fabrika akıllı ağ bağlantılı üretimiyle dünyanın en dikkat çekici akıllı fabrika örneklerinden birisidir. 200’den fazla robot çalışanlara destek olmakla birlikte şirket %92 otomasyon seviyesine sahiptir.

3.Bosch: Endüstriyel nesnelerin interneti ve büyük veriyi birleştirerek Çin’in Wuxi kentinde bulunan fabrikasında endüstri 4.0 teknolojilerini kullanarak dijital dönüşümünü gerçekleştirmektedir. Şirket tüm üretim sürecini takip edebilmek için donanımları birbirlerine bağlayarak verileri elde etmektedirler.

Doğuş Elektronik olarak işletmenizin daha etkin ve verimli olabilmesi için güvenlik kameraları, ip kameralar, yangın söndürme sistemleri ve kartlı geçiş sistemleri gibi teknolojilere geçişini sağlamanıza yardımcı olabilir ve  aklınıza takılan soruların cevabını verebiliriz. Hemen bizimle iletişime geçerek süreç hakkında bilgi alın.

Data-lake-datawarehouse-database-farki-711x400

Data Lake, Data Warehouse ve Database Arasındaki Fark Nedir?

Data lake, data warehouse ve database verileri depolamak için kullanılmaktadır. Yani verileri depolayabilmek için birden fazla yöntem bulunmaktadır. İlk olarak bu üç kavramı ayrı ayrı olarak inceleyelim.

Data lake, yapılandırılmış veya yapılandırılmamış verilerin depolandığı bir yer ve aynı zamanda farklı kaynaklardan gelen çok çeşitli büyük hacimli verileri organize etmek için kullanılan bir yöntemdir.

Verilerle ilgili bir konu olduğunda ise en önemli şeylerden birisi güvenliktir. Eğer veri gölü güvenliğini daha iyi bir şekilde sağlamak istiyorsanız “Data Lake Güvenliğini Geliştirmenin 5 Yolu” isimli makalemize göz atabilirsiniz.

Data warehouse, dahili veya harici farketmeksizin çeşitli kaynaklardan toplanan verilerin amaca uygun bir şekilde optimize edilmesini sağlar. Veriler ilişkisel veri tabanında yapılandırılmış veya yapılandırılmamış da olabilir. Data warehouse işletmelerin verilerini entegre etmesine, analiz etmesine ve yönetmesine olanak tanımaktadır.

Database, organize edilmiş bir veri topluluğudur. Bu verilerin saklama şekillerine göre veri tabanları sınıflandırılmaktadır. İlk veri tabanlarına göre günümüzde çok daha gelişmiş ilişkisel veritabanları veya nesne yönelimli veri tabanları kullanılmaktadır. İlişkisel veri tabanlarında veriler tablolarda saklanmaktadır. Nesne yönelimli veri tabanlarında ise veriler nesne sınıflarında veya alt sınıflarda depolanmaktadır.

Data Lake, data warehouse ve database tek tek tanımlandığına göre aşağıda bu terimler arasındaki farklara göz atılabilir.

Database:

İlk olarak hayatımıza giren veri depolama yönteminin veri tabanı olduğunu söyleyebiliriz. Veri tabanları gerçek zamanlı yapılandırılmış verileri izlemek ve güncellemek için ayarlanmıştır ve yalnızca en güncel verilere sahiptir.

Data Warehouse:

Data warehouse, operasyonel sistemlerden karar sistemlerine veri akışını destekleyen bir modeldir. İşletmeler verilerinin birden fazla yerden geldiğini anlayarak ve hepsini analiz edebilmek için farklı bir yere ihtiyaç duyduklarını fark etmişlerdir.

Veri ambarları kurumların geçmişe dönük verilerini de saklayarak verilerin analiz edilebilmesi ve raporlama yapılabilmesine de imkan tanımaktadır. Database üzerinde en güncel veriler bulunurken data warehouse üzerinde geçmişe dönük verilerde depolanabilmektedir. Database ve data warehouse arasındaki en temel fark budur.

Örnek verilmesi gerekirse veri tabanı mevcut müşteri eğilimlerini analiz etmek amacıyla en son satın alınanların kaydını tutarken veri ambarı ise satın alınan tüm verilerin bir kaydını tutarak veri bilimcilerin ve analistlerin tüm bu verileri daha kolay bir şekilde analiz edebilmesi için imkan tanımaktadır.

Data Lake:

Data lake tüm verilerin depolanabilmesini sağlamaktadır. Gerekli olan, gerekli olma ihtimali olan veya hiç gerekli olmayacak verilerin bile saklanması data lake ile mümkündür. Aynı zamanda data warehouse web sitesi metinleri ve sosyal medya verilerini depolayamazken data lake web sitesi metinleri veya sosyal medya verilerini de depolayabilmektedir.

Database ve data warehouse yapılandırılmamış verileri işleyebilmelerine rağmen bunu en verimli olacak şekilde yapamamaktadırlar. Dışarıda çok fazla veri bulunuyorken tüm verileri bir veri tabanı veya bir veri ambarında bulundurmak maliyetli olabilmektedir. Veri gölü yapılandırılmamış verileri daha uygun maliyetli olarak depolamaya imkan tanıyarak 2000’li yıllarda oldukça popüler hale gelmeye başlamıştır.

Aynı zamanda veri tabanı ve ya veri ambarına girilen verilerin depolanmadan önce temizlenmesi ve hazırlanması gerekmektedir. Yapılandırılmamış veriler ve bu verilerin kullanıldığından emin olunmadığı durumlarda depolama işlemi uzun ve zorlu bir süreç olabilmektedir.

Bu nedenle data lake ön plana çıkmıştır. Data lake tam olarak yapılandırılmamış verileri mümkün olan en uygun maliyetle işlemek için tasarlanmıştır.

https://dogus.com.tr/veri-merkezi-cozumleri/

Data Lake, Data Warehouse ve Database Teknolojilerinden Hangisi Seçilmelidir?

Ne olursa olsun kurumların data lake, data warehouse veya database ihtiyacı bulunmaktadır. Seçim yaparken kurumlar verileri neden depolamak istediklerini belirlemelidir. Bu doğrultuda en doğru seçimi yapabilmeleri mümkündür olacaktır. Örneğin raporlama veya analiz ihtiyacı bulunmuyorsa ve günlük verilere ulaşılması gerekiyor ise database yeterli olabilirken detaylı analiz ve raporlama gereken durumlarda işletmeler data warehouse doğru seçim olabilir. Eğer kurum tüm verilerini saklamak istiyorsa ve diğer yöntemlere göre daha düşük bir maliyet ile karşılaşmak istiyorsa data lake en doğru seçim olacaktır. Bahsedildiği gibi önemli noktalardan birisi bütçedir. Kurumun bu ihtiyaç için ne kadar bütçe ayırabildiği doğrudan alacağı hizmet ile alakalıdır. Çünkü data warehouse maliyetlerinin yüksek olduğu bilinmektedir.

Data Lake, Data Warehouse ve Database Geleceği Nasıl Olacak?

Yapılandırılmamış verilerin değeri ve miktarı arttıkça veri gölünün giderek daha değerli bir hale geleceği düşünülmektedir.  Ama bu durum veri tabanı ve ya veri ambarının değerini kaybedeceği anlamına gelmemektedir. Veri ambarları ve ya veri tabanları her zaman önemli bir yere sahip olacaktır. Muhtemelen yapılandırılmamış veriler veri tabanında veya veri ambarında tutulmaya devam edilecektir. Ancak günümüzde birçok kurum verilerini depolamanın daha uygun maliyetli ve taşımanın daha kolay olması nedeniyle bulutta bulunan veri göllerine taşımaktadır. Gelecekte bu teknolojilerle daha gelişmiş bir şekilde karşımıza çıkacağı tahmin edilmektedir.

Doğuş Elektronik olarak “Uzmanlık fark yaratır” yaklaşımımız ile konularında uzman, sertifikalı ve tecrübeli personellerimiz ile birlikte  sunmuş olduğumuz veri merkezi çözümlerini incelemek için tıklayın: https://dogus.com.tr/veri-merkezi-cozumleri/

Datalake-Veri-Golu-711x400

Data Lake Güvenliğini Geliştirmenin 5 Yolu

Büyük miktardaki yapılandırılmış, yarı yapılandırılmış veya yapılandırılmamış verilerin depolandığı depolama havuzuna data lake ( veri gölü ) denilmektedir.

Veri gölü sayesinde her türlü veri, boyut sınırı olmaksızın bulut üzerinde depolanabilmektedir. Data lake özellikle büyük verilerin depolanabilmesi ve işlenebilmesini sağlamaktadır. Tüm bu verilerin depolandığı veri göllerinin ise güvenliği çok önemlidir. Bütün verilerin tek bir yerde bulunması bilişim teknolojileri altyapısını ve süreçlerini basitleştirir. Kolaylaştırılmış ve verimli bir veri gölü ise analizden raporlamaya kadar her şeyi daha hızlı ve daha kolay bir hale getirmektedir. Burada en önemli nokta ve sorun ise tüm verilerin tek bir veri gölünde bulunmasıdır. Bütün verilerin tek bir yerde bulunması birçok riski de beraberinde getirmektedir.

Günümüzde bilişim teknolojileri dünyasında BT departmanlarının tüm verileri tek bir yerde bulundurması nadirdir. Yedeklemeler ve arıza güvenliği gibi teknikleri uygulamalarıyla kurumsal verileri gerçek bir felaket hatasından koruma eğilimindedirler. Kurumsal verileriniz yerelde değil bulut üzerinde bulunduğunda tüm işleri verilerinizi güvende tutmak amacı taşıyan satıcılar için büyük bir avantaj söz konusudur. Çünkü verileri güvende tutmak için ek avantajlar sunmaları onları bir adım öne çıkarmaktadır. Veriler bir veri gölünde bulundurulduğu durumlarda verilerin tamamen korunduğu anlamına gelmez. Bu nedenle bu teknolojilerin kullanılması durumunda güvenlik risklerinin tamamen değerlendirilmesi ve ve durumun 360 derecelik bir açıdan incelenmesi gerekmektedir. Çünkü veri gölleri hassas bilgilerle doludur ve bu bilgilerin güvenliğini sağlamak birinci önceliktir.

Bu nedenle siber güvenlik konusu veri gölü platformları için çok önem arz eden bir konudur. Düzenli olarak yapılan sızma testleri, güvenlik açığı taramaları ve yapılan denetimlerin tümü veri gölü güvenlik planlarının olmazsa olmaz uygulamaları arasındadır. Yapılan bu taramaların amacı ise var olan güvenlik açıklarını tespit ederek bu güvenlik sorunlarını ortadan kaldırmaktır. Data lake güvenliğini sağlamak için belirtilen bu siber güvenlik çalışmalarının düzenli olarak yapılması gerektiğini belirtmek gerekmektedir. Yapılan sızma testleri analistlerin var olan açıkları belirlemelerine olanak tanımaktadır. Kuruluşlar, güvenlik açığı taramaları, sızma testleri ve yapılan denetimler sonucu elde edilen çıktıları kullanarak yapılması gereken düzenlemeleri gerçekleştirmektedirler.

Veri gölleri kurumlar için en önemli şeylerden biri olan bu bilgileri bilgisayar korsanlarından korumak için en iyi uygulamalardır. Ama veri gölünü daha güvenli hale getirmek için aşağıdaki 5 yöntem dikkate alınırsa data lake çok daha güvenli bir hale gelmiş olacaktır.

1.Yönetim Oluşturma ve Erişim

Seçim yapabileceğiniz birçok veri gölü platformu bulunmaktadır. İyi veri gölü platformlarında temel şeyler aynı olsa bile her platformun kendine has hesap oluşturma, erişim hakları tanımlama gibi özellikler için farklı mekanizma ve süreçleri bulunabilmektedir. Veri güvenliğini iyi bir şekilde sağlayabilmek amacıyla kullanıcılara işlerini gerçekleştirebilmeleri için minimum yetkilerin verilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda data lake platformunun güvenliğini sağlamak için iki faktörlü kimlik doğrulama ve kurumsal kimlik doğrulama mekanizmaları da kullanılmalıdır.

2.Makine Öğrenimi Kullanın

Bazı veri gölü platformları makine öğrenmesi(Machine Learning) yeteneklerine sahip olmaktadır. Makine öğrenimi kullanılması veri kataloglama aracı ile kullanıldığında ham veri işleme ve sınıflandırmayı hızlandırmakta ve güvenlik risklerini önemli ölçüde azaltmaktadır.

3.Bölümlendirme ve Hiyerarşi

Veriler veri gölüne alındığında uygun bir bölümde bulundurmak önemlidir. Ortak görüş, veri göllerinin ne kadar güvenilir ve ne kadar kullanıma hazır olmasına bağlı olarak verileri barındırmak için belirli bölge oluşturulmasıdır. Bu bölgeler aşağıdaki şekilde olabilir.

  • Geçici yer: Kopya gibi geçici verilerin silinmeden önce bulunduğu bir yerdir.
  • Ham: Ham verilerin işlenmeden önce bulunduğu yer kastedilmektedir. Eğer bu bölgede bulunan veriler hassas ise ayrıca şifreleme işlemi yapılması tavsiye edilmektedir.
  • Güvenilir: Veri bilimci veya analistlerin kolay bir şekilde ulaşabilmesi için güvenilir verilerin bulunduğu yerdir.
  • İyileştirilmiş: Zenginleştirilmiş verilerin nihai çıktıların bulunduğu yerdir.

Bunun gibi bölgelerin kullanılması rol tabanlı erişim modelinin de kullanılması ile birleştiğinde kişilerin hassas ve yetki alanı dışındaki verilere erişme olasılığı en aza indirilmiş olunur.

4.Veri Yaşam Döngüsü Yönetimi

Veri yaşam döngüsü yönetimi, Kurumunuz tarafından hangi verilerin en fazla kullanıldığı ve hangi verilerin uzun yıllardır kullanılmadığının belirlendiği ve aşamalı bir şekilde bu kullanılmayan verilerin kullanımdan kaldırılması sürecidir. Data lake ortamında verimli depolama için tasarlanmış bir katmana eski veriler taşınabilir ve bu sayede bu verilere ihtiyaç duyulduğunda kullanılması sağlanmış olunur ve gerekli kaynaklar da tüketilmemiş olunur.

5.Veri Şifreleme

Verilerin güvenliği için çok önemli olan şifreleme yeni bir fikir değildir ve ayrıca birçok veri gölü platformunun verileri şifreleyebilmek için kendi metodları bulunmakta ve bu metodları  kullanmaktadırlar. Hangi data lake platformu tercih edilirse edilsin dikkat edilmesi önemli olan nokta mevcut yapıda kullanılması için çok iyi bir şifreleme stratejisine sahip olunması gerekmekte ve tavsiye edilmektedir. Bütün verilerinizin özellikle hassas verilerinizin korunabilmesi için iyi bir şifreleme stratejisine sahip olunması hayati önem taşımaktadır.

Günümüzde en önemli konuların başında gelen veriler artık hayatın her alanında karşımıza çıkmaktadır. Tüm bu verilerin anlamlandırılarak bilgilere dönüştürülmesi ile hayatımız şekillenmektedir. Doğuş Elektronik olarak verilerin ne kadar önemli olduğunu biliyor ve sizlere sunmuş olduğumuz Veri Merkezi Çözümleri ile ilgili hayata geçirdiğimiz projelerimizde uyguluyoruz.

ISO2007-Nedir-711x400

ISO 27001 Nedir?

ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi, kurumların kendilerinin ve müşterilerinin bilgilerini güvende tutmak için kullanılan uluslararası bilgi güvenliği yönetim standartıdır.

Günümüzde kurumlar veya kişiler için en önem verilen şeylerden birisi bilgidir. Bu nedenle herkes tarafından en önem verilen konuların başında gelen bilginin koruma altına alınarak güvenli bir şekilde yönetilmesi önem arz etmektedir. Kurumların finansal alandaki verileri, fikri mülkiyetleri ve müşterilerinin bilgilerinin korunması ISO 27001 sayesinde mümkün olmaktadır. Şirketlerde ISO 27001 standartının uygulanması, oluşabilecek risklerin azaltılmasında önemli bir rol üstlenirken gerekli olan güvenlik önemlerinin yerine getirilmesini de sağlamaktadır.

ISO 27001 Sertifikası Nedir?

ISO 27001 sertifikası gerekli olan tüm kurum ve kuruluşların bilgilerinin gizlilik bütünlük ve erişilebilirliklerini sağlamak amacıyla kurdukları bilgi güvenliği yönetim sistemini, bağımsız belgelendirme kuruluşları denetimden geçirmektedir. Bağımsız belgelendirme kuruluşlarının yaptıkları denetlemeler sonucunda kurumun istenilen kriterlere uygun olduğunun kanıtlanması akabinde kurum adına düzenlenen sertifikaya ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Sertifikası denilmektedir.

ISO 27001 ve 5651 Sayılı Kanun

23 mayıs 2007 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “5651 sayılı İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun” içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin yapılması gerekenlerin belirlendiği kanundur. Bu kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte internet ortamında yapılan yayınların kontrol altına alınması ve yapılan yayınlar sonucunda işlenebilecek suçların engellenmesini amaçlanmaktadır ve  bu kanun sayesinde  hukuken de bu alanda önlem alınmış olunur. 5651 sayılı kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte kurumların sahip olduğu internet hizmetlerini toplu olarak çalışanlarının ya da müşterilerinin kullanımına açması durumunda yerine getirmesi gereken şartlar bulunmaktadır. Bunlara örnek olarak;

  • İnternet sağlayıcısı kurum kendi ağları içerisinde kullanılan IP adres bilgilerini ve bu adreslerin kullanmaya başladıkları, sonlandırdıkları tarihleri ve aynı zamanda kullanılan bu IP adreslerine bağlanan bilgisayarların MAC adreslerini de kayıt altına almakla sorumludur.
  • İnternet sağlayıcısı kurum kayıt altına alınan verilerin doğruluğunu ve tamlığını kontrol etmeli ve elde edilen verilerin dosyanın oluşturulduğu zaman bilgisi ile günlük bir şekilde kayıt altına almalı ve son yılda kayıt altına alınan tüm dosyaları sağlamakla yükümlüdür. Bu bilgilerin gizliliğinin sağlanması da 5651 sayılı kanun gereği internet sağlayıcısının görevidir.

ISO 27001 uluslararası bir standarttır ve bu standartlar uygulandığı takdirde bir düzenin olması beklenmektedir. Diğer yandan 5651 sayılı kanunun yürürlüğe girmesi ile hukuken neyin yapılması gerektiği neyin yapılmaması gerektiği de daha fazla netlik kazanmıştır.

KVKK ve GDPR Kapsamında Verilerin Korunması

“6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu” ile kişisel verilerinin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ve uyacakları kuralların belli olmasını amaçlamaktadır. Bu kanun ile birlikte artık kişilerin verileri kişinin kendi izni olmaksızın işlenemeyecek, üçüncü kişilere ve ya yurtdışına aktarılamayacaktır.

Türkiye’de kişilerin verileri nasıl Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK) gibi kanunlarla korunuyor ise Avrupa Birliği ülkelerinde de bu veri ve bilgiler Genel Veri Koruma Yönetmeliği (General Data Protection Regulation) ile korunmaktadır. Bu yönetmelik ile Avrupa Birliği’ne üye olan Avrupa Birliği vatandaşlarının kişisel verilerinin korunması amaçlanmaktadır. GDPR 25 Mayıs 2018’den itibaren Avrupa Birliği’ne üye olan ülkelerde yürürlüğe girmiş ve bu ülkelerde bulunan kuruluşlarda kişisel verilerin Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR)‘nde belirtildiği kurallar doğrultusunda güvenliğinin sağlanması hedeflenmiştir.

Bilgi günümüzde hızlı bir şekilde üretilirken bir yandan da hızla tüketilmektedir. Günümüz bilgi çağında bilgiye ulaşmak internet sayesinde çok daha kolay hale gelmiştir. Artık bilgi kişiler, kurumlar için önemli iken ülkeler için de çok fazla önemli bir konumdadır. Çünkü artık güçlü bir ülke demek bilgiyi üretebilen ülke anlamına gelmektedir.  Bilginin bu kadar önemli olduğu bir dönemde bilgi üreten ülkeler için de bilgi ve iletişim teknolojileri konuları çok önemli bir hal almaktadır. Bilginin bu kadar önemli olduğu bir dönemde kişiler, kurumlar ve ülkeler bilgilerin güvende tutmak istemektedir. Bu nedenle hacker’lar tarafından siber saldırı gibi tehditlerden korunmak için yukarıda bahsedilen kanunlar ve ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi doğrultusunda belirlenen kuralların uygulanması gerekli hale gelmiştir. Siber güvenliğin sağlanması için ISO 27001 standartı çok önemlidir ve ihtiyaca ve gelişmelere göre de güncellenmektedir.

Bilgi güvenliğini sadece siber saldırı durumlar etkilememektedir. Doğal afetler, yangın sel, deprem gibi olaylar bilgi teknolojilerini etkilemekte ve zarar vermektedir. Bu derece farklı boyutlarda tehlikenin söz konusu olduğu bir durumda ISO 27001’da olduğu gibi risklerin önceden tahmin edilebilir bir durumda olunması avantaj sağlayacaktır.

ISO 27001 Sertifikasının Faydaları Nelerdir?

  • İşletmenin bilgilerinin güvenliğini sağlar ve bilgilerin kaybolması gibi riskleri en aza indirir.
  • Bilgilerin kaybolmasından dolayı oluşabilecek kayıpların önlenmesini sağlar ve daha verimli bir çalışma ortamı oluşmuş olunur.
  • Bilgilerin saklanması için en iyi yöntemin seçilmesi sağlanır.
  • Kurum bilgilerini önem düzeyine göre ayırmadan tüm bilgiler saklanmaktadır.
  • Bilgi güvenliği alanındaki eksikler veya yanlışlar belirlenir ve bunlara göre çözümler oluşturulur.
  • Yasal gereklilikler tamamlanarak işletme standartlara uygun hale getirilir.

Sonuç olarak görülüyor ki tüm ülkeler için bilgi güçtür. Herkes bu gücü bir şekilde elde etmek istemektedir. Bilgi güvenliğini sağlamak için ne kadar kanun çıkarılsa da bazı kişiler bunlara uymamaktadır. Bu nedenle 5651 sayılı kanun, 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu gibi kanunlar ne kadar insanların haklarını savunsa da ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi’nin sunmuş olduğu avantajlardan faydalanılmalı ve bilgi güvenliği en iyi şekilde sağlanmalıdır.

KVKK-GDPR-Verilerin-Güvenliği-Konulari-ve-Veri-Merkezi-İlişkisi-Blog-711x400

KVKK, GDPR Veri Güvenliği ve Veri Merkezi İlişkisi

KVKK, GDPR, Veri Savaşları derken, global şirketler arası davalarla birlikte uluslararası çapta pek çok veri güvenliği önleminin alındı. Kullanıcılar da eskisine göre çok daha bilinçli davranmaya başladı gelin biz hukuk gözünden veri güvenliğini inceleyelim ve veri merkezlerindeki önemine değinelim.

VERİ GÜVENLİĞİ NEDİR?

Günümüz dünyasında verilerin güvenliği önemli bir sorun teşkil etmektedir. Verilerimizin siber saldırılara karşı korunması için birçok önlem ve yöntemle korumak mümkün. Verilerimizin siber saldırılarda ele geçirilmesi bizlerin hukuki, cezai, maddi ve manevi sorunlara itebilir ve bizleri zor durumlara düşürebilir.

Veri güvenliğinde en önemli nokta verilerin izne tabi kullanılabilmesidir. Kurumsal veya kişisel veriler yetkili kişiler tarafından doğru ve amacına uygun şekilde kullanılması gerekir. Amacına uygun şekilde izne tabi kullanılmayan veriler için veri güvenliğinden bahsedilemez. Verilerin siber saldırılara hedef olma nedeni ise tabiiki verilerin ekonomik bir değer ve birikim ifade etmesidir. Bu verilere sahip olan kötü niyetli kişiler verileriniz karşılığında sizden fidye isteyebilir. Kurumunuzun sahip olduğu ve derlediği bilgiler Big data denilen alışkanlıklar ve gruplandırmalar siber saldırılar ile ele geçirilip rakiplerinize satılabilir ve kurumsal saygınlığınızı müşterilerinize karşı zedeleyebilir.

VERİ GÜVENLİĞİ NASIL SAĞLANIR ?

Siber suçların kabus olduğu ve giderek yaygınlaştığı dünyamızda bu durumu engellemek tabi ki mümkün. Tahmin edilemeyecek kombinasyonlar ile oluşturulacak şifreler , güvenli sistemler kullanarak , düzenli yedeklemeler yaparak , güvenli sitelerde gezinerek , sadece yetkili kişilerin sistemlere erişebildiği bir güvenlik ağı kurarak verilerinizin güvenliğini sağlayabilirsiniz.

Siz bu önlemleri alırken tabii ki ülkemizde verilerimizin korunması için hukuki önlemler aldı. Konuyla 7 Nisan 2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ‘6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları kuralları düzenleme amacını taşımaktadır.

Yürürlülüğe giren kanun ile verileri amacına uygun işlemeyen kişilere ve kurumlara ciddi miktarlarda para cezası ile karşı karşıya kalmaktadır. Kanunun esas amacı kurumlara ve veri sorumlularına kişisel verilerinin paylaşan kişilere karşı hesap verilebilir olmasını ve veri sahibine hangi hizmet karşılığında verilerinin kullanıldığını öğrenme imkânı sunmuştur.

Veri Merkezlerinde, Veri Güvenliği

Veri Merkezi projelerinde güvenliğin odak noktası geçtiğimiz 10 yılda çeşitli gelişmelerin ardından oldukça değişti diyebiliriz. Bir hacker’ın verilere ulaşması, münferit saldırılara karşı korumaları içeren savunma sistemlerinin yanında veri merkezlerinde işlenen büyük verinin GDPR ya da ülkemizde KVKK’ya uygun olarak depolanması işlenmesi ya da dağıtılması gerekiyor.

 Veri Merkezleri ile ilgili bazı yaptırımlar ve GDPR’ın çok öne çıkması nedeniyle pek çok yazı yazıldı. Avrupa Birliğine gelen bazı regülasyonlardan sonra data center’larda neler değişti. Veri merkezleri bir third party olarak çalışırken mesuliyet kabul etmeksizin faaliyet gösterebilirken şimdilerde dikkat etmeleri gereken çok konu var.

KVKK gereksinimlerini karşılamanın yanı sıra GDPR gereksinimlerini yani uluslararası gereksinimleri karşılamak da çok önemli çünkü günümüz dijital dünyasında projenizin yada markanızın hangi yöne yada coğrafyaya doğru büyüme gerçekleştireceğini kestirmek de güç.

Doğuş Elektronik olarak geliştirdiğimiz özel yaklaşımla tüm trend konuları takip etmenin yanında uluslararası hukuka ve mühendislik standartlarına uygun projeler geliştiriyoruz. Veri merkezi çözümlerimizi incelemek için tıklayın: https://dogus.com.tr/veri-merkezi-cozumleri/