server-nedir

Server Nedir

Malumunuz kelime anlamıyla Server: Sunan, sunucu demektir. Günümüz bilgisayar ağlarında kullanılan sunucu/istemci mimarisinde verileri saklayan, düzenleyen ve istendiğinde sunandır.  Bir cihazın sunucu olarak isimlendirilebilmesi için, bir ağ bağlantısındaki istemcilerden gelen istekleri dinleyecek şekilde yapılandırılması gerekir. Bir uygulama, rol veya farklı aksiyonların birleşimi olabilir. Örneğin Apache web sunucusu bir işletim sisteminin üzerinde koşan uygulamaların internet tarayıcısı isteklerine yanıt vermesi için çalışır.
Daha az teknik bir tabirle sunucu için bir bilgisayar programında kullanıcısına hizmet sağlayan program veya cihazdır diyebiliriz.  Veri Merkezlerinde programların üzerinde çalıştığı fiziksel donanımlara da bu isim verilir.  File server, database server, web server, proxy server, DNS server gibi farklı işlerde kullanılmak üzere oluşturulmuş sunucular türler arasında sayılabilir. Örneğin web server bir site yayınlama sunucusudur, bu konuda özelleşmiştir. Çeşitli Hosting servislerinde kiraladığımız sanallaştırılmış yada fiziki sunucular web sitelerimizin müşterilerine ulaşmasını sağlar. Görevlerine göre sunucular farklı şekillerde üretilebilir. Giriş seviyesinde sunucular evimizdeki masaüstü bilgisayar kasalarına benzerken ileri seviyelerde farklı kurulum mimarileri, marka ve cihaz seçimleri karşımıza çıkabilir.

Server Mimarileri

Bu blog’da herhangi bir konudan bahsederken elbette sektörde uzman olduğumuz, alanımızı ilgilendiren açıdan ele alıyoruz. Veri Merkezleri, Server Odaları, sistem odaları için server’ların belirli mimaride yerleştirilmesi ve projelendirmesi gerekmekte. Bu nedenle bir server odasının ihtiyaçları neler iyi tespit edilmeli. Örneğin Rack kabinet seçimi yada iklimlendirme konusunu ele aldığımız yazılarımızı inceleyebilirsiniz.
Yukarıda bahsettiğimiz istemci / sunucu mimarisi çeşitli katmanlara ayrılmıştır. Bu katmanlar (TIER) farklı özellikler taşır ve sistem odalarını ihtiyaçlara göre şekillendirir. Yıllar içerisinde yukarıda bahsettiğimiz TIER mimarisinden farklı olarak yeni mimariler de ortaya çıktı örneğin https://dogus.com.tr/leaf-spine-nedir/ Lead Spine mimarisi de incelenmelidir.
Konumuza yani 3 katmanlı veri mimarisine dönerek server nedir sorusunu da detaylandırarak yanıtlamaya devam edelim.
Geçmişte veri merkezleri içerisindeki veri trafiğinin çok büyük bir kısmı “doğudan batıya” adı verilen sunucudan sunucuya ya da sunucudan saklama sistemlerine doğru gerçekleşirdi. Bahsettiğimiz üç katmanlı veri merkezi topolojisi özellikle bu tarz bir veri trafiğine uygun olarak geliştirilmişti. Üç katmanlı veri merkezlerinde veriler “doğudan batıya” yoluna uygun olarak üç farklı hareket gerçekleştirirler. İlk öncelikle çekirdek anahtarından toplama anahtarına ve en sonunda da toplama anahtarından sunucuların bağlı olduğu erişim anahtarlarına yönlendirilirler. Daha fazla detay incelemek ve dezavantajlardan haberdar olmak için tıklayın.
Sonuç olarak, yıllar geçtikçe Server nedir sorusunun anlamı da sektörün kollarında farklı ele alınabiliyor. Server 20 yıl önceki temel anlamıyla işlevini sürdürse de artık Doğuş olarak bizlerin yenilikçi ek tanımlarla konuyu ele alarak projelendirmeler yapmamız gerekiyor. IT departmanından değilseniz ve projelerde server mimarisi ve server odası projeleri ile ilgili sorularınız varsa bizlere dilediğini soruları sorabilirsiniz.
yangin-sondurme

En İyi Yangın Söndürme Sistemi

Günümüzde farklı tipte yapılar için farklı bina teknolojileri kullanılıyor. Zayıf akım çözümleri içerisinde en çok sorulan soru da elbette “en iyisi hangisi?” oluyor… En iyi yangın söndürme sistemi hangisi sorusunu öncelikle en uzman olduğumuz konu olan sistem odası özelinde incelemek istedik.
Söze başlamadan önce oluşturulacak yapı özelinde yangın engelleme, yangından korunma ile ilgili yönetmeliklere tam ve eksiksiz uyulmasının önemini burada yeniden belirtmek isteriz. Bu yönetmeliklerin belirli standartlara göre oluşturulduğunu unutmamak gerekir.
En iyi yangın söndürme sistemi sistem odaları ve server odaları için elbette yanmaz malzemedir. Yani kısaca yangını engelleme, yangının en başından oluşmamasını sağlama en doğru eylem olacaktır. Yükseltilmiş döşeme sistemleri, yangın önleyici kablo koruyucuları gibi pasif yangın yalıtımı yapmak çok önemli.
Bir yangın oluşmaya başladığında hızla müdahale etmek ve büyümesini engellemek, farklı bölümler ile blok oluşturmak yani yayılmasını önlemek en önemli husus. Bizler doğuş olarak pasif yangın yalıtımı çalışmaları dışında otomatik söndürme sistemleri arasında çevreye en az zarar veren ve zehirli gaz salınımı en az olan malzemeleri tercih etmekteyiz.

Hangi Yandın Söndürme Sistemi En İyisi?

Günümüzde sayısız farklı marka, teknoloji ve ürün olduğu için ancak yapının yangın söndürme hedeflerinin tespiti sonrası en iyi yangın söndürme sistemi belirlenebilir. Bir hastanedeki karşılaşılacak sorunlarla sistem odası için karşılaşılacak sorunlar farklıdır.
Sistem odalarında oluşacak bir afet durumu için kesinlikle “yayılım” ve önceden sezme ile ilgili konuların üzerinde durulması gerekmekte bu nedenle Isı, alev ve duman dedektörleri bir arada veya bölge bölge kullanılmalı. Bu noktada uzmanların görüşü çok değerli çünkü gereksiz maliyetler de oluşabilir. Kesinlikle verim kritik bir çalışma yapılması gerekmekte.

Yangın Söndürme Sistemi ve Çeşitleri

NOVEC 1230 Gazlı Yangın Söndürme Sistemi: Her yıl daha fazla önem doğa kirliliği konuları neticesinde Halın1301 gazına alternatif olarak geliştirilen NOVEC çevreye duyarlı bir sistemdir. Donanımlara zarar vermez özellikle de standartlar tarafından önerilir.
FM200 Gazlı Yangın Söndürme Sistemi: Elektrik panoları, haberleşme noktaları gibi alanlarda tercih edilmektedir. 8 saniye içerisinde, renksiz, kokusuz ve iletken olmayan bir püskürtme maddesi ile yangına müdahale eder. Detaylar için FM200 Gazlı Söndürme Sistemleri yazımızı okuyabilirsiniz.
Karbondioksitli Söndürme Sistemleri: Yangın ancak Oksijen olan ortamda var olabilmektedir bu nedenle karbondioksitli yangın söndürme sistemi oldukça hızlı şekilde yangını durdurur.
Sprinkler Yangın Söndürme Sistemleri: Bu sistem de otomatik yangın söndürme sistemlerinden birisidir. Kimyasallı bir su ile yangına müdahale eder.
İnert ve Tozlu yangın söndürme sistemleri de diğer iki yöntem arasında. Örneğin tozlu söndürmeler B,C ve D türü yangınları söndürmek için kullanılır.

Sistem Odaları için En İyi Yangın Söndürme Sistemi

Özetlemek gerekirse sistem odaları için en iyi yangın söndürme sistemi, cihazların durum ve konumuna göre tespit edilmiş ilgili bölmelerde doğru sistemle desteklenmiş ve otomatize edilmiş bir sistemdir. Yükseltilmiş döşemesinden tüm pasif yangın engelleme çalışmalarına kadar yönetmeliklere de tam uyumlu, uluslararası standartlarda projeler oluşturulmalıdır. Bu nedenle sizlerle en iyi yangın söndürme sistemini bulmak için çalışmak, saha keşifleri yaparak doğru en maliyetsiz yöntemi bulmak için çalışmak isteriz. Bize ulaşarak tüm sorularınızı sorabilirsiniz İletişim için tıklayın.
sistem-odasi

Sistem Odası Kurulumu

Sistem odası; içinde bulunduğunuz bilişim çağında, neredeyse ihtiyaç duyulan tüm bilgi teknolojilerinin kumanda edildiği, cihazların bağlı bulunduğu Network ağlarının yönetildiği ve kesintisiz elektrik akımının geçtiği alanlardır. Dolayısıyla sistem odaları; küçük, orta ve büyük ölçekli işletmelerden geniş hacimli ağların karşılanmasından sorumlu olan veri sağlayıcılara kadar oldukça büyük bir sektörü kapsar. Hızla gelişen ve sürekli yenilenen dijital dünyada faaliyetlerinizin aksamadan ve eksiksiz şekilde yürütülmesine olanak tanıyan teknolojik ekipmanlar; gün geçtikçe artan, biriken, indekslenen, depolanan ve muhafaza edilmesi gereken “Büyük veri” kavramının varlığını hakim kılar.
Kesintisiz elektrik enerjisiyle birlikte sürekli aktif pozisyonda bulunan teknolojik cihazların yer aldığı server odası içerisinde bilgisayar, kamera, monitör, ekran, haberleşme cihazları, yedek güç kaynakları, bağlantı elemanları gibi pek çok farklı ekipman bulunur. Bu durumda işletmenizin veri akışındaki yoğunluğa ve artışa bağlı olarak, verilerin iletimi, saklanması, korunması gibi unsurlar hayati önem taşır. Tüm bunların gerçekleşmesi içinse iletişim ağlarının elverişli koşullarda ve yüksek güvenlik altında konumlandırılmasına imkân sunan odaların hazırlanması gerekir. Böylece yüksek ısı, toz, nem, su gibi olumsuz faktörlerin yanı sıra deprem ve yangın türü olumsuzluklar karşısında da emniyet altına alınır.
Kesintisiz hizmet vermek zorunda olan yapıların yada odaların temel bazı şartları yerine getirmesi gerekmekte:
  • 7/24 Çalışabilirlik
  • Kusursuz çalışma ve devamlı bir şekilde izlenebilme
  • Çevre şartlarını olması gereken dengede tutmak
  • Yangına duyarlı duman algılama benzeri erken uyarı sistemleri
  • Güç yönetimi ve ağ bağlantılarını çeşitli kanallar aracılığıyla yedekleme.

Veri Merkezi ve Sistem Odası Projelendirme Çözümleri

Yazının İçeriği

 

Doğuş olarak TUBORG, SOCAR, çeşitli bankalar, resmi kurumlar olmak üzere pek çok önemli kurum ve kuruluşun veri merkezi ihtiyaçlarında yanlarında bulunduk. Uluslararası standartlarda projeler ürettik ve sonuçları belgeledik. 500’ü aşkın proje tecrübemizi yeni projelere yansıtırken günün getirdiği zorlukları aşıyor, geleceğe dair vizyonumuzu geliştirmeye devam ediyoruz. Var olan alanınızı geliştirmek/değiştirmek istiyorsanız yada tamamen yeni bir alan projeniz varsa tüm sorularınız için bize ulaşın.

Sistem Odası Fizibilite Süreci ve Kurulum Aşamaları

Sistem odası için elverişli alanın seçilmesi tüm süreçlerin başında ve en önemli noktasındadır diyebiliriz. Mevcutta bulunan alanlarınız için de yerin en uygun şekilde kullanımını sağlama adına özel çalışmalar yaptığımızı belirtmek isteriz. Yer seçimini belirleyen unsurlar arasında işletmenizde kullanılacak olan teknolojilerin yanı sıra cihazların kapasiteleri ile ekipmanların işleyişine uygun teçhizat ve donanım özellikleri yer alır. Coğrafi yerleşimi kesinleşen server odası için gereken fiziksel altyapı çalışmaları planlanır. Sistem odanızın dijital donanım ve güç ihtiyacına göre şekillenmesi gereken enerji altyapısı, firmamızın uzman mühendisleri tarafından belirlenir. Çeşitli profesyonel çizim programlarında gerçekleştirilen elektrik ve mekanik konsept dizaynları hem sistem odası kurulum çalışmalarına hız kazandırır hem de kullanıcılarımızın beklentilerini karşılayan doğru alternatif çözümleri sunar.
Sunucu kapasitesi, kesintisiz güç kaynağı, jeneratör, trafo, yangın algılama ve söndürme teknolojileri, yükseltilmiş taban sistemleri, fiziksel güvenlik unsurlarıyla beraber ortam izleme kriterleri belirlenir ve sürece dahil edilir. Birçok teknolojik cihazınızın yer aldığı ve sürekli bir elektrik iletiminin söz konusu olduğu sunucu odanızın ısısının hem 18 ila 22 derece aralığındaki ideal sıcaklıklarda olması hem de stabil durumda kalması, şirketimizin yüksek hassasiyet gösterdiği çalışmalardan biridir. Bu nedenle etkin ve verimli çalışan iklimlendirme sistemleri için kurulum faaliyetleri öncesinde uygulanan CFD (Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği) hesaplamaları, uzmanlarımız tarafından gerçekleştirilen hesaplamaları kapsar. Ayrıca duman algılama dedektörlerinin etkin olduğu bilgi işlem odası yangın söndürme teknolojilerinin seçimi ve kurulumu da Doğuş Elektrik Elektronik şirketinin öncelikli hizmetlerinden biridir.

Maksimum Verimlilik ve Performans Sunan Server Odası

Maksimum verimlilik ve performans sunan bir server odası, aynı zamanda ileri seviyede güvenlik unsurlarına da sahip olmalıdır. Yüksek kalite standartlarında sistem odası kurulumu gerçekleştiren Doğuş Elektrik Elektronik, işleyiş sürecinde karşılaşabileceğiniz tüm sorunlarda profesyonel hizmet anlayışı ile kesintisiz destek verir. Yasal yönetmelikler ve politikalar çerçevesinde projelendirilen, planlanan ve inşa edilen sunucu odası; elektrik tesisatı “Topraklama Yönetmeliği” ve doğal afetler karşısında “Deprem Yönetmeliği” prosedürlerine tam uyumludur. Ulusal ve uluslarası standartlar dikkate alınarak seçilen, döşenen ve montajı gerçekleşen yapısal kablolama, priz anahtarları, sigorta ve şalter mekanizmaları gibi malzemeler, topraklama uygulamaları sayesinde can ve mal güvenliğinizin emniyet altında olmasını sağlar.
Sistem odası donanım seçiminin yapılan işe uygun olması ise iş yerinizin enerji verimliliğinin ve çalışma performansının artması bakımından yüksek öneme sahiptir. Özel olarak geliştirilen ve sunucu odalarına yerleştirilen sistem odası ortam izleme teknolojileri sayesinde güvenlik unsurları için tehdit oluşturabilecek birçok aksaklık önceden tespit edilir ve problem oluşturabilecek alana müdahale kolaylaşır. Ayrıca oldukça karmaşık yapılı BT (Bilgi Teknolojileri) donanım işleyişinin ve arıza durumlarının kontrol altında olması, işletmenize yüksek maliyet yaşatabilecek hatta telafisi bile mümkün olmayan kayıplarının da önüne geçecektir.
Başlıca sistem odası ortam izleme sistemleri şunlardır:
  • Veri merkezi ortam sıcaklığı,
  • Ortama etki eden hava basıncı,
  • Ortamdaki hava akışı
  • Nem,
  • Su sızıntısı,
  • Güç kaynakları işleyişi,
  • Klima işleyişi,
  • Kabinet güvenliği.

Sistem Odası Güvenliğini İleri Düzeye Taşıyan Yenilikçi Teknolojiler

İş yerinizin faaliyet kriterlerine ve uygulamalarınıza eşlik eden Network ağlarınızın işleyişine elverişli koşulların sağlandığı en ideal alan sunucu odası ortamıdır. Yasal yönetmeliklerle sayesinde de denetim ve güvence altına emniyet unsurları, sektörlerin hem can hem de mal garantisi açısından fazlasıyla önemlidir. İşinizin faaliyet ve veri gizliliği kapsamına giren tüm donelerin toplandığı, kayıt altına alındığı, depolandığı, iletim performansı ve akış değeri entegrasyonu ile muhafazası sunucu odası içerisinde gerçekleşir. Yenilikçi teknolojilerin hakim olduğu yüksek kalite standartlarıyla öne çıkan güvenlik sistemlerini tercih eden Doğuş Elektrik Elektronik, istenmeyen ve beklenmeyen pek çok olumsuzlukla karşı karşıya kalabileceğinizin bilincindedir. Bu nedenle kurumunuz, personeliniz ve maliyet politikalarınız gibi yüksek önem arz eden unsurların korunmasına öncelik verir. Böylece iç ve dış faktörlerden kaynaklanan çeşitli sorun ile afetlerden haberdar olmanızın yanı sıra acil müdahale pozisyonları hususunda da hazır olmanız amaçlanır.
Duman, gaz sızıntısı ve yangın algılama dedektörleri, ortama en hassas şekilde yerleştirilir. Yangın Otomatik ve manuel kullanım olanağı sunan sistem odası yangın söndürme teknolojileri, oldukça etkilidir. Halon 1301 (Halojen gazlı) yangın söndürme alternatifleri uluslararası yasaklı madde kapsamına girdiği için firmamız FE25, FM200, Argon ve Novec 1230 gazlarının kullanıldığı yangın söndürme seçeneklerinin tercih eder. Özel ve güvenli bir bölmenin oluşmasını sağlayan korunaklı döşeme sistemi veri merkezinin tüm kablolarının ve elektrik tesisatının saklandığı alanı meydana getirir. Bu sayede hava kanalları, su, elektrik ve kalorifer tesisatları birbirinden bağımsız, kolay ulaşılabilir ancak gizli kanallara yerleştirilmiş olur. Yükseltilmiş döşeme uygulamaları sayesinde zemin altından geçen server odası tesisatınız, muhafaza altına alınır. Sel baskını gibi durumlar karşısında su basma seviyesi dikkate alınarak tasarlanan sunucu odası, daha yüksek bir alanda inşa edilir. Veri merkezinin üzerinden su tesisatı geçmemesi ise ayrıca mühimdir. Yıldırım düşmesi tehlikesine karşı en etkili önlem ise bilgi işlem odası bulunan işletme binalarının üzerinde paratoner sisteminin kurulu olmasıdır.
on-premise-nedir-711x400

On – Premise Nedir?

Hiçbir kuşku yokki bugün geldiğimiz noktada dijital ortam için oluşturulmuş, veriye dayalı, yazılım ile desteklenen sistemler, akıllı binalar, otomasyon desteği alan çözümler trend olmuş durumda. Öyle görünüyor ki önümüzdeki yıllarda da böyle olmaya devam edecek.
On-premise, şirket içi sistem olarak da çevirebileceğimiz bir yaklaşımdır. İçeride çalışan BT ekibinin politikalarını belirlediği bu nedenle daha güvenli sayılabilecek bir yapıdır. On-premise sistemlerde tüm erişim ve yetki BT ekibinizdedir. Oysa bulut tabanlı sistemlerde durum böyle değil. BT ekiplerinin; donanımsal, yazılımsal pek çok konu ile ilgilenmesi gerektiği için de on-premise maliyet + zaman oluşturabilir.
Basitçe on-premise bir sistem için kapalı devre çalışan korunaklı bir veri merkezini düşünebiliriz. Aslında on-premise bir örnekte bir kere ödenekerek tüm yetkilerini aldığınız yazılımlardır.

On – Premise’in Önemi

Geçtiğimiz 10-12 yılda On Premise sistemler çok kritik iş süreçleri dışında tercih edilmiyor. SAAS yaklaşımının yaygınlaşması ve bulut bilişimin kabulu nedeniyle ilgi bu yöne kaydı. Örneğin Network güvenliği ve bina içi yönetimle ilgili konularda IT departmanları kendi maliyet ve iş yüklerini de dengelediği için Cisco Meraki‘yi tercih etmekte.  Ayrıca araştırmalar yaparken son yıllarda ki yönelim nedeniyle “neden bulut tabanlı bir yaklaşım” seçmeniz gerektiğinden de sıkça bahsedilecektir. Oysa, tüm projeler tekil olarak ele alınarak doğru ihtiyaçlarla ilerlenmelidir.
Kritik süreçlerde On Premise önemini koruyor çünkü evet belki bir muhasebe yazılımını yada web sitenizle ilgili bir süreci SAAS olarak çözebilirsiniz ancak işinizin çekirdeğini başka bir markadan almak tüm geliştirmeleri yani yazılım süreçlerini ve daha fazlasını başkasına bırakmak demek oluyor.  Şunu da söylemek gerek On-Premise bulut bilişimin gelişiminin ardından yayılmış bir terimdir zira iki yapıyı ayırt etmek için kullanılır.
Bu bölümü özetlemek gerekirse: IT departmanınız departmanlaşmış durumdaysa ve iş süreçlerinizle alakalı riskleri ele alabilecek durumdaysanız On-Premise sistemleri kullanabilirsiniz ancak aksi halde durum zorlayıcı olabilir. Maliyet ve güvenlik riski sorunlar teşkil edecektir.

On Premise’in Avantajları:

  • Entegre olma esnekliği,
  • Veri Güvenliği ve Verinin ham halinin kontrolünüzde olması,
  • Maliyetler,
Belirtmek isteriz ki maliyetler ve veri güvenliği aslında bir dezavantaj da olabilir.

On Premise’in Dezavantajları:

  • Donanımların bakımı ve ihtiyaca göre yeni donanımlar eklenmesi,
  • Bir sorun oluştuğunda alınacak desteklerin sınırlılığı (Bu noktada Doğuş olarak fark yaratıyoruz.)
  • Kaynak kullanımı
Bu tip sistemleri seçerken uzman görüşü çok önemlidir, örneğin on premise sistemde güvenlik çok daha iyi durumda olabilecekken felaketle de sonuçlanabilir.

 

Cloud-base yada On-premise Sisteme ihtiyacım olduğunu nasıl anlarım?
Doğuş olarak 35 yıllık deneyimimize güvenmenizi ve bizlerle tüm süreçlerinizi projenizi paylaşmanızı dileriz. Bu noktada cloud base yada on-premise bir sistem oluşturma konusunda sizlere ekibimiz destek olacaktır. Bizler, maliyet kritik projeler yaratma odağında çalışmaktayız.

Yazilim-Tabanli-Ağ-Nedir-711x400

Yazılım Tabanlı Ağ (SDN) nedir?

Doğuş blog sayfasında pek çok konuya değiniyoruz. Bina teknolojiler, veri merkezi, e-ticaret konuları çok geniş bir alanda sektörün her noktasına dokunmaya çalışıyoruz. Yazılım tabanlı ağ (SDN) da bizim içi çok önemli konulardan biri .
Günümüzde Hastaneler, okullar, üretim tesisler, lojistik firmaları, depo hizmeti veren kurumlar ve her sektörden farklı sağlayıcı teknolojinin hızlı gelişimi nedeniyle bir çeşit saldırıya maruz kaldı. Gelirler yeterince artmazken maliyet yükseltici pek çok çıktı belirdi. Geleneksel iş modellerinin alt edilmesi, yeni yaklaşımların oluşması gerekiyordu işte bu noktada yazılım tabanlı ağ (SDN) ve ardından SD-WAN teknolojileri imdadımıza yetişti diyebiliriz.
Yazılım tabanlı Ağ: Network’ün yazılımlarla akıllı ve merkezi olarak yönetilmesini veya programlanmasını sağlayan bir ağ mimarisi yaklaşımıdır. Tüm ağın tutarlı ve bütünsel olarak ele alınmasına ve yönetilmesine yardımcı olur.
Network ağları karmaşık teknolojik donanım parçalarından oluşabilir. Yazılım tabanlı ağ, bu parçaların tutarlı yönetimini sağlar.  Teknolojik gelişmelere ayak uydurmak isteyen her sektörden firma da SDN ve SD-WAN teknolojisine yöneliyor.

Yazılım Tabanlı Ağ Nasıl Çalışır?

Mevcut durumda bulunan ve karmaşık teknolojilerden oluşan ağ yapısının üzerine bir katman oluşturuluyor. API’ler aracılığıyla buradaki teknolojiler programlanarak optimizasyon ve yönetim kolaylıkları sağlanıyor. Aslında temelde oluşturulan katman aracılığı ile bu işlemler yapılıyor diyebiliriz. Geleneksel kapalı ağın böylece bir katman aracılığıyla erişim imkanı doğurması da oldukça önemli bir gelişme. Maliyet, zaman gibi önemi çıktıları dengeliyor.

SDN / Yazılım Tabanlı Ağ Bir Kuruluş için 4 Temel Fark Yaratıyor:

Ağ Programlanabilirliği:  Daha önce de belirttiğimiz gibi ağın bir katman aracılığıyla yönetilebilir olması operatörlerin işlerini çok kolaylaştıran bir geliştirme. Hizmetlerin, bireysel işlerin düzenlene bilmesi ve bunu merkezi bir ortamdan fiziki müdahale olmaksızın yapılması çok kıymetli. Kapalı ağların esneme sorunu ortadan kalkıyor ve yenilikçi farklılaşmış çözümler de sunulabiliyor.
Mantıksal Merkezileşme ve Bilgi Akışı Kontrolü: Cihaz üzerinde çalışan ağ yönetim sistemleri her zaman sınırlı bilgiye dayanarak işlevlerini sürdürür. SDN’in sunduğu merkezi kontrol tüm cihazlar arası bilgi akışının kontrol edilmesini sağlar. Bu nedenle network güvenliği de gelişmiş olur. Bant genişliği yönetimi, güvenlik ve genel politikalar optimize edilebilir.
Ağın Soyutlanması: Fiziksel bağlantı sağlayan temel teknolojilerden, donanımlardan sıyrılarak bir katman aracılığıyla iş yapmak ve ağın soyutlanması yukarıdaki iki maddenin tanımıdır aslında. Daha güvenli ve esnek bir yapı ancak bu soyutlanma ile mümkün olabilir.
Açıklık: SDN teknolojileri yönetimin birden çok yetki tarafından yapılmasına imkan sağlamasının yanında farklı teşviklerde de bulunuyor örneğin tek panelden farklı ekosistemleri de yönetebiliyorsunuz. Açıklık kavramı aslında Yazılım tabanlığı ağ’ın doğuşunda var olan bir kavram. OSS/BSS/SaaS, bulut tabanlı sistemler desteklenebiliyor. Makine öğrenmesi, open flow gibi açık arabirimler kontrol edilebiliyor.

SDWAN ve SDN / Yazılım Tabanlı Ağ arasındaki farklar:

Her iki teknoloji de aynı metodolojiyi izliyor. Burada asıl amaç karmaşık teknolojik faliyetleri merkezi noktada toplamak. Aslında bu iki teknoloji tek yumurta ikizleri gibidir. İki teknoloji arasındaki temel fark ne için kullanıldıklarıdır.
SD-WAN Teknolojisi için örnek: Cisco Meraki
SDN Teknolojisi için örnek: Microsoft Virtual Machine Manager
Doğuş olarak Ağ yönetimi, bina teknolojileri, sistem odası kurulumu gibi sektörün pek çok kolunda 35 yılı aşkın süredir elde ettiğimiz tecrübeleri projelerinize yansıtıyoruz. Sizlere projelerinizde destek olmak isteriz.
kesintisiz-guc-kaynagi-nedir-711x400

Kesintisiz Güç Kaynağı Nedir?

Dünyanın global hale gelmesi ve teknolojinin kesintisiz kullanılma ihtiyacı ile birlikte kesintisiz enerji kaynaklarına ihtiyaç zaruri hale geldi. Kesintisiz güç kaynakları genellikle jeneratörler ile karıştırılıyor. Kesintisiz güç kaynağı, şebeke enerjisinin kesilmesi halinde jeneratörün devreye girdiği zaman arasındaki boşlukta sistemde herhangi bir aksaklık ve kayıp olmaması için sistemi besleyen bir kurtarıcı konumunda yer alıyor. Kesintisiz güç kaynağına sistemlerdeki voltajların dengesiz olmasından dolayı ihtiyaç duyuluyor. Voltaj derecelerindeki düşüklük ve yükseklik belli sistematik bir düzende olmadığı zaman kullanılan elektronik aletlere zarar vermesinin yanında veri kaybıyla birlikte zaman kaybına da yol açıyor. Bu hasarları önlemek ve verimli bir şekilde düzeni korumak için kesintisiz güç kaynakları hem evde hem de işyerlerinde zorunlu hale geldi diyebiliriz. Öte yandan geçtiğimiz 10 yıl içerisinde de kesintisiz güç kaynağı (ups) verimliliği de oldukça arttı.

Kesintisiz Güç Kaynaklarının Özellikleri Nelerdir ?

Günlük hayatta dahil küçük ve büyük ölçekli bir sistemde kullanılan kesintisiz güç kaynağı özellikle hastane ve sanayi bölgelerinin vazgeçilmez enerji sistemleri arasında yerini alıyor. Enerjiyi üreten kaynaklara güç kaynağı adı verilir. Bunlara örnek verecek olursak gündelik yaşamamızdan bir bütün olduğumuz telefonlarımızın şarj adaptörlerini gösterebiliriz. Her bütçeye ve sisteme uygun olan sistemlerin özelliklerine göre ayrılan kesintisiz güç kaynakları, işin kapasitesini ve işin verimini olumlu olarak etkileyen bir enerji besinidir. Sistem Odasının olmazsa olmazları Nelerdir? Kesintisiz güç kaynaklarının özelliklerine bakacak olursak; enerji açısından sistemin korunmasına yardımcı olan ve sistemin frekans gerilim düzeneğini besleyen kaynak, şebekeden gelen elektrik enerjisinin kesilmesi durumunda devreye girerek jeneratörün dahil olacağı zamana kadar oluşan arada çalışma düzeninin bozulmaması için sistemi besleyen enerjidir. Gerilim ve frekans değerlerine göre enerji üreten kesintisiz güç kaynaklarının bir diğer özelliği ise bilgi ve dosya kaybını önlemesidir. Buna örnek olarak, kesinti durumunda bilgisayarda yer alan dosyaların ve veri tabanının kaybolmaması için devreye giren enerji sistemidir. Şebekede oluşan parazit ve sesler, sisteme bağlı olan cihazlara hasarlara neden olabiliyor. Kesintisiz güç kaynakları cihazları, parazit ve seslerden meydana gelen sorunlara karşı koruma görevi de üstleniyor. Tüm Veri Merkezi Çözümlerimizi incelemek için tıklayın.

Kesintisiz Güç Kaynaklarının Türleri Nelerdir?

Daha iyi bir hizmet vermek ve iş aksamasını önlemek için sanayi bölgelerinde, bilgi işlem sektöründe, üretim makinelerinde ve gündelik hayatta yer alan cihazlarda kullanılan kesintisiz güç kaynakları yapısal olarak üçe ayrılıyor: Off-Line (Çevrimdışı UPS), Line Interactive (Hat Etkileşimli UPS) ve Online UPS (Çevrimiçi UPS) olarak ayrılan enerji kaynaklarının farklı sistemlerde kullanılmasının yanında hepsinin ortak özelliği elektrik kesintisi anında cihazlardaki işleyişin bozulmaması için güç kaynağı olmasıdır. Hepsini tek tek özelliklerine göre inceleyecek olursak şu an çok yaygın olarak kullanılmayan Off- Line UPS yani çevrimdışı UPS’den başlayalım: Çevrimdışı UPS, şebekeden gelen elektrik enerjisinin kesilmesi durumunda devreye girerek kısa süreli güç kaynağı konumunda olan enerji türüdür. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte verilerin saklanması yerini kağıt dosyalara değil bilgisayarlara, el terazileri yerini elektronik terazilere, anahtarlar yerini kartlı geçiş kapılarına, parayla alışveriş yerini post cihazlarına bıraktı. Bu sistemlerin hepsi elektrik ile işleyişini sürdürüyor. Bir diğer kesintisiz güç kaynağı olan Line- Interactive UPS yani hat etkileşimli UPS, hayatımızdaki vazgeçilmezler arasından düşük güçlü cihazlarda kullanılıyor. Bir kesinti anından devreye giren hat etkileşimli UPS, şebekeyle çalışan aküleri de devre dışı bırakarak, akünün kullanım ömrünü arttırma özelliğine de sahip. Büyük sistemlerde kullanılan ve regülasyon girişi iyi olan On- Line UPS, kesinti ve sorunlara hızlı yanıtlar vererek, daha güvenli ve verimli bir iş ortaya çıkarıyor. Fazla olan arıza ve yüklenmelerde herhangi bir kesinti olmadan şebeke konumuna geçebilen güç kaynağı, 3 fazlı sistemlerde de kullanılabilir. Daha büyük cihazlara sahip sistemlerde tercih edilen doğru yönlendirmeler güvenli bir iş gücü sağlayan kesintisiz güç kaynağı, hastane ve üniversite araştırma merkezlerinde kullanılan cihazlardaki test ünitelerini koruma görevi de üstleniyor. Kesinti anında jeneratör desteği olmayan bilgisayarlarda da kullanılan çevrimiçi UPS, kesintisiz şekilde çalışma sağladığı için elektrikli aletlerin hepsinde kullanılma özelliğine de sahiptir.  

Veri merkezleri, büyük veri yığınlarının saklandığı tüm işlerin yürütüldüğü alanlardır. Örneğin her gün sipariş verdiğimiz bir hizmet markası da veri merkezi üzerinden işlerini yürütür, Google da... Bu alanlarda şebekede meydana gelen kesintiler olduğunda, ek enerji birimlerine bağlantı sırasında kopukluk dahi olsa ciddi kayıplar oluşabilir bu nedenle UPS kullanılması zorunlu bir üründür. Örnekleri kesintiler üzerinden veriyor olsak da gerilim dalgalanmaları yani şebekedeki yüksek yada düşük akımlar da donanımlara zarar verebilir.

Öte yandan veri merkezlerinde yada sistem odalarındaki verilerin yanında iklimlendirmeye yardımcı cihazlarla birlikte güvenlik sağlayan cihazlar da enerji kesintisinden etkilenmemelidir. Denetim ve alarm sistemleri de UPS tarafından desteklenmeli.

network-güvenliği-711x400

Network Güvenliği Nasıl Sağlanır

Network Güvenliği Nedir?

Network yada ağ güvenliği; yetkisiz erişimlere, kötüye kullanma ve hırsızlığa karşı korumadır. Cihazların uygulamaların, kullanıcıların güvenli bir şekilde çalışmasını sağlar.

Günümüzde güvenlik sistemleri katmanlara bölünerek savunma sağlıyorlar. Bunun en büyük sebebi ise çeşitli seviyelerde çeşitli atakların olması. Öte yandan tavşan deliği denilen bazı tuzaklarla da saldırganlar içeriye alınarak fişlenmeye çalışılabilir.

Dijitalleşen dünyada ağ güvenliği artık her zamankinden önemli. Ülkemizden ve uluslararası camiadan pek çok sızıntı haberini duyuyoruz. Bu nedenle markamızın hassas içeriğinin kötü niyetli kişilere ulaşmaması için özen göstermemiz gereken bir konu. Ürününüz basit bir uygulama olsa da komplike ve pek çok ihtiyacı karşılayan farklı bir işler zinciri de olsa ağınızı korumanız gerekmektedir.

Genel Güvenlik Kuralları:

  • İş gereksinimine ve yetkinliğe göre erişim izni
  • Sürekli güncel tutmak (Bu noktada özellikle önerimiz cisco meraki gibi sistemlerdir)
  • Güçlü parola protokolleri
  • SSH ve HTTPS gibi güvenli protokollerin tercih edilmesi.
  • Kuzey/güney trafiğini segmente etmek için sınır noktalarda (önemli noktalarda) firewall kullanmak.
  • Aktarım halindeki iletişimleri kriptolama.
  • VPN kullanımı

Genel olarak protokol kuralları bu şekilde çerçevelenebilir.

Güvenlik Duvarı (Firewall)

Donanım tabanlı olarak ağa gelen ve ağdan giden veri paketlerini kontrol eder.  IP Filtreme, port filtreme, içerik ve web filtreleme yapabilirler. Proxy,  stateful multilayer gibi çeşitli firewall türleri bulunur. Data paketlerini takip eden bu yapı güvenliğin en temel unsurlarından biridir.

VPN (Virtual Private Network)

VPN denince konuya biraz hakim olanların aklına çeşitli şirketler gelecek. Aslında bu şirketler aracılığıyla ile bir gizlilik yada ağ güvenliği sağlamak zor çünkü son yıllarda pek çok backdoor’un varlığı ortaya çıktı ancak VPN donanımları tek bir yer üzerinden kontrol etmenize yardımcı olduğu için kıymetlidir.

IDS (Saldırı Tespit Sistemleri)

Sunucu ve ağ tabanlı olarak tasarlanmıştır. Basitçe kulak kabartma diyebiliriz bu sistemin çalışma mantığına. Dinlediği trafiğin kaydını tutar ve bu kayıtları baz alarak atak sezdiğinde önleme aksiyonları alır. Admin yetkisi olanlara mail yada çeşitli yollarla haber ulaştırırlar. Firewall data paketlerini kontrol ederken IDS her data paketini sorgular.

URL Filtering

Çalışanlarınız farklı sayfaları ziyaret edebilir ve ağınızda zayıflıklara neden olabilirler URL Filtering programları bu noktalarda fayda sağlayacaktır.

Herhangi bir ortamın güvenliğini sağlamanın en güvenli yolu kullanımda olan kişilerin farkındalığıdır bunu unutmamalıyız. Gelişen teknolojilerin yardımını bu farkındalığı oluşturmada kullanabiliriz.

rack-kabinet-nedir-711x400

Rack Kabinet Nedir?

Server odalarında, daha büyük ölçekli olarak veri merkezlerinde cihazların monte edildiği, düzgün şekilde istiflendiği yapılara rack kabinet denir. Şu anda en çok kullanılan standart ise 19″ olarak tanımlanmıştır.

Rack Kabinet yani sunucu/server rafı sayesinde donanımlarınız tam korunmalı bir şekilde kalır. Hava dolaşımı ve nem kontrolü sağlanır. Özel kilitleme sistemleriyle erişim kısıtlanır. Bu durum donanımların uzun ömürlü olmasını da sağlar.

Rack Kabin’in ne olduğunu biliyor ancak detay bilgi arıyorsanız Rack kabinet nasıl seçilir? Yazımızı incelemenizi tavsiye ederiz.

Aslında iki nedenden Rack kabinet kullanılır: Hırsızlara, kazalara karşı koruma ve işte süreklilik. İkincisi hava dolaşımı ve estetik görünüm.

Sunucu kabini seçiminde U alanı hesaplamaları detay ve önemli hesaplamalardır.  Rack kabinet nasıl seçilir?  da da örneğini veriyoruz ancak burada da bahsedelim:   1U = 1.75″ olarak hesaplanmaktadır.  44.55 mm karşılığı vardır.

 

Sunucu-Kabini-Secimi-711x400

Rack Kabinet Nasıl Seçilir?

Sektörden olmayan biri için sunucu rafları ve  bileşenleri genellikle ayırt edici değildir ancak yeni rack kabinet ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız seçim konusunda detaylardaki değişiklikleri fark etmeniz önemlidir.  Rack kabinet konusuna hakim değilseniz başlangıç olarak Rack Kabinet Nedir? Yazımızı okumalısınız.

Rack kabinet seçiminde aklınıza gelmesi gereken ilk soru açık çerçeveli bir rafa mı yoksa  kapalı çerçeve bir rafa mı ihtiyacınız olduğudur. (Open frame, closed frame)  2 Direkli ve 4 Direkli rack kabinetlerin artı, eksilerini iyi kavramak doğru şekilde ihtiyaç belirlemenizi sağlayabilir.

2 Direkli ve 4 Direkli Rack Kabinet Farkı

2 Direkli server kabinleri daha çok çok ağır olmayan IT donanımları için tercih edilir. Örneğin; Switch’ler, patch paneller gibi. Ancak tam donanım server cihazları, monitörler gibi ağır cihazlar 2 direkli paneller için doğru tercih olmayabilir.

Info – Patch Panel Nedir? –  Ağ kablolarının ve ağ cihazlarının bağlanmasında bir bölme görevi görür.  Herhangi bir arızada müdahaleyi kolaylaştırmak asıl görevidir. 

2 Direkli Rack Kabinlerin Artıları:

Soğutma:  Bu kabinler açık durumda olduğu için hava kolayca cihaz arasında dolaşabilir. Böylece donanımda ısı yükselmesi zorlaşır.

Boyut: Bu kabinler az yer kapladığı için özellikle taban alanının da önemli olduğu tam kapsamlı veri merkezlerinde kullanımı önemli olabilir. Donanımlar birbirine yakın olduğu için de daha fazla cihaz birlikte çalışabilir.

Erişim:  Donanıma kolay erişim sağlar.

Bütçe: Seçilen ürün, model ve markaya bağlı olarak 4 direkli kabinlerin fiyatının yarısı olabilir.

2 Direkli Rack Kabinlerin Eksileri:

Güvenlik: Açık şekilde duran donanımlar ne kadar güvenli? Açıkta olan kablolar, yapılar takılmalara veya kazalara neden olabilir.

Kir ve Toz: Hava akımı serbest ise kir ve tozlar da serbest. Biliyorsunuz ki elektronik cihazlar çok fazla toz çekiyor üstlerine.

Organizasyon: Açık şekilde duran bir kabini organize etmek zordur çünkü ismi üzerinde her donanım ve malzeme ortada öylece duruyor kablolama ve diğer işleri yönetmek zor olacaktır.

4 Direkli Rack Kabinlerin Artıları:

Güvenlik ve Organizasyon:  Açık kabinlerin aksine, kapalı yapıdaki 4 direkli kabinler yönetilebilir kablolama ve donanımları kilitleme imkanı sunar.

Hava Akışı Esnekliği –  Kapalı çerçeve için tasarlanmış fanlar ve soğutma ekipmanları yanı sıra nem kontrolü de ayrıca hava akışına etki eder. Isıya duyarlı bu yapılar optimum dereceyi kontrol eder.

4 Direkli Rack Kabinlerin Eksileri:

Bütçe:  open frame rack kabinlere göre çok daha ğahalı olmaları 4 direkli yani closed frame kabinlerin en büyük engeli diyebiliriz.

Erişebilirlik: Kayar raflar erişebilirlik sorununu biraz olsun hafifletse de bu tip server kabinlerinin engelli doğası nedeniyle kurulum uzmanlara bırakılmalıdır. Bu noktada tüm sorularınızı bizi arayarak iletebilirsiniz.

Ağırlık: Ek materyaller ek ağırlıkla gelir ve bu ağırlıkların mutlaka hesaplanması gerekir.

Rack Kabin Kapasite ve Boyut hesaplanması

Rack kabinlerin açık  veya kapalı olması dışında daha detay ve önemli konular var elbete. Boyut ve kapasite hesabı alanın da verimliliğini etkileyeceğinden çok değerli bir konudur.

Rack Kabinet Raf yüksekliği  – 1U = 1,75″ (inç), 44.45 mm  olarak hesaplanır.  Bu durumda 58U 101,5 ” boyutunda olacak. Raf yüksekliği ekipmana ne kadar güç aktarılabileceği ile ne kadar ekipmanın bu rafa sığacağını belirler.  Günümüzde 19″ raflar standart olarak kabul edilmektedir.

Piyasada çeşitli raflar olmasına karşın en belirgin olarak görülen tip; 1000 ile 1.100 mm derinliğe sahip 42U yüksekliğinde ve 600 mm genişlikte raflardır. Rack kabinet seçimi yaparken alınacak cihazların ölçüleri işte tam da bu yüzden çok önemli.

Bugünün standartları günümüz ihtiyaçlarına göre belirlenmiş halde elbette. Yeni ihtiyaçlar belirlendiğinde rack kabinet standartları da değişebilir. Ayrıca miktara bağlı olarak özel üretim kabinetler de yapılabilmekte.

Sunucu Kabini Seçimi

Rack Kabinet Nasıl seçilir sorusunun yanıtı yukarıda açıkladığımız alan hesaplamaları ve alanın durumu ile ilgili genel bilgiler sonucu verilebiliyor ancak detaylarda çok farklı hesaplamalar olduğunu söylemek isteriz.  Doğuş olarak bu noktada yurt içi ve yurt dışından partnerlerimizin ürünlerini dikkatle proje detayına göre seçiyoruz. Lande, Estap, Canovate, Emerson/Vertiv markalarıyla son dönemde işbirliklerimiz devam etmekte ancak her senaryo ve vakaya göre esneklik göstermekteyiz.

Rack Kabinet Seçimi hakkında sizlere bazı sorular hazırladık?

  • Bir kabinete ihtiyacınız var mı? İlk olarak tespit edilmesi gereken konu budur.
  • Hangi tip kabinete ihtiyacınız var? Yani gömülü mü yoksa dikili tip mi?
  • Ortam şartları nedir?
  • İç ortam mı yoksa dış ortamda mı bulunacak?
  • İş süreçlerinizi, gelecek planlarınızı tam ve eksiksiz tespit edebilir misiniz?
  • Server odası alanınız hakkında detaylara hakim misiniz?
  • Cihazlarınızın boyutları hakkında net bilgiye sahip misiniz?
  • Yukarıdaki tüm bu bilgiler konusunda zorlanıyorsanız bir it departmanınız var mı?

Bu noktada server odası ihtiyaçlarınızın belirlenmesi için bizleri arayabilirsiniz.

Aramak için Tıklayın.

 

Rack kabinet seçiminde aklınıza gelmesi gereken ilk soru açık çerçeveli bir rafa mı yoksa  kapalı çerçeve bir rafa mı ihtiyacınız olduğudur. (Open frame, closed frame)  2 Direkli ve 4 Direkli rack kabinetlerin artı, eksilerini iyi kavramak doğru şekilde ihtiyaç belirlemenizi sağlayabilir.

U bir hesaplama parametresidir. Yani bir 1U = 1.75 inch olarak hesaplanır. 19" rack kabinet'ler dünya standartı olarak tespit edilmiştir.

1U = 1.75" ve 44.55mm olarak hesaplanır.

U birimi bir kabinler için bir ölçü birimidir farklı marka modeller farklı ölçülerde üretilebir örneğin 12U 19" 540mm olarak tasarlanabilir.

Oteller-icin-Server-Odasi-711x400

Oteller için Server Odası

Server Odaları temelde aynı işlevde olmakla birlikte sektörel ihtiyaçlara göre farklılık göstermektedir. Genişleme planları, donanımın üzerinde koşacak işlemler ve süreçler detaylı şekilde hesaplanmalı. Server odası ihtiyaçları belirlenirken temel bazı konulara dikkat edilmeli:

  • İklimlendirme
  • Afete karşı duyarlılık
  • Kablolama
  • Güç Kaynağı
  • Çevre Kontrolü
  • Donanım seçimi

! Herhangi Sorunuzda bizlere telefonla ulaşabilir veya mail atarak sorularınızı iletebilirsiniz. 0212 222 89 89

Oteller için Server Odaları Nasıl olmalıdır?

Öncelikle  mevcut durumda bir alanınız /odanız varsa bu alanın gereksinimlerinizi karşılayıp karşılamadığını kontrol etmelisiniz. Cihazlarınızın aşırı ısınması, güç kaynağı yetersizliği yada yaptığınız işlerle ilgili oluşan bir donanımsal yetersizlik sorun yaşamanıza neden oluyor olabilir. Bu nedenle bir ek kabin veya daha büyük bir alana geçmeniz gerektiğini düşünüyor olabilirsiniz. Bizler bu noktada ek maliyetlerden sizleri kurtarabilmek için öncelikle ihtiyaçlarınızı en doğru şekilde belirlemek üzerine çalışıyoruz.

Mevcut durumda bir Server odanız yoksa ve planlayabilir haldeyseniz proje tasarımı safhasından itibaren yukarıda bahsettiğimiz maddeler ile birlikte yine ihtiyaç saptamak gerekiyor. Bulut sistemler kullanmayacaksanız; enerji yönetimi, ortak alan yönetimi, bina yönetimi oda yönetimi gibi konular için kesintisiz çalışacak bir sistem kurmalısınız.

Otel Yönetim Sistemi Nasıl Olmalıdır?

Otel yönetim sistemi, bir diğer adıyla konaklama yönetim sistemleri  tesisinizin akıllı olmasını sağlayarak sizleri maliyetlerden kurtarmasının yanı sıra operasyon süreçlerinin en doğru şekilde ilerlemesine yardımcı olur. 

Konuk Odası Yönetimi: Misafirleriniz zamanlarının yalnızca %20 ile 30’luk bir kısmını odalarında geçirirler ancak enerji tüketiminin yaklaşık %60’lık kısmını odalarda bulunan araç-gereçler harcar. Misafirlerin kolaylıklarını riske atmadan enerji tasarrufu yapmak gerekir. Zayıf akım çözümleri de işte tam olarak bu noktada devreye giren bir teknolojiler ağı aslında. Aydınlatma ve enerji otomasyonları sayesinde misafir odada değilken enerji tasarrufu yapılabilir. Aslında bu konuya en güzel örneklerden biri kart yardımı ile içeri giriş ve aynı kart ile elektriğin açılmasıdır. Bu tip çalışmalar %20’ye yakın tasarruf etmenizi sağlar.

Bina Yönetimi: Konaklama işletmeleri, yönetilmesi hayli zor yapılardır. Misafirleri rahatsız etmeden tüm ihtiyaçlarını gidermeli, ekstra hizmetler sunmalısınız.  Bu noktada kullanılacak yazılımlar, afet acil durum planları içerisinde yangın söndürme sistemleri, geçiş kontrol sistemleri gibi pek çok parametre doğu şekilde planlanmış olmalıdır.

Sürekli olarak hizmetin verildiği, insanların konforlarının önemsendiği bu önemli tesislerde HVAC özelinde değil pek çok farklı kulvarda da planlamalar yapmak ve uzman kişilerden görüş almak çok önemlidir. Tüm sorularınızı yanıtlamak için bekliyoruz.

Sanallastirma-Nedir-711x400

Sanallaştırma Nedir

Sanallaştırma Nedir, yıllardır aranan esnekliği sunmuş bir teknolojidir. İşletim sistemleri ve uygulamalar sürekli daha fazlasını ister; veri, işlem gücü, bellek. Fiziksel ortamda bu ihtiyaçları karşılamak maliyet bakımından imkansıza yakındır. Oysa sanallaştırma (virtualization) sayesinde tek bir fiziksel makinenin birden çok gibi davranmasını sağlayarak maliyet yükünden kurtulabiliriz. Sözün özü, bu teknoloji ile tek bir donanımsal sistem üzerinden birden çok ekosistem ve dedike edilmiş kaynak elde edebiliriz. (bellek, işlemci, depolama alanı)


Sanallaştırma teknolojisinin en büyük faydalarından biri de oluşabilecek güvenlik açıklarının da önüne geçmesidir. Virtual Machine’e (Sanal makineler) bir yazılım aracılığı ile bölünmüş cihazlar arasında geçiş mümkün olmayacaktır. Sanal makineler ile kaynaklar ayrılır ve uygun şekilde dağıtılır. Bir örnekle bu durumu açıklayalım:


3 adet fiziksel olarak belirli işlere atanmış olan donanımınız olsun. Bu donanımların görselde görüldüğü gibi her gibi farklı işlerle ilgileniyor. Örneğin: %30 mail, %30 web, %30 uygulama. Uygulama tarafındaki işleriniz önemli olduğundan bu cihazı korumanız gerekir değil mi? Bu sorunun cevabı geleneksel olarak evet. Önceki zamanlarda bir sunucu için, bir işletim sistemi, bir görev şeklinde bir sistem uyguluyorduk.

Sanallaştırma ile bir sunucuya birden fazla beyin verebiliyoruz yani uygulama görevleri için ve mail görevleri için bağımsız görevler atabiliyoruz ve buradaki işlemler birbirinden tamamen ayrı olarak. Donanım miktarı aynı verim fazla. Ayrıca buradaki sunucuların alan yüzdesini de değiştirebiliyoruz. Bu haliyle boş olan sunucu yeniden programlanarak görevlendirilebilir haliyle kullanıma hazır olarak bekliyor.
Sanallaştırma Ne amaçla Kullanılır?

  • Uygulamaları bulutta derleme ve dağıtma
  • Maliyetleri düşürme
  • Virüs bulaşmış bazı verilere erişme
  • Mevcut önemli verileri yedekleme (Görüntü/imaj)

Sanallaştırma Türleri Nelerdir?


Farklı kullanım amaçları nedeniyle sanallaştırma uygulanabilir. Data sanallaştırma, Bilgisayar sanallaştırma, Sunucu sanallaştırma, İşletim sistemi sanallaştırma, Ağ Sanallaştırma olarak sıralanabilir.


Veri (Data) Sanallaştırma: Farklı noktalara dağılmış veriler tek kaynakta birleştirilebilir. Sanallaştırma uygulamaları kaynağın ön kısımda yer alarak ihtiyaca uygun biçimde kullanılmasını sağlar.


Masaüstü Sanallaştırma: Her cihaz için yeniden donanımlar oluşturmak farklı maliyetlere katlanmak yerine. Tüm birimlerin sanal masaüstlerine ulaşarak toplu işlemler yada tekil task’lar yapmasına, yönetmesine olanak sağlar. İşletim sistemi sanallaştırması ile kolayca karıştırılabilir.

İşletim Sistemi Sanallaştırma: Linux ve Windows’u yan yana çalıştırmanın kullanışlı bir yoludur şeklinde özetlenebilir. Masaüstü sanallaştırmada olduğu gibi donanımsal maliyetlerden kurtulmamızı sağlar. Güvenliği artırır (ortam izleme ve izolasyon) ve iş yükünden kurtarır.

Sunucu Sanallaştırma: Yukarıda örneğini vererek açıkladığımız konu aslında sunucu sanallaştırmadır. Daha fazla bilgi için: https://computer.howstuffworks.com/server-virtualization.htm

Ağ Sanallaştırma: Fiziksel bileşenlerin sayısını azaltır. Telekomünikasyon sektöründe daha çok kullanılan bir yöntemdir.


Kaynak: Microsoft Azure https://azure.microsoft.com/tr-tr/overview/what-is-a-virtual-machine/#overview

 

Sonuç:


Ölçeklenebilir, daha güvenli, hızlı, kapalı kalma süreleri azalmış, tasarruflu bir teknolojidir. Doğuş olarak çalışma süreçlerinizi dikkatle dinliyor, mühendis kadromuzun görüşleriyle ihtiyacınız olan çözümleri sizlere dikkatle sunuyoruz. Sunumumuzu indirmek için: https://dogus.com.tr/veri-merkezi-cozumleri-sunum/

https://dogus.com.tr/sistem-odasi-ihtiyaclari/ 
sistem-odasi-ihtiyaclari-711x400

Sistem Odası İhtiyaçları

Sistem odaları afet, acil durum koşulları dahil çalışmaya devam etmekle yükümlü son derece kritik ortamlar. O halde, bu alanların ihtiyaçlarının doğru tespit edilmesi gerekiyor. Ortamın iklimi de olmak üzere düşünülmesi gereken çok fazla konu var. Bu odaların tecrübeli profesyonellerce yapılmasının önemine yazımızın ilk cümlesinden dikkat çekmek isteriz.

IT ortamında, sistem odaları 10-20 metrekareden birkaç yüz metrekareye kadar olan alanlara verilen isimdir. Bu ortamların çok daha büyük olması halinde artık isimlerini veri merkezi olarak anmak gerekir diyebiliriz. Sistem odaları herhangi bir boyutta ve şekilde olabilir ancak önemsenmesi gereken bazı maddeler olduğunu söylemek isteriz. Farklı kullanım amaçları için planlanan ve daha sonra server odasına dönüştürülen alanlarda en önemli konu iklimlendirme olmaktadır; hava akımı ve soğutma başlıca önemli hususlardır.

Birçok sektörden sayısız marka dijitalleşmenin hızına yetişemedi ve yapı planlarına sistem odası ihtiyaçlarını eklemedi. Haliyle yukarıda da bahsettiğimiz iklimlendirmeden başlayarak farklı sorunlar oluştu; Merdiven boşluğu, bina boşluğu, depo gibi alanlar bir anda server odası halini aldı. Sözün özü, plansız oluşturulmuş bu alanlar cihazların yüksek verimde çalışması için tasarlanmış ortamlar olmadığından ilerleyen süreçlerde maliyet yüklerine ve iş aksamlarına neden olmakta. Bir sistem odası, teknik ekipmanın düzgün çalışması için aşağıdaki tasarım özelliklerinden bazılarına veya tümüne sahip olmalıdır:

Sistem Odası İhtiyaçları Nelerdir?

Hassas Çevre Kontrolü: Bulunduğunuz yapı “akıllı” olarak nitelendirilen bazı özelliklere sahip olmayabilir yani bina otomasyonu, aydınlatma otomasyonu gibi bazı endüstriyel otomasyon standartlarından uzak olabilir ancak birkaç basit sensör yardımıyla nem, sıcaklık ölçümü yapılabilir. Bu cihazlar sayesinde odaların istenen koşullarda olmasını sağlayabilmekteyiz.

Hava Akımı: Koşullar uygunsa, bir takım yapısal değişiklikler de eklenerek hava statiğini düzenlenebilir.

Yangın Söndürme Sistemi: Herhangi bir afet durumunda sunucu odasına manuel müdahale etmek her zaman mümkün olmayabilir. Ayrıca, manuel söndürme işlemi hasarın istemeden büyümesine neden olabilir. Yangın söndürme sistemleri sayesinde donanım güvende kalırken yangın söndürülür.

 

Doğuş olarak çevreye en az zarar veren uygulamaları tercih etmekteyiz.

Yapısal Kablolama: Sunucu odalarında kilometrelerce kablo olabilir. Hava dolaşımından, ısıya kadar kablolamanın negatif sonuçlarından kaçınmak gerekir. Yapısal kablolama çalışmaları sayesinde karışıklık, toz ve diğer çevresel negatif etkilerden arındırılır. Örneğin yangına dayanıklı bir döşemenin altından geçen kablolar sayesinde afet durumunda oluşacak hasarlar da minimize edilir.

Güç Kaynağı: Güç kaynağının doğru hesaplanması, yedek kaynakların yerleştirilmesi çok önemli bir konudur. Elektrik kesintileri ve diğer olumsuz durumlarda güç dalgalanmalarını önlemek hem iş sürekliliği için önemlidir hem de donanımsal maliyetler oluşmasını engeller.

 

Doğuş Olarak UPTIME TIER sertifikasyonu ve uluslar arası standartlar anlamında iş güvencesi vermekteyiz.

Zayfımızı ziyaret ederek bize ulaşabilirsiniz.

Donanım Seçimi: Bilgisayar seçimleri, kabinler de sistem odası ihtiyaçları belirlenirken dikkat edilmesi gereken konulardan biri. Gereğinden fazla cihazın bulunması da yetersiz ortam oluşması da planın doğru yapılmadığını gösterir. Cihaz alımı yapılırken, donanımın üzerinde koşacak yazılımların işlemci mimarilerin doğru seçilmesi gerekir.

Yukarıdaki maddelerin yanı sıra fiziksel güvenlik koşullarının uygun olması verilerinizin güvenliği için önemlidir. Kartlı geçiş sistemleri, güvenlik kamerası gibi konuların yanı sıra anlaşacağınız güvenlik firmasına kadar her konu aslında hassas öneme sahiptir. Elbette, bir projede tüm koşullar sizlerin kontrolünde olmayabilir. Bu nedenle bahsedilen maddelerin kontrolünüzde olan kısımlarında. Maliyet kritik, uluslararası standartla proje tasarımı çok önemlidir. Birlikte çalıştığımız pek çok global markadan edindiğimiz tecrübelerimizi, sizlerin projelerinde de kullanmaktan mutluluk duyarız.

Datalake-Veri-Golu-711x400

Data Lake Güvenliğini Geliştirmenin 5 Yolu

Büyük miktardaki yapılandırılmış, yarı yapılandırılmış veya yapılandırılmamış verilerin depolandığı depolama havuzuna data lake ( veri gölü ) denilmektedir.

Veri gölü sayesinde her türlü veri, boyut sınırı olmaksızın bulut üzerinde depolanabilmektedir. Data lake özellikle büyük verilerin depolanabilmesi ve işlenebilmesini sağlamaktadır. Tüm bu verilerin depolandığı veri göllerinin ise güvenliği çok önemlidir. Bütün verilerin tek bir yerde bulunması bilişim teknolojileri altyapısını ve süreçlerini basitleştirir. Kolaylaştırılmış ve verimli bir veri gölü ise analizden raporlamaya kadar her şeyi daha hızlı ve daha kolay bir hale getirmektedir. Burada en önemli nokta ve sorun ise tüm verilerin tek bir veri gölünde bulunmasıdır. Bütün verilerin tek bir yerde bulunması birçok riski de beraberinde getirmektedir.

Günümüzde bilişim teknolojileri dünyasında BT departmanlarının tüm verileri tek bir yerde bulundurması nadirdir. Yedeklemeler ve arıza güvenliği gibi teknikleri uygulamalarıyla kurumsal verileri gerçek bir felaket hatasından koruma eğilimindedirler. Kurumsal verileriniz yerelde değil bulut üzerinde bulunduğunda tüm işleri verilerinizi güvende tutmak amacı taşıyan satıcılar için büyük bir avantaj söz konusudur. Çünkü verileri güvende tutmak için ek avantajlar sunmaları onları bir adım öne çıkarmaktadır. Veriler bir veri gölünde bulundurulduğu durumlarda verilerin tamamen korunduğu anlamına gelmez. Bu nedenle bu teknolojilerin kullanılması durumunda güvenlik risklerinin tamamen değerlendirilmesi ve ve durumun 360 derecelik bir açıdan incelenmesi gerekmektedir. Çünkü veri gölleri hassas bilgilerle doludur ve bu bilgilerin güvenliğini sağlamak birinci önceliktir.

Bu nedenle siber güvenlik konusu veri gölü platformları için çok önem arz eden bir konudur. Düzenli olarak yapılan sızma testleri, güvenlik açığı taramaları ve yapılan denetimlerin tümü veri gölü güvenlik planlarının olmazsa olmaz uygulamaları arasındadır. Yapılan bu taramaların amacı ise var olan güvenlik açıklarını tespit ederek bu güvenlik sorunlarını ortadan kaldırmaktır. Data lake güvenliğini sağlamak için belirtilen bu siber güvenlik çalışmalarının düzenli olarak yapılması gerektiğini belirtmek gerekmektedir. Yapılan sızma testleri analistlerin var olan açıkları belirlemelerine olanak tanımaktadır. Kuruluşlar, güvenlik açığı taramaları, sızma testleri ve yapılan denetimler sonucu elde edilen çıktıları kullanarak yapılması gereken düzenlemeleri gerçekleştirmektedirler.

Veri gölleri kurumlar için en önemli şeylerden biri olan bu bilgileri bilgisayar korsanlarından korumak için en iyi uygulamalardır. Ama veri gölünü daha güvenli hale getirmek için aşağıdaki 5 yöntem dikkate alınırsa data lake çok daha güvenli bir hale gelmiş olacaktır.

1.Yönetim Oluşturma ve Erişim

Seçim yapabileceğiniz birçok veri gölü platformu bulunmaktadır. İyi veri gölü platformlarında temel şeyler aynı olsa bile her platformun kendine has hesap oluşturma, erişim hakları tanımlama gibi özellikler için farklı mekanizma ve süreçleri bulunabilmektedir. Veri güvenliğini iyi bir şekilde sağlayabilmek amacıyla kullanıcılara işlerini gerçekleştirebilmeleri için minimum yetkilerin verilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda data lake platformunun güvenliğini sağlamak için iki faktörlü kimlik doğrulama ve kurumsal kimlik doğrulama mekanizmaları da kullanılmalıdır.

2.Makine Öğrenimi Kullanın

Bazı veri gölü platformları makine öğrenmesi(Machine Learning) yeteneklerine sahip olmaktadır. Makine öğrenimi kullanılması veri kataloglama aracı ile kullanıldığında ham veri işleme ve sınıflandırmayı hızlandırmakta ve güvenlik risklerini önemli ölçüde azaltmaktadır.

3.Bölümlendirme ve Hiyerarşi

Veriler veri gölüne alındığında uygun bir bölümde bulundurmak önemlidir. Ortak görüş, veri göllerinin ne kadar güvenilir ve ne kadar kullanıma hazır olmasına bağlı olarak verileri barındırmak için belirli bölge oluşturulmasıdır. Bu bölgeler aşağıdaki şekilde olabilir.

  • Geçici yer: Kopya gibi geçici verilerin silinmeden önce bulunduğu bir yerdir.
  • Ham: Ham verilerin işlenmeden önce bulunduğu yer kastedilmektedir. Eğer bu bölgede bulunan veriler hassas ise ayrıca şifreleme işlemi yapılması tavsiye edilmektedir.
  • Güvenilir: Veri bilimci veya analistlerin kolay bir şekilde ulaşabilmesi için güvenilir verilerin bulunduğu yerdir.
  • İyileştirilmiş: Zenginleştirilmiş verilerin nihai çıktıların bulunduğu yerdir.

Bunun gibi bölgelerin kullanılması rol tabanlı erişim modelinin de kullanılması ile birleştiğinde kişilerin hassas ve yetki alanı dışındaki verilere erişme olasılığı en aza indirilmiş olunur.

4.Veri Yaşam Döngüsü Yönetimi

Veri yaşam döngüsü yönetimi, Kurumunuz tarafından hangi verilerin en fazla kullanıldığı ve hangi verilerin uzun yıllardır kullanılmadığının belirlendiği ve aşamalı bir şekilde bu kullanılmayan verilerin kullanımdan kaldırılması sürecidir. Data lake ortamında verimli depolama için tasarlanmış bir katmana eski veriler taşınabilir ve bu sayede bu verilere ihtiyaç duyulduğunda kullanılması sağlanmış olunur ve gerekli kaynaklar da tüketilmemiş olunur.

5.Veri Şifreleme

Verilerin güvenliği için çok önemli olan şifreleme yeni bir fikir değildir ve ayrıca birçok veri gölü platformunun verileri şifreleyebilmek için kendi metodları bulunmakta ve bu metodları  kullanmaktadırlar. Hangi data lake platformu tercih edilirse edilsin dikkat edilmesi önemli olan nokta mevcut yapıda kullanılması için çok iyi bir şifreleme stratejisine sahip olunması gerekmekte ve tavsiye edilmektedir. Bütün verilerinizin özellikle hassas verilerinizin korunabilmesi için iyi bir şifreleme stratejisine sahip olunması hayati önem taşımaktadır.

Günümüzde en önemli konuların başında gelen veriler artık hayatın her alanında karşımıza çıkmaktadır. Tüm bu verilerin anlamlandırılarak bilgilere dönüştürülmesi ile hayatımız şekillenmektedir. Doğuş Elektronik olarak verilerin ne kadar önemli olduğunu biliyor ve sizlere sunmuş olduğumuz Veri Merkezi Çözümleri ile ilgili hayata geçirdiğimiz projelerimizde uyguluyoruz.

ISO2007-Nedir-711x400

ISO 27001 Nedir?

ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi, kurumların kendilerinin ve müşterilerinin bilgilerini güvende tutmak için kullanılan uluslararası bilgi güvenliği yönetim standartıdır.

Günümüzde kurumlar veya kişiler için en önem verilen şeylerden birisi bilgidir. Bu nedenle herkes tarafından en önem verilen konuların başında gelen bilginin koruma altına alınarak güvenli bir şekilde yönetilmesi önem arz etmektedir. Kurumların finansal alandaki verileri, fikri mülkiyetleri ve müşterilerinin bilgilerinin korunması ISO 27001 sayesinde mümkün olmaktadır. Şirketlerde ISO 27001 standartının uygulanması, oluşabilecek risklerin azaltılmasında önemli bir rol üstlenirken gerekli olan güvenlik önemlerinin yerine getirilmesini de sağlamaktadır.

ISO 27001 Sertifikası Nedir?

ISO 27001 sertifikası gerekli olan tüm kurum ve kuruluşların bilgilerinin gizlilik bütünlük ve erişilebilirliklerini sağlamak amacıyla kurdukları bilgi güvenliği yönetim sistemini, bağımsız belgelendirme kuruluşları denetimden geçirmektedir. Bağımsız belgelendirme kuruluşlarının yaptıkları denetlemeler sonucunda kurumun istenilen kriterlere uygun olduğunun kanıtlanması akabinde kurum adına düzenlenen sertifikaya ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Sertifikası denilmektedir.

ISO 27001 ve 5651 Sayılı Kanun

23 mayıs 2007 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “5651 sayılı İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun” içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin yapılması gerekenlerin belirlendiği kanundur. Bu kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte internet ortamında yapılan yayınların kontrol altına alınması ve yapılan yayınlar sonucunda işlenebilecek suçların engellenmesini amaçlanmaktadır ve  bu kanun sayesinde  hukuken de bu alanda önlem alınmış olunur. 5651 sayılı kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte kurumların sahip olduğu internet hizmetlerini toplu olarak çalışanlarının ya da müşterilerinin kullanımına açması durumunda yerine getirmesi gereken şartlar bulunmaktadır. Bunlara örnek olarak;

  • İnternet sağlayıcısı kurum kendi ağları içerisinde kullanılan IP adres bilgilerini ve bu adreslerin kullanmaya başladıkları, sonlandırdıkları tarihleri ve aynı zamanda kullanılan bu IP adreslerine bağlanan bilgisayarların MAC adreslerini de kayıt altına almakla sorumludur.
  • İnternet sağlayıcısı kurum kayıt altına alınan verilerin doğruluğunu ve tamlığını kontrol etmeli ve elde edilen verilerin dosyanın oluşturulduğu zaman bilgisi ile günlük bir şekilde kayıt altına almalı ve son yılda kayıt altına alınan tüm dosyaları sağlamakla yükümlüdür. Bu bilgilerin gizliliğinin sağlanması da 5651 sayılı kanun gereği internet sağlayıcısının görevidir.

ISO 27001 uluslararası bir standarttır ve bu standartlar uygulandığı takdirde bir düzenin olması beklenmektedir. Diğer yandan 5651 sayılı kanunun yürürlüğe girmesi ile hukuken neyin yapılması gerektiği neyin yapılmaması gerektiği de daha fazla netlik kazanmıştır.

KVKK ve GDPR Kapsamında Verilerin Korunması

“6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu” ile kişisel verilerinin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ve uyacakları kuralların belli olmasını amaçlamaktadır. Bu kanun ile birlikte artık kişilerin verileri kişinin kendi izni olmaksızın işlenemeyecek, üçüncü kişilere ve ya yurtdışına aktarılamayacaktır.

Türkiye’de kişilerin verileri nasıl Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK) gibi kanunlarla korunuyor ise Avrupa Birliği ülkelerinde de bu veri ve bilgiler Genel Veri Koruma Yönetmeliği (General Data Protection Regulation) ile korunmaktadır. Bu yönetmelik ile Avrupa Birliği’ne üye olan Avrupa Birliği vatandaşlarının kişisel verilerinin korunması amaçlanmaktadır. GDPR 25 Mayıs 2018’den itibaren Avrupa Birliği’ne üye olan ülkelerde yürürlüğe girmiş ve bu ülkelerde bulunan kuruluşlarda kişisel verilerin Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR)‘nde belirtildiği kurallar doğrultusunda güvenliğinin sağlanması hedeflenmiştir.

Bilgi günümüzde hızlı bir şekilde üretilirken bir yandan da hızla tüketilmektedir. Günümüz bilgi çağında bilgiye ulaşmak internet sayesinde çok daha kolay hale gelmiştir. Artık bilgi kişiler, kurumlar için önemli iken ülkeler için de çok fazla önemli bir konumdadır. Çünkü artık güçlü bir ülke demek bilgiyi üretebilen ülke anlamına gelmektedir.  Bilginin bu kadar önemli olduğu bir dönemde bilgi üreten ülkeler için de bilgi ve iletişim teknolojileri konuları çok önemli bir hal almaktadır. Bilginin bu kadar önemli olduğu bir dönemde kişiler, kurumlar ve ülkeler bilgilerin güvende tutmak istemektedir. Bu nedenle hacker’lar tarafından siber saldırı gibi tehditlerden korunmak için yukarıda bahsedilen kanunlar ve ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi doğrultusunda belirlenen kuralların uygulanması gerekli hale gelmiştir. Siber güvenliğin sağlanması için ISO 27001 standartı çok önemlidir ve ihtiyaca ve gelişmelere göre de güncellenmektedir.

Bilgi güvenliğini sadece siber saldırı durumlar etkilememektedir. Doğal afetler, yangın sel, deprem gibi olaylar bilgi teknolojilerini etkilemekte ve zarar vermektedir. Bu derece farklı boyutlarda tehlikenin söz konusu olduğu bir durumda ISO 27001’da olduğu gibi risklerin önceden tahmin edilebilir bir durumda olunması avantaj sağlayacaktır.

ISO 27001 Sertifikasının Faydaları Nelerdir?

  • İşletmenin bilgilerinin güvenliğini sağlar ve bilgilerin kaybolması gibi riskleri en aza indirir.
  • Bilgilerin kaybolmasından dolayı oluşabilecek kayıpların önlenmesini sağlar ve daha verimli bir çalışma ortamı oluşmuş olunur.
  • Bilgilerin saklanması için en iyi yöntemin seçilmesi sağlanır.
  • Kurum bilgilerini önem düzeyine göre ayırmadan tüm bilgiler saklanmaktadır.
  • Bilgi güvenliği alanındaki eksikler veya yanlışlar belirlenir ve bunlara göre çözümler oluşturulur.
  • Yasal gereklilikler tamamlanarak işletme standartlara uygun hale getirilir.

Sonuç olarak görülüyor ki tüm ülkeler için bilgi güçtür. Herkes bu gücü bir şekilde elde etmek istemektedir. Bilgi güvenliğini sağlamak için ne kadar kanun çıkarılsa da bazı kişiler bunlara uymamaktadır. Bu nedenle 5651 sayılı kanun, 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu gibi kanunlar ne kadar insanların haklarını savunsa da ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi’nin sunmuş olduğu avantajlardan faydalanılmalı ve bilgi güvenliği en iyi şekilde sağlanmalıdır.

KVKK-GDPR-Verilerin-Güvenliği-Konulari-ve-Veri-Merkezi-İlişkisi-Blog-711x400

KVKK, GDPR Veri Güvenliği ve Veri Merkezi İlişkisi

KVKK, GDPR, Veri Savaşları derken, global şirketler arası davalarla birlikte uluslararası çapta pek çok veri güvenliği önleminin alındı. Kullanıcılar da eskisine göre çok daha bilinçli davranmaya başladı gelin biz hukuk gözünden veri güvenliğini inceleyelim ve veri merkezlerindeki önemine değinelim.

VERİ GÜVENLİĞİ NEDİR?

Günümüz dünyasında verilerin güvenliği önemli bir sorun teşkil etmektedir. Verilerimizin siber saldırılara karşı korunması için birçok önlem ve yöntemle korumak mümkün. Verilerimizin siber saldırılarda ele geçirilmesi bizlerin hukuki, cezai, maddi ve manevi sorunlara itebilir ve bizleri zor durumlara düşürebilir.

Veri güvenliğinde en önemli nokta verilerin izne tabi kullanılabilmesidir. Kurumsal veya kişisel veriler yetkili kişiler tarafından doğru ve amacına uygun şekilde kullanılması gerekir. Amacına uygun şekilde izne tabi kullanılmayan veriler için veri güvenliğinden bahsedilemez. Verilerin siber saldırılara hedef olma nedeni ise tabiiki verilerin ekonomik bir değer ve birikim ifade etmesidir. Bu verilere sahip olan kötü niyetli kişiler verileriniz karşılığında sizden fidye isteyebilir. Kurumunuzun sahip olduğu ve derlediği bilgiler Big data denilen alışkanlıklar ve gruplandırmalar siber saldırılar ile ele geçirilip rakiplerinize satılabilir ve kurumsal saygınlığınızı müşterilerinize karşı zedeleyebilir.

VERİ GÜVENLİĞİ NASIL SAĞLANIR ?

Siber suçların kabus olduğu ve giderek yaygınlaştığı dünyamızda bu durumu engellemek tabi ki mümkün. Tahmin edilemeyecek kombinasyonlar ile oluşturulacak şifreler , güvenli sistemler kullanarak , düzenli yedeklemeler yaparak , güvenli sitelerde gezinerek , sadece yetkili kişilerin sistemlere erişebildiği bir güvenlik ağı kurarak verilerinizin güvenliğini sağlayabilirsiniz.

Siz bu önlemleri alırken tabii ki ülkemizde verilerimizin korunması için hukuki önlemler aldı. Konuyla 7 Nisan 2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ‘6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları kuralları düzenleme amacını taşımaktadır.

Yürürlülüğe giren kanun ile verileri amacına uygun işlemeyen kişilere ve kurumlara ciddi miktarlarda para cezası ile karşı karşıya kalmaktadır. Kanunun esas amacı kurumlara ve veri sorumlularına kişisel verilerinin paylaşan kişilere karşı hesap verilebilir olmasını ve veri sahibine hangi hizmet karşılığında verilerinin kullanıldığını öğrenme imkânı sunmuştur.

Veri Merkezlerinde, Veri Güvenliği

Veri Merkezi projelerinde güvenliğin odak noktası geçtiğimiz 10 yılda çeşitli gelişmelerin ardından oldukça değişti diyebiliriz. Bir hacker’ın verilere ulaşması, münferit saldırılara karşı korumaları içeren savunma sistemlerinin yanında veri merkezlerinde işlenen büyük verinin GDPR ya da ülkemizde KVKK’ya uygun olarak depolanması işlenmesi ya da dağıtılması gerekiyor.

 Veri Merkezleri ile ilgili bazı yaptırımlar ve GDPR’ın çok öne çıkması nedeniyle pek çok yazı yazıldı. Avrupa Birliğine gelen bazı regülasyonlardan sonra data center’larda neler değişti. Veri merkezleri bir third party olarak çalışırken mesuliyet kabul etmeksizin faaliyet gösterebilirken şimdilerde dikkat etmeleri gereken çok konu var.

KVKK gereksinimlerini karşılamanın yanı sıra GDPR gereksinimlerini yani uluslararası gereksinimleri karşılamak da çok önemli çünkü günümüz dijital dünyasında projenizin yada markanızın hangi yöne yada coğrafyaya doğru büyüme gerçekleştireceğini kestirmek de güç.

Doğuş Elektronik olarak geliştirdiğimiz özel yaklaşımla tüm trend konuları takip etmenin yanında uluslararası hukuka ve mühendislik standartlarına uygun projeler geliştiriyoruz. Veri merkezi çözümlerimizi incelemek için tıklayın: https://dogus.com.tr/veri-merkezi-cozumleri/

LAN-Nasil-Çalişir-Blog-1-711x400

Local Area Network (LAN) Nedir?

Local Area Network (LAN) yada Türkçe ifadesiyle Yerel Ağ, 1970’li yıllardan beri okul, üniversite yerleşkesi, laboratuvar, KYK Yurdu, istihbarat servisleri,  devlet daireleri, hastaneler yani kapalı devre iletişimin gerekli olduğu tüm yerleşkelerde kullanılıyor. 

Bizler kendi dairelerimizde de donanımların iletişimi için WLAN kullanmaya devam etmekteyiz ancak elbette ethernet protokolünden farklı olarak dış bağlantıya daha açık haldeyiz.

Kapalı Devre Sistemler ve Aktif Network Çözümleri 

Kapalı devre sistemlerde, kablolama mesafe ve enerji yönetimi çok büyük önem taşıyor. Uluslararası standartlarda oluşturulmuş projeler TCP/IP yönetiminin en doğru şekilde yapılması ve zayıflık oluşturacak donanımların port ayarlamaları ve firewall ile çeşitli şekillerde güvene alınması önemli ve gereklidir. 

Aktif Network Çözümlerimizi incelemek için tıklayın: https://dogus.com.tr/aktif-network-cozumleri/


LAN, yönetim binaları ve veri merkezleri için dış bağlantı yani internet erişimini tamamen keserek iletişime izin verdiği için çok önemlidir çünkü bir hacker’ın fiziki olarak donanıma ulaşmasını gerektirir. Bu nedenle özellikle askeriye tarafından tercih edilmektedir. 

Ağ işletim sistemi tercih edilirken kullanıcıların ağ biçimine bağlı olarak yapılmalıdır. Günümüzde en çok tercih edilen ağ işletim sistemleri Windows For Workgroups ,LANtastics veya PowerLan olarak sıralanabilir.

LAN içerisinde Uygulamalar 

LAN içerisinde uygulamalar iki şekilde çalıştırılır bunlar Client Server ve File Server olarak sınıflandırılır. Client server a verilebilecek en iyi örneklerden biri veri tabanlarıdır. Kullanıcı arabirimiyle bilgi işlem birimlerini ayırarak, son kullanıcının istekleri terminalden server a iletilir ve server da işlenip terminale geri gelir.

File server uygulamaları ise son kullanıcı verilerini tamamen terminalde toplayıp kopyalayarak işler ve sonuçları gösterir. 

En-Çok-kullanilan-3-Yazilim-Dili-_-Blog-711x400

En Çok Kullanılan 3 Yazılım Dili ve Veri Merkezi için Önemi

Bir çırpıda sayabileceğimiz kaç yazılım dili var, veri merkezleri için önemi nedir? 5, 10, 15… her gün farklı ihtiyaçlara çare olma gayesiyle ortaya çıkan yeni yazılım dilleri makinalara daha hızlı mesaj gönderme yanında insanların kodlarken çok daha kolay bir syntax’e sahip olarak hız kazanmasını istiyor hatta belki de çok daha az  kod yazmasını. Peki son yıllarda en çok hangi yazılım dili tercih ediliyor ve veri merkezleri için bu durumun önemi nedir? 

Aslında bu kez yazımıza Veri Merkezleri için konunun öneminden bahsederek başlasak daha iyi olabilir. Veri merkezleri temelde verilerin işlendiği ve basitten en komplike olana kadar çok çeşitli yazılımların çalıştırıldığı birer makina yuvalarıdır. Örneğin Google’ın bizlere saniyeler içerisinde sunduğu milyarlarca sonuçta yine bir yazılım ve donanım işbirliği sayesinde ulaşıyor. Veri Merkezleri yazılım ve veri işleme süreçlerinin yani yazılımların gelişmesiyle çok daha fazla iş yapabilir hale geliyorlar. Google örneğine geri dönersek 1991 yılında çıkan Python, arama motoru servisi içerisindeki etkisini her an artırıyor çünkü hızlı çalışmasının yanında kolay kullanılabilirliği iş yükünü azaltıyor. Google C++’ı hafıza kontrolünde değerlendirirken pek çok noktada Python’ı seçiyor. 

Veri Merkezi projelerinde, hangi yazılım dillerinin kullanılacağı, veri merkezi inşaa etme amacının ne olacağı veya elbette cloud bir yapı kullanılacaksa amaçlar çok önemlidir. Amaçların tespiti ile verim kritik sonuçlar elde edilebilir. Bu nedenle Veri merkezlerinde de kullanılan dilin önemi yüksek hale geliyor. Veri Merkezi Çözümlerimiz ve daha fazlası için bize dilediğiniz soruları yöneltebilirsiniz. Veri Merkezi Çözümlerimizi incelemek için: https://dogus.com.tr/veri-merkezi-cozumleri/

 

 Dünyanın En Çok kullanılan Dili Hangisi? 

1- Python 

1990 yılında Hollanda’da geliştirilmeye başlanan Python, 1994 yılında ilk sürümünü yayınladı, 2. Sürüm ise 2000 yılında Python geliştiricilerinin hizmetine sunuldu ve 2008 yılından itibaren de 3x serisi kullanılmaya başlandı. 

YouTube, Bittorrent, Google gibi önemli projeler ve markalar Python kullanıyor ve python etkinliğini her geçen gün arttırıyor. Önemli markaların yanında yazılımla ilgili pek çok geliştirmeye de ışık tutan NASA ve CERN gibi önemli kuruluşlar da python’ı aktif olarak kullanıyorlar.  Yüksek seviyeli bu programlama dili, basitçe yazılabilme özelliği nedeniyle ve hız anlamındaki çözümleri sayesinde gözde olmaya devam edecek gibi görünüyor. 

2- Java 

Açık kaynak kodlu, yüksek seviyeli programlama dillerinin yıllar içerisinde en çok tercih edilmiş olanı diyebiliriz. Elbette c++’ı da unutmamak gerekiyor. Günümüzde en çok  mobil sektörde kullanılmaya devam ediliyor. Kotlin alternatifi oluşmuş olmasına karşın Java yılların verdiği alışkanlık ataletini iyi kullanıyor. 

Java şöyle çalışıyor: Yazılımcı kodu yazar, derleyici bu kodları derler ve “bytecode” adında bir sanal code ortaya çıkar. Bu bytecode JVM (Java Virtual Machine) tarafından işletilir.

3 – C 

Dennis Ritchie Tarafından geliştirilen ve yazılım dünyasında pek çok şeyi değiştiren çok ama çok değerli bir dil ve teknoloji olan C programlama dili elbette hala en çok kullanılan diller arasında ilk 5’te yerini alıyor. 

Unix işletim sisteminin de sahibi olan Dennis Ritchie (Farklı bir yazımızın konusu olacak.) C programlama dilini uzun süre birlikte çalıştığı Ken Thompson ile birlikte yarattı. Dennis’in bu dili yaratması ileride c++ gibi önemli bir dilin de ortaya çıkmasını sağladı. 

Gününüzde gömülü sistemlerde, işletim sistemlerinde ve pekçok komplike programda C dilinin aktif olarak kullanıldığını görüyoruz. Bir roket yazılımından, asansör yazılımına dek pek çok noktada C efektif olarak çalışıyor ve ihtiyaçları karşılıyor. 

4 – Bonus: C++

Nesne yönelimli bir programlama dili, genel amaçlı ve orta seviyeli olarak tanımlanıyor. 1979 yılından beri geliştirilmeye devam ediliyor ve C gibi C++’da bellek yönetimi ve gömülü sistemler bakımından harikülade işler çıkarıyor. 

C#, PHP, bir dil olarak sayarsak javascript ekosistemin en çok tercih edilen teknolojileri ve farklı açılardan faydalar sağlıyorlar. Bir Veri Merkezi projesinin temel olarak odaklandığı nokta da “hangi iş ve süreçler için bir tasarım gerçekleştiriliyor?” sorusu oluyor. 30 yılı aşkın süredir pekçok tecrübemiz gösteriyorki doğru iş için doğru yapıyı oluşturmak her açıdan en önemli madde. 

veri-merkezi-alt-yapi-yonetimi-dcim-711x400

Veri Merkezi Altyapı Yönetimi (DCIM)

Veri Merkezi nedir?

Veri merkezi, bir kuruluş ya da firmanın BT operasyonları ile paylaşılan veri ve uygulamalarını depolamak, işlemek ve yaymak amacıyla kurgulanmış, verileri merkezileştiren bir tesistir. Kuruluşların en önemli varlıklarını, verilerini, barındırdıkları veri merkezleri özellikle BT operasyonlarının önem kazandığı günümüzde hayati önem taşır. Veri güvenliği ve güvenilirliği kurumlar için önemlidir ve bu nedenle veri merkezleri en önemli öncelikler arasında yer alır. Kuruluşların iş açısından kritik verileri ve uygulamaları bu alanlarda barındırdığından, hem tesisin hem de ekipmanın izinsiz girişlere ve siber saldırılara karşı güvence altına alınması önemlidir. Bir veri merkezinin ana unsurları şu şekilde sıralanabilir:

Tesis: BT ekipmanı için kullanılabilir alanlardır. Bilgiye 7/24 erişim sağlamak amacıyla, veri merkezlerinde ciddi enerji tüketimi gerçekleşitr. Dolayısıyla bu tesisler, dünyanın en çok enerji tüketen tesislerinden biridir. Alanı optimize edebilmek için tasarım ve ekipmanı belirli sıcaklık/nem aralıklarında tutmak için çevresel kontrollere ihtiyaç vardır.

Temel bileşenler: BT operasyonları ve veri ve uygulamaların depolanması için ekipman ve yazılımlardır. Bunlar, depolama sistemlerini içerir: sunucular; anahtarlar ve yönlendiriciler gibi ağ altyapısı ve güvenlik duvarları gibi çeşitli bilgi güvenliği öğeleri sayılabilir.

Destek altyapısı: Mümkün olan en yüksek kullanılabilirliği güvenli bir şekilde sürdürmeye yarayan ekipmandır. Uptime Institute, kullanılabilirliği yüzde 99,671 ile yüzde 99,995 arasında değişen dört veri merkezi katmanı tanımlamıştır. Altyapıyı desteklemek için bazı kesintisiz güç kaynakları (akü grupları, jeneratörler ve yedekli güç kaynakları vb.), çevre kontrolü (bilgisayar odası klimaları, ısıtma, havalandırma ve klima sistemleri ve egzoz sistemleri), fiziksel güvenlik sistemleri (biyometrik ve video gözetim sistemleri), operasyon personeli (operasyonları izlemek ve günün her saatinde BT ve altyapı ekipmanının bakımını yapmak için mevcut personel).

Veri Merkezi Altyapı Yönetimi için Yazılım (DCIM)

Veri Merkezi Altyapı Yönetimi (DCIM) yazılımı, veri merkezi operatörlerine verimli veri merkezi operasyonlarını yürütme, veri merkezi altyapı planlaması ve tasarımını geliştirme imkanı sunan yeni bir yazılım sınıfıdır. Genellikle Excel, Visio ve yerli  veritabanlarının yerine kullanılır. DCIM yazılımları, veri merkezinin kullanımını en üst düzeye çıkarmak için kurumsal etki alanları (veri merkezi operasyonları, tesisler ve BT) arasında bilgi köprüsü kurabilir. Kritik önem taşıyan veri merkezi tesisinin altyapısını sürekli olarak izleyen DCIM yazılımları, ekipmanı sorgular, veriler üzerinde toplar, trendleri, raporları ve eşik ihlallerini izler. Yerleşik uyarılar ile olası arızaların kullanıcıları ve hizmetleri etkilemesini önler.

Veri merkezi altyapı yönetimi (DCIM) Ne İşe Yarar?

Veri merkezi altyapı yönetimi (DCIM), bir kuruluş içindeki BT ve bina tesisleri işlevlerinin yakınsamasıdır. DCIM’lerin amacı, yöneticilere bir veri merkezinin performansına ilişkin bütünsel bir bakış açısı sağlayarak enerji, ekipman ve zemin alanının mümkün olduğunca verimli kullanılmasını sağlamaktır. DCIM araçları, yöneticilerin bir veri merkezi ile BT sistemleri arasındaki ilişkiyi yönetmesine yardımcı olur. Enerji izleme sensörleri ve destekleyici donanım, güç altyapısının tüm noktalarına kurulabilir, böylece DCIM yazılımı, güç kullanım etkinliğini (PUE) ve soğutma sistemi enerji verimliliğini doğru bir şekilde toplayabilir ve analiz edebilir. Bazı kuruluşlar, soğutma giderlerini daha da azaltmak için hava akışını ve sistem yerleşimini optimize etmek için DCIM’yi hesaplamalı akışkan dinamiği (CFD) analiziyle birleştirir. Bu tür bir yaklaşıma sürekli modelleme denir. Sürekli modelleme, yöneticinin herhangi bir para harcanmadan önce önerilen BT veya altyapı değişikliklerinin mühendislik neden ve etkisini gözlemlemesine ve ölçmesine olanak tanır.

Veri Merkezi Altyapı Yönetiminde İleri Teknolojilerin Önemi

Veri Merkezi Altyapı Yönetimi (DCIM) ve sistem izleme stratejileri, yalnızca kaynakların tam olarak kullanılmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda insan hatasını ve diğer kesinti nedenlerini azaltmaya da yardımcı olur. Ayrıca bu izleme sistemleri, tesis yöneticilerinin mevcut müşteri ortamlarının sürekli artan karmaşıklığıyla başa çıkmasına destek olur.  Mevcut veri merkezi ortamında altyapı yönetimi ve sistem birlikte çalışır. 

BT yatırımlarının kullanımının artması ve artan verinin muhafaza edilmesinin önemi arttıkça veri merkezi hizmetlerine yönelik talepler de arttı. Buna bağlı olarak DCIM gibi kritik ortamların performansını arttırmak ve sürdürülebilirliğini korumak da firmalar için öncelik haline geldi. Maksimum güvenilirlik için veri merkezi işlemlerinin belli bir standarta ve güncel teknolojilere sahip olması gerekir. Buna elektrik dağıtımı, bağlantı, erişim, güvenlik, mekanik ve veri merkezi operasyonları için temel olan diğer tüm sistemler dahildir. Bunlar, DCIM ve sistem izleme süreçlerinin sağlıklı yönetilmesi için sağlam bir zemin hazırlar.

Doğuş Elektronik Veri Merkezi Çözümü Yaklaşımı

Doğuş Elektrik Elektronik, inşaatına başlanacak veya halihazırda mevcut olan veri merkezlerinin re-organizesini ya da baştan inşasını uluslararası standartlara uygun şekilde gerçekleştirir. Kritik öneme sahip olan veri merkezi alanlarının  daha verimli, efektif çalışması için uzman Doğuş Elektrik Elektronik’in uzman ekibi analiz, projelendirme, optimizasyon, devreye alma, bakım ve tüm süreçlerde aktif rol oynar.

Firmalara, Proje çiziminden teslimine kadar tüm süreçlerin tek firma ile uçtan uca takibi, doğru tasarım garantisi, düzenli bakım hizmetleri sayesinde sorunsuz çalışan sistem, uluslararası standartlarda projelendirmelerle uzun yıllar dayanıklı ve kesintisiz çözümler sunulur. Doğuş Elektrik Elektronik’in ATD sertifikalı veri merkezi uzmanları, uzaktan izleme yazılımları ile sistem izleme olanağı ile IT kaynak yatırımlarından tasarruf avantajı elde edersiniz.

Doğuş Veri Merkezi Sistemlerinde Dört Adım Yaklaşımı

‘Uzmanlık fark yaratır’ mottosu ile çalışmalarını 33 yıldır sürdüren Doğuş Elektrik Elektronik, ‘dört adım yaklaşımı’ ile projelerini hayata geçirir: Veri Merkezi Yer Seçimi, Keşif ve Tasarım Çalışmaları, Saha Uygulama, Kurulum ve Entegrasyon Çalışmaları, Test ve Devreye Alma.

Veri Merkezi Yer Seçimi

Araştırmalar, veri merkezinin konumlandırılacağı yer ile ilgili oluşabilecek felaket yüzdesini yüzde 68 civarında verir. Bu nedenle, Doğuş Elektrik Elektronik tasarım sürecine başlamadan önce veri merkezi alan konumlandırmasını, müşterileri ile birlikte kampüs, bina ve/veya ofis ortamını ziyaret ederek veya elde ettiği proje bilgilerinden yola çıkarak belirler. Veri Merkezi Yer Seçimi, veri merkezi kurulumu yapılırken en önemli kriterlerden biridir. Su, nem, yangın, patlama, deprem, iklim şartları, terör, teknolojik altyapı farklılıkları, arazi verimliliği gibi faktörlere karşı optimum düzeyde yer seçimi yaparak alanın hasar alma riskini sıfıra yakın bir düzeye indirgemek hedeflenir.

Keşif ve Tasarım Çalışmaları

Firmalar için gerekli olan veri merkezi ihtiyaçlarını tam olarak belirleyebilmek adına Doğuş Elektrik’in uzman ekibi, sahayı ziyaret ederek tüm projenin keşif çalışmalarını gerçekleştirir. Bu çalışmalar, en doğru çözümleri global standartlarda sunabilmek için büyük önem taşır. Keşif ve Tasarım Çalışmaları’nın hemen ardından, veri merkezi projelendirme aşamasına geçilir. Profesyonel teknik kadrosu pek çok farklı kritik senaryoyu değerlendirerek tasarımların güvence altında olduğundan emin olur.

Saha Uygulama, Kurulum ve Entegrasyon Çalışmaları

Keşif ve tasarım çalışmalarının hemen ardından veri merkezi uygulama, kurulum ve entegrasyon çalışmaları başlar. Birbirinden farklı ürünleri doğru entegre etmek bu çalışmanın anahtarlarından biridir. Doğuş Elektrik’in uzman ve tecrübeli saha ekipleri sayesinde bu süreç de başarı ile tamamlanır.  Saha Uygulama, Kurulum ve Entegrasyon Çalışmaları sırasında oluşabilecek en küçük hata, yanlış kurulum ve entegrasyon iş sürekliliğinin bozulmasına ve ekonomik kayıplara neden olabilir. Bu nedenle bu sürecin tecrübeli ve alanında uzman ekiplere teslim edilmesi çok önemlidir.

Test ve Devreye Alma

Projelerin teslim edilmeden son ve en önemli adımlarından biri de Test ve Devreye Alma’dır. Doğuş Elektrikekipleri,kurulan sistemlerin hatasız ve kesintisiz bir şekilde çalışması için gerekli koşulların sağlandığını test eder. Yük bankaları ile tüm sisteme yükü verip sistemin bu yüke nasıl cevap verdiğini global standartlara uygun senaryolar çerçevesince (Level 3, 4, 5) test edilir. Testlerde ortaya çıkabilecek olası sorunlar düzeltilerek sistemin sorunsuz olarak çalışacağından emin olunur. Aynı zamanda, sistemde kontrol edilen tüm donanımların etiketlenmesi ve adreslenmesi önemlidir. Böylece sistemin herhangi bir karışıklık olmadan düzgün şekilde yönetilebildiğinden emin olunur. Bu adresleme, daha sonra yapılacak bakım ve onarım durumlarında zaman kazandırır ve verimliliğin artmasını sağlar.

TIER-SERTIFIKASI-NEDIR-711x400

TIER sertifikası nedir?

Üretim yapan pek çok firma ürettikleri ürünlerin kalitesini, performansını, güvenilirliğini ve daha pek çok özelliğini kanıtlamak, müşteriye belgeleriyle sunmak için çeşitli sertifikalar alırlar. Hepimizin günlük hayattan aşina olduğu bu sertifikalar, satın aldığımız ürünler konusunda içimizi rahatlatan birer garanti görevi görmektedir. İş veri merkezlerine geldiğinde karşımıza uluslararası bir geçerliliğe sahip olan ve günümüzün en önemli veri merkezi sertifikası olarak bilinen TIER sertifikası karşımıza çıkmaktadır.

TIER sertifikası ve detayları

TIER sertifikası, Uptime Enstitüsü tarafından 25 yılı aşkın bir süredir çok sıkı tetkikler sonucu verilen bir sertifikadır. TIER sertifikası ve standartları en uzun aktiflik süresine ve en yüksek hata toleransına sahip veri merkezleri nasıl olmalıdır sorusuna bir yanıt olarak ortaya çıkmıştır. 4 ayrı seviyesi olan bu sertifika, veri merkezinin sahip olduğu hata toleransı seviyesi, aktiflik süresi gibi pek çok farklı kriter kontrol edildikten sonra veri merkezlerine verilmektedir.

TIER sertifikası neden önemlidir?

“Veri merkezi kurulumu (Detaylı rehber)” yazımızdan da hatırlayabileceğiniz üzere veri merkezlerinde devamlılığın sağlanması için alınan önlemlerin çeşidi ve sayısı oldukça fazladır. Tüm bu önlemlerin alınması ve alınan bu önlemlerin belirli bir standarta tabi olması oldukça önemlidir. TIER sertifikaları alınan bu önlemleri inceleyerek veri merkezlerinin hak ettiği derecedeki TIER sertifikasını onlara vermektedir. Firmalar dünya tarafından güvenilen, aktiflik süresi belgeleriyle kanıtlanmış veri merkezlerine sahip olmak için Uptime Enstitüsü tarafından belirlenen standartlara büyük özen göstermekte ve bu standartları sağlamak için büyük altyapı yatırımları gerçekleştirmektedirler.

TIER sertifikaları konusunda dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise sertifika seviyelerinin veri merkezinin iyiliği ve kalitesi ile alakalı olmadığıdır. Her veri merkezinin ihtiyaçları farklıdır ve dolayısıyla şirketlerin veri merkezleri için ayırdığı bütçeler de değişmektedir. Örneğin Amazon gibi 7/24 aktif bir şekilde çalışan bir site ile interneti oluşturan sitelerin %99’unun veri merkezi ihtiyaçları aynı değildir. Dolayısıyla her veri merkezi kendi ihtiyacı olan standartı karşılamakta ve ona uygun sertifikayı almaktadır.

 TIER sertifikası aynı zamanda halka açılmayı planlayan şirketler için de önemli bir belge niteliği taşımaktadır. Şirkete yatırım yapacak olan yatırımcılar, şirketin veri merkezinin güvenli olduğundan ve yatırdıkları paranın bir gecede boşa gitmeyeceğinden emin olmak için şirketlerden TIER sertifikası talep edebilmektedirler.

Neden TIER sertifikası?

Dünya çapında TIER sertifikası gibi veri merkezlerinin güvenliğini, kalitesini belirli bir standarta bağlamaya çalışan farklı sertifikalar çıkmış olsa da bu sertifikaların hiçbiri TIER sertifikasının kabul edilmişliğine ve ağırlığına ulaşamamıştır. TIER sertifikası performans odaklı bir sertifikadır ve bu durum onun sürekli gelişen ve değişen veri merkezi endüstrisine her zaman adapte bir şekilde kalmasına olanak sağlar. Yani TIER sertifikasının çıktığı günden bu yana veri merkezi teknolojileri konusunda çok büyük gelişmeler kaydedilmiş olsa da TIER sertifikası değerinden hiçbir şey kaybetmemiştir.

TIER 1 Sertifikası özellikleri nelerdir?

TIER 1 standartına sahip olan veri merkezleri yıllık %99.671’lik bir aktiflik süresine sahiptirler. Bu aktiflik süresi veri merkezinin çevrimdışı kaldığı sürenin bakımlar dahil senede 28.8 saati geçemeyeceği anlamına gelmektedir.

TIER 1 standartındaki veri merkezlerinde tek dağıtım kanalı bulunmaktadır. Bu sebepten ötürü sistemde meydana gelebilecek olası bir arızada tüm sistemin kapatılması gerekmektedir. Bu veri merkezleri anlık kesintileri önlemek için UPS ve daha uzun süreli elektrik kesintilerine karşı önlem olarak jeneratörler bulundursa da yedek sistemi içermezler. Sistemde bulunan parçaların yedekleri mevcut değildir.

TIER 1 standartı veri merkezleri sahip olduğu bu dezavantajlar nedeni ile sitelerinin çevrimdışı kalmasından maddi zarara uğramayacak kurumlar tarafından tercih edilmektedir. Aynı şekilde küçük işletmeler de genellikle TIER 1 standartını kullanmaktadır. TIER 1 sınıfı veri merkezleri, en düşük maliyete sahip olan veri merkezleridir.

TIER 2 sertifikası özellikleri nelerdir?

TIER 2 sertifikası yıllık %99.741’lik bir aktiflik süresini taahhüt etmektedir. Bu taahhüt TIER 2 veri merkezlerinin yılda 22 saatten daha fazla çevrimdışı kalmayacağı anlamına gelmektedir.

TIER 2 sınıfındaki veri merkezlerinde halen daha hata toleransından bahsetmek mümkün olmasa da enerji ve soğutma sistemleri gibi önemli parçaların yedekleri mevcuttur. Bu sınıfta tıpkı TIER 1 veri merkezleri gibi tek dağıtım kanalı kullandığı için olası hata durumlarında ancak sistem durdurulduktan sonra bu hatalara müdahale edilebilmektedir.

TIER 2 sınıfını tercih eden firma ve işletmeler, TIER 1 standartına göre daha yoğun işlere sahip olsalar da halen daha çok büyük ölçekli firma ve işletmeler değildirler. TIER 2 veri merkezleri kesintiler durumunda ciddi finansal zararlar görmeyecek, çalıştığı ve çalışmadığı saatler belli olan kurumlar tarafından tercih edilmektedir.

TIER 3 sertifikası özellikleri nelerdir?

TIER 3 sertifikası ile önceki sertifikalar arasında ciddi farklar bulunmaktadır. TIER 3 sertifikası bir prestij simgesi olarak şirketler tarafından sergilenmektedir. TIER 3 sınıfında bulunan veri merkezleri yıllık %99.982’lik bir aktiflik süresine sahiptirler. Bu seviye veri merkezinin yılda 1.6 saatten daha fazla çevrimdışı kalmayacağını göstermektedir.

TIER 3 sertifikası ile beraber tamamen olmasa da kısmi hata toleransı başlar. TIER 3 sınıfındaki veri merkezleri çoklu dağıtım kanallarına ve yedek sistemlere sahiptirler. Bu durum bu veri merkezlerinin bakım gibi altyapı çalışmalarında dahi kapatılmamasına imkan sağlamaktadır.

TIER 3 sertifikası en çok tercih edilen sertifikalardan birisidir. Bu sertifikayı tercih eden şirketler 7/24 hizmet veren, hizmetlerine ulaşılamaması durumunda ciddi finansal kayıplar yaşayacak olan, orta ölçekliden biraz daha büyük şirketlerdir. TIER 3 sertifikası en yüksek koruma ve aktiflik süresinin garanti edildiği TIER 4 sertifikasının pek çok özelliğine sahiptir. Tek farkı bazı elit koruma yöntemlerine sahip olmamasıdır. Yoğun bir saldırı tehlikesine sahip olmayan şirketler TIER 3 sertifikasını tercih edebilmektedir.

TIER 4 sertifikası özellikleri nedir?

TIER 4 sertifikası Uptime Enstitüsü tarafından verilen en yüksek sertifikadır. Bu sertifikaya sahip veri merkezleri mümkün olan en yüksek aktiflik süresini ve korunmayı taahhüt etmektedir. Bu sertifika tıpkı TIER 3 sertifikası gibi şirketler tarafından bir prestij sertifikası olarak görülmektedir. TIER 4 veri merkezleri yıllık %99.995’lik bir aktiflik seviyesine sahiptir. Bu seviye veri merkezinin bir yılda en fazla 26.3 dakika kadar çevrimdışı kalacağını göstermektedir.

TIER 4 sertifikası tamamen hata toleransına sahiptir. TIER 4 sınıfındaki veri merkezleri her parçanın bir yedeğine sahiptir. Bu özellik sayesinde sistemde meydana gelebilecek tek bir hata tüm sistemi çevrimdışı bırakamamaktadır. Aynı şekilde TIER 4 veri merkezleri sahip oldukları yedek sistemleri ile 96 saat sürecek bir elektrik kesintisine karşı da dayanıklıdırlar.

TIER 4 veri merkezleri uluslararası bir şekilde hizmet veren, potansiyel kesintilerden ciddi finansal zararlara uğrayacak kurum ve kuruluşlar tarafından tercih edilmektedir. Bu standarttaki veri merkezleri 365 gün 6 saat boyunca çalışabilecek şekilde tasarlanmıştır. TIER 4 veri merkezleri genelde e-ticaret firmaları, finansal kuruluşlar, büyük global firmalar tarafından tercih edilmektedir.

Doğuş Elektronik olarak bizler ne yapıyoruz?

Doğuş Elektronik olarak bizler dünya çapında kabul gören TIER sertifikasını alabilmeniz için sizlere danışmanlık, kontrolörlük ve uygulama hizmeti veriyoruz. Veri merkezinizin gerekli standartları karşılayabilmesi için gerekli adımları atmanıza yardımcı oluyor ve veri merkeziniz için gerekli kontrolleri sağlıyoruz.

Aynı zamanda Doğuş Elektronik olarak istediğiniz TIER sınıfındaki bir veri merkezinin kurulması konusunda da sizlere yardımcı olabiliriz. Alanında uzman ekibimiz sayesinde başarıyla gerçekleştirdiğimiz 600’den fazla veri merkezi projesinden edindiğimiz deneyim ve bilgileri 34 yıllık tecrübemizle birleştirerek sizler için en kaliteli ve verimli veri merkezlerini kurabiliriz.

Veri merkezleriniz için ihtiyaç duyabileceğiniz her çözümden enerji altyapı sistemi ihtiyaçlarınıza kadar pek çok konuda sizlere destek vermekten mutluluk duyarız.  Hizmetlerimiz hakkında daha detaylı bilgi almak için bizi arayabilir, internet sitemizi inceleyebilirsiniz.

Veri merkezi çözümlerimiz hakkında daha detaylı bilgiye ulaşmak için bu bağlantıyı, TIER sertifikası danışmanlık hizmetimiz hakkında daha detaylı bilgi için ise bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.

Bize ulaşın

İhtiyacınız olan çözüm doğrultusunda uzman ekibimizden daha detaylı bilgi almak için bir tanışma ve proje toplantısını hemen sizler için ayarlayabiliriz.

Bizlere ulaşmak için info@dogus.com.tr email adresini, 0212 222 8989 telefon numarasını ve sitemizin iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.

veri-Merkezi-kurulumu-706x400

Veri Merkezi Kurulumu En Detaylı Rehber

Giriş

Veri merkezleri, kuruluşların bilgi işlem (IT) operasyonlarını ve ekipmanlarını merkezi hale getiren, çok büyük miktarlarda verinin toplanmasını, saklanmasını, işlenmesini ve dağıtılmasını sağlayan çeşitli sunucu ve IT ekipmanları ile donatılmış yapılardır.

Veri merkezleri pek çok kurum ve kuruluşun en önemli parçalarından birisidir. Kuruluşlar veri merkezleri sayesinde tüm bu bilgileri depolama, işleme ve dağıtma olanağına erişmektedirler. Özellikle internet üzerinden hizmet veren kuruluşların veri merkezleri olmadan hizmetlerine devam etmeleri imkansızdır.

Veri merkezinin içerisinde neler bulunur?

Modern veri merkezleri çok kompleks bir yapıya sahiptir. Eski nesil veri merkezlerinden hem büyüklüğü hem de içerisinde barındırdığı ekipmanlar ve yapısal özellikleri ile ayrılmaktadır. Örneğin modern veri merkezleri omurga-kanat (leaf-spine) topolojisine göre inşa edilmekte iken geleneksel veri merkezleri üç katmanlı topolojiyi kullanmaktadırlar.

Modern veri merkezleri 7 gün 24 saat boyunca kesintisiz olarak çalışan çok güçlü sunucu ve bilgi işlem (IT) ekipmanlarına sahiptirler. Sunucu ve ekipmanlar veri merkezinin tesis bölümünü oluştururlar.

Veri merkezleri, içerisinde çalışan çok yüksek sayıdaki teknolojik aletin ortaya çıkardığı ısıyı dengelemek ve sistemleri en verimli çalışabilecekleri sıcaklıkta barındırmak için çok gelişmiş iklimlendirme sistemlerine de sahiptirler. Sunucular kurum ve kuruluşların sunduğu hizmetlere devam edebilmesi açısından kilit bir role sahip olduğu için bu sunucuların başına gelebilecek fazla ısınmaya dayalı zararlar veya yanlış yapılandırma sonucu sunuculara ulaşmak için gerekli olan sürenin uzaması kabul edilebilecek hatalar değildir. İklimlendirme sistemleri veri merkezleri için en önemli detaylardan birisidir.

Veri merkezleri içerisinde ayrıca yüksek verimli enerji sistemleri, yangın söndürme sistemleri ve güvenlik sistemleri de yer almaktadır.

Veri merkezinin doğru yapılandırılmasının önemi

Modern veri merkezlerinin içerisinde bulunan ekipman ve donanımların doğru konumlandırılmaları hayati öneme sahiptirler. Doğru yapılandırılmayan bir veri merkezi asla tam verimiyle çalışamayacağı gibi veri merkezi sahibine de gereksiz ve yüksek masraflar çıkaracaktır.

Veri merkezlerinin boyutu ve önemi büyüdükçe yapılandırılmanın önemi de kat kat artmaktadır. Örneğin dünyanın en büyük veri merkezleri bölümlere ayrılarak yapılandırılmış durumdadırlar. Bu sayede veri merkezi içerisindeki izinler net bir şekilde belli olduğu için ayrı bir güvenlik önlemi alınmış olduğu gibi aynı zamanda veri merkezi içerisindeki sunucu ve ekipmanların da daha verimli çalışabilmesine olanak sağlanmaktadır.

Doğru yapılandırılmış bir veri merkezi kurumları gereksiz masraflardan kurtaracağı gibi veri merkezinden alınacak verimin de en yüksek seviyeye ulaşmasını mümkün kılmaktadır.


Veri Merkezlerinin Ana Bölümleri

Veri merkezlerinin 3 ana bölümü nedir?

Yukarıda bahsettiğimiz gibi veri merkezlerinin içerisinde pek çok kompleks yapı bulunmaktadır. Bu yapılar, veri merkezlerinin 7 gün 24 saat boyunca kesintisiz bir şekilde çalışmasına izin verir. Aynı zamanda veri merkezinin dijital güvenliğini, verimliliğini ve diğer şartlarını da en üst düzeye çıkarır. Veri merkezlerinde bulunan yapıları 3 ana bölüme ayırmak ve bu bölümleri de alt başlıklar ile incelemek mümkündür.

Tesis Bölümü

Tesis adı altında inceleyeceğimiz bölüm, bilgi işlem ekipmanlarını ve sunucularını içeren bölümdür. Tesis bölümü kısaca veri merkezinin ana işlevi olan veri depolama, saklama, işleme ve dağıtmadan sorumlu olan donanımları kapsayan bölümdür. Tesis bölümünün iyi dizayn edilmesi ile beraber hem soğutma sistemleri daha verimli çalışabilir hale gelir hem de sunuculardan alınan verim artmış olur.

Tesis bölümündeki yapısal özellikleri inceleyecek olursak soğuk koridor teknolojisi, yükseltilmiş döşeme sistemleri, veri merkezinin ihtiyacına bağlı olarak hassas klima sistemleri ve sunucuların sağlığı için döşeme altı tava ve grid topraklama sistemleri bulunmaktadır. Bu saydıklarımız tesis bölümünün en önemli parçalarıdır.

Tesis bölümünde aynı zamanda yangın kapıları,  yangın algılama ve otomatik söndürme sistemleri de yer almaktadır. Sunucular arası iletişimi sağlamak ve mümkün olan en yüksek hızda çalışmaya devam edebilmek adına fiber kablo ve kafes kablo kanalları da tesis bölümünde bulunmaktadır.

Tesis bölümünde kullanılacak olan ekipman ve donanımların yüksek enerji verimli olması veri merkezlerinin giderlerinin azaltılmasında oldukça önemli bir rol oynayacaktır. Aynı zamanda veri merkezinin daha yeşil bir veri merkezi olmasına katkıda bulunmaktadır. Yeşil veri merkezleri ve avantajları hakkındaki bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz.

Veri Merkezinde Destek Yapıları Bölümü

Destek yapıları, veri merkezlerinin kesintisiz hizmet vermesine olanak sağlayan, veri merkezi içerisinde potansiyel olarak karşılaşılabilecek her türlü duruma karşı bir önlem barındıran bölümdür. Destek yapıları bölümü aynı zamanda veri merkezinin güvenliğini sağlayan ekipmanları da kapsamaktadır.

  1. Güvenlik

Veri merkezlerinin güvenliği veri merkezi için en çok önem arz eden noktaların başında gelmektedir. Çoğu şirket veri merkezlerini güvenli noktalara kurarlar ve içeriye giriş çıkışları çok ciddi bir şekilde kontrol ederler. Hükümetle ilgisi olan veri merkezlerinin ise silahlı askerler tarafından sürekli olarak korunduğu da bilinmektedir. Veri merkezlerinde içeriye giriş çıkışları kontrol eden sistemlerin bulunması hem sistemin güvenliği hem de sistemin devam edebilmesi açısından hayati bir öneme sahiptir.

  • Yangın algılama ve otomatik söndürme sistemleri

Destek yapıları bölümünün en önemli parçalarından birisi de yangın algılama ve otomatik söndürme sistemleridir. Çalışanlar tarafından müdahale edilemeyecek büyüklükte veya çok hassas donanımlar bulunduran yerlerde yangınların ortaya çıkma riskine karşılık, yangını hızlı bir şekilde algılama özelliği sayesinde daha yangın başlamadan söndüren ve gerekli yerlere uyarı gönderen sistemlere otomatik söndürme sistemleri adı verilir. Bu sistemler ince işçilik gerektiren elektrik panoları, bilgi işlem merkezleri gibi yerlere döşenerek yangın ihtimalini bertaraf etmekle yükümlüdürler. Otomatik söndürme sistemleri daha personel bir belirti hissetmeden, yangının direkt olarak başlangıç yerine müdahale edebilme özelliğine sahiptirler.

Bu sistemler veri merkezleri gibi çok yüksek miktarda ısı üreten yerler için olmazsa olmaz sistemlerdendir. Veri merkezlerinde çıkacak olan bir yangın çok büyük maddi zararlara yol açabileceği gibi aynı zamanda verilerin kurtarılamaz bir şekilde yok olmasına sebep olabilmektedir.

Yangın algılama ve otomatik söndürme sistemleri özellikle tesis bölümünde yoğunlaşmışlardır. Tesis bölümünde ayrıca bir yangın çıkış kapısı da bulunmaktadır.

  • Enerji Sistemleri

Bir veri merkezinin en önemli kısımlarından birisi ise şüphesiz ki enerji sistemleridir. Enerji sistemlerinin görevi, veri merkezinin kesintisiz ve her şart altında sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamaktır. Enerji sistemlerinin modern olması giderlerin azalması açısından oldukça önemlidir.

Veri merkezleri kesintisiz güç kaynakları, akü sistemleri ve elektrik dağıtımından sorumlu enerji dağıtım panoları ve busbar enerji dağıtımı gibi parçalara sahiptir. Aynı zamanda veri merkezleri, bir elektrik kesintisi veya ana sistemde sıkıntılar oluşması gibi ihtimallere karşılık olarak enerji ve enerji dağıtma sistemlerinin yedeklerine sahiptirler. Bu sayede veri merkezleri hem dışsal faktörlerden hem de merkez içerisindeki olası sıkıntılardan etkilenmemektedir.

Veri merkezlerinde aynı zamanda bol miktarda kablo da bulunmaktadır. Fiber ve kafes kablo kanalı olarak ikiye ayrılan kablo kanallarının da veri merkezi içerisinde doğru konumlandırılması çok önemlidir.

  • Soğutma Sistemleri

Soğutma sistemleri bir veri merkezinin en çok enerji tüketen parçalarının başında gelmektedir. Veri merkezleri gibi yüzlerce teknolojik alet barındıran ve çok hızlı ısı üreten yerlerin uygun soğutma sistemleri ile donatılması bir şarttır. Aksi takdirde içerideki teknolojik aletler zarar görebileceği gibi büyük yangınlara da sebebiyet verilebilmektedir.

Soğutma sistemlerinin pek çok çeşidi bulunmaktadır. “İklimlendirme nedir?” ve “Veri merkezi soğutma çözümleri” yazılarımızda da yazdığımız gibi her veri merkezinin soğutma çözümü ihtiyacı farklılık göstermektedir. Doğuş Elektronik olarak bizler siz değerli müşterilerimiz için her zaman en uygun maliyet karşılığında en verimli olacak soğutma sistemlerini seçme konusunda üstün bir gayret gösteriyoruz.

Soğutma sistemlerinde hangi sistemlerin kullanılacağı kadar önemli olan bir diğer detay ise kullanılan bu sistemlerin veri merkezi içerisine yerleştirilmesidir. Soğutma sistemlerinin doğru bir şekilde yerleştirilmesi verimi çok yüksek miktarda arttırmaktadır. Genellikle tesis bölümünde yoğunlaşmış olan soğutma sistemleri hassas klimalar, soğuk koridorlar, yükseltilmiş döşeme sistemleri gibi parçalarla oluşmaktadırlar.

Aynı zamanda ofis bölümü için gerekli olan oda klimaları ve veri merkezinin tesis bölümü dışarısında kalan kısımları için de soğutma sistemleri veri merkezi içerisinde bulunmaktadır.

Veri Merkezi Ofis Bölümü

Veri merkezlerinin üçüncü ve son parçası ise ofis bölümüdür. Ofis bölümü çalışanların içerisinde bulunduğu, veri merkezindeki gidişatın kontrollerinin yapılabildiği bölümdür. Genellikle güvenlik sistemlerinden geçince karşınıza ilk çıkan bölüm olan ofis bölümü, veri merkezinde yürütülen işlemlerin denetlendiği ve sürekli olarak yürür halde tutulduğu bölümdür.

Doğuş Elektronik olarak bizler ne yapıyoruz?

Yazımızda da görmüş olduğunuz üzere veri merkezi kurulumu oldukça zor ve detaylı bir iştir. Veri merkezi kurulumu işi, gerekli tecrübeye ve uzmanlığa sahip olmayan kişi ve kuruluşlar tarafından gerçekleştirildiğinde hem sizin ödemeniz gerekenden çok daha fazla gidere sahip olmanıza sebep olacağı gibi yangın gibi çok daha büyük problemlere yol açabilmektedir. Bu yüzden alanında uzman, tecrübeli ve başarısı yaptığı işlerle kanıtlanmış bir ekiple çalışmak her zaman için en doğru tercih olacaktır.

Doğuş Elektronik olarak bizler, 34 yılı aşkın tecrübemizin de verdiği yetkinlikle sizler için en doğru veri merkezi ürünlerini seçiyor ve sizler için veri merkezinizi kuruyor veya geliştiriyoruz. Alanında uzman kadromuz ile gerçekleştirdiğimiz bu işlem sonucunda sizler için en uygun maliyet ve en yüksek verim ilişkisini en yüksek seviyede tutuyoruz. Veri merkezinizin kurulumu bittikten sonra özel olarak getirdiğimiz cihazlarla son testlerini de yaparak sizlere teslim ediyoruz.

Veri merkezi çözümlerimiz konusunda daha detaylı bilgiye sahip olmak için bu bağlantıyı takip edebilirsiniz.

Sıfırdan bir veri merkezi kurulumunda ya da mevcut veri merkeziniz üzerinde yapılacak olan iyileştirmelerde sizlerle birlikte çalışmaktan mutluluk duyarız. Eğer siz de bizlerle çalışmak isterseniz bize ulaşabilirsiniz.

Bize ulaşın

İhtiyacınız olan çözüm doğrultusunda uzman ekibimizden daha detaylı bilgi almak için bir tanışma ve proje toplantısını hemen sizler için ayarlayabiliriz.

Bizlere ulaşmak için info@dogus.com.tr email adresini, 0212 222 8989 telefon numarasını ve sitemizin iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.

green-data-center-yesil-veri-merkezi-711x400

Green data center (Yeşil veri merkezi) nedir?

Veri merkezleri modern bilgisayar sistemlerinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Günümüzde sayıları giderek artan pek çok şirketin bulut çözümlerine, daha fazla veri işlemeye ihtiyaç duymaları gibi nedenlerle veri merkezlerinin de önemi, sayısı ve büyüklüğü giderek artmaktadır. Bu sebepler göz önüne alındığında dünyadaki veri merkezlerinin sayısının önümüzdeki 5 sene içerisinde çok önemli miktarda artmasının beklendiğini söylemek bir sürpriz olmayacaktır.

Yakın gelecekte hayata geçirilecek olan bu yeni ve daha büyük veri merkezlerini düşündüğümüzde bu veri merkezlerinin acı gerçeklerini de göz ardı etmek mümkün değildir. Enerji yönetimi konusunda en yenilikçi teknolojilerle donatılmış bile olsa veri merkezleri çok büyük oranda elektrik tüketmeye ve bulundukları çevredeki doğa ve hava koşullarına az miktarda dahi olsa zarar vermektedirler.

Doğaya zarar vermeyen, çevreci Veri Merkezi yada Yeşil Veri merkezi Nedir?

Yeşil veri merkezi veya bir diğer adıyla sürdürülebilir veri merkezi enerji verimli teknolojiler kullanan, gereksiz enerji tüketiminden kaçınan veri merkezlerine verilen genel addır. Yeşil veri merkezlerinde eski nesil, gereksiz enerji harcayan sistemler bulunmadığı gibi kapasitesinin altında çalışan veya inaktif durumda bekletilen sunucular ve IT ekipmanları da yer almamaktadır.

Yeşil veri merkezinin sahip olduğu tüm bu avantajlar hem doğaya hem de veri merkezi sahibine yarar sağlamaktadır.

Aynı zamanda ülkeler veri merkezlerinin doğa üzerinde sebep olduğu çeşitli zararlar nedeniyle yeşil veri merkezlerini desteklemektedirler. Ülkeler bu politikalarını gerçekleştirmek için çeşitli yasal önlemler alma yoluna gittiği gibi yeşil veri merkezlerine ayrı teşvikler de sunmaktadırlar.

Yeşil veri merkezleri neden önemlidir?

2017 senesinde yapılan bir araştırma veri merkezlerinin harcadığı elektrik miktarının ne kadar ciddi seviyelerde olduğunu ortaya çıkarmaktadır. 2017 senesinde sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan veri merkezleri 90 milyar kW’dan daha fazla elektrik tüketmişlerdir. Harcanan elektrik tüketimine küresel bir açıdan baktığımızda ise dünyadaki tüm veri merkezlerinin harcadığı elektrik miktarı tamamen endüstrileşmiş ve 65 milyondan fazla insana ev sahipliği yapan İngiltere’nin harcadığı elektrik miktarından %40 daha fazladır.

Veri merkezlerinin harcadığı enerji miktarı yalnızca doğaya ve havaya zarar vermekle kalmamakta ve veri merkezi sahiplerinin giderlerini çok büyük ölçüde arttırmaktadır. Veri merkezi sahipleri her yıl yanlış iklimlendirme çözümleri, gereğinden fazla enerji tüketen ekipman seçimleri ve daha pek çok neden ile çok büyük miktarlarda gereksiz giderlere sahip olmaktadırlar.

Veri merkezlerinin sahip olduğu tüm fazla enerji tüketimini azaltmak ve onları daha doğa dostu hale getirmek hem doğa için hem de veri merkezi sahipleri için en doğru ve en karlı yöntem olarak görülmektedir.

Yeşil veri merkezlerinin avantajları nelerdir?

  1. Enerji giderlerinizi büyük oranda düşürmeyi başarmaktadır.

Yeşil veri merkezleri enerji tüketimini mümkün olan en düşük seviyeye indirmeyi amaçlamaktadır. Yeşil veri merkezleri doğru iklimlendirme yöntemlerini, enerji verimli sunucular ve IT ekipmanlarını kullanarak ve gereksiz veya inaktif durumda sunucu ve ekipman bırakmayarak enerji tüketiminde büyük bir azalmaya sebep olmaktadır. Azalan enerji tüketimi faturalarınıza da yansır ve enerji giderleriniz büyük oranda düşer.

  • Yenilenebilir enerji fosil yakıtlara göre daha az gidere sahiptir.

Yeşil veri merkezleri enerji tüketimini en aza indirmeyi teşvik ettiği gibi aynı zamanda fosil yakıtlardan üretilen enerjilerden ziyade yenilenebilir enerjiler kullanılmasını da teşvik eder. Başta güneş ve rüzgar enerjileri olmak üzere yenilenebilir enerjiler diğer enerji türlerine göre daha ucuza kullanılabilmektedir.

  • Marka imajınızı ve müşteri sadakatinizi arttırmanıza yardımcı olur.

İnsanlar gün geçtikçe çevresel sorunlar hakkında çok daha bilgili ve duyarlı bir hale gelmektedirler. Pek çok müşteri bir firmanın değerleri ile firmanın iş dünyasında gerçekleştirdiklerini neredeyse aynı seviyede tutmaktadır. IBM tarafından yapılan bir araştırmanın da gösterdiği üzere her 10 kişiden 6’sı doğaya yardımcı olmak için alışveriş alışkanlıklarını değiştirmeye isteklidir. Aynı şekilde her 10 kişiden 8’i çevresel duyarlılığın onlar için önemli olduğunu belirtmiştir. Siz de marka imajınızı arttırmak ve müşterilerin beğenisini daha fazla kazanmak istiyorsanız yeşil veri merkezi çözümlerinden faydalanabilirsiniz.

Veri merkezlerini daha doğa dostu bir hale getirmek için hangi adımlar izlenebilir?

Veri merkezinizi daha doğa dostu ve enerji verimli bir hale getirmek için izlenebilecek çok sayıda yol mevcuttur. Bunların en başta gelenleri doğru iklimlendirme çözümlerini kullanmaktır. İklimlendirme sistemleri günümüzde veri merkezlerindeki enerji tüketiminden en büyük payı alan sistemlerdir. Doğru iklimlendirme sistemleri sayesinde bu pay oldukça azaltılabilmektedir. Aynı şekilde doğru iklimlendirme sistemleri ile sahip olduğunuz ekipman ve sunucuların da performansını ve ömrünü arttırabilirsiniz. İklimlendirme hakkında daha detaylı bilgi almak için bu yazıyı okuyabilirsiniz.

Öne çıkan bir diğer yol ise modern, enerji verimli sunucu ve ekipmanları tercih etmektir. Bu sayede hem enerji giderlerinizi oldukça düşürmüş hem de daha doğa dostu bir veri merkezine sahip olmuş olursunuz.

Veri merkezinizi daha doğa dostu bir hale getirmek için atabileceğiniz en önemli adımlardan birisi de kuşkusuz yenilenebilir enerji kullanmaktır. Günümüzde en öne çıkan yenilenebilir enerji türleri güneş ve rüzgar enerjileridir. Bu iki enerji türünü kullanarak hem daha düşük maliyete enerji giderlerinizi karşılayabilir hem de veri merkezinizi çok daha doğa dostu bir hale getirebilirsiniz.

Doğuş Elektronik olarak bizler nasıl bir yol izliyoruz?

Doğuş Elektronik olarak bizler sizin için en uygun veri merkezi çözümlerini geliştirmek için her zaman sizlerle beraber çalışıyoruz. “İklimlendirme nedir?” yazımızda da bahsettiğimiz gibi sizin için en uygun iklimlendirme yöntemlerini farklı maliyet raporları hazırlayarak size sunuyoruz. Ayrıca alanında uzman ekibimiz her zaman güncel kalmakta ve en modern, enerji verimli sunucu ve ekipmanları sizin için kullanmaktadır. Yeşil veri merkezleri için beraber çalışabileceğimiz daha pek çok alanda bilgi almak için bizlerle hemen bir görüşme ayarlayabilirsiniz.

Veri merkeziniz konusunda yardım ihtiyacı duyabileceğiniz her konuda size yardımcı olmaktan mutluluk duyarız. Yapısal sorunlardan en iyi soğutma çözümlerine kadar sizin için en uygun olan hizmeti almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Veri merkezi çözümlerimiz konusunda daha detaylı bilgiye sahip olmak için bu bağlantıyı takip edebilirsiniz.

Bize ulaşın

İhtiyacınız olan çözüm doğrultusunda uzman ekibimizden daha detaylı bilgi almak için bir tanışma ve proje toplantısını hemen sizler için ayarlayabiliriz.

Bizlere ulaşmak için sales@dogussaha.com email adresini, 0212 222 8989 telefon numarasını ve sitemizin iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.

en-iyi-5-veri-merkezi-sogutma-cozumu-1-711x400

Veri Merkezi Soğutma Çözümleri Nelerdir?

Veri merkezi soğutma çözümleri endüstrinin en çok tartışılan ve en önemli konularından birisidir. Daha önce yazdığımız “Omurga-kanat topolojisi nedir?” adlı yazımızda da belirttiğimiz gibi veri merkezlerinin ürettikleri enerji miktarı, kapladıkları alan ve dolayısıyla ihtiyaçları gün geçtikçe artmaktadır. Giderek artan ısılara karşı daha farklı ve modern soğutma çözüm önerileri bulunması kaçınılmazdır.

Günümüzde pek çok farklı soğutma sistemi mevcuttur

Bu sistemler veri merkezinin konumuna, büyüklüğüne, sahip olduğu sunuculara ve yerleşim planına göre değişiklik göstermektedir. Aynı şekilde bir veri merkezi için iyi olan bir çözüm diğeri için kötü sonuçlara yol açacak bir çözüme dönüşebilmektedir. Veri merkezlerinin ihtiyaç duyduğu soğutma sistemlerini seçmek ve onları doğru bir şekilde uygulamak veri merkezleri için hayati önem taşımaktadır.

Doğru uygulanmamış ve yanlış tercih edilmiş veri merkezi soğutma çözümleri zaman içerisinde çok büyük hava kirliliklerine neden olabileceği gibi hem artan elektrik giderleri yüzünden hem de içerisinde barındırdığı ekipmanların en uygun sıcaklıkta çalışmamasından kaynaklı ortaya çıkan bozulma, yanma gibi sorunlar yüzünden çok büyük maddi giderlere de sebep olmaktadır.

Tüm bu sorunların üstesinden gelebilmek adına doğru veri merkezi soğutma çözümünün seçilmesi ve doğru bir şekilde uygulanması veri merkezleri için aksi iddia edilemeyecek kadar önemli bir ihtiyaçtır. Bloğumuzda bulunan “İklimlendirme nedir?” yazısında bahsettiğimiz gibi doğru bir iklimlendirme yöntemi size çok büyük yararlar sağlayabilir.

Veri merkezi soğutma sistemlerinin en büyük amacı mümkün olan en düşük gider ve karbon izi ile veri merkezindeki fazla ısıyı merkez dışına taşımaktır.

  • Kalibre Edilmiş Vektörlü Soğutma (CVC)

CVC özellikle yüksek yoğunluklu sunucular içeren veri merkezleri için tasarlanmış bir soğutma sistemidir. CVC sistemi soğutmanın daha etkin bir şekilde gerçekleşebilmesi için hava akışını ekipmanlar aracılığı ile optimize eder. Bu sayede veri merkezi içerisindeki sunucu kasası başına devre kartı oranını arttırmayı ve daha az çalışan ile sistemi sürdürmeyi mümkün kılar.

  • Soğuk Koridor/Sıcak Koridor

“İklimlendirme nedir?” isimli yazımızda daha detaylı bir şekilde de bahsettiğimiz gibi soğuk ve sıcak koridor uygulamaları günümüz veri merkezlerinde sıklıkla tercih edilen bir soğutma yöntemidir. Sıcak ve soğuk koridor uygulaması veri merkezi içerisinde farklı koridorlar oluşturarak havanın sıradan soğutma sistemlerine göre daha iyi izole edilmiş olmasına izin verir. Bu sayede çok daha etkin ve verimli bir soğutma gerçekleştirmek mümkün olur.

  • Bilgisayar Odası Klimaları (CRAC)

En eski ve en yaygın soğutma sistemlerinden birisi olarak kabul edilen CRAC sistemleri diğer sistemlere göre daha ucuza mal ediliyor olması ile öne çıkan sistemlerden birisidir. CRAC sisteminin ihtiyaç duyduğu klimalar sektör fiyatlarına göre ucuz kabul edilebilecek düzeyde olsa da diğer soğutma yöntemlerine göre daha fazla elektrik giderine sebep olduğu için bu avantajı zaman içerisinde kaybolabilmektedir. CRAC sistemlerinde klimalar tüm odayı soğutacak şekilde kullanılabileceği gibi özellikli soğutma adına belli başlı raflara ve sunuculara da yönlendirilebilir. CRAC sistemi bu avantajı sayesinde halen daha etkin ve başarılı bir soğutma sistemi olarak kullanılmaya devam etmektedir.

  • Serbest Soğutma

Serbest soğutma sistemleri sürekli olarak aynı havayı soğutmak yerine sunuculara daha fazla soğuk hava sağlayabilmek adına dış atmosferi kullanan bir veri merkezi soğutma sistemidir. Bu yöntem sadece belli başlı iklimlere uygulanabiliyor olsa da çok verimli bir soğutma şeklidir. Serbest Soğutma’nın avantajlarından yararlanmak için ve soğutma giderlerini düşürebilmek için büyük şirketler veri merkezlerini kutuplara yakın noktalara kurma eğilimindedir. Günümüzde pek çok büyük şirketin veri merkezi soğuk iklimlerde konumlandırılmıştır.

Dünyadaki en büyük veri merkezleri hakkında daha detaylı bilgi almak için bloğumuzdaki bu yazıyı okuyabilirsiniz.

  • Buharlaşmalı Soğutma

Buharlaşmalı soğutma sistemini kullanan veri merkezlerinde sıcak hava suya maruz bırakılır. Bu da suyun buharlaşmasına ve aynı zamanda havadaki ısının da çekilmesine sebep olur. Su, buğulanma sistemleri ile veya filtre ve mat gibi nemli malzemeler kullanılarak sistem dışına aktarılabilir.

Buharlaşmalı soğutma sistemi, CRAC gibi soğutma ünitelerine ihtiyaç duymadığı için oldukça enerji verimli bir sistem olsa da yapısı gereği çok fazla suya ihtiyaç duymaktadır. Veri merkezi soğutma kuleleri genellikle buharlaşmayı kolaylaştırmak ve dış atmosfere ekstra ısıyı aktarmak adına kullanılır.

Günümüzde en yaygın olarak kullanılan soğutma sistemleri bu sistemlerdir. Burada bahsettiğimiz her sistem kendi başına oldukça etkili bir sistem olsa da en iyi veri merkezi soğutma çözümleri için bu sistemler bir arada kullanılabilmektedir.

Doğuş Elektronik olarak bizler sizlere nasıl bir hizmet sunuyoruz?

Veri merkezleri kurmak veya mevcut veri merkezlerini geliştirmek isteyen siz değerli müşterilerimize en uygun hizmeti verebilmek adına 34 yıldır kendimizi geliştiriyor ve çağın gerekliliklerine uyum sağlıyoruz. Doğuş Elektronik olarak geliştirdiğimiz veya kurduğumuz veri merkezlerinde alanında uzman kadrolarımız sayesinde en modern soğutma çözümlerinden de yararlanarak sizler için en uygun veri merkezlerini kurma konusunda size yardımcı oluyoruz.

Doğuş Elektronik olarak bizler 34 yıllık tecrübemizi kullanarak sizler için en az maliyetle en yüksek verimi sağlayacak ürünleri seçiyor, bu ürünlerin veri merkezi içerisindeki yerleştirmelerini yaparak bu ürünlerden en yüksek verimi almanızı sağlıyoruz.

Veri merkeziniz konusunda yardım ihtiyacı duyabileceğiniz her konuda size yardımcı olmaktan mutluluk duyarız. Yapısal sorunlardan en iyi soğutma çözümlerine kadar sizin için en uygun olan hizmeti almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Veri merkezi çözümlerimiz konusunda daha detaylı bilgiye sahip olmak için bu bağlantıyı takip edebilirsiniz

Bize ulaşın

İhtiyacınız olan çözüm doğrultusunda uzman ekibimizden daha detaylı bilgi almak için bir tanışma ve proje toplantısını hemen sizler için ayarlayabiliriz.

Bizlere ulaşmak için sales@dogussaha.com email adresini, 0212 222 8989 telefon numarasını ve sitemizin iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.

WhatsApp-Image-2021-07-06-at-11.56.41-711x400

Dünya’nın Veri Merkezleri

Günlük pek çok ihtiyacımızı karşılayan teknoloji şirketleri hem uygulamalarını hem de verilerimizi saklarken çok büyük alanlara ihtiyaç duyuyorlar. Google, Vodafone ve Dünyanın en büyük markaları, oyun şirketleri aklınıza gelebilecek pek çok global teknoloji markası filmlerde olacağını düşündüğümüz biçimlerde korudukları büyük veri merkezlerine sahip. Peki, Dünya’nın en büyük veri merkezleri hangileri?

Belirtmek isteriz ki bir veri merkezinin büyüklüğü önemli değildir. Bu büyüklüğün ihtiyaca odaklı olması önemlidir. Gelecek yıllarda büyüme hedefleri de düşünülerek oluşturulacak bir proje, iyi bir takım çalışması, maliyetleri kurtarırken geleceği de güvene alır. İster 80 kabin, ister 800 kabinlik bir veri merkezi olsun Doğuş olarak ihtiyaca odaklanıyoruz.

Listenin Onursal Lideri: Google Veri Merkezi


İnternet ortamında yeri tamamen farklı olan Google’ın Veri Merkezi ile listeye başlamak istiyoruz ancak Google’ı listeye almayacağız çünkü bu şirketin ayrık pek çok yapısı bulunuyor ve hepsi birbirinden “işlevsel” ayrıca Youtube üzerinde de veri merkezlerini harika bir şekilde tanıtıyorlar. Google listemizin onursal lideri diyebiliriz.

 

Bir başka duayen: Amazon Veri Merkezi



Listemize almayacağımız ancak burada bahsetmek istediğimiz ikinci büyük önemli marka da Amazon, 1.7 milyon metre karelik bir alana sahip olan çekirdek veri merkezleri her gün genişliyor. Amazon yalnızca bir e-ticaret sitesi değil bunun yanında onlarca farklı hizmet sunuyor. AWS hizmetleri ise dünyanın en kaliteli hizmetleri arasında. Doğuş olarak odaklandığımız uluslararası standart ve fonksiyonelliğin en üst düzey örneklerinden biri.

Amerika pek çok konuda olduğu gibi veri merkezi konusunda da lider.


Amerika için bir veri merkezi cenneti diyebiliriz statista’nın verilerine göre 2670 adet veri merkezi Amerika’da bulunuyor ve fakat 10.7 ve 7.7 milyon kare gibi muazzam büyük rakamlarla Çin alan bakımından veri merkezi büyüklüğünde lider diyebiliriz.

Dünyanın En büyük 5 Veri Merkezi:


1- China Telecom

Alan Büyüklüğü: 10.7 milyon metre kare
Konum: Hong Kong


Dünyanın en büyük veri merkezi ağına sahip olan şirket: CDN, UC, GSM ve pekçok alanda çözümler sunuyor. Şirketin dünya çapında 280’den fazla veri merkezi yönettiği biliniyor.

2- China Mobile

Alan Büyüklüğü: 7.7 milyon metre kare
Konum: Hong Kong

China Mobile birinci sıradaki China Telecom’un bir yan kuruluşu. 90 Terabayt’ın üzerinde bandwidth’e sahip ve dünya çapında karasal ve deniz altı olmak üzere iletişim ağı bulunuyor.

3- The Citadel Campus


Alan Büyüklüğü: 7.2 milyon metre kare
Konum: Tahoe Reno, Nevada


Bir veri merkezi kampüsü olarak dünyanın en büyüğü diyebileceğimiz The Citadel tamamlandığında 815 MW harcayacak, bu da projeyi dünyanın en büyük yerleşik veri merkezi yapıyor.

4- CWL1

Alan Büyüklüğü: 1.4 milyon metre kare
Konum: Western UK


Şimdi Çin’den uzaklaşıyor ve Adaya yolculuk yapıyoruz; İngiltere’de Cardiff yakınlarında bulunan CWL1 veri merkezi Avrupa’nın en büyüğü. Özel veri çözümleri ve cloud hosting hizmetleri sunan veri merkezi TIERIII standartlarında çalışıyor.

5- DuPont Fabros Technology

Alan Büyüklüğü: 1.6 milyon metre kare
Konum: Virginia USA

Veri merkezi 28 ayrı bölümden oluşuyor ve her biri 8500 metre kare boyutunda. 1 ila 2 megawatt enerji harcayan her bir hücrede 380 kabin bulunuyor.

Veri Merkezi(data center), Elektronik Güvenlik Sistemleri ve pek çok farklı konuda yazdığımız yazıları kaçırmamak için Doğuş Elektrik Elektronik sosyal medya hesaplarımızda takip edin.

 

leaf-spine-nedir-711x400

Leaf-Spine Network Topoloji Nedir?

Uzun yıllar boyunca veri merkezleri Türkçe’ye üç katmanlı mimari olarak çevirebileceğimiz three-tier architecture özelliğinde geliştirilmişlerdir. Yıllar geçtikçe ve insanların ürettiği, depoladığı ve işlediği verilerin miktarı arttıkça veri merkezlerinin ihtiyaçları da değişmeye başlamıştır. Klasik üç katmanlı veri merkezi mimarileri artık yeni ve giderek artan ihtiyaçlara cevap vermekte zorlanmaya başlamış ve veri merkezlerinde bir değişimin gerçekleşmesi giderek kaçınılmaz bir hale gelmeye başlamıştır.

Veri merkezlerindeki bu değişim ihtiyacını Leaf-spine topolojisi yani omurga-kanat topolojisi olarak Türkçe’ye çevirebileceğimiz yeni bir topoloji karşılamaktadır. Son yıllarda ana akım veri merkezi mimarisi olarak kabul görmeye başlayan omurga-kanat topolojisi modern veri merkezlerinin kullandığı topoloji haline gelmiştir.

Doğuş Elektronik olarak sizlere sunduğumuz bu hizmet hakkında daha detaylı bir açıklamaya girişmeden önce klasik üç katmanlı veri merkezi topolojisini açıklamakta fayda olacaktır. Bu sayede veri merkezlerinin çalışma mantığını daha iyi anlayabilir ve omurga-kanat topolojisi ile klasik üç katmanlı topolojinin farklarını daha iyi yorumlayabilirsiniz.

Üç katmanlı veri merkezi topolojisi nedir?

Geleneksel üç katmanlı veri merkezi mimarisi adından da anlayabileceğiniz üzere üç farklı katmandan oluşan bir yapıya sahiptir. Bu katmanlar çekirdek (core), dağıtım (distribution) ve erişim katmanlarıdır. Her katmanda anahtar adı verilen farklı aletler bulunmaktadır.

Veri merkezinde bulunan sunucular, erişim veya uç anahtarı adı verilen erişim katmanındaki anahtarlara, bu anahtarlar dağıtım anahtarlarına ve en sonunda da dağıtım anahtarları çekirdek anahtarlarına bağlı olarak bulunurlar. Bu anahtarların ana görevi paketlerin olabildiğince hızlı iletilmesini sağlamak olsa da her anahtarın kendi içerisinde farklı farklı görevleri de mevcuttur.

Üç katmanlı veri merkezi topolojisi nasıl çalışır?

Geçmişte veri merkezleri içerisindeki veri trafiğinin çok büyük bir kısmı “doğudan batıya” adı verilen sunucudan sunucuya ya da sunucudan saklama sistemlerine doğru gerçekleşirdi. Bahsettiğimiz üç katmanlı veri merkezi topolojisi özellikle bu tarz bir veri trafiğine uygun olarak geliştirilmişti.

Üç katmanlı veri merkezlerinde veriler “doğudan batıya” yoluna uygun olarak üç farklı hareket gerçekleştirirler. İlk öncelikle çekirdek anahtarından toplama anahtarına ve en sonunda da toplama anahtarından sunucuların bağlı olduğu erişim anahtarlarına yönlendirilirler.

Veri merkezlerinin gelişimi ve değişimi ile beraber veri merkezi içerisindeki veri trafiği giderek artmaktadır ve bu sistemi kullanarak bu verileri bir yerden başka bir yere göndermek giderek daha fazla paket kaybına ve gecikme sürelerine sebep olmaktadır. Bu durum üç katmanlı veri merkezi topolojisinin başlıca sorunlarından birisidir.

Aynı zamanda sunucuların merkezin içerisinde herhangi bir yerde bulunabileceği modern veri merkezi sistemlerinde de bu sistemin uygulanması neredeyse imkansız bir hale gelmektedir.

Üç katmanlı veri merkezi topolojisinin dezavantajları nelerdir?

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere üç katmanlı veri merkezi topolojisi günümüzün ihtiyaçlarına tam olarak cevap verememektedir. Paket kaybı ve artan bekleme süreleri bu topolojinin ana dezavantajları olarak kabul görse de bunlardan farklı dezavantajları da mevcuttur. Bu dezavantajları sayacak olursak:

  1. Tek bir çekirdekte toplanıyor olmanın sonucunda oluşan verimsiz bant genişliği kullanımı.
  2. Yapılandırma ve işletiminin çok karmaşık bir hale gelmesi. Yukarıda da söylediğimiz üzere sunucuların daha dağınık olarak bulunabildiği modern veri merkezlerinde bu topolojinin kullanılması yapılandırma problemleri neticesiyle neredeyse imkansızdır.
  3. Yedeklilik gereksinimlerinden dolayı veri merkezlerinin donanım giderlerinin artmasına sebep olmaktadır.
  4. Küçük veri akışları için uygun olmayan bir mimari yapıya sahiptir.

Leaf-spine (kanat-omurga topolojisi) nedir?

Kanat-omurga topolojisi günümüzün veri merkezlerinin ihtiyaçlarına klasik sistemlere göre daha iyi yanıt veren, sadece iki katmanlı olması dolayısıyla yapılandırma ve işletme açısında büyük kolaylık sağlayan ve daha az gecikme ve daha az paket kaybı sağlayan bir veri merkezi topolojisidir.

Kanat-omurga topolojisi modern veri merkezlerinde en çok kullanılan veri merkezi topolojisi olmaya başlamış ve klasik üç katmanlı veri merkezi topolojisinin yerini almaya başlamıştır.

Leaf-spine (kanat-omurga topolojisi) nasıl çalışır?

Kanat-omurga topolojisinde sadece kanat ve omurga adı verilen iki katman yer almaktadır. Katman sayısının azlığından dolayı kullanıcıya daha az bekleme süresi ve daha az paket kaybı ile hizmet verebilmektedir.

Omurga katmanı adından anlayabileceğiniz üzere sistemin omurgası görevini üstlenir ve verilerin dolaşımından sorumlu anahtarları içerisinde bulundurur. Kanat katmanı ise sunucu ve saklama sistemlerinin bağlandığı erişim anahtarlarına sahiptir.

Kanat omurga sisteminde her kanat anahtarı omurga anahtarı ile bağlantılıdır. Bu sayede kanat-omurga topolojisini kullanan veri merkezlerindeki her sunucu başka bir sunucu ile sadece tek bir bağlantı ile bağlantıya geçebilir.

Leaf-spine  (kanat-omurga) topolojisinin avantajları nelerdir?

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere kanat-omurga topolojisinin en önemli avantajlarından birisi sadece iki katmandan oluşmasıdır. Bu sayede kullanıcılara çok daha az bekleme süresi ve paket kaybı ile hizmet verebilmektedir. Bu ana avantajın dışında başka pek çok avantaja daha sahiptir. Bu avantajlar azaltılmış darboğazlar (bottlenecks), geliştirilmiş bant genişliği ve daha iyi ölçeklenebilirlik olarak özetlenebilir.

Hiper ölçekli veri merkezlerinde bir ağa bağlı yüzlerce veya binlerce sunucu bulunabilir. Bu durumda kanat anahtarı sunucu ve ağın kendisi arasında bir köprü olarak kullanılabilir. Her kanat anahtarı başka bir bağlantıya ihtiyaç duymadan diğer omurga anahtarları ile bağlanabildiği için bu durum kesintisiz, büyük bir ağ oluşturur. Üç katmanlı ağ topolojisinde bu durum imkansızdır.

Aynı zamanda kanat-omurga sisteminin bir diğer önemli avantajı ise ağa yeni donanım ve kapasite eklemenin kolaylığıdır. Sisteme kanat anahtarları kapasiteyi arttırmak için eklenebilir ve omurga anahtarları da aynı şekilde ağa kolaylıkla eklenebilir.

Kapasitenin omurga-kanat sistemiyle artması sebebiyle zaman zaman aşırı yüklenmeye (oversubscription) sebep açan STP protokolü de gerekli olmaktan çıkmıştır. Kanat-omurga topolojisi STP protokolü yerine daha verimli bir şekilde çalışabilen ECPM protokolünü kullanmaktadır.

Sonuç

Yukarıda bahsettiğimiz tüm bu avantajlar ile bugün modern veri merkezlerinin pek çoğu omurga-kanat topolojisine uygun olarak geliştirilmektedir. Günümüzün veri merkezlerinin ihtiyaçlarına en uygun cevabı verebilen omurga-kanat topolojisi, daha hızlı ve daha az kayıplı veri aktarımlarıyla, gerektiğinde çok daha kolay bir şekilde veri merkezine ekleme yapılabilmesiyle ve daha pek çok avantajı ile pek çok kurum ve kuruluş için uygun bir seçenek olmaya devam etmektedir.

Doğuş Elektronik olarak bizler ne yapıyoruz?

Veri merkezleri kurmak veya mevcut veri merkezlerini geliştirmek isteyen siz değerli müşterilerimize en uygun hizmeti verebilmek adına 34 yıldır kendimizi geliştiriyor ve çağın gerekliliklerine uyum sağlıyoruz. Doğuş Elektronik olarak geliştirdiğimiz veya kurduğumuz veri merkezlerinde alanında uzman kadrolarımız sayesinde omurga-kanat topolojisinden de yararlanarak sizler için en uygun veri merkezlerini kurma konusunda size yardımcı oluyoruz.

Veri merkeziniz konusunda yardım ihtiyacı duyabileceğiniz her konuda size yardımcı olmaktan mutluluk duyarız. İklimlendirme sorunlarından omurga-kanat topolojisine kadar sizin için en uygun olan hizmeti almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Veri merkezi çözümlerimiz konusunda daha detaylı bilgiye sahip olmak için bu bağlantıyı takip edebilirsiniz.

Bize ulaşın

İhtiyacınız olan çözüm doğrultusunda uzman ekibimizden daha detaylı bilgi almak için bir tanışma ve proje toplantısını hemen sizler için ayarlayabiliriz.

Bizlere ulaşmak için info@dogus.com.tr email adresini, 0212 222 8989 telefon numarasını ve sitemizin iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.

iklimlendirme-nedir2-711x400

İklimlendirme nedir?

Veri merkezleri içerisinde bulundurduğu çok sayıda sunucuyu 7/24 kesintisiz bir şekilde çalıştırarak veri depolama işlemini gerçekleştirirler. Tahmin edebileceğiniz üzere bu kadar uzun süre bu kadar çok BT ekipmanının ve sunucunun çalışması inanılmaz boyutlarda bir ısı üretimine sebep olmaktadır. Veri merkezleri kapalı alanlar olduğu için oluşan bu ısı dışarıya çıkarılmadığı durumlarda sunucuların ve BT ekipmanlarının verimliliği büyük ölçüde zarar göreceği gibi belli bir süreden sonra hepsinde bozulmalar meydana gelmesi kaçınılmazdır.

İklimlendirme işte tam olarak bu noktada devreye girmektedir; veri merkezlerindeki sıcaklığı ideal düzeyde tutarak içerisindeki ekipmanların sorunsuz ve kesintisiz bir şekilde 7/24 en verimli şekilde çalışmasını sağlar.

İklimlendirme neden gereklidir?

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere iklimlendirme veri merkezinin sorunsuz bir şekilde çalışabilmesi için çok önemli bir ihtiyaçtır. İklimlendirme sistemleri olmadan sistem odalarının yada diğer bir değişle veri merkezlerinin uzun süre çalışabilmesi, içerisindeki BT ekipmanlarının ve sunucuların zarar görmemesi düşünülemez. Bu sebepler iklimlendirme sistemlerinin varlığını zorunlu kılarlar.

İklimlendirme sistemlerinin doğru uygulanması sonucu ortaya çıkacak çok farklı kazanımlarda mevcuttur.

Normal şartlar altında bir sistem odasında soğutma sistemleri giderlerin çok büyük bir kısmını oluşturur. Doğru bir iklimlendirme sistemi çalışması ile ortaya çıkan gider, çok büyük oranlarda azaltılabilir.

Aynı zamanda doğru bir iklimlendirme sistemi ile veri merkezindeki güç yönetimi çok daha iyi bir şekilde paylaştırılabilir. Elektrik tüketimini oldukça azaltan iklimlendirme sistemleri mevcut elektriğin sunuculara ve BT ekipmanlarına aktarılmasına olanak sağlamaktadır. Bu sayede sistemlerin verimliliği arttırılabilmektedir.

Doğa Dostu Sistem odaları mümkün.

Azalan maliyetler ve daha verimli güç yönetimlerinin dışarısında özellikle son günlerde daha da fazla önem kazanmaya başlayan doğaya zararı en az yani düşük karbon ayak izine sahip iklimlendirme sistemleri kullanılarak “yeşil” veri merkezleri oluşturulabilir.

İklimlendirme çeşitleri nelerdir?

İklimlendirme uygulamalarının pek çok çeşidi bulunsa da temel olarak 2 farklı seçenekte karşımıza çıkarlar: Sıvı kullanan soğutma sistemleri ve hava kullanan soğutma sistemleri.

Hava soğutma sistemleri, sıvı soğutma sistemlerine göre daha eski ve daha az verimli bir sistemdir. Aynı zamanda daha kolay bir sistem olduğu için sıvı soğutma sistemlerine göre daha ucuza mâl olurlar. Sıvı soğutma sistemleri havaya göre çok daha fazla teknik ve bütçesel problemlere neden olsa da sahip oldukları etkinlik ve verimliliğin çok yüksek olması ve daha iyi hedef soğutma uygulayabilmeleri sayesinde sıvı soğutma sistemleri de sıklıkla tercih edilirler.

Hava ve sıvı soğutma sistemlerini şimdi biraz daha detaylı bir şekilde inceleyelim. İkisinin incelemesini bitirdikten sonra ikisinin bir arada kullanıldığı örnek bir hibrit iklimlendirme çalışmasından da bahsedeceğiz.

Hava soğutma sistemi nedir?

 

Isıyı dışarıya atarak sıcak havanın soğuk havaya dönüşmesini CRAC (Bilgisayar Odası Klimaları) adı verilen özel klima sistemlerini kullanarak sağlar. Hava soğutma sistemleri sıvı soğutma sistemlerine göre daha eski ve daha az verimli bir sistemdir.

CRAC’ler tüm odayı soğutmak amacıyla kullanılabileceği gibi kullanıcıların istekleri doğrultusunda özel bir rafı soğutacak ya da sadece bir sırayı soğutacak şekilde de oda içerisinde konumlandırılabilirler. Müşterilerin istekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda yapılan bu tasarımlar hava soğutma sistemlerinin en yüksek verimlilikte ve istendiği şekilde çalışmasına yardımcı olur.

Hava soğutma sistemlerinin verimliliğini arttırmak için ilk kullanılmaya başlandıkları günden bugüne kadar pek çok farklı yöntem geliştirilmiştir. Yaygın olarak kullanılan çözümlerden birisi yüksek zemin çözümüdür.

Bu çözüme göre ortama hava girişini sağlayacak olan tüm fanlar odanın alt tarafına doğru çevrilir. Bu sayede soğuk havanın ağır, sıcak havanın daha hafif olması özelliğinden yararlanılır. CRAC’ler tarafından aşağıya doğru verilen soğuk hava odanın üst tarafında bulunan fanlar tarafından yukarıya doğru çekilerek oda içerisindeki sunucuların ve BT ekipmanlarının çalışabileceği en verimli sıcaklık sağlanmış olur. Oda içerisinde oluşan sıcak hava ise sistemden ayrı olarak daha yüksekte toplanır. CRAC’ler bu toplanan sıcak havayı soğutur ve döngüyü tekrarlamak için soğutulduktan sonra tekrardan alt tarafa yönlendirir. Ortaya çıkan ısı daha sonra tesisisin dışına aktarılır.

Yüksek zemin çözümünden daha fazla verimlilik sağlayan farklı yöntemler de bulunmaktadır. Bu yöntemlerden en popüler olanı sıcak ve soğuk olmak üzere oda içerisinde farklı koridorlar oluşturmaktır. Bu sayede sıcak hava ve soğuk havanın daha iyi bir şekilde izole edilmesi sağlanır. Bu sistemde odaya soğuk hava girişini sağlayan tüm fanlar soğuk hava koridorlarına doğru bakar, daha sonrasında soğuk hava koridorlarına gelen bu hava egzozlar yardımı ile sıcak hava koridorlarında dolaştırılır. Daha gelişmiş ve detaylı tasarımlar ise sıcak ve soğuk havayı daha iyi izole etmek için raflar ve tavan arasındaki duvarları da içerebilir.

CRAC’ler aynı zamanda tüm odadaki sıcaklığı en optimal düzeyde tutmak yerine daha iyi hedef soğutma sağlaması açısından sadece belirlenmiş raflara, özel sunuculara fayda edecek şekilde de konumlandırılabilir. Bu yöntem daha iyi bir hedef soğutma sağladığı için daha verimli bir yöntemdir.

Her sistem odasının ihtiyaç duyacağı soğutma sistemi birbirinden farklıdır. data center için ideal soğutma sistemleri sistem odası içerisinde bulunan sunucuların sayısına, durumuna, kalitesine bağlı olarak değişebileceği gibi aynı zamanda veri merkezi tasarımına da tam olarak bağlıdır.

Bu yüzden Doğuş Elektronik olarak siz değerli müşterilerimize veri merkezilerinizin sahip olabileceği her türlü problem konusunda çeşitli çözüm önerileri sunmaya çok önem veriyoruz. Tanışma toplantımızı gerçekleştirdikten sonra uzman ekibimizle veri merkezininin kurulacağı alana gelip keşfimizi yapıyor, keşfin ardından size farklı maliyet raporları çıkararak sizin en iyi verimi alacak olmanızdan emin oluyoruz. Tasarım ve uygulama ekibimizin sürekli koordineli çalışması ile sizler için en az masrafla en iyi şekilde çalışacak veri tabanlarını tasarlıyor, 34 yıllık tecrübemiz ile bunları sizler için uygulamaya geçiriyoruz. Mevcut veri tabanlarınız için de aynı özverili çalışmayı gösteriyor, veri merkezinden en üst düzey verimi alabilmeniz için size çok farklı çözüm önerileri sunuyoruz. Soğutma sistemlerinden tasarım değişikliklerine kadar varan bu çözüm önerilerimiz ile sizlerin memnun kalacağınızdan emin oluyoruz.

Sıvı tabanlı soğutma sistemleri nedir?

Sıvı tabanlı soğutma sistemleri hava tabanlı soğutma sistemlerine kıyasla çok daha modern ve çok daha etkili bir sistemdir. Aynı zamanda çok daha fazla teknik ve bütçesel probleme sebep olan bu soğutma türü, sahip olduğu verimlilik ve çok daha başarılı hedef soğutma kapasitesi sayesinde sistem odaları için vazgeçilmez bir seçenek olmaya devam etmektedir.

Sıvı tabanlı soğutma sistemlerinde içerideki fazla sıvıyı dışarıya taşıma görevi soğutucu sıvılardadır. Soğutucu sıvılar istenen bölgedeki fazla ısıyı alarak bu ısının tesis dışına çıkarılması görevini görürler.

Sıvı tabanlı soğutma sistemlerinin hava soğutma sistemlerine göre daha etkili olmasının başlıca iki sebebi vardır; Bunların ilki suyun havaya göre 25 kat daha iyi bir ısı iletkeni olmasıdır. Bu sayede fazla ısıyı havaya göre çok daha kolay bir şekilde taşıyabilirler. Bir diğer sebep ise suyun ısı kapasitesinin havaya göre dört kat daha fazla olmasıdır. Isı kapasitesi havaya göre 4 kat daha fazla olan su, sıcaklığının artması için 4 kat daha fazla ısıya ihtiyaç duymaktadır.

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere sıvı tabanlı soğutma sistemleri hava tabanlı soğutma sistemlerine göre daha kompleks bir yapıya sahiptir ve daha çok altyapı hazırlığı gerektirir. Alanında uzman ekibimiz bu konuda da sizlere yardımcı olmakta ve hava ve soğutma sistemlerinin gerektiği miktarda, gerektiği yerlerde kullanılması konusunda en iyi kararları vermektedir. Bu sayede sizlere daha farklı maliyet planları çıkarabildiğimiz gibi her koşulda en iyi hizmeti sunmaya devam etmekteyiz.

Şimdi hava ve sıvı soğutma sistemlerinin bir arada kullanıldığı örnek bir durumdan bahsedelim.

Örnek bir veri merkezi/sistem odası iklimlendirme çalışması

Veri merkezi yada sistem odası içerisinde konumlandırılmış CRAC’lerdeki fanlar BT ekipmanlarının ve sunucuların ürettiği fazladan ısıyı BT ekipmanlarından ve sunuculardan alıp CRAC’lere geri taşıma işlemini gerçekleştirmektedir. Bu sistemler genel olarak sürekli aktif olan sistemlerdir.

Ortamdaki soğutucu kompresörler ise yüksek dış ortam sıcaklıklarında ısıyı atmosfere aktarmak için sistemde kullanılan soğutucu akışkanların sıcaklığında ve basıncında değişikliklere gider. Soğutucu kompresörler soğutma sistemlerinin genelde en fazla elektrik tüketen parçasıdırlar.

Soğutulmuş su veya soğutucu sıvı sistemlerinde pompalar oda içerisindeki sıcaklığı emmiş olan su veya sıvıların sistem odasının dışına yani dış ortama taşınmasını sağlarlar.

Bu sistem ve benzeri sistemler sayesinde mevcut olan soğutma sistemleri bir arada kullanılarak sistem odaları için en ideal iklimlendirme çalışmaları yapılmaktadır. Buradaki amaç iklimlendirmenin verimliliğini en üst noktaya taşımak ve maliyeti en düşük fiyata çekmektir. Soğutma sistemlerinin doğru bir şekilde konumlandırılması ve doğru bir şekilde kullanılması soğutma maliyetlerini inanılmaz derecede düşürecektir.

Veri merkezi içerisinde dış ortam koşulları değiştikçe soğutma sistemlerinin çalışma şekli değişiklik gösterebilmektedir. Örneğin mekanik soğutma yalnızca dış ortam sıcaklığının iç ortam sıcaklığından fazla olduğu koşullarda gereklidir. Aksi bir durum olduğunda yani dış ortam sıcaklığı iç ortam sıcaklığından düşük olduğu zamanlarda soğutma kompresörlerinin çalışmasına gerek yoktur. Soğutma sistemlerindeki en fazla elektrik tüketimini gerçekleştiren ekipmanın soğutucu kompresörler olduğu düşünüldüğünde soğutma sistemlerinin bu şekilde duruma adapte olması kullanıcı açısından çok büyük bir avantaj haline dönüşmektedir.

Doğuş Elektronik olarak bizler sizlere nasıl bir hizmet sunuyoruz?

Doğuş Elektronik olarak bizler alanında uzman 65 kişilik ekibimiz ile mevcut veri merkezleriniz için en doğru iklimlendirme sistemlerini seçmede sizlere yardımcı oluyoruz. 34 yıllık tecrübemizi kullanarak sizler için en az maliyetle en yüksek verimi sağlayacak ürünleri seçiyor, bu ürünlerin veri merkezi içerisindeki yerleştirmelerini yaparak bu ürünlerden en yüksek verimi almanızı sağlıyoruz. İklimlendirme sistemlerimizin kalitesi ve doğru tasarlanmış bir veri merkezi ile soğutma giderlerinizi oldukça azaltıyoruz. Aynı zamanda isteğinize bağlı olarak sizler için daha doğa dostu olan, karbon izi düşük iklimlendirme sistemleri konusunda da yardımcı oluyoruz.

Eğer projeniz sıfırdan bir veri merkezi tasarımı gerektiriyorsa, bu noktada arazi tespitlerinden başlayarak baştan sonra hizmet anlayışımızla yanınızdayız. Tanışma toplantımızın hemen ardından özverili bir çalışma göstererek sizlerle alanı ziyaret ediyor ve data center’ınız için en uygun konumu seçiyoruz. Konumun seçilmesinin hemen ardından alanında sertifikalı uzman ekibimizle keşif çalışmalarımızı gerçekleştiriyor ve projelendirme aşamasına geçiyoruz. Projelendirme aşamasında size farklı maliyet raporları sunarak ihtiyaçlarınız doğrultusunda en uygun sçenekleri belirliyoruz.

Veri merkezinizin tasarımını en uygun şekilde yaparak, alan veriminin mümkün olan en yüksek seviyede olacağından emin oluyoruz. Projeyi uygulamaya geçirdikten sonra getirdiğimiz yük bankaları ile sisteme yük testleri yapıyoruz. Tamamı uluslararası standartlarda gerçekleşen bu testlerimiz ile sistemin bu yüklere nasıl tepki vereceğini gözlemliyor ve her duruma karşı testlerimizi gerçekleştiriyoruz. Testleri başarı ile geçen veri merkezinizi sizlere memnun kalacağınızdan emin bir şekilde teslim ediyoruz.

En doğru tasarım ve iklimlendirme sistemleri ile maliyetleri düşürüyor uzun yıllar boyunca kesinti süresi olmaksızın 7/24 çalışan veri merkezlerinizi size teslim ediyoruz. Gerçekleştirdiğimiz tüm bu testlere ve alanında uzman ekibimizin çalışmalarına güvenerek sizin memnun ayrılacağınızdan emin oluyoruz.

Daha detaylı bilgi için bu sayfayı ziyaret ederek çalışma planımızın tüm aşamalarını daha detaylı bir şekilde inceleyebilirsiniz.

Bize ulaşın

İhtiyacınız olan çözüm doğrultusunda uzman ekibimizden daha detaylı bilgi almak için bir tanışma ve proje toplantısını hemen sizler için ayarlayabiliriz.

Bizlere ulaşmak için sales@dogussaha.com email adresini, 0212 222 8989 telefon numarasını ve sitemizin iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.

https://dogus.com.tr/sistem-odasi-ihtiyaclari