network-güvenliği-711x400

Network Güvenliği Nasıl Sağlanır

Network Güvenliği Nedir?

Network yada ağ güvenliği; yetkisiz erişimlere, kötüye kullanma ve hırsızlığa karşı korumadır. Cihazların uygulamaların, kullanıcıların güvenli bir şekilde çalışmasını sağlar.

Günümüzde güvenlik sistemleri katmanlara bölünerek savunma sağlıyorlar. Bunun en büyük sebebi ise çeşitli seviyelerde çeşitli atakların olması. Öte yandan tavşan deliği denilen bazı tuzaklarla da saldırganlar içeriye alınarak fişlenmeye çalışılabilir.

Dijitalleşen dünyada ağ güvenliği artık her zamankinden önemli. Ülkemizden ve uluslararası camiadan pek çok sızıntı haberini duyuyoruz. Bu nedenle markamızın hassas içeriğinin kötü niyetli kişilere ulaşmaması için özen göstermemiz gereken bir konu. Ürününüz basit bir uygulama olsa da komplike ve pek çok ihtiyacı karşılayan farklı bir işler zinciri de olsa ağınızı korumanız gerekmektedir.

Genel Güvenlik Kuralları:

  • İş gereksinimine ve yetkinliğe göre erişim izni
  • Sürekli güncel tutmak (Bu noktada özellikle önerimiz cisco meraki gibi sistemlerdir)
  • Güçlü parola protokolleri
  • SSH ve HTTPS gibi güvenli protokollerin tercih edilmesi.
  • Kuzey/güney trafiğini segmente etmek için sınır noktalarda (önemli noktalarda) firewall kullanmak.
  • Aktarım halindeki iletişimleri kriptolama.
  • VPN kullanımı

Genel olarak protokol kuralları bu şekilde çerçevelenebilir.

Güvenlik Duvarı (Firewall)

Donanım tabanlı olarak ağa gelen ve ağdan giden veri paketlerini kontrol eder.  IP Filtreme, port filtreme, içerik ve web filtreleme yapabilirler. Proxy,  stateful multilayer gibi çeşitli firewall türleri bulunur. Data paketlerini takip eden bu yapı güvenliğin en temel unsurlarından biridir.

VPN (Virtual Private Network)

VPN denince konuya biraz hakim olanların aklına çeşitli şirketler gelecek. Aslında bu şirketler aracılığıyla ile bir gizlilik yada ağ güvenliği sağlamak zor çünkü son yıllarda pek çok backdoor’un varlığı ortaya çıktı ancak VPN donanımları tek bir yer üzerinden kontrol etmenize yardımcı olduğu için kıymetlidir.

IDS (Saldırı Tespit Sistemleri)

Sunucu ve ağ tabanlı olarak tasarlanmıştır. Basitçe kulak kabartma diyebiliriz bu sistemin çalışma mantığına. Dinlediği trafiğin kaydını tutar ve bu kayıtları baz alarak atak sezdiğinde önleme aksiyonları alır. Admin yetkisi olanlara mail yada çeşitli yollarla haber ulaştırırlar. Firewall data paketlerini kontrol ederken IDS her data paketini sorgular.

URL Filtering

Çalışanlarınız farklı sayfaları ziyaret edebilir ve ağınızda zayıflıklara neden olabilirler URL Filtering programları bu noktalarda fayda sağlayacaktır.

Herhangi bir ortamın güvenliğini sağlamanın en güvenli yolu kullanımda olan kişilerin farkındalığıdır bunu unutmamalıyız. Gelişen teknolojilerin yardımını bu farkındalığı oluşturmada kullanabiliriz.

saas-iaas-paas-nedir-711x400

SAAS, IAAS, PAAS Nedir?

SAAS, IAAS, PAAS derken kafanız karışıyor olabilir! Nedir, nasıl, hangisi soruları arasında boğuşuyor olabilirsiniz ve gayet normal çünkü departmanınızın doğası gerekiyor teknik alt yapınız olmayabilir ve fakat teknik departman ile birlikte bir proje oluşturmanız gerekiyor; sizi anlıyoruz. Tüm modelleri detaylı şekilde açıklayacağız.

Veri merkezi sektörün o kadar temel bir konusu ki aslında çevresel her maddeye dokunuyor. Bir proje “bulut” üzerinde çalışıyor olsa bile temelde bir veri merkezine bağlı olmak durumunda. İşte sektörün bu kadar temel bir kolu ile ilgilendiğimiz için bazen yan konularda da sizlerle bilgilerimizi paylaşmak istiyoruz.

Konuya başlamadan önce as-a service mantığından bahsetmek isteriz. Bu mantık bulut tabanlı çözümler sayesinde gelişmiştir. Bu yapılar sayesinde işinize ve sizin için önemli olana odaklanırken GUI kolaylığı ve teknik konulardan sıyrılma nedeniyle pek çok fayda sağlarsınız. SAAS nedir, IAASnedir, PAAS nedir ve nasıl çalışırlar gelin inceleyelim. Sabırsızlar için de küçük bir tanım bırakıyoruz; PAAS: Hizmet olarak platform, IAAS: Hizmet olarak altyapı ve SAAS: hizmet olarak yazılım şeklinde tanımlanabilir. 4 ana bulut çözümünden 3’üdür.

SAAS Nedir?

SAAS yani tam ifadesiyle software as a service bir hizmet modelidir. Türkçe karşılığı hizmet olarak sunulan yazılım denilebilir. Kısaca örneklemek gerekirse; Salesforce, magento commerce cloud, shopify örnek olarak gösterilebilir. “Tak çalıştır” mantığıyla kullanabildiğimiz teknik bilgi gerektirmeksizin kullandığımız yazılımlardır. Türkiye’de de SAAS örnekler artık çok fazla örneğin en eskilerinden biri muhasebe yazılımı Paraşüt ‘tür. Bir diğer örnek ise Dropbox’dur.

SAAS projeler abonelik modeli ile çalışıyor. Hizmetler paketlere göre sınıflandırılıyor. Hizmet sağlayıcısı ihtiyaca göre yada aylık, yıllık olarak bölebilir bu sistemi.

https://www.salesforce.com/eu/editions-pricing/overview/

Örneğin Salesforce pek çok farklı hizmet içerisinde planları farklı fiyatlarda ihtiyaçlara göre bölmüş. Türkiye’den verdiğimiz örnekte ise Paraşüt oluşturduğu paketleri müşterilerinden aldığı içgörülere göre sınıflandırmış. Burada amacımız herhangi markayı öne çıkarmak değil yalnızca örneklendirmektir.

https://www.parasut.com/on-muhasebe-fiyatlari

SAAS projelerde doğrudan yazılımı geliştiren firmaya ödeme yaparsınız. Yazılımı geliştiren firma da herhangi bir güncelleme yaptığında tüm müşterilerine bu yenilikleri eş zamanlı olarak sunar. Bir diğer en büyük artısı da ölçeklenebilir olmasıdır; çoğu zaman yalnızca bir tuş ile planınızı yükselterek ihtiyaçlarınızı karşılamaya devam edebilirsiniz.

SAAS Modelinin Avantajları:

  • Sunucu maliyetleri, abonelik maliyeti olarak yer değiştirir.
  • SAAS projeler onlarca farklı senaryoyu deneyimledikleri için daha güvenlidir.
  • Uzaktan çalışma için daha uygundur.
  • Daha önce de ifade ettiğimiz gibi bu tip projeler her zaman günceldir.
  • Genel tüm maliyetleri aşağı çeker.
  • Entegrasyon kolaydır ve ölçeklenebilir projelerdir.
  • Yönetim paneli ile teknik bilgisi hiç olmayan kişiler için tasarlanmış arayüzler işleri kolaylaştırır.
  • Zamandan tasarruf sağlar.

SAAS Modelinin Dezavantajları:

  • Kendi ürettiğiniz yazılımları, dilediğinizce kontrol edebilirsiniz ancak SAAS projelerde çoğunluğun ihtiyaçlarına göre tasarlanmış bir yazılımı kullanmanız gerekmekte.
  • Hassas bilgilerin erişimi bulutta ve başka bir şirketin veri merkezinde bulunduruluyor. Bu durum güvenlik endişeleri doğurabilir.
  • SAAS modeli her yıl yayılmaya devam etse de uygulama yelpazesi hala sınırlı.
  • SAAS modelinde saas projelerin performansı tamamen satın alım yaptığınız şirkete bağlıdır. Bu durum sizi gelecekte çok mutlu edebilecekken mutsuz da edebilir.
  • Sürekli olarak internete bağlı kalma durumunda olmanız çok büyük bir kolaylıkken altyapı sorunları nedeniyle ciddi bir zorluk haline de gelebilir.

Bu noktaya kadar SAAS ile ilgili iki örnek üzerinden artıları ve eksileri kısaca paylaştık. SAAS projeler hayatımızı ciddi şekilde kolaylaştıran önemli yazılım çözümleri ve sanallaştırmanın getirmiş olduğu kolaylıkları da etkin kullanıyorlar. Gelin şimdi IAAS modeline yoğunlaşalım:

IAAS Nedir?

IAAS için kısaca hizmet olarak alt yapı diyebiliriz Türkçe ifade etmek gerekirse. İngilizce açılımı ise infastructure as a service’dir. SAAS modelinde olduğu gibi IAAS modelinde de üçüncü taraf bir çözüm ortağı abonelik modeli aracılığıyla size dilediğiniz sanallaştırma ve depolama gibi altyapı hizmetlerini sunar. Tüm as-a service modeller gibi IAAS’da bir kullandıkça öde modeline sahiptir. Yani sahip olduğunuz hizmet aboneliği size yetmediğinde yükseltebilir veya ihtiyacınız kalmadığında düşürebilirsiniz.

IAAS Modelinin Avantajları:

  • Ölçeklenebilirlik en önemli faydasıdır diyebiliriz.
  • Dinamik ve esnek modeller sağlar.
  • Kurumsal düzeyde bir altyapıya erişmenizi sağlar; Özellikle KOBİ, OBİ’ler için harika bir çözüm olabilir. Start-up’lar için de keza öyle.
  • Maliyet doğrudan tüketime bağlıdır.
  • Sanallaştırma teknolojileri ile bir donanım pek çok farklı kullanıcıya hizmet eder.
  • Alt yapı üzerinde tam kontrol sahibi olmaya devam edersiniz.
  • Tüm as a – service modelleri gibi kullanımı kolaydır.
  • Çalışanların teknik konular dışındaki görevleri için çok daha fazla zamanı olur

IAAS Modelinin Dezavantajları:

  • Bilgilerin farklı bir markanın ağında ve bulutta bulunması güvenlik kaygıları ortaya çıkarabilir.
  • Herhangi bir kesinti olması durumunda hizmetiniz aksayabilir.
  • IAAS modelinin nasıl yönetileceğini kavramak için eğitime ihtiyaç vardır.

IAAS modelini kendi altyapınızı oluşturmak için bütçeniz yoksa, ihtiyaçlarınız dengesizse, yalnızca kullandığınız kaynaklar için ödeme yapmak ancak yine de altyapı üzerinde tam kontrole sahip olmak istiyorsanız kullanabilirsiniz.

IAAS Proje örnekleri:

  • Digital Ocean
  • Amazon Web Services (AWS)
  • Microsoft Azure
  • Cisco Metacloud
  • Google Compute Engine (GCE)

PAAS Nedir?

Türkçe ifadesiyle PAAS hizmet olarak platform’dur. İngilizce olarak açılımı ise platform is a service’dir. Genellikle uygulamalar için kullanılan bir as-a service modelidir. PAAS modeli için çerçeve tanımlaması yapabiliriz. Yani yazılımcıların üzerine uygulama kurabilecekleri özelleştirilmiş bir alan sunar. Geliştiriciler uygulamaların yönetimini sürdürürken, tüm sunucular, depolama ve ağ oluşturma, kuruluş veya üçüncü taraf sağlayıcı tarafından yönetilebilir. SAAS modelinden farklı olarak yazılım sunmak yerine yazılım geliştirilecek bir ortam sunar diyebiliriz kısaca.

PAAS Modelinin Avantajları:

  • Hibrit modele kolayca geçebilirsiniz.
  • İş süreçlerinizi kolayca otomatize edebilirsiniz
  • Developer’ların iş yükünü doğrudan azaltır
  • Geliştiriciler PAAS modeline güvenerek yalnızca gelişime odaklanır. Yani güvenlik asıl düşündükleri şey olmaz.
  • Ölçeklenebilir ve esnektir.
  • Uygulamaların maliyetini azaltır.

PAAS Modelinin Dezavantajları:

  • Tüm as-a service çözümlerinde olduğu gibi güvenlik burada da bir kaygıdır. Çerçeve olarak güvenli bir ortam oluştursa da bilgiler başka bir şirketin ağında bulunmaktadır.
  • PAAS modelinde kontrol etme seviyeleri satıcının modellerine göre değişmektedir. Bu durum bir sorun oluşturabilir.
  • PAAS modeli, özelleştirmeler gerektirir. Bu nedenle, uyumluluk sorunları yaşanabilir.
  • Satın aldığınız PAAS modelindeki bazı özellikler sizin için tamamen anlamsız olabilir. Bu nedenle satın alınan modelin esnekliği kıymetlidir.

PAAS Proje örnekleri:

  • AWS Elastic Beanstalk
  • Force.com
  • Google App Engine

optimizely.com/insights/blog/pizza-as-a-service/

Doğuş olarak IAAS, PAAS ve SAAS projelerindeki ihtiyaçlarınızı sizlerle birlikte belirleyebiliriz. Son bir netleştirme amacıyla pizza as a service anolojisi ile makalemizi sonlandırmak istedik. Çeşitli bulut tabanlı çözümlerde de sizlere hizmet veriyoruz. Örneğin: Cisco Meraki bizim için en önemli hizmetlerden biri… Veri merkezi yada bulut tabanlı çözüm ihtiyaçlarınız için bize ulaşın.

rack-kabinet-nedir-711x400

Rack Kabinet Nedir?

Server odalarında, daha büyük ölçekli olarak veri merkezlerinde cihazların monte edildiği, düzgün şekilde istiflendiği yapılara rack kabinet denir. Şu anda en çok kullanılan standart ise 19″ olarak tanımlanmıştır.

Rack Kabinet yani sunucu/server rafı sayesinde donanımlarınız tam korunmalı bir şekilde kalır. Hava dolaşımı ve nem kontrolü sağlanır. Özel kilitleme sistemleriyle erişim kısıtlanır. Bu durum donanımların uzun ömürlü olmasını da sağlar.

Rack Kabin’in ne olduğunu biliyor ancak detay bilgi arıyorsanız Rack kabinet nasıl seçilir? Yazımızı incelemenizi tavsiye ederiz.

Aslında iki nedenden Rack kabinet kullanılır: Hırsızlara, kazalara karşı koruma ve işte süreklilik. İkincisi hava dolaşımı ve estetik görünüm.

Sunucu kabini seçiminde U alanı hesaplamaları detay ve önemli hesaplamalardır.  Rack kabinet nasıl seçilir?  da da örneğini veriyoruz ancak burada da bahsedelim:   1U = 1.75″ olarak hesaplanmaktadır.  44.55 mm karşılığı vardır.

 

Sunucu-Kabini-Secimi-711x400

Rack Kabinet Nasıl Seçilir?

Sektörden olmayan biri için sunucu rafları ve  bileşenleri genellikle ayırt edici değildir ancak yeni rack kabinet ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız seçim konusunda detaylardaki değişiklikleri fark etmeniz önemlidir.  Rack kabinet konusuna hakim değilseniz başlangıç olarak Rack Kabinet Nedir? Yazımızı okumalısınız.

Rack kabinet seçiminde aklınıza gelmesi gereken ilk soru açık çerçeveli bir rafa mı yoksa  kapalı çerçeve bir rafa mı ihtiyacınız olduğudur. (Open frame, closed frame)  2 Direkli ve 4 Direkli rack kabinetlerin artı, eksilerini iyi kavramak doğru şekilde ihtiyaç belirlemenizi sağlayabilir.

2 Direkli ve 4 Direkli Rack Kabinet Farkı

2 Direkli server kabinleri daha çok çok ağır olmayan IT donanımları için tercih edilir. Örneğin; Switch’ler, patch paneller gibi. Ancak tam donanım server cihazları, monitörler gibi ağır cihazlar 2 direkli paneller için doğru tercih olmayabilir.

Info – Patch Panel Nedir? –  Ağ kablolarının ve ağ cihazlarının bağlanmasında bir bölme görevi görür.  Herhangi bir arızada müdahaleyi kolaylaştırmak asıl görevidir. 

2 Direkli Rack Kabinlerin Artıları:

Soğutma:  Bu kabinler açık durumda olduğu için hava kolayca cihaz arasında dolaşabilir. Böylece donanımda ısı yükselmesi zorlaşır.

Boyut: Bu kabinler az yer kapladığı için özellikle taban alanının da önemli olduğu tam kapsamlı veri merkezlerinde kullanımı önemli olabilir. Donanımlar birbirine yakın olduğu için de daha fazla cihaz birlikte çalışabilir.

Erişim:  Donanıma kolay erişim sağlar.

Bütçe: Seçilen ürün, model ve markaya bağlı olarak 4 direkli kabinlerin fiyatının yarısı olabilir.

2 Direkli Rack Kabinlerin Eksileri:

Güvenlik: Açık şekilde duran donanımlar ne kadar güvenli? Açıkta olan kablolar, yapılar takılmalara veya kazalara neden olabilir.

Kir ve Toz: Hava akımı serbest ise kir ve tozlar da serbest. Biliyorsunuz ki elektronik cihazlar çok fazla toz çekiyor üstlerine.

Organizasyon: Açık şekilde duran bir kabini organize etmek zordur çünkü ismi üzerinde her donanım ve malzeme ortada öylece duruyor kablolama ve diğer işleri yönetmek zor olacaktır.

4 Direkli Rack Kabinlerin Artıları:

Güvenlik ve Organizasyon:  Açık kabinlerin aksine, kapalı yapıdaki 4 direkli kabinler yönetilebilir kablolama ve donanımları kilitleme imkanı sunar.

Hava Akışı Esnekliği –  Kapalı çerçeve için tasarlanmış fanlar ve soğutma ekipmanları yanı sıra nem kontrolü de ayrıca hava akışına etki eder. Isıya duyarlı bu yapılar optimum dereceyi kontrol eder.

4 Direkli Rack Kabinlerin Eksileri:

Bütçe:  open frame rack kabinlere göre çok daha ğahalı olmaları 4 direkli yani closed frame kabinlerin en büyük engeli diyebiliriz.

Erişebilirlik: Kayar raflar erişebilirlik sorununu biraz olsun hafifletse de bu tip server kabinlerinin engelli doğası nedeniyle kurulum uzmanlara bırakılmalıdır. Bu noktada tüm sorularınızı bizi arayarak iletebilirsiniz.

Ağırlık: Ek materyaller ek ağırlıkla gelir ve bu ağırlıkların mutlaka hesaplanması gerekir.

Rack Kabin Kapasite ve Boyut hesaplanması

Rack kabinlerin açık  veya kapalı olması dışında daha detay ve önemli konular var elbete. Boyut ve kapasite hesabı alanın da verimliliğini etkileyeceğinden çok değerli bir konudur.

Rack Kabinet Raf yüksekliği  – 1U = 1,75″ (inç), 44.45 mm  olarak hesaplanır.  Bu durumda 58U 101,5 ” boyutunda olacak. Raf yüksekliği ekipmana ne kadar güç aktarılabileceği ile ne kadar ekipmanın bu rafa sığacağını belirler.  Günümüzde 19″ raflar standart olarak kabul edilmektedir.

Piyasada çeşitli raflar olmasına karşın en belirgin olarak görülen tip; 1000 ile 1.100 mm derinliğe sahip 42U yüksekliğinde ve 600 mm genişlikte raflardır. Rack kabinet seçimi yaparken alınacak cihazların ölçüleri işte tam da bu yüzden çok önemli.

Bugünün standartları günümüz ihtiyaçlarına göre belirlenmiş halde elbette. Yeni ihtiyaçlar belirlendiğinde rack kabinet standartları da değişebilir. Ayrıca miktara bağlı olarak özel üretim kabinetler de yapılabilmekte.

Sunucu Kabini Seçimi

Rack Kabinet Nasıl seçilir sorusunun yanıtı yukarıda açıkladığımız alan hesaplamaları ve alanın durumu ile ilgili genel bilgiler sonucu verilebiliyor ancak detaylarda çok farklı hesaplamalar olduğunu söylemek isteriz.  Doğuş olarak bu noktada yurt içi ve yurt dışından partnerlerimizin ürünlerini dikkatle proje detayına göre seçiyoruz. Lande, Estap, Canovate, Emerson/Vertiv markalarıyla son dönemde işbirliklerimiz devam etmekte ancak her senaryo ve vakaya göre esneklik göstermekteyiz.

Rack Kabinet Seçimi hakkında sizlere bazı sorular hazırladık?

  • Bir kabinete ihtiyacınız var mı? İlk olarak tespit edilmesi gereken konu budur.
  • Hangi tip kabinete ihtiyacınız var? Yani gömülü mü yoksa dikili tip mi?
  • Ortam şartları nedir?
  • İç ortam mı yoksa dış ortamda mı bulunacak?
  • İş süreçlerinizi, gelecek planlarınızı tam ve eksiksiz tespit edebilir misiniz?
  • Server odası alanınız hakkında detaylara hakim misiniz?
  • Cihazlarınızın boyutları hakkında net bilgiye sahip misiniz?
  • Yukarıdaki tüm bu bilgiler konusunda zorlanıyorsanız bir it departmanınız var mı?

Bu noktada server odası ihtiyaçlarınızın belirlenmesi için bizleri arayabilirsiniz.

Aramak için Tıklayın.

 

Rack kabinet seçiminde aklınıza gelmesi gereken ilk soru açık çerçeveli bir rafa mı yoksa  kapalı çerçeve bir rafa mı ihtiyacınız olduğudur. (Open frame, closed frame)  2 Direkli ve 4 Direkli rack kabinetlerin artı, eksilerini iyi kavramak doğru şekilde ihtiyaç belirlemenizi sağlayabilir.

U bir hesaplama parametresidir. Yani bir 1U = 1.75 inch olarak hesaplanır. 19" rack kabinet'ler dünya standartı olarak tespit edilmiştir.

1U = 1.75" ve 44.55mm olarak hesaplanır.

U birimi bir kabinler için bir ölçü birimidir farklı marka modeller farklı ölçülerde üretilebir örneğin 12U 19" 540mm olarak tasarlanabilir.

blog-2-711x400

Yapısal kablolama Nedir

Yapısal kablolama, bina içerisindeki elektrik ve iletişim iletimini sağlayan tüm kablolara verilen isimdir. Tüm sinyallerin dolaşımından sorumlu ve sistemli şekilde oluşturulması gereken önemli bir zayıf akım maddesidir. Şeklinde kısaca yanıtlayabiliriz Yapısal kablolama nedir sorusunu.

Güvenlik kamerası sistemlerinden, herhangi bir afet durumunda gönderilecek sinyallere, veri dolaşımından, bina içi iletişime veya daha basit anlamda elektrik kablolarına kadar her şey yapısal kablolama alanıdır. Teknik anlamda yapısal kablolama olarak ansak da bina kablolama olarak da isimlendirebiliriz bu işlemleri.

Tüm zayıf akım çözümlerimizi bu sayfadan inceleyebilirsiniz: https://dogus.com.tr/zayif-akim-sistem-cozumleri/

Bina teknolojilerinde kablolama uluslararası ortamda standardize edilmiştir. Avrupa Birliği, Amerika ve Uluslarası alanlarda standartlar ve sertifikalar vardır. Yapısal kablolama alanında bu tip standartlara uymanın önemi yalnızca bir “sertifika” elde etmek değil, aynı zamanda uzun vadede oluşacak sorunlardan sıyrılmak ve maliyetten kazanmaktır. 

Bu blog yazısında amacımız yapısal kablolama ile ilgili aklınızdaki tüm soru işaretlerini giderirken aynı zamanda hizmetlerimizden de bahsetmek. O halde gelin yukarıda bahsettiğimiz bazı yapısal kablolama standartlarına odaklanalım:

Bize Yazın:

[contact-form-7 404 "Bulunamadı"]

Yapısal Kablolama Standartları:

TIA/EIA-568

Telekominikasyon Derneği tarafından geliştirilmiştir; yapısal kablolama sisteminin kurulumunu ve projelendirmesini kolaylaştırmayı amaç edinmiştir, ilgili gereksinimleri içerir. TIA-568.0-D Sertifikasını omurga olarak kullanır. Ayrıca performans ve teknik kriterler için de TIA-568-C.2, TIA-568.3-D standartları mevcut. Son versiyonu ise 2015 yılında yayınlanarak “D” etiketini almıştır. 1980’li yıllardan beri geliştirilmekte olan TIA/EIA-568 Standartı ANSI/TIA/EIA-568 olarak da bilinmektedir.

Standart aşağıdaki konuları ele alıyor:

  • Yapısal kablolama sisteminin tüm alt bileşenleri,
  • Minimum gereksinimlerin belirlenmesi,
  • Kurulum yöntemleri ve ağ uygulamaları,
  • Konektör & pin yönetimleri / atamaları,
  • Yapısal kablolama sistemlerinin teknoloji ömrü,
  • Kablolar için performans özellikleri,
  • Donanım performans özelliklerini ortak bir standart üzerinde izleme,
  • Topoloji ve kablo mesafeleri,
  • Genel tanımların bir terminolojiye oturtulması.

Detaylar için sertifika web sayfasını inceleyebilirsiniz: https://www.tiafotc.org/ansi-tia-568-d/

ISO/IEC 11801

Bu standart an itibarıyla;   ISO/IEC 11801-2 ve ISO/IEC 11801-1 olarak anılmaktadır. Bina içerisindeki genel kablolama kurallarını tanımlayan bir standart olarak bahsedebiliriz.  Dağıtım mesafesinin en fazla 2000m olduğu tesisler için optimize edilmiş bir standarttır. Son olarak bahsedebileceğimiz diğer standart ise AB’nin EN 50173 standartıdır; bu standart TIA & ISO standartlarına ek gereksinimler içerir.

 

Yapısal kablolama bina içerisinde iletimi sağlarken, afet durumlarında da son noktaya kadar çalışmalıdır. Bu nedenle kablolama yapılırken altını çizdiğimiz standartların öneminin yanında temiz ve duyarlı çalışma da gerekmektedir. Dağınık görüntüler, yanlış kablolama, düzensizlik acil durumlarda ayak bağı olabilir.

Karşılaştırma:

Standartlar arasında en katı olanı EN 50173 Diyebiliriz çünkü ek gereksinimler talep edilmektedir, öte yandan ISO ve TIA da global ortamda sık kullanılır.

Farklı durumlar için farklı standartlar izlenebilir. Örneğin: Cat7 ve Cat7a kablolaması için ISO standartı ve EN 50173 takip edilebilir ancak İngiltere’de bir proje yaparken elbette EN 50173 tercih etmeniz daha faydalı olacaktır. Kablo detaylarından bahsetmişken bu konuya da değinmek isteriz aslında: Farklı mesafe ve ihtiyaçlar için kablo teknolojilerini doğru kullanmak iletişimdeki gürültüyü engelleyecektir.

Farklı kablolara göre MHZ ve Koruyuculuk Değerleri:

Cat5e 100MHz (350 MHz’ye kadar) 1000Mbps UTP veya STP

Cat6 250MHz (550 MHz’ye kadar) 1000Mbps UTP veya STP

Cat6A 500MHz (550 MHz’ye kadar) 10Gbps UTP veya STP

Cat7 600MHz 10Gbps Sadece “Shielded”

Cat8 2000MHz 25Gbps veya 40Gbps Sadece “Shielded”

Data kablolaması, telefon yada elektrik tesisatı kablolaması açısından konuyu ele alırken detaylı saha incelemesi, doğru ve maliyet kritik malzeme tespiti, uluslararası standart gibi konulara 35 yıldır sayısız projede önem vermekteyiz. Test işlemlerinin ardından dokümantasyon ve gerekli noktalarda eğitim verme gibi detaylara da önem veriyoruz. En baştan, en sona kadar her noktada stratejik ortağınız olarak yer alıyoruz. Doğru tasarım ve projelendirme, eğitimli personelden çıkmış kaliteli işçilik sizlere sunduğumuz güvencedir.

[sp_easyaccordion id=”1871″]

 

Cat5 ve Cat5e standardı kablolar ile uyumlu çalışabilen 1 gigabit hızında iletim sağlayan UTP standartı bir kablo teknolojisidir. 100 metre uzunluğunun aşılmaması halinde 10 gbps'e kadar performans sunarlar. Cat6 kabloların Cat5 kablolara göre en büyük avantajı çevresel sinyallerden daha az etkileniyor olmalarıdır.

Internet bağlantısı, veri aktarımı başta olmak üzere güvenlik sistemleri ve çeşitli bina içi aktarım konularında kullanılabilir. 100 metreye kadar etkili olduğundan buna göre çalışma yapılması gerekmektedir.

Cat6 kablolar gibi 2002 yılında ortaya çıkarak kabul görmüştür. Cat6'ya göre daha fazla bant genişliğine sahip bir teknolojidir. ISO / IEC 11801 standardı ile üretilmiş bir malzemedir.  -20 º C ile + 60º C arasında çalışabilmektedir.

100 metreye kadar olan mesafede veri aktarımı yapılacak olan her alanda kullanılabilir.  bu mesafeden sonra etkinlik kaybolmaya başlayacaktır. Özellikle Telekom ve İnternet alanında tercih edilmektedir.

otel-otomasyon-ve-bina-sistemleri-711x400

Otel Otomasyon ve Akıllı Bina Sistemleri

Bugün oteller için oluşturduğumuz ikinci blog yazımızda Otel otomasyon ve Akıllı Bina Sistemleri konusuna değineceğiz. Son yıllarda tüm sektörlerde dijitalleşme büyük önem kazanırken, yönetim sistemlerininde akıllı olması ve tüm mekanizmanın teknolojik ortamda yönetimi hizmet/ürün satan ve alan arasındaki bağı kuvvetlendirdi. Operasyonel zorluklardan, büyük kaygılardan arınmış bir üretici, müşterisini memnun etmek için farklı alanlara da yönelebilir oldu. Böylece talep edenin doygunluğu da farklı noktalara ulaştı.

Hizmet endüstrisinin en komplike tesisi olan oteller içerisinde çok farklı sektörleri barındırıyor. Tüm birimlerin minimum hatayla 7 gün 24 saat çalışması, her daim misafiri memnun etmesi ve oluşan akut sorunları çözmesi gerekiyor. Çoğu zaman anlık çözümler ilerleyen dönemlerde kalıcı sorunlara yol açabiliyor. Bu nedenle, yapılan her hamlenin hesaplı ve takip edilir olması çok önemli.


Lobide bizi karşılayan robotlar günümüz teknolojisinde mümkün olsa da otel otomasyon ve akıllı bina sistemleri derken elbette bu kadar radikal bir değişimden bahsetmiyoruz. Konaklama endüstrisi için bina otomasyonu; konuklara minimum temasla, zahmetsiz ve teknolojik bir hizmet vermek anlamına gelebilir. Tüm otomatik süreçlerin, manuel süreçlerle harmanlanması ve misafirin sorunsuz hizmet almaya devam etmesi günümüzün temel konusudur.


Özellikle pandemi süreci bize gösterdi ki hizmet sektörü yeni teknolojileri kabul etme ve dönüşüm konusunda oldukça geriydi. Bu nedenle ön muhasebe yönetimi dışında farklı konular da gündeme gelmeye başladı. Maliyetleri düşüren takip teknolojilerinden başlayarak pek çok şey özellikle geçtiğimiz iki yılda değişti.
Otomasyonla ilgili genel kaygı hizmet anında oluşan duygusal bağın zedelenmesi. Kesinlikle otel otomasyon ve akıllı bina sistemlerinin böyle negatif bir sonucu olması söz konusu değil aksine, kalite artışı ve gereksiz temasların giderilmesi nedeniyle memnuniyetin arttığı görülüyor.

Doğrudan Bizlere Sorabilirsiniz:

1 Step 1
keyboard_arrow_leftPrevious
Nextkeyboard_arrow_right
FormCraft - WordPress form builder

Otel Otomasyonundan Nasıl Yararlanabilirsiniz?

Ekibinizi düzene Sokun: Görev yönetiminin otomatikleşmesi, hatırlatma özellikleri işlerin daha doğru zamanda sonuçlandığını göreceksiniz. Herhangi düzeyde personeliniz ondan bekleneni net biçimde anlayarak görevi ne zamana kadar sonlandırması gerektiğini bildiğinde süreçlerin ilerlediğini anlayacaksınız. Bu konuda en iyi örnek dijitalleşmenin odağı olan yazılımcıların kullandığı iş yönetim programlarıdır.


İş Süreçlerini Standartlaştırın: Yönetim süreçlerinde bireysel standartlar yerine kurumsal standartlar belirlemek ve bunları otomasyona bağlamak hizmet anlayışında çağ atlatacak ve ekibi düzene sokan ikinci bir madde haline gelecek.


Dönüşüm / Rezervasyon Takibi: Misafir taleplerinizi telefon, telsiz, whatsapp ile alabilirsiniz. Ancak hangi noktadan talebin geldiğini takip edememek tüm süreçlerinizi mahvedebilir. Kanal yönetimi programları sayesinde hem dijital pazarlama giderlerinizin karşılığını görürsünüz hem de short’a düşme gibi tehlikelerden kaçınırsınız.


Yazılımın Gücü: Çeşitli yazılımlar sayesinde detaylı analizler elde edebilirsiniz. Örneğin personel verimliliği, elektrik harcamaları, odalardan elde edilen kazançlar, restorant gider ve gelirleri ve pek çok farklı analiz. Örneğin bir tesisin hangi bölümünde daha fazla enerji harcanıyor bunu hesaplayabilirsiniz.
Doğuş olarak tüm süreçlerinizi içeride yönetmeniz için çalışıyoruz. Server ihtiyaçlarınızı in-house kurgulamak isterseniz lütfen Server odası ihtiyaçları yazımızı okuyun. https://dogus.com.tr/oteller-icin-server-odasi/

Otel işletmelerinde gelirlerin %50’sinden fazlası odalardan gelirken. Giderlerin de çoğunluğu yine elbette odalarda oluşuyor. Otel Otomasyon ve Akıllı Bina Sistemleri bu noktada çözüm sunuyor. Mimari olarak elbette oda tasarımına dikkat ediliyor. Otel Otomasyon ve Akıllı Bina Sistemleri çok dikkat edilmese de projenin önemli maddelerinden biri. Bu nedenle yukarıdaki maddelere ek bazı konulardan daha detaylı bahsetmek isteriz:


Otel Odalarında Aydınlatma Otomasyonu


Yapı projesi ne kadar iyi olursa olsun doğru tasarlanmamış bir aydınlatma sistemi enerji verimliliği dışında konforu da etkileyecektir. Aydınlatma otomasyonu denildiğinde yalnızca içeride çalışan cihazların takibi algılanmasın odaların aldığı ışığın doğru hesaplanması da önemlidir. Bu nedenle proje henüz mimari aşamadayken mimarların, doğru yönlendirmelerle operasyonel konularda da düşünmesini istemek doğrudur.


Bina Otomasyonu (HVAC) İklimlendirme


Oda içerisindeki ısının önemi malumunuz, doğru verimlilikte çalışması metrekare hesapları maliyetlerden kurtaracak ve konforu artıracaktır. Bunun yanında günümüzde bu sistemlerin nem ve filtre kontrolleri de önem kazanmıştır. İklimlendirme Nedir? Yazımızı okumanızı rica ederiz.


Zayıf Akım Sistem Çözümleri


Yukarıda bahsettiğimiz tüm konulara ek olarak blog sayfamızda da sıkça bahsettiğimiz yangın söndürme sistemleri, CCTV sistemleri ve özellikle odalar dahil otelde çok fazla kullanılan kartlı geçiş sistemleri de önemli diğer konulardır. Tüm ilgili yazılara Bina Teknolojileri kategoirimizden ulaşabilirsiniz: https://dogus.com.tr/bina-teknolojileri

Oteller için nasıl destekler sunuyoruz?


Doğuş olarak bir yapının proje tasarım aşamasından en son noktasına kadar tüm ekiplerle birlikte koordineli olarak çalışıyor. Yapının ihtiyacı olan tüm unsurlarda yer alıyoruz elbette özellikle zayıf akım çözümleri ve sistem odaları alanında özel desteklerimiz oluyor. Bu noktada 500’ü aşkın proje ve 35 yıllık tecrübemizle yanınızdayız.

 

1 Step 1
keyboard_arrow_leftPrevious
Nextkeyboard_arrow_right
FormCraft - WordPress form builder
Cisco-Meraki-Nedir-711x400

Cisco Meraki Nedir?

Son zamanlarda büyüklüğü fark etmeksizin pek çok projede kullandığımız Cisco Meraki hakkında detaylı bilgiler vermek istedik. Bu yazımızda Cisco Meraki ve kullandığı teknoloji hakkında bilgiler vereceğiz. İlk anda hatırlatmak isteriz; konu ile ilgili tüm sorularınızı ister mail ister arama yoluyla sorabilirsiniz.

Yolculuğumuz uzun. İçerik tablosu bölümünden bildiğiniz konuları atlayarak ilerleyebilirsiniz. Cisco Meraki ürününü merak eden ve konu hakkında yeterli bilgisi olmayan kişileri de kapsayacak bir detaylı anlatım oluşturmak istedik.

On-premise sistemler nedir, SD-WAN teknolojisi nedir gibi konulara da değinmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Bu konularda daha detaylı yanıtları verdiğimiz blog yazılarımız da elbette olacak. Cisco’nun On-prem hizmetleri ile Meraki hizmeti arasındaki farkı da böylece kavramış olacağız.

On-premise Sistemler Şirket içi olarak da anabileceğimiz on-premise sistemler; mühendislik bilgisinin daha fazla kullanıldığı farklı lisanslara ihtiyaç duyulan, bulut yapılara göre daha fazla donanım ihtiyacı duyan yapılardır ancak bunun yanında daha fazla esneklik sunarlar.

Cisco On-prem Hizmeti: İsmi üzerinde bir şirket içi (on-premise) sistem olduğu için farklı donanımlara ve daha fazla teknik bilgiye ihtiyaç duyar. Gizli maliyetlerin karşınıza çıkabileceği bir yapıdır ancak bunun yanında esnekliği sayesinde etkin farklı çözümler sunar. Avantajı ise peşin maliyetlerin fazla olmasıdır yani yıllık maliyetlerden de kaçınırsınız. Aldığınız donanımlar sizindir. Cisco Meraki tarafında sunulan müşteri ilişkileri yönetiminden de feragat etmeniz gerekmekte.

Cisco Meraki

Cisco Meraki sektör liderlerinden konforlu bulut tabanlı ağ teknolojisi olarak karşımıza çıkıyor. Kullandığı SD-WAN teknolojisi ile neredeyse tak çalıştır bir yapı oluşturuyor. Bulut tabanlı sistemler kullanırken yapıyı kurmak gerçekten de kolay ancak kullanıcı ara yüzünün de önemi çok büyük. Yönetim panelinde işlemleri daha az zaman harcayarak yapmak ve alışmak çok önemli.


SD-WAN Mimarisi

Bu nedenle Cisco Meraki öne geçiyor. En büyük avantajlardan biri ise meraki hakkındaki global blog makaleleri sayesinde farklı bilgilere hızlı erişim kolaylığı. https://gblogs.cisco.com/tr/tag/meraki/

 

Cisco Meraki Özellikleri

Bulut Tabanlı: Yönetim paneli interneti olan herhangi bir bilgisayar üzerinden erişilebilir ve yönetilebilirdir. Ayrıca, Meraki Android ve IOS uyumlu uygulamaya sahip. Uygulamanın en büyük gücü herhangi bir yerden yönetilebilmesidir. Oysa premise-based sistemler aynı lokasyondan VPN ile yönetilmelidir.

Kolay Kullanılabilir Arayüz: Yapılandırılması kolay, hızla anlaşılabilir bir arayüze sahiptir ve daha fonksiyoneldir. Admin yetkisine sahip kullanıcılar kullanım öncelikleri, kritik uygulamalara öncelik verme, wireless erişimi ve pek çok farklı yetkilendirmeyi/yönetimi yapabilir, cihaz veya grup cihaz düzeyinde işlemler uygulayabilir. Sözün özü birkaç tıklamayla tüm yönetimi kolayca sağlayabilir.

Tek Sayfa Altında Yönetim: WAN, LAN, WLAN ve mobil cihaz yönetimini tek bir sayfada birleştirme yeteneklerine sahip Cisco Meraki, on-premise sistemden farklı olarak çok önemli bir kolaylık sağlar.

Her Zaman Güncel: Yıl içerisinde en iyi ihtimalle bir – iki güncelleme yapılan zamanları geride bıraktık. Bir güncelleme ile iş süreçlerinin aksaması ve sorunlar nedeniyle kayıplar yaşama kaygısı Cisco Meraki‘nin bulut tabanlı yaklaşımı ile son buldu. Hiçbir planlama yada teknik bilgi gerektirmeden tüm ağ otomatik olarak güncelleniyor.

BİZE YAZIN:

1 Step 1
keyboard_arrow_leftPrevious
Nextkeyboard_arrow_right
FormCraft - WordPress form builder

 

Meraki’nin özelliklerinden bahsettik. Bulut tabanlı yapısının kolaylık sağlaması bizler için önemli ancak kullandığı SD-WAN teknolojisinden de bahsetmek isteriz.

SD-WAN Nedir?

SD-WAN (Software-Defined Wide Area Networking -Yazılım Tabanlı Geniş Ağ Alanı) : Bir kuruluşun farklı konumlardaki iş süreçlerinin kriptolanarak internet üzerinden iletişim kurdurulmasını sağlayan ağ teknolojisidir. Özünde SDN teknolojisinin spesifikleşmiş bir uygulamasıdır. Bu metod ile ağ iletişimi daha esnek ve akıllı şekilde yönetilebilir. SD-WAN Nedir sorunun en kısa yanıtı olarak verilebilir.

SD-WAN son yıllarda Cisco Meraki gibi çözümler sayesinde daha konuşulur hale geldi. Maliyet ve teknik sorunlara verdiği yanıtlar ile kurumların operasyonları rahatladı. MPLS hizmetlerden bağımsız bir şekilde çalışabilmesi sayesinde kurumların operasyonel vizyonları ile örtüşme yaşandı. SD-WAN’ın en kıymetli avantajı: İki banka şubesi yada iki okul tesisi arasında laptop ve teknik aletlerle koşturan teknik personele büyük oranda ihtiyaç kalmamasıdır. Tak çalıştır özelliği ile kısa bir eğitimin ardından BT personeli bile olmayan kişiler yönetim panellerine hakim olabilir. Bu noktada Cisco Meraki yine öne çıkıyor diyebiliriz.

VPN Teknolojilerindeki iyileştirmeler ile cihazların yönetimsel bazı yükleri de hafifliyor. Böylece trafik şifrelemesine odaklanıyorlar. Otomatik yönlendirme faaliyetleri sayesinde ise tek tek protokol yönlendirmeyle uğraşmamıza gerek kalmıyor.

SD-WAN teknolojisi ile Güvenlik politikalarının uygulanması, ölçeklendirme gibi hassas konular da daha kolay ve maliyetsiz ele alınabiliyor. Programlanabilirlik sayesinde ise ekstra ihtiyaçlar sonuçlandırılabiliyor.

SD-WAN Cisco Meraki ürününden de bağımsız oldukça detaylı bir konu. Farklı detaylar ilerleyen günlerde blog sayfamızda olacak.

Cisco Meraki Kullanılmalı mı?

Operasyonel maliyetlerin çoğundan sizi kurtaran bir sistem elbette kullanılmalı. Şirket içi sistemlerdeki teknik personel bulundurma zorunluluğu ve oluşan sorunlara fiziksel müdahale zorunluluğu Türkiye gibi altyapı bakımından zayıf ülkelerde ciddi farklı sonuçlar doğurabilir. Cisco Meraki Yalnıca internetin varlığına ve arayüzü iyi kullanarak, çalışmalara odaklanan bir admin kullanıcıya ihtiyaç duyuyor.

Referanslarımız hakkında bilgi almak ve sorularınızı yöneltmek için bize ulaşın.

Veri Merkezi Çözümlerimizi İncelediniz mi?

Oteller-icin-Server-Odasi-711x400

Oteller için Server Odası

Server Odaları temelde aynı işlevde olmakla birlikte sektörel ihtiyaçlara göre farklılık göstermektedir. Genişleme planları, donanımın üzerinde koşacak işlemler ve süreçler detaylı şekilde hesaplanmalı. Server odası ihtiyaçları belirlenirken temel bazı konulara dikkat edilmeli:

  • İklimlendirme
  • Afete karşı duyarlılık
  • Kablolama
  • Güç Kaynağı
  • Çevre Kontrolü
  • Donanım seçimi

! Herhangi Sorunuzda bizlere telefonla ulaşabilir veya mail atarak sorularınızı iletebilirsiniz. 0212 222 89 89

Oteller için Server Odaları Nasıl olmalıdır?

Öncelikle  mevcut durumda bir alanınız /odanız varsa bu alanın gereksinimlerinizi karşılayıp karşılamadığını kontrol etmelisiniz. Cihazlarınızın aşırı ısınması, güç kaynağı yetersizliği yada yaptığınız işlerle ilgili oluşan bir donanımsal yetersizlik sorun yaşamanıza neden oluyor olabilir. Bu nedenle bir ek kabin veya daha büyük bir alana geçmeniz gerektiğini düşünüyor olabilirsiniz. Bizler bu noktada ek maliyetlerden sizleri kurtarabilmek için öncelikle ihtiyaçlarınızı en doğru şekilde belirlemek üzerine çalışıyoruz.

Mevcut durumda bir Server odanız yoksa ve planlayabilir haldeyseniz proje tasarımı safhasından itibaren yukarıda bahsettiğimiz maddeler ile birlikte yine ihtiyaç saptamak gerekiyor. Bulut sistemler kullanmayacaksanız; enerji yönetimi, ortak alan yönetimi, bina yönetimi oda yönetimi gibi konular için kesintisiz çalışacak bir sistem kurmalısınız.

Otel Yönetim Sistemi Nasıl Olmalıdır?

Otel yönetim sistemi, bir diğer adıyla konaklama yönetim sistemleri  tesisinizin akıllı olmasını sağlayarak sizleri maliyetlerden kurtarmasının yanı sıra operasyon süreçlerinin en doğru şekilde ilerlemesine yardımcı olur. 

Konuk Odası Yönetimi: Misafirleriniz zamanlarının yalnızca %20 ile 30’luk bir kısmını odalarında geçirirler ancak enerji tüketiminin yaklaşık %60’lık kısmını odalarda bulunan araç-gereçler harcar. Misafirlerin kolaylıklarını riske atmadan enerji tasarrufu yapmak gerekir. Zayıf akım çözümleri de işte tam olarak bu noktada devreye giren bir teknolojiler ağı aslında. Aydınlatma ve enerji otomasyonları sayesinde misafir odada değilken enerji tasarrufu yapılabilir. Aslında bu konuya en güzel örneklerden biri kart yardımı ile içeri giriş ve aynı kart ile elektriğin açılmasıdır. Bu tip çalışmalar %20’ye yakın tasarruf etmenizi sağlar.

Bina Yönetimi: Konaklama işletmeleri, yönetilmesi hayli zor yapılardır. Misafirleri rahatsız etmeden tüm ihtiyaçlarını gidermeli, ekstra hizmetler sunmalısınız.  Bu noktada kullanılacak yazılımlar, afet acil durum planları içerisinde yangın söndürme sistemleri, geçiş kontrol sistemleri gibi pek çok parametre doğu şekilde planlanmış olmalıdır.

Sürekli olarak hizmetin verildiği, insanların konforlarının önemsendiği bu önemli tesislerde HVAC özelinde değil pek çok farklı kulvarda da planlamalar yapmak ve uzman kişilerden görüş almak çok önemlidir. Tüm sorularınızı yanıtlamak için bekliyoruz.