server-nedir

Server Nedir

Malumunuz kelime anlamıyla Server: Sunan, sunucu demektir. Günümüz bilgisayar ağlarında kullanılan sunucu/istemci mimarisinde verileri saklayan, düzenleyen ve istendiğinde sunandır.  Bir cihazın sunucu olarak isimlendirilebilmesi için, bir ağ bağlantısındaki istemcilerden gelen istekleri dinleyecek şekilde yapılandırılması gerekir. Bir uygulama, rol veya farklı aksiyonların birleşimi olabilir. Örneğin Apache web sunucusu bir işletim sisteminin üzerinde koşan uygulamaların internet tarayıcısı isteklerine yanıt vermesi için çalışır.
Daha az teknik bir tabirle sunucu için bir bilgisayar programında kullanıcısına hizmet sağlayan program veya cihazdır diyebiliriz.  Veri Merkezlerinde programların üzerinde çalıştığı fiziksel donanımlara da bu isim verilir.  File server, database server, web server, proxy server, DNS server gibi farklı işlerde kullanılmak üzere oluşturulmuş sunucular türler arasında sayılabilir. Örneğin web server bir site yayınlama sunucusudur, bu konuda özelleşmiştir. Çeşitli Hosting servislerinde kiraladığımız sanallaştırılmış yada fiziki sunucular web sitelerimizin müşterilerine ulaşmasını sağlar. Görevlerine göre sunucular farklı şekillerde üretilebilir. Giriş seviyesinde sunucular evimizdeki masaüstü bilgisayar kasalarına benzerken ileri seviyelerde farklı kurulum mimarileri, marka ve cihaz seçimleri karşımıza çıkabilir.

Server Mimarileri

Bu blog’da herhangi bir konudan bahsederken elbette sektörde uzman olduğumuz, alanımızı ilgilendiren açıdan ele alıyoruz. Veri Merkezleri, Server Odaları, sistem odaları için server’ların belirli mimaride yerleştirilmesi ve projelendirmesi gerekmekte. Bu nedenle bir server odasının ihtiyaçları neler iyi tespit edilmeli. Örneğin Rack kabinet seçimi yada iklimlendirme konusunu ele aldığımız yazılarımızı inceleyebilirsiniz.
Yukarıda bahsettiğimiz istemci / sunucu mimarisi çeşitli katmanlara ayrılmıştır. Bu katmanlar (TIER) farklı özellikler taşır ve sistem odalarını ihtiyaçlara göre şekillendirir. Yıllar içerisinde yukarıda bahsettiğimiz TIER mimarisinden farklı olarak yeni mimariler de ortaya çıktı örneğin https://dogus.com.tr/leaf-spine-nedir/ Lead Spine mimarisi de incelenmelidir.
Konumuza yani 3 katmanlı veri mimarisine dönerek server nedir sorusunu da detaylandırarak yanıtlamaya devam edelim.
Geçmişte veri merkezleri içerisindeki veri trafiğinin çok büyük bir kısmı “doğudan batıya” adı verilen sunucudan sunucuya ya da sunucudan saklama sistemlerine doğru gerçekleşirdi. Bahsettiğimiz üç katmanlı veri merkezi topolojisi özellikle bu tarz bir veri trafiğine uygun olarak geliştirilmişti. Üç katmanlı veri merkezlerinde veriler “doğudan batıya” yoluna uygun olarak üç farklı hareket gerçekleştirirler. İlk öncelikle çekirdek anahtarından toplama anahtarına ve en sonunda da toplama anahtarından sunucuların bağlı olduğu erişim anahtarlarına yönlendirilirler. Daha fazla detay incelemek ve dezavantajlardan haberdar olmak için tıklayın.
Sonuç olarak, yıllar geçtikçe Server nedir sorusunun anlamı da sektörün kollarında farklı ele alınabiliyor. Server 20 yıl önceki temel anlamıyla işlevini sürdürse de artık Doğuş olarak bizlerin yenilikçi ek tanımlarla konuyu ele alarak projelendirmeler yapmamız gerekiyor. IT departmanından değilseniz ve projelerde server mimarisi ve server odası projeleri ile ilgili sorularınız varsa bizlere dilediğini soruları sorabilirsiniz.
yangin-sondurme

En İyi Yangın Söndürme Sistemi

Günümüzde farklı tipte yapılar için farklı bina teknolojileri kullanılıyor. Zayıf akım çözümleri içerisinde en çok sorulan soru da elbette “en iyisi hangisi?” oluyor… En iyi yangın söndürme sistemi hangisi sorusunu öncelikle en uzman olduğumuz konu olan sistem odası özelinde incelemek istedik.
Söze başlamadan önce oluşturulacak yapı özelinde yangın engelleme, yangından korunma ile ilgili yönetmeliklere tam ve eksiksiz uyulmasının önemini burada yeniden belirtmek isteriz. Bu yönetmeliklerin belirli standartlara göre oluşturulduğunu unutmamak gerekir.
En iyi yangın söndürme sistemi sistem odaları ve server odaları için elbette yanmaz malzemedir. Yani kısaca yangını engelleme, yangının en başından oluşmamasını sağlama en doğru eylem olacaktır. Yükseltilmiş döşeme sistemleri, yangın önleyici kablo koruyucuları gibi pasif yangın yalıtımı yapmak çok önemli.
Bir yangın oluşmaya başladığında hızla müdahale etmek ve büyümesini engellemek, farklı bölümler ile blok oluşturmak yani yayılmasını önlemek en önemli husus. Bizler doğuş olarak pasif yangın yalıtımı çalışmaları dışında otomatik söndürme sistemleri arasında çevreye en az zarar veren ve zehirli gaz salınımı en az olan malzemeleri tercih etmekteyiz.

Hangi Yandın Söndürme Sistemi En İyisi?

Günümüzde sayısız farklı marka, teknoloji ve ürün olduğu için ancak yapının yangın söndürme hedeflerinin tespiti sonrası en iyi yangın söndürme sistemi belirlenebilir. Bir hastanedeki karşılaşılacak sorunlarla sistem odası için karşılaşılacak sorunlar farklıdır.
Sistem odalarında oluşacak bir afet durumu için kesinlikle “yayılım” ve önceden sezme ile ilgili konuların üzerinde durulması gerekmekte bu nedenle Isı, alev ve duman dedektörleri bir arada veya bölge bölge kullanılmalı. Bu noktada uzmanların görüşü çok değerli çünkü gereksiz maliyetler de oluşabilir. Kesinlikle verim kritik bir çalışma yapılması gerekmekte.

Yangın Söndürme Sistemi ve Çeşitleri

NOVEC 1230 Gazlı Yangın Söndürme Sistemi: Her yıl daha fazla önem doğa kirliliği konuları neticesinde Halın1301 gazına alternatif olarak geliştirilen NOVEC çevreye duyarlı bir sistemdir. Donanımlara zarar vermez özellikle de standartlar tarafından önerilir.
FM200 Gazlı Yangın Söndürme Sistemi: Elektrik panoları, haberleşme noktaları gibi alanlarda tercih edilmektedir. 8 saniye içerisinde, renksiz, kokusuz ve iletken olmayan bir püskürtme maddesi ile yangına müdahale eder. Detaylar için FM200 Gazlı Söndürme Sistemleri yazımızı okuyabilirsiniz.
Karbondioksitli Söndürme Sistemleri: Yangın ancak Oksijen olan ortamda var olabilmektedir bu nedenle karbondioksitli yangın söndürme sistemi oldukça hızlı şekilde yangını durdurur.
Sprinkler Yangın Söndürme Sistemleri: Bu sistem de otomatik yangın söndürme sistemlerinden birisidir. Kimyasallı bir su ile yangına müdahale eder.
İnert ve Tozlu yangın söndürme sistemleri de diğer iki yöntem arasında. Örneğin tozlu söndürmeler B,C ve D türü yangınları söndürmek için kullanılır.

Sistem Odaları için En İyi Yangın Söndürme Sistemi

Özetlemek gerekirse sistem odaları için en iyi yangın söndürme sistemi, cihazların durum ve konumuna göre tespit edilmiş ilgili bölmelerde doğru sistemle desteklenmiş ve otomatize edilmiş bir sistemdir. Yükseltilmiş döşemesinden tüm pasif yangın engelleme çalışmalarına kadar yönetmeliklere de tam uyumlu, uluslararası standartlarda projeler oluşturulmalıdır. Bu nedenle sizlerle en iyi yangın söndürme sistemini bulmak için çalışmak, saha keşifleri yaparak doğru en maliyetsiz yöntemi bulmak için çalışmak isteriz. Bize ulaşarak tüm sorularınızı sorabilirsiniz İletişim için tıklayın.
sistem-odasi

Sistem Odası Kurulumu

Sistem odası; içinde bulunduğunuz bilişim çağında, neredeyse ihtiyaç duyulan tüm bilgi teknolojilerinin kumanda edildiği, cihazların bağlı bulunduğu Network ağlarının yönetildiği ve kesintisiz elektrik akımının geçtiği alanlardır. Dolayısıyla sistem odaları; küçük, orta ve büyük ölçekli işletmelerden geniş hacimli ağların karşılanmasından sorumlu olan veri sağlayıcılara kadar oldukça büyük bir sektörü kapsar. Hızla gelişen ve sürekli yenilenen dijital dünyada faaliyetlerinizin aksamadan ve eksiksiz şekilde yürütülmesine olanak tanıyan teknolojik ekipmanlar; gün geçtikçe artan, biriken, indekslenen, depolanan ve muhafaza edilmesi gereken “Büyük veri” kavramının varlığını hakim kılar.
Kesintisiz elektrik enerjisiyle birlikte sürekli aktif pozisyonda bulunan teknolojik cihazların yer aldığı server odası içerisinde bilgisayar, kamera, monitör, ekran, haberleşme cihazları, yedek güç kaynakları, bağlantı elemanları gibi pek çok farklı ekipman bulunur. Bu durumda işletmenizin veri akışındaki yoğunluğa ve artışa bağlı olarak, verilerin iletimi, saklanması, korunması gibi unsurlar hayati önem taşır. Tüm bunların gerçekleşmesi içinse iletişim ağlarının elverişli koşullarda ve yüksek güvenlik altında konumlandırılmasına imkân sunan odaların hazırlanması gerekir. Böylece yüksek ısı, toz, nem, su gibi olumsuz faktörlerin yanı sıra deprem ve yangın türü olumsuzluklar karşısında da emniyet altına alınır.
Kesintisiz hizmet vermek zorunda olan yapıların yada odaların temel bazı şartları yerine getirmesi gerekmekte:
  • 7/24 Çalışabilirlik
  • Kusursuz çalışma ve devamlı bir şekilde izlenebilme
  • Çevre şartlarını olması gereken dengede tutmak
  • Yangına duyarlı duman algılama benzeri erken uyarı sistemleri
  • Güç yönetimi ve ağ bağlantılarını çeşitli kanallar aracılığıyla yedekleme.

Veri Merkezi ve Sistem Odası Projelendirme Çözümleri

Yazının İçeriği

 

Doğuş olarak TUBORG, SOCAR, çeşitli bankalar, resmi kurumlar olmak üzere pek çok önemli kurum ve kuruluşun veri merkezi ihtiyaçlarında yanlarında bulunduk. Uluslararası standartlarda projeler ürettik ve sonuçları belgeledik. 500’ü aşkın proje tecrübemizi yeni projelere yansıtırken günün getirdiği zorlukları aşıyor, geleceğe dair vizyonumuzu geliştirmeye devam ediyoruz. Var olan alanınızı geliştirmek/değiştirmek istiyorsanız yada tamamen yeni bir alan projeniz varsa tüm sorularınız için bize ulaşın.

Sistem Odası Fizibilite Süreci ve Kurulum Aşamaları

Sistem odası için elverişli alanın seçilmesi tüm süreçlerin başında ve en önemli noktasındadır diyebiliriz. Mevcutta bulunan alanlarınız için de yerin en uygun şekilde kullanımını sağlama adına özel çalışmalar yaptığımızı belirtmek isteriz. Yer seçimini belirleyen unsurlar arasında işletmenizde kullanılacak olan teknolojilerin yanı sıra cihazların kapasiteleri ile ekipmanların işleyişine uygun teçhizat ve donanım özellikleri yer alır. Coğrafi yerleşimi kesinleşen server odası için gereken fiziksel altyapı çalışmaları planlanır. Sistem odanızın dijital donanım ve güç ihtiyacına göre şekillenmesi gereken enerji altyapısı, firmamızın uzman mühendisleri tarafından belirlenir. Çeşitli profesyonel çizim programlarında gerçekleştirilen elektrik ve mekanik konsept dizaynları hem sistem odası kurulum çalışmalarına hız kazandırır hem de kullanıcılarımızın beklentilerini karşılayan doğru alternatif çözümleri sunar.
Sunucu kapasitesi, kesintisiz güç kaynağı, jeneratör, trafo, yangın algılama ve söndürme teknolojileri, yükseltilmiş taban sistemleri, fiziksel güvenlik unsurlarıyla beraber ortam izleme kriterleri belirlenir ve sürece dahil edilir. Birçok teknolojik cihazınızın yer aldığı ve sürekli bir elektrik iletiminin söz konusu olduğu sunucu odanızın ısısının hem 18 ila 22 derece aralığındaki ideal sıcaklıklarda olması hem de stabil durumda kalması, şirketimizin yüksek hassasiyet gösterdiği çalışmalardan biridir. Bu nedenle etkin ve verimli çalışan iklimlendirme sistemleri için kurulum faaliyetleri öncesinde uygulanan CFD (Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği) hesaplamaları, uzmanlarımız tarafından gerçekleştirilen hesaplamaları kapsar. Ayrıca duman algılama dedektörlerinin etkin olduğu bilgi işlem odası yangın söndürme teknolojilerinin seçimi ve kurulumu da Doğuş Elektrik Elektronik şirketinin öncelikli hizmetlerinden biridir.

Maksimum Verimlilik ve Performans Sunan Server Odası

Maksimum verimlilik ve performans sunan bir server odası, aynı zamanda ileri seviyede güvenlik unsurlarına da sahip olmalıdır. Yüksek kalite standartlarında sistem odası kurulumu gerçekleştiren Doğuş Elektrik Elektronik, işleyiş sürecinde karşılaşabileceğiniz tüm sorunlarda profesyonel hizmet anlayışı ile kesintisiz destek verir. Yasal yönetmelikler ve politikalar çerçevesinde projelendirilen, planlanan ve inşa edilen sunucu odası; elektrik tesisatı “Topraklama Yönetmeliği” ve doğal afetler karşısında “Deprem Yönetmeliği” prosedürlerine tam uyumludur. Ulusal ve uluslarası standartlar dikkate alınarak seçilen, döşenen ve montajı gerçekleşen yapısal kablolama, priz anahtarları, sigorta ve şalter mekanizmaları gibi malzemeler, topraklama uygulamaları sayesinde can ve mal güvenliğinizin emniyet altında olmasını sağlar.
Sistem odası donanım seçiminin yapılan işe uygun olması ise iş yerinizin enerji verimliliğinin ve çalışma performansının artması bakımından yüksek öneme sahiptir. Özel olarak geliştirilen ve sunucu odalarına yerleştirilen sistem odası ortam izleme teknolojileri sayesinde güvenlik unsurları için tehdit oluşturabilecek birçok aksaklık önceden tespit edilir ve problem oluşturabilecek alana müdahale kolaylaşır. Ayrıca oldukça karmaşık yapılı BT (Bilgi Teknolojileri) donanım işleyişinin ve arıza durumlarının kontrol altında olması, işletmenize yüksek maliyet yaşatabilecek hatta telafisi bile mümkün olmayan kayıplarının da önüne geçecektir.
Başlıca sistem odası ortam izleme sistemleri şunlardır:
  • Veri merkezi ortam sıcaklığı,
  • Ortama etki eden hava basıncı,
  • Ortamdaki hava akışı
  • Nem,
  • Su sızıntısı,
  • Güç kaynakları işleyişi,
  • Klima işleyişi,
  • Kabinet güvenliği.

Sistem Odası Güvenliğini İleri Düzeye Taşıyan Yenilikçi Teknolojiler

İş yerinizin faaliyet kriterlerine ve uygulamalarınıza eşlik eden Network ağlarınızın işleyişine elverişli koşulların sağlandığı en ideal alan sunucu odası ortamıdır. Yasal yönetmeliklerle sayesinde de denetim ve güvence altına emniyet unsurları, sektörlerin hem can hem de mal garantisi açısından fazlasıyla önemlidir. İşinizin faaliyet ve veri gizliliği kapsamına giren tüm donelerin toplandığı, kayıt altına alındığı, depolandığı, iletim performansı ve akış değeri entegrasyonu ile muhafazası sunucu odası içerisinde gerçekleşir. Yenilikçi teknolojilerin hakim olduğu yüksek kalite standartlarıyla öne çıkan güvenlik sistemlerini tercih eden Doğuş Elektrik Elektronik, istenmeyen ve beklenmeyen pek çok olumsuzlukla karşı karşıya kalabileceğinizin bilincindedir. Bu nedenle kurumunuz, personeliniz ve maliyet politikalarınız gibi yüksek önem arz eden unsurların korunmasına öncelik verir. Böylece iç ve dış faktörlerden kaynaklanan çeşitli sorun ile afetlerden haberdar olmanızın yanı sıra acil müdahale pozisyonları hususunda da hazır olmanız amaçlanır.
Duman, gaz sızıntısı ve yangın algılama dedektörleri, ortama en hassas şekilde yerleştirilir. Yangın Otomatik ve manuel kullanım olanağı sunan sistem odası yangın söndürme teknolojileri, oldukça etkilidir. Halon 1301 (Halojen gazlı) yangın söndürme alternatifleri uluslararası yasaklı madde kapsamına girdiği için firmamız FE25, FM200, Argon ve Novec 1230 gazlarının kullanıldığı yangın söndürme seçeneklerinin tercih eder. Özel ve güvenli bir bölmenin oluşmasını sağlayan korunaklı döşeme sistemi veri merkezinin tüm kablolarının ve elektrik tesisatının saklandığı alanı meydana getirir. Bu sayede hava kanalları, su, elektrik ve kalorifer tesisatları birbirinden bağımsız, kolay ulaşılabilir ancak gizli kanallara yerleştirilmiş olur. Yükseltilmiş döşeme uygulamaları sayesinde zemin altından geçen server odası tesisatınız, muhafaza altına alınır. Sel baskını gibi durumlar karşısında su basma seviyesi dikkate alınarak tasarlanan sunucu odası, daha yüksek bir alanda inşa edilir. Veri merkezinin üzerinden su tesisatı geçmemesi ise ayrıca mühimdir. Yıldırım düşmesi tehlikesine karşı en etkili önlem ise bilgi işlem odası bulunan işletme binalarının üzerinde paratoner sisteminin kurulu olmasıdır.
IP-TELEFON-KULLANMAK-ICIN-5-NEDEN-711x400

IP Telefon Kullanmak için 5 Neden

İnternet bağlantısı aracılığıyla kullanılan ve sesli iletişim sağlayan telefon sistemine IP telefon adı verilir. Analog ses sinyallerini dijital ses sinyallerine dönüştüren bu sistem, ses verilerini internet protokolünden yararlanarak aktarır. Hem mobil hem de sabit telefonların kullanabildiği IP bağlantısı, düşük maliyetli ya da ücretsiz aramalar gerçekleştirmeye yardımcı olur. Geleneksel telefon sistemlerinin çeşitli adaptörler ile VoIP telefonlara dönüştürülmesi de mümkündür. IP telefon sistemlerini akıllı bina sistemleri başta olmak üzere pek çok alanda kullanarak avantajlı bir iletişim deneyimi elde edebilirsiniz.

1.    Akıllı Bina Teknolojilerinde Mobil Sistemler Avantajlıdır

Yazının İçeriği

Akıllı bina sistemlerinde çağın yeniliklerine ayak uyduran mobil sistemlerin kullanılması hız ve esneklik açısından önemlidir. İletişim de hız ve esnekliğe ihtiyaç duyan temel alanlardan biridir. IP telefon sistemlerinden yararlanarak sabit telefonlar yerine farklı mekanlara hızla adapte olabilen yenilikçi bir seçeneği kullanabilirsiniz. Dizüstü bilgisayar, tablet ve akıllı cep telefonu gibi cihazlara kurulan yazılımlar IP telefon sistemleri için global bir kullanım sağlar. Dünyanın neresinde olursanız olun farklı santrallere bağlanabilir ve mekandan bağımsız bir iletişim kanalı elde edebilirsiniz. IP santraller SIP (Sension Initiation Protocol) protokolünden yararlanır. Bu protokol global anlamda standart haldedir ve sıklıkla tercih edilir. SIP uyumlu uç birimler, kullanılabilecek telefon makinesi çeşitliliğinin artmasına yardımcı olur. Bu sayede IP telefonlar için kullanım çeşitliliği ve esneklik ile buluşabilirsiniz. Türkiye’de de çok yaygın olarak kullanılan SIP protokolü, iki ya da daha fazla kullanıcının çağrı gerçekleştirmesini sağlar. Çağrı esnasındaki parametreler bu protokol aracılığıyla değiştirilir ve yeni çağrılar da oluşturulabilir. Bazı özel protokollerden yararlanarak günlük haberleşme uygulamalarında kullanabileceğiniz pek çok servisi IP telefonlarla entegre olarak değerlendirebilirsiniz. Böylece ihtiyaçlarınıza hitap eden, çağı yakalayan ve pratik iletişim kanalları oluşturabilirsiniz.

2.    VoIP Telefonlar İletişim Maliyetini Azaltır

Geleneksel telefonları IP telefon sistemlerine dönüştüren adaptörler VoIP telefonlar kullanmanıza yardımcı olur. Ayrıca VoIP telefonlarda herhangi bir kanal kısıtlaması sorunu da yaşanmaz. Oluşturulan IP bağlantısı, iletişim masraflarını önemli ölçüde azalttığı için tasarruf yapmanızı sağlar. IP santralleri internet bağlantısını kullanarak birbiriyle iletişim kurabilir. Tek numara seçeneği destekli IP telefonlar ile farklı departmanların ücretsiz olarak haberleşmesi sağlanabilir. Akıllı bina teknolojilerinde tüm birimlerin entegre bir şekilde çalışması ve aktif olarak iletişim kurması önemlidir. Çalışmalara hız ve esneklik kazandıran bu entegrasyon ihtiyacı, IP telefon sistemleri ile daha verimli hale getirilebilir. Tek merkeze sahip bir çağrı merkezi oluşturularak birimler arasında bilgi alışverişi kolaylıkla yapılabilir. IP aboneliği için gerekli olan altyapısı yazılım desteklidir. Bu nedenle yalnızca IP abone lisansı eklenmesi gerekir ve bununla birlikte abone sayısı pratik bir şekilde artırılabilir. VoIP hizmetini kullanmaya başlamadan önce sabit olan telefon numaranızı taşırsanız hızlı bir şekilde internet hizmeti almaya başlayabilirsiniz. Taşınan numaranız ya da nakil yapılan numaranız için herhangi bir ödeme yapmanız da gerekmez.

3.    Aktif Network Çözümlerinden Yararlanın

IP santralleri programlama ve bakım süreci açısından zaman tasarrufu yapmayı da sağlar. Web arayüzü kullanılan standart bir internet tarayıcısı bu işlemler için yeterlidir. Mozilla Firefox ve Internet Explorer gibi bir web tarayıcısı ile abone ayarlarınızı kontrol etmeniz mümkündür. Gerekli durumlarda ayarlar üzerinde değişiklikler yapabilirsiniz. Sizin için sunulan servislerden yine bu tarayıcıları kullanarak yararlanabilirsiniz. Örneğin IP telefonlar üzerinden aldığınız sesli mesajlara ulaşmak istiyorsanız web tarayıcılar, bu mesajları görmenizi ve dinlemenizi sağlar.

4.    IP Telefonlar Pratik Kuruluma Sahiptir

IP telefon sistemleri, özel kablolama sistemlerine ihtiyaç duymaz. Bu sayede pratik bir şekilde kurulabilir ve kullanıma hazır hale gelir. IP telefonlar, akıllı bina sistemlerinin çağa uyum sağlayan teknolojik detayları için büyük avantajlar sağlar. Bina altyapısında hazır olarak bulunan bilgisayar kablolama sistemleri, bu telefonlar için de doğrudan kullanılabilir. Neredeyse tüm IP telefonlar üzerinde Ethernet Switch olarak da bilinen hat çoğaltıcı yer alır. Ethernet bağlantısı sayesinde bilgisayar için hazırlanmış altyapı hem bilgisayar hem de IP telefon için değerlendirilebilir. Bu süreçte ekstra kablolamaya ihtiyaç duyulmaz. Bilgisayar, tablet ve akıllı telefon gibi teknolojik araçlar kablosuz ağ sistemleriyle de çalışabildiği için IP telefonlar kablosuz bilgisayar ağlarıyla da entegrasyon sağlar. Bu sayede IP santrali taşıma avantajı da sunar. IP telefon bir mekandan farklı bir yere kolaylıkla taşınabilir. Herhangi bir kablo engeli olmaması IP telefonların kurulum sürecini daha pratik hale getirir.

5.    IP Telefonlar ile Entegrasyon Kolaylığı

IP altyapısı, çeşitli sosyal medya araçları ve pek çok yazılımla entegrasyonu kolaylaştırır, IP telefonlar da bu özelliğe sahiptir. Aboneler tek bir arayüzden yararlanarak birden fazla haberleşme aracını kullanabilirler. Görüntülü görüşmeye ihtiyaç duyuyorsanız Video IP telefon sistemlerini tercih edebilirsiniz. Bilgisayarınıza yüklediğiniz yazılımlar ile video alanı yaratabilir ve görüntülü konferanslar yapabilirsiniz. Kullanıcı kapasitesini artırmak IP telefon sistemleri için oldukça pratik bir işlemdir. Kapasite artırmak için santrale yeni kartlar eklemeye ihtiyaç duyulmaması önemli bir avantajdır. Windows, Android ya da IOS telefonlara yüklenen uygulamalar, sabit numaranızı aktif olarak kullanmanıza izin verir. Bu sayede çağrı alıp arama yapabilirsiniz. Doğuş Elektrik Elektronik’in alanında uzman ekibinden destek alarak siz de düşük maliyetlerle ulaşabileceğiniz pratik iletişim kanallarına sahip olabilirsiniz.

Blog-711x400

WAN Nedir?

İngilizce açılımı Wide Area Network olan WAN, geniş alan ağı anlamına gelir. LAN kısaltmasıyla bilinen yerel alan ağlarının birleşiminden oluşan WAN, yerelde bulunan ağ cihazlarının dış dünyaya açılmasını sağlar. İnternet ağı ise çok sayıda WAN’ın birleşimidir.

Yerel alan ağlarında bulunan bilgisayar ve sunucular aynı switch cihazına bağlı olduklarında kolayca haberleşebilirler. Fakat Farklı coğrafi lokasyonlarda bulunan iki ayrı yerel ağ için durum biraz farklıdır. Farklı yerel ağlarda bulunan network cihazlarının birbirlerine erişebilmeleri için WAN’a ihtiyaçları vardır.

WAN Ağları Ne için Kullanılır?

Evinden veya ofisinden internete bağlanmak isteyen bir kullanıcı temelde WAN ağına çıkması gerekir. Bunun için bir internet servis sağlayıcı firma üzerinden yaptırılan internet aboneliği ile modem cihazı gerekir. Modem ara yüzünden yapılan internet ayarları veya diğer adıyla WAN konfigürasyonu doğru ise internet bağlantısı gerçekleşir. Böylece modeme bağlı olan tüm yerel ağ cihazlarının WAN ile erişimi sağlanmış olur.

İnternet amacı dışında farklı amaçlar için de WAN kullanımı olabilir. Örneğin, akıllı bina teknolojileri merkezi yönetimi, bir şehirde bulunan çok sayıda kameranın farklı bir şehirden izlenmesi, bir şirketin sistem merkezinde bulunan sunucuya uzak bağlantı yapılması, ülke genelinde birden çok şubesi olan bir market zincirinin birbirleriyle ağ erişimi yapması, birden çok şehirde bulunan özel hastanelerin merkez sunuculara bilgi girmesi, mağazaların merkez muhasebe sunucusuna erişimi gibi.

Özel Amaçlı WAN Ağları

Şehirler hatta ülkeler arası network iletişiminin temelini oluşturan geniş alan ağları, internete açık veya kapalı olabilir. İnternete açık olan WAN’larda, dünyanın herhangi bir yerinde bulunan birden çok yerel ağ birbirlerine erişebilir iken aynı zamanda bu yerel ağlardaki cihazların internet hizmetlerine erişimi de mümkündür. Bu tip ağlarda bilgisayar ve sunucuların korunabilmesi için siber güvenlik önlemlerine dikkat edilmelidir.

İnternete kapalı olan WAN ağları, özel geniş ağlardır. Mesafe olarak birbirine yakın yerel ağların erişimi fiber optik kablo veya kablosuz network çözümleri ile sağlanabilir. Fakat çok daha uzak mesafeler için internet servis sağlayıcı firmalardan sanal özel hat kiralanır. Bu şekilde örneğin A şehrindeki fabrikada bulunan bilgisayarlar ile B şehrindeki merkez ofis bilgisayarları ve sunucular internete kapalı şekilde sanki aynı lokasyondaymış gibi haberleşebilir.

İster internet ister şubeler arası iletişim amacıyla kullanılsın, WAN ağlarında işletme yönetimi ve güvenlik çok önemlidir. Düzgün bir IP yapılandırması, firewall, anti-virüs gibi güvenlik önlemleri, switch, modem veya router gibi ağ cihazlarının doğru konfigürasyonu, ağ kalitesi için yapılacak QoS (Quality of Service) çalışmaları, network cihazlarının takibi, ağ yedeklemesi veya cihaz konfigürasyonlarının periyodik yedeklenmesi gibi detaylara dikkat edilmelidir.

SD-WAN Nedir?

İngilizce açılımı Software-Defined Wide Area Networking olan SD-WAN, yazılım tanımlı geniş alan ağı anlamına gelir. Temelde sanal bir WAN teknolojisi olan SD-WAN, 4G, LTE veya MPLS gibi hızlı ve geniş bant internet ağını kullanır. Büyük coğrafi mesafelerde de kullanılan SD-WAN teknolojisi, merkezi yönetim, detaylı analiz imkânı, ağ optimizasyonu, yüksek hız gibi çok sayıda IT avantajları getirir.

  • Geleneksel yöntemlerde her bir yerel ağ çıkışında bulunan modem veya router cihazlarının denetimi tek tek ve yerinde yapılırken SD-WAN’da merkezi yönetim yapılır.
  • SNMP gibi yöntemlerde yerel alan ağlarında bulunan ağ cihazlarından teknik veri çekilerek merkezi listeleme ile kontrol sağlanır. Böylece cihazların sağlık çalışıp çalışmadıkları kolayca takip edilebilir.
  • SD-WAN yönetimi sayesinde hat kalitesi anlık olarak takip edilebilir. Bu şekilde olası bir problem oluşmadan kalitesi bozulan iletişim hattına daha hızlı bir şekilde müdahale edilebilir.
  • SD-WAN yönetim yazılımı ile yeni eklenen şubelerin modem veya router cihazları tek bir merkezden kurulabilir. Kurulum sonrası tüm şubelerin router konfigürasyonları belirli aralıklarla merkezde yedeklenebilir. Böylece alternatif kurtarma senaryoları hazırlanabilir.
  • Sistem merkezinden denetimi gerçekleştirilen SD-WAN ile yerel alan ağlarındaki IT destek personeli maliyetleri de en aza indirilir. Ayrıca IT süreçlerinin daha hızlı işlemesi de büyük bir artıdır.

Sizlere Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

Kartlı geçiş gibi geçiş kontrol sistemleri, elektronik güvenlik sistemleri, akıllı bina teknolojileri gibi alanlarda çözümler sunuyoruz. Bizlerle İletişim kurmak için sayfanın sağında bulunan formu doldurabilir. Bizleri arayabilirsiniz. SD-WAN alanında çözüm sunduğumuz Cisco Meraki sayfamızı ziyaret ederek form doldurabilirsiniz. Bu çözüm sayesinde IT departmanınızın maliyetlerini düşürebilir, iş süreçlerini rahatlatabilirsiniz.

 

Cisco Meraki Nedir?  Öğrenmek için tıkla.

on-premise-nedir-711x400

On – Premise Nedir?

Hiçbir kuşku yokki bugün geldiğimiz noktada dijital ortam için oluşturulmuş, veriye dayalı, yazılım ile desteklenen sistemler, akıllı binalar, otomasyon desteği alan çözümler trend olmuş durumda. Öyle görünüyor ki önümüzdeki yıllarda da böyle olmaya devam edecek.
On-premise, şirket içi sistem olarak da çevirebileceğimiz bir yaklaşımdır. İçeride çalışan BT ekibinin politikalarını belirlediği bu nedenle daha güvenli sayılabilecek bir yapıdır. On-premise sistemlerde tüm erişim ve yetki BT ekibinizdedir. Oysa bulut tabanlı sistemlerde durum böyle değil. BT ekiplerinin; donanımsal, yazılımsal pek çok konu ile ilgilenmesi gerektiği için de on-premise maliyet + zaman oluşturabilir.
Basitçe on-premise bir sistem için kapalı devre çalışan korunaklı bir veri merkezini düşünebiliriz. Aslında on-premise bir örnekte bir kere ödenekerek tüm yetkilerini aldığınız yazılımlardır.

On – Premise’in Önemi

Geçtiğimiz 10-12 yılda On Premise sistemler çok kritik iş süreçleri dışında tercih edilmiyor. SAAS yaklaşımının yaygınlaşması ve bulut bilişimin kabulu nedeniyle ilgi bu yöne kaydı. Örneğin Network güvenliği ve bina içi yönetimle ilgili konularda IT departmanları kendi maliyet ve iş yüklerini de dengelediği için Cisco Meraki‘yi tercih etmekte.  Ayrıca araştırmalar yaparken son yıllarda ki yönelim nedeniyle “neden bulut tabanlı bir yaklaşım” seçmeniz gerektiğinden de sıkça bahsedilecektir. Oysa, tüm projeler tekil olarak ele alınarak doğru ihtiyaçlarla ilerlenmelidir.
Kritik süreçlerde On Premise önemini koruyor çünkü evet belki bir muhasebe yazılımını yada web sitenizle ilgili bir süreci SAAS olarak çözebilirsiniz ancak işinizin çekirdeğini başka bir markadan almak tüm geliştirmeleri yani yazılım süreçlerini ve daha fazlasını başkasına bırakmak demek oluyor.  Şunu da söylemek gerek On-Premise bulut bilişimin gelişiminin ardından yayılmış bir terimdir zira iki yapıyı ayırt etmek için kullanılır.
Bu bölümü özetlemek gerekirse: IT departmanınız departmanlaşmış durumdaysa ve iş süreçlerinizle alakalı riskleri ele alabilecek durumdaysanız On-Premise sistemleri kullanabilirsiniz ancak aksi halde durum zorlayıcı olabilir. Maliyet ve güvenlik riski sorunlar teşkil edecektir.

On Premise’in Avantajları:

  • Entegre olma esnekliği,
  • Veri Güvenliği ve Verinin ham halinin kontrolünüzde olması,
  • Maliyetler,
Belirtmek isteriz ki maliyetler ve veri güvenliği aslında bir dezavantaj da olabilir.

On Premise’in Dezavantajları:

  • Donanımların bakımı ve ihtiyaca göre yeni donanımlar eklenmesi,
  • Bir sorun oluştuğunda alınacak desteklerin sınırlılığı (Bu noktada Doğuş olarak fark yaratıyoruz.)
  • Kaynak kullanımı
Bu tip sistemleri seçerken uzman görüşü çok önemlidir, örneğin on premise sistemde güvenlik çok daha iyi durumda olabilecekken felaketle de sonuçlanabilir.

 

Cloud-base yada On-premise Sisteme ihtiyacım olduğunu nasıl anlarım?
Doğuş olarak 35 yıllık deneyimimize güvenmenizi ve bizlerle tüm süreçlerinizi projenizi paylaşmanızı dileriz. Bu noktada cloud base yada on-premise bir sistem oluşturma konusunda sizlere ekibimiz destek olacaktır. Bizler, maliyet kritik projeler yaratma odağında çalışmaktayız.

Yazilim-Tabanli-Ağ-Nedir-711x400

Yazılım Tabanlı Ağ (SDN) nedir?

Doğuş blog sayfasında pek çok konuya değiniyoruz. Bina teknolojiler, veri merkezi, e-ticaret konuları çok geniş bir alanda sektörün her noktasına dokunmaya çalışıyoruz. Yazılım tabanlı ağ (SDN) da bizim içi çok önemli konulardan biri .
Günümüzde Hastaneler, okullar, üretim tesisler, lojistik firmaları, depo hizmeti veren kurumlar ve her sektörden farklı sağlayıcı teknolojinin hızlı gelişimi nedeniyle bir çeşit saldırıya maruz kaldı. Gelirler yeterince artmazken maliyet yükseltici pek çok çıktı belirdi. Geleneksel iş modellerinin alt edilmesi, yeni yaklaşımların oluşması gerekiyordu işte bu noktada yazılım tabanlı ağ (SDN) ve ardından SD-WAN teknolojileri imdadımıza yetişti diyebiliriz.
Yazılım tabanlı Ağ: Network’ün yazılımlarla akıllı ve merkezi olarak yönetilmesini veya programlanmasını sağlayan bir ağ mimarisi yaklaşımıdır. Tüm ağın tutarlı ve bütünsel olarak ele alınmasına ve yönetilmesine yardımcı olur.
Network ağları karmaşık teknolojik donanım parçalarından oluşabilir. Yazılım tabanlı ağ, bu parçaların tutarlı yönetimini sağlar.  Teknolojik gelişmelere ayak uydurmak isteyen her sektörden firma da SDN ve SD-WAN teknolojisine yöneliyor.

Yazılım Tabanlı Ağ Nasıl Çalışır?

Mevcut durumda bulunan ve karmaşık teknolojilerden oluşan ağ yapısının üzerine bir katman oluşturuluyor. API’ler aracılığıyla buradaki teknolojiler programlanarak optimizasyon ve yönetim kolaylıkları sağlanıyor. Aslında temelde oluşturulan katman aracılığı ile bu işlemler yapılıyor diyebiliriz. Geleneksel kapalı ağın böylece bir katman aracılığıyla erişim imkanı doğurması da oldukça önemli bir gelişme. Maliyet, zaman gibi önemi çıktıları dengeliyor.

SDN / Yazılım Tabanlı Ağ Bir Kuruluş için 4 Temel Fark Yaratıyor:

Ağ Programlanabilirliği:  Daha önce de belirttiğimiz gibi ağın bir katman aracılığıyla yönetilebilir olması operatörlerin işlerini çok kolaylaştıran bir geliştirme. Hizmetlerin, bireysel işlerin düzenlene bilmesi ve bunu merkezi bir ortamdan fiziki müdahale olmaksızın yapılması çok kıymetli. Kapalı ağların esneme sorunu ortadan kalkıyor ve yenilikçi farklılaşmış çözümler de sunulabiliyor.
Mantıksal Merkezileşme ve Bilgi Akışı Kontrolü: Cihaz üzerinde çalışan ağ yönetim sistemleri her zaman sınırlı bilgiye dayanarak işlevlerini sürdürür. SDN’in sunduğu merkezi kontrol tüm cihazlar arası bilgi akışının kontrol edilmesini sağlar. Bu nedenle network güvenliği de gelişmiş olur. Bant genişliği yönetimi, güvenlik ve genel politikalar optimize edilebilir.
Ağın Soyutlanması: Fiziksel bağlantı sağlayan temel teknolojilerden, donanımlardan sıyrılarak bir katman aracılığıyla iş yapmak ve ağın soyutlanması yukarıdaki iki maddenin tanımıdır aslında. Daha güvenli ve esnek bir yapı ancak bu soyutlanma ile mümkün olabilir.
Açıklık: SDN teknolojileri yönetimin birden çok yetki tarafından yapılmasına imkan sağlamasının yanında farklı teşviklerde de bulunuyor örneğin tek panelden farklı ekosistemleri de yönetebiliyorsunuz. Açıklık kavramı aslında Yazılım tabanlığı ağ’ın doğuşunda var olan bir kavram. OSS/BSS/SaaS, bulut tabanlı sistemler desteklenebiliyor. Makine öğrenmesi, open flow gibi açık arabirimler kontrol edilebiliyor.

SDWAN ve SDN / Yazılım Tabanlı Ağ arasındaki farklar:

Her iki teknoloji de aynı metodolojiyi izliyor. Burada asıl amaç karmaşık teknolojik faliyetleri merkezi noktada toplamak. Aslında bu iki teknoloji tek yumurta ikizleri gibidir. İki teknoloji arasındaki temel fark ne için kullanıldıklarıdır.
SD-WAN Teknolojisi için örnek: Cisco Meraki
SDN Teknolojisi için örnek: Microsoft Virtual Machine Manager
Doğuş olarak Ağ yönetimi, bina teknolojileri, sistem odası kurulumu gibi sektörün pek çok kolunda 35 yılı aşkın süredir elde ettiğimiz tecrübeleri projelerinize yansıtıyoruz. Sizlere projelerinizde destek olmak isteriz.
Kablosuz-Ağ-Sistemi-711x400

Kablosuz Ağ Sistemi

“Kablosuz yerel ağ” olarak da bilinen kablosuz ağ sistemi, kablolu iletişimin yerini almaya başlayan bir iletişim sistemidir. Bu haberleşme sisteminde radyo frekansı (RF olarak da bilinir) teknolojisi kullanılmakta ve haberleşme, bilgilerin hava yoluyla iletilmesi esasına dayanmaktadır. Kablosuz ağ sisteminin kullanıldığı, telekomünikasyon altyapısının kurulamadığı ve zorlu arazi koşulları nedeniyle kabloların yeterince döşenemediği alanlarda, binalara kurulan kablosuz iletişim cihazları (bunlar Wireless Bridge olarak adlandırılır) ve bu cihazların ekipmanları sayesinde yapılar aralarında bağlantı kurabilmektedir.

Kablosuz ağ sistemlerinin ortaya çıkması, çok acil durumlarda uygun iletişim kurma ihtiyacından kaynaklanmaktadır. Daha sonra bu ihtiyacı aşmış ve daha çok yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Kablosuz ağ sisteminin bu kadar popüler olmasının en büyük nedeni, çok geniş bir yelpazede internet hizmetlerini çok düşük maliyetle sunabilmesidir. Ayrıca bu hizmeti sağlamak için herhangi bir kablo bağlantısına veya altyapıya ihtiyaç duyulmaması da karmaşık bağlantı sistemlerinin önüne geçmektedir.

Kablosuz Ağ Çözümü Maliyetlerden Kurtarır

Kablolu bir bağlantı sistemine baktığımızda, kablo girişi ile belirli sayıda bilgisayarlar birbirine bağlanır. Kablosuz ağ sistemlerine bağlı olan kişi sayısında bir sınırlama yoktur. Aksine bu internet ağına istediğiniz sayıda kişi bağlanabilir. Bir kablosuz ağ sistemi, kendisi gibi başka bir ağa bağlanabilmek için mantıksal olarak tasarlanmıştır.

Örnek verecek olursak X noktasından Y noktasına yol alacak bir bilgi, bağlantı noktaları sayesinde bir noktadan diğer bir noktaya geçecek biçimde rota oluşturmaktadır. Bu işlem gerçekleşirken bağlantının temel noktası, olabildiğince hızlı olabileceği yolu ve virüs olmayan rotayı seçmektedir. Sistem bünyesinde bu olaya ‘dinamik yol gösterme’ (dynamic routing) denilmektedir.

Kablosuz Ağ Sistemleri arasında, bulut tabanlı yönetim imkanı sunarken dünyanın en gelişkin network güvenliği ürünlerini de sizlere ulaştıran Cisco Meraki’yi mutlaka inceleyin.

Kablosuz Ağ Sisteminin Çalışma Prensibi

Kablosuz ağ sistemi, radyo frekansları aracılığıyla çalışmaktadır. Bu radyo frekansları sayesinde üç farklı şekilde haberleşme imkânı bizlere sunulmuştur. Bunalar alıcı (receiver olarak adlandırılır), verici (transmitter olarak adlandırılır) ve alıcı-verici (trans-recevier olarak adlandırılır) olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu üç haberleşme şeklinin birbirinden ayrı çeşitli görevleri mevcuttur. Bu görevleri aşağıdaki gibidir;

  • Alıcılar:

Bu cihazlar, herhangi bir aktarım işlevi olmaksızın yalnızca radyo sinyallerini alan iletim özelliğine sahip olmayan teknolojik cihazlardır. Bu cihazlara örnek verecek olursak televizyon ve FM dalgaları üzerinden yayın yapan radyoları gösterebiliriz.

  • Vericiler:

Bu aletler radyo sinyallerini gönderebilmektedir. Fakat herhangi bir elektronik dalga alma işlemine sahip olmayan elektronik devre aletleridir. Bu duruma en iyi örnek olarak televizyon vericilerini ve radyo verici istasyonlarını verebiliriz.

  • Alıcı – Verici

Bu tür aletler radyo sinyallerini hem alabilmekte hem de sinyalleri iletebilmektedir. Örneğin cep telefonları ve cep telefonlarının baz istasyonlarını dikkate alabiliriz.

Bu alıcı ve verici çeşitlerinin kendi aralarında iletim düzenleri mevcuttur. Bahsettiğimiz iletim yönlerinin ise aralarında üç farklı gruba ayrıldığını söyleyebiliriz. Bu grupları sizler için aşağıda derledik. Bunlar;

  1. Tek Yönlü İletişim

Diğer adı Simplex olarak bilinmektedir. Bir yere kurulan sistemin yalnızca iletim yönü ile kullanılması şartı mevcuttur. Bu iletimin ise yalnızca tek bir yönde olması durumudur. FM frekansından yayın gerçekleştiren radyolar tek yönlü iletime en iyi örnektir.

  1. Çift Yönlü Eş Zamansız İletişim

Çift yönlü eş zamansız iletişim ‘yarı duplex’ veya ‘half-duplex’ olarak adlandırılmaktadır. Bu sistemde çift yönlü iletim sağlanmaktadır. Fakat hem gönderim hem de alım yapılamamaktadır. Kısacası yalnızca tek bir yön eş zamanlı olarak gönderim işlemini tamamlayabilmektedir. Buna en iyi örnek telsizdir. Telsizle gerçekleştirilen uygulamalar çift yönlü eş zamansız iletime örnektir.

  1. Çift Yönlü Eş Zamanlı İletişim

Çift yönlü eş zamanlı iletişim ‘tam duplex’ veya ‘full-duplex’ olarak da bilinmektedir. Bu sistemde alıcı taraf ve verici taraf eş zamanlı bir biçimde iletim oluşturabilme özelliğine sahiptir. Çift yönlü eş zamanlı iletişim denilince akla ilk gelen alet tabiki de telefondur.

WIFI Sistemi Artık Hayatın İçinde

Günümüzde WiFi / kablosuz ağ sistemi globalde çok etkin biçimde evler, kafeler, oteller ve tüm yaşam, çalışma alanlarında kullanılmakta. Endüstriyel otomasyon sistemleri de wifi sistemi / kablosuz ağ sistemi sayesinde bir sıçrama yaşadı. Gereksiz kablolama ve bakım, onarım masraflarından sıyrıldıktan sonra tek ciddi problem wifi alanındaki güvenlik sorunuydı ancak bunu da Cisco Meraki gibi ürünlerle aşmaktayız.

Ofis faaliyetlerinde kısa, saniyelik hizmet kesintileri yalnızca can sıkıcı bir durum olarak göze çarpmaktadır. Bu kesintinin otomasyon uygulamalarında yani bir fabrika faaliyetinde gerçekleşmiş olması geri dönülemez hatalara sebep olabilir. Güvenilirlik bu noktada oldukça önemlidir. Kablosuz ağların geçmişe kıyasla sıkça tercih ediliyor olmasıyla birlikte operatörler ağlarının güvenilirliğini daha üst seviyeye çıkartmaktadır. Ağ kesintisi faaliyetlerin güvenliği ve verimliliği açısından kayda değer bir etki ortaya çıkararak finansal kayıplara sebebiyet verebilir. Bu noktada bina içi internet alt yapısı oldukça önem arz etmektedir.

Bir binanın alt yapısı ne derecede iyi ise verim almak o derecede daha etkili olacaktır. Bu durumu daha iyi kavrayabilmek için hastane kablosuz ağ sistemleri kurulumunu anlatabiliriz.

Hastane Altyapı Sistemleri Nasıl Kurulur?

  • İlk aşamada var olan durumun ve ihtiyaçların belirlenmesi gerekmektedir. Bu nokta analiz aşaması olarak bilinir.
  • İkinci aşamada hastane bilgi sistemlerinin tasarımı mevcuttur. Sistemin faaliyete geçmesi ve değerlendirilmesi diğer aşamaları ortaya çıkarmaktadır.
  • İleride büyük sorunların yaşanmasını önlemek için kurulum süreci yol haritası hazırlanmaktadır. Ana hatları ile detaylar ortaya çıkarılmalıdır. Bu sayede kaliteli bir kurulum işlemi gerçekleştirilmektedir.

 

Linkedin’de bizi takip edin düzenli olarak paylaştığımız makaleleri kaçırmayın.

kesintisiz-guc-kaynagi-nedir-711x400

Kesintisiz Güç Kaynağı Nedir?

Dünyanın global hale gelmesi ve teknolojinin kesintisiz kullanılma ihtiyacı ile birlikte kesintisiz enerji kaynaklarına ihtiyaç zaruri hale geldi. Kesintisiz güç kaynakları genellikle jeneratörler ile karıştırılıyor. Kesintisiz güç kaynağı, şebeke enerjisinin kesilmesi halinde jeneratörün devreye girdiği zaman arasındaki boşlukta sistemde herhangi bir aksaklık ve kayıp olmaması için sistemi besleyen bir kurtarıcı konumunda yer alıyor. Kesintisiz güç kaynağına sistemlerdeki voltajların dengesiz olmasından dolayı ihtiyaç duyuluyor. Voltaj derecelerindeki düşüklük ve yükseklik belli sistematik bir düzende olmadığı zaman kullanılan elektronik aletlere zarar vermesinin yanında veri kaybıyla birlikte zaman kaybına da yol açıyor. Bu hasarları önlemek ve verimli bir şekilde düzeni korumak için kesintisiz güç kaynakları hem evde hem de işyerlerinde zorunlu hale geldi diyebiliriz. Öte yandan geçtiğimiz 10 yıl içerisinde de kesintisiz güç kaynağı (ups) verimliliği de oldukça arttı.

Kesintisiz Güç Kaynaklarının Özellikleri Nelerdir ?

Günlük hayatta dahil küçük ve büyük ölçekli bir sistemde kullanılan kesintisiz güç kaynağı özellikle hastane ve sanayi bölgelerinin vazgeçilmez enerji sistemleri arasında yerini alıyor. Enerjiyi üreten kaynaklara güç kaynağı adı verilir. Bunlara örnek verecek olursak gündelik yaşamamızdan bir bütün olduğumuz telefonlarımızın şarj adaptörlerini gösterebiliriz. Her bütçeye ve sisteme uygun olan sistemlerin özelliklerine göre ayrılan kesintisiz güç kaynakları, işin kapasitesini ve işin verimini olumlu olarak etkileyen bir enerji besinidir. Sistem Odasının olmazsa olmazları Nelerdir? Kesintisiz güç kaynaklarının özelliklerine bakacak olursak; enerji açısından sistemin korunmasına yardımcı olan ve sistemin frekans gerilim düzeneğini besleyen kaynak, şebekeden gelen elektrik enerjisinin kesilmesi durumunda devreye girerek jeneratörün dahil olacağı zamana kadar oluşan arada çalışma düzeninin bozulmaması için sistemi besleyen enerjidir. Gerilim ve frekans değerlerine göre enerji üreten kesintisiz güç kaynaklarının bir diğer özelliği ise bilgi ve dosya kaybını önlemesidir. Buna örnek olarak, kesinti durumunda bilgisayarda yer alan dosyaların ve veri tabanının kaybolmaması için devreye giren enerji sistemidir. Şebekede oluşan parazit ve sesler, sisteme bağlı olan cihazlara hasarlara neden olabiliyor. Kesintisiz güç kaynakları cihazları, parazit ve seslerden meydana gelen sorunlara karşı koruma görevi de üstleniyor. Tüm Veri Merkezi Çözümlerimizi incelemek için tıklayın.

Kesintisiz Güç Kaynaklarının Türleri Nelerdir?

Daha iyi bir hizmet vermek ve iş aksamasını önlemek için sanayi bölgelerinde, bilgi işlem sektöründe, üretim makinelerinde ve gündelik hayatta yer alan cihazlarda kullanılan kesintisiz güç kaynakları yapısal olarak üçe ayrılıyor: Off-Line (Çevrimdışı UPS), Line Interactive (Hat Etkileşimli UPS) ve Online UPS (Çevrimiçi UPS) olarak ayrılan enerji kaynaklarının farklı sistemlerde kullanılmasının yanında hepsinin ortak özelliği elektrik kesintisi anında cihazlardaki işleyişin bozulmaması için güç kaynağı olmasıdır. Hepsini tek tek özelliklerine göre inceleyecek olursak şu an çok yaygın olarak kullanılmayan Off- Line UPS yani çevrimdışı UPS’den başlayalım: Çevrimdışı UPS, şebekeden gelen elektrik enerjisinin kesilmesi durumunda devreye girerek kısa süreli güç kaynağı konumunda olan enerji türüdür. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte verilerin saklanması yerini kağıt dosyalara değil bilgisayarlara, el terazileri yerini elektronik terazilere, anahtarlar yerini kartlı geçiş kapılarına, parayla alışveriş yerini post cihazlarına bıraktı. Bu sistemlerin hepsi elektrik ile işleyişini sürdürüyor. Bir diğer kesintisiz güç kaynağı olan Line- Interactive UPS yani hat etkileşimli UPS, hayatımızdaki vazgeçilmezler arasından düşük güçlü cihazlarda kullanılıyor. Bir kesinti anından devreye giren hat etkileşimli UPS, şebekeyle çalışan aküleri de devre dışı bırakarak, akünün kullanım ömrünü arttırma özelliğine de sahip. Büyük sistemlerde kullanılan ve regülasyon girişi iyi olan On- Line UPS, kesinti ve sorunlara hızlı yanıtlar vererek, daha güvenli ve verimli bir iş ortaya çıkarıyor. Fazla olan arıza ve yüklenmelerde herhangi bir kesinti olmadan şebeke konumuna geçebilen güç kaynağı, 3 fazlı sistemlerde de kullanılabilir. Daha büyük cihazlara sahip sistemlerde tercih edilen doğru yönlendirmeler güvenli bir iş gücü sağlayan kesintisiz güç kaynağı, hastane ve üniversite araştırma merkezlerinde kullanılan cihazlardaki test ünitelerini koruma görevi de üstleniyor. Kesinti anında jeneratör desteği olmayan bilgisayarlarda da kullanılan çevrimiçi UPS, kesintisiz şekilde çalışma sağladığı için elektrikli aletlerin hepsinde kullanılma özelliğine de sahiptir.  

Veri merkezleri, büyük veri yığınlarının saklandığı tüm işlerin yürütüldüğü alanlardır. Örneğin her gün sipariş verdiğimiz bir hizmet markası da veri merkezi üzerinden işlerini yürütür, Google da... Bu alanlarda şebekede meydana gelen kesintiler olduğunda, ek enerji birimlerine bağlantı sırasında kopukluk dahi olsa ciddi kayıplar oluşabilir bu nedenle UPS kullanılması zorunlu bir üründür. Örnekleri kesintiler üzerinden veriyor olsak da gerilim dalgalanmaları yani şebekedeki yüksek yada düşük akımlar da donanımlara zarar verebilir.

Öte yandan veri merkezlerinde yada sistem odalarındaki verilerin yanında iklimlendirmeye yardımcı cihazlarla birlikte güvenlik sağlayan cihazlar da enerji kesintisinden etkilenmemelidir. Denetim ve alarm sistemleri de UPS tarafından desteklenmeli.

tahliye-plani-nedir-711x400

Tahliye Planı Nedir?

Bina, havaalanı ya da hastane gibi yerlerde; olası bir tehlike anında bulunulan yapıdan güvenli bir şekilde ayrılabilmek için tahliye planı uygulanır. Bu planın amaçlarının en başında insanları tehlike anından en kısa zamanda uzaklaştırabilmek yer alır. Aynı zamanda tehlikenin daha fazla büyümemesi için gerekli araçlarla yapı içinde müdahale noktaları oluşturulur.
    • Tahliye planı afet türlerine göre değişir mi?
    • Tahliye planında hangi yöntemler daha etkilidir?
    • Bu yöntemlerin kullanımı nasıl planlanır?

Afetlere Göre Müdahale Biçimleri: Bir afet durumunda bu afetin kaynaklandığı noktaya göre tahliye planı da değişkenlik gösterir. Örneğin deprem, sel baskını ya da farklı sebeplerden kaynaklanan doğal afetler için en önce güvenli noktalar bulabilmek amaçlanır. Bunun yanı sıra yangın ve gaz kaçağı gibi diğer afet durumlarında, afetin gerçekleştiği alandan insanların güvenli bir şekilde uzaklaşması sağlanır.

Tahliye Planında Kullanılan Yöntemler

Her zaman bir afetin gerçekleşme ihtimali vardır. Konu hakkındaki mevzuat Bu ihtimal, iyi bir tahliye planı yapılmasını gerekli kılar. Planı destekleyecek nitelikte otomatik olarak çalışabilen bazı müdahale araçlarıyla afetin büyümeden önüne geçilmesi sağlanır. Kullanılan bazı yöntemler şunlardır:

Akıllı Binalar

Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte birçok eşya internet bağlantısıyla yönetilebilir. Yapılandırılan yeni akıllı binalar eşyaların birçoğunun dışarıdan yönetilebileceği bir sistemle çalışır. Tahliye planı kapsamında güvenlik özelliklerini içinde barındıran ve hızlıca çalışabilen yapılardan biridir.
Akıllı binalar ev içinde kullanılan enerjilerin takibini ve yönetimini mobil cihazlarınız üzerinden takip edebilme fırsatını sunar. Bu sayede herhangi bir afet durumunda en kısa zamanda bildirimler alarak haberdar olabilirsiniz.

Geçiş Kontrol Sistemi

Yapının içine giren ve çıkan kişilerin; parmak iziyle, biyometrik olarak ve kartlı sistemlerle takibini sağlamak için geçiş kontrol sistemi kullanılır.  Özellikle afet anında kimin hangi noktada bulunduğu kolayca tespit edilebilir. Bu noktalarda kaç kişi olduğu ve bu noktalara müdahalenin nasıl ulaşabileceği, bu sistem sayesinde tahliye planında etkili bir şekilde uygulanır.
Bu sistem ayrıca bina içinde bazı özel alanlara yalnızca belirli kişilerin geçiş kontrol sistemiyle girebilmesini sağlar. Yapının kritik noktalarının yönetildiği bu merkezlere yetkili kişiler girebilir. Görevli olmayan insanların girmesinin engellenmesiyle olası güvenlik açıklarının önüne geçilir. Bu sayede tehlikeli durumlar yaşanmaz.

Yangın Söndürme Yöntemi

Yangının detektörler aracılığıyla kısa sürede algılanabilmesi için bina içine yerleştirilir. Yangını algılayan hassas detektörler, dumanı algıladıktan sonra yangına direkt müdahale edebilir. Henüz itfaiye gelmeden yangının belirli ölçüde azaltılması ve önüne geçilmesi kurtarıcıdır. Sprinkler yangın söndürme sistemleri sayesinde yangına üstten müdahale edilerek su ve bazı çeşitli kimyasallarla yangının söndürülmesi sağlanır.
Hastanelerde ve havaalanlarında herhangi bir durumda direkt müdahale sağlayabileceği için sıklıkla tercih edilen yöntemlerden biridir. Özellikle dumanı algılama hassasiyeti havaalanındaki güvenliği de en üst düzeye çıkartır. Herhangi bir yangın durumunda ilgili noktalara otomatik olarak haber verilebilir.

Gazlı Söndürme Yöntemi

FM 200 gazlı söndürme yöntemi aracılığıyla yangın 10 saniye içinde algılanır. Bu sayede yangına direkt müdahale edilebilir. Özellikle hastanelerde yataklı hastaların olduğu alanlarda ve acilde önemli bir işlev görür. Havaalanındaki kritik noktalarda ve müzelerde tercih edilir. Tahliye planı için kullanılan bu yöntemle kokusuz ve hızlı sonuç alınabilecek bir müdahale yapılır.

 

Not: Doğuş olarak biz bu noktada NOVEC1230 sistemler de kullanıyoruz. Bu noktada amacımız çevreye en az zararı vermektir.

 

Tahliye Planı İçinde Yangın Alarmları

Tehlikenin algılanması ve direkt ilgili birimlere bildirim yapılması amacıyla yapının belirli noktalarına yangın detektörleri yerleştirilir. Bu yöntem, yangının fark edilerek yapı içindeki birçok noktaya sesli bir şekilde bildirim yapılmasını sağlar. Bu sayede yangının duyurulması, yapı içinde farklı noktalarda bulunan insanların boşaltılması sağlanır.
Yangın alarmları hem harekete geçmek için hem de insanların fark edebilmesi için iyi bir uyarıcıdır. Yangını algılayan ve alarmı çalıştıran bu sistem sayesinde can kaybının büyük ölçüde önüne geçilir. Yangın merdivenleri aracılığıyla bu alarm duyulduktan hemen sonra alan tahliye edilebilir.

Tahliye Planı Hangi Aşamalardan Oluşur?

Tahliye planının aşamaları, birçok farklı yöntem kullanılarak gerçekleştirilebilir. Bu yöntemler; afetin türüne ve gerçekleştiği alana göre değişkenlik gösterir. Özellikle alan içinde canlıların olup olmaması uygulama açısından farklılık oluşturur. Bu değişkenlerden yola çıkarak bir tahliye planı şu aşamalardan oluşur:
  1. Afet gerçekleşmeden önce, yapı henüz inşaat hâlindeyken, tahliye planı yapılır. Hangi noktalara nasıl araçlar yerleştirileceği kararlaştırılır.
  2. Tahliye planı birçok panoda yer alır. Yapının içinde olan insanlar bu planla farklı noktalarda karşı karşıya kalabilir. Bu sayede plandan ve çıkış noktalarından haberdar olurlar.
  3. Herhangi bir afet anında insanlar belirtilen kurallara uygun bir şekilde hareket etmesi önemlidir. İlgili merciiler aranarak bildirim yapılmalıdır.
  4. Afetin gerçekleştiği bölgede alarmlarla bildirim yapılır. Tahliyenin hızlı ve kontrollü bir şekilde gerçekleştirilmesi sağlanır.
  5. Afet bölgesinde yaşlı ve hasta insanların en önce tahliye edilmesi sağlanır. Onların güvenliğinden emin olunur.
  6. Eğer bir yangınsa, algılanan duman aracılığıyla yukarıdan su püskürtülerek otomatik müdahale gerçekleştirilir.
  7. Kartlı geçiş yöntemi, binanın hangi noktasında kimlerin olduğunu takip eder. O alanlar tespit edilerek ekipler yönlendirilir.
  8. Enerjiler kablolar aracılığıyla veri merkezine aktarıldığı ve tek bir yerde toplandığı için elektrik ve gaz gibi enerjilerin kapatılması mümkündür. Bu sayede afetin büyümesinin önüne geçilir.
  9. Tüm canlıların tahliye edildiğinden emin olunduktan sonra daha büyük müdahalelerle yapı eski hâline döndürülmeye çalışılır.

Tahliye Planı Nerelerde Uygulanır?

Canlıların olduğu her alanda tahliye planının yapılması elzemdir. Özellikle hastane, havaalanı ya da müze gibi yapılarda uygulanan bu plan, insanların en çok vakit geçirdiği evlerde de uygulanmalıdır. Evdeki tüm bireylerin bu plandan haberdar olması gerekir. Ev içindeki bazı bölgelere müdahale araçları eklenerek afet anında kısa sürede etkin olmaları sağlanır.

network-güvenliği-711x400

Network Güvenliği Nasıl Sağlanır

Network Güvenliği Nedir?

Network yada ağ güvenliği; yetkisiz erişimlere, kötüye kullanma ve hırsızlığa karşı korumadır. Cihazların uygulamaların, kullanıcıların güvenli bir şekilde çalışmasını sağlar.

Günümüzde güvenlik sistemleri katmanlara bölünerek savunma sağlıyorlar. Bunun en büyük sebebi ise çeşitli seviyelerde çeşitli atakların olması. Öte yandan tavşan deliği denilen bazı tuzaklarla da saldırganlar içeriye alınarak fişlenmeye çalışılabilir.

Dijitalleşen dünyada ağ güvenliği artık her zamankinden önemli. Ülkemizden ve uluslararası camiadan pek çok sızıntı haberini duyuyoruz. Bu nedenle markamızın hassas içeriğinin kötü niyetli kişilere ulaşmaması için özen göstermemiz gereken bir konu. Ürününüz basit bir uygulama olsa da komplike ve pek çok ihtiyacı karşılayan farklı bir işler zinciri de olsa ağınızı korumanız gerekmektedir.

Genel Güvenlik Kuralları:

  • İş gereksinimine ve yetkinliğe göre erişim izni
  • Sürekli güncel tutmak (Bu noktada özellikle önerimiz cisco meraki gibi sistemlerdir)
  • Güçlü parola protokolleri
  • SSH ve HTTPS gibi güvenli protokollerin tercih edilmesi.
  • Kuzey/güney trafiğini segmente etmek için sınır noktalarda (önemli noktalarda) firewall kullanmak.
  • Aktarım halindeki iletişimleri kriptolama.
  • VPN kullanımı

Genel olarak protokol kuralları bu şekilde çerçevelenebilir.

Güvenlik Duvarı (Firewall)

Donanım tabanlı olarak ağa gelen ve ağdan giden veri paketlerini kontrol eder.  IP Filtreme, port filtreme, içerik ve web filtreleme yapabilirler. Proxy,  stateful multilayer gibi çeşitli firewall türleri bulunur. Data paketlerini takip eden bu yapı güvenliğin en temel unsurlarından biridir.

VPN (Virtual Private Network)

VPN denince konuya biraz hakim olanların aklına çeşitli şirketler gelecek. Aslında bu şirketler aracılığıyla ile bir gizlilik yada ağ güvenliği sağlamak zor çünkü son yıllarda pek çok backdoor’un varlığı ortaya çıktı ancak VPN donanımları tek bir yer üzerinden kontrol etmenize yardımcı olduğu için kıymetlidir.

IDS (Saldırı Tespit Sistemleri)

Sunucu ve ağ tabanlı olarak tasarlanmıştır. Basitçe kulak kabartma diyebiliriz bu sistemin çalışma mantığına. Dinlediği trafiğin kaydını tutar ve bu kayıtları baz alarak atak sezdiğinde önleme aksiyonları alır. Admin yetkisi olanlara mail yada çeşitli yollarla haber ulaştırırlar. Firewall data paketlerini kontrol ederken IDS her data paketini sorgular.

URL Filtering

Çalışanlarınız farklı sayfaları ziyaret edebilir ve ağınızda zayıflıklara neden olabilirler URL Filtering programları bu noktalarda fayda sağlayacaktır.

Herhangi bir ortamın güvenliğini sağlamanın en güvenli yolu kullanımda olan kişilerin farkındalığıdır bunu unutmamalıyız. Gelişen teknolojilerin yardımını bu farkındalığı oluşturmada kullanabiliriz.

saas-iaas-paas-nedir-711x400

SAAS, IAAS, PAAS Nedir?

SAAS, IAAS, PAAS derken kafanız karışıyor olabilir! Nedir, nasıl, hangisi soruları arasında boğuşuyor olabilirsiniz ve gayet normal çünkü departmanınızın doğası gerekiyor teknik alt yapınız olmayabilir ve fakat teknik departman ile birlikte bir proje oluşturmanız gerekiyor; sizi anlıyoruz. Tüm modelleri detaylı şekilde açıklayacağız.

Veri merkezi sektörün o kadar temel bir konusu ki aslında çevresel her maddeye dokunuyor. Bir proje “bulut” üzerinde çalışıyor olsa bile temelde bir veri merkezine bağlı olmak durumunda. İşte sektörün bu kadar temel bir kolu ile ilgilendiğimiz için bazen yan konularda da sizlerle bilgilerimizi paylaşmak istiyoruz.

Konuya başlamadan önce as-a service mantığından bahsetmek isteriz. Bu mantık bulut tabanlı çözümler sayesinde gelişmiştir. Bu yapılar sayesinde işinize ve sizin için önemli olana odaklanırken GUI kolaylığı ve teknik konulardan sıyrılma nedeniyle pek çok fayda sağlarsınız. SAAS nedir, IAASnedir, PAAS nedir ve nasıl çalışırlar gelin inceleyelim. Sabırsızlar için de küçük bir tanım bırakıyoruz; PAAS: Hizmet olarak platform, IAAS: Hizmet olarak altyapı ve SAAS: hizmet olarak yazılım şeklinde tanımlanabilir. 4 ana bulut çözümünden 3’üdür.

SAAS Nedir?

SAAS yani tam ifadesiyle software as a service bir hizmet modelidir. Türkçe karşılığı hizmet olarak sunulan yazılım denilebilir. Kısaca örneklemek gerekirse; Salesforce, magento commerce cloud, shopify örnek olarak gösterilebilir. “Tak çalıştır” mantığıyla kullanabildiğimiz teknik bilgi gerektirmeksizin kullandığımız yazılımlardır. Türkiye’de de SAAS örnekler artık çok fazla örneğin en eskilerinden biri muhasebe yazılımı Paraşüt ‘tür. Bir diğer örnek ise Dropbox’dur.

SAAS projeler abonelik modeli ile çalışıyor. Hizmetler paketlere göre sınıflandırılıyor. Hizmet sağlayıcısı ihtiyaca göre yada aylık, yıllık olarak bölebilir bu sistemi.

https://www.salesforce.com/eu/editions-pricing/overview/

Örneğin Salesforce pek çok farklı hizmet içerisinde planları farklı fiyatlarda ihtiyaçlara göre bölmüş. Türkiye’den verdiğimiz örnekte ise Paraşüt oluşturduğu paketleri müşterilerinden aldığı içgörülere göre sınıflandırmış. Burada amacımız herhangi markayı öne çıkarmak değil yalnızca örneklendirmektir.

https://www.parasut.com/on-muhasebe-fiyatlari

SAAS projelerde doğrudan yazılımı geliştiren firmaya ödeme yaparsınız. Yazılımı geliştiren firma da herhangi bir güncelleme yaptığında tüm müşterilerine bu yenilikleri eş zamanlı olarak sunar. Bir diğer en büyük artısı da ölçeklenebilir olmasıdır; çoğu zaman yalnızca bir tuş ile planınızı yükselterek ihtiyaçlarınızı karşılamaya devam edebilirsiniz.

SAAS Modelinin Avantajları:

  • Sunucu maliyetleri, abonelik maliyeti olarak yer değiştirir.
  • SAAS projeler onlarca farklı senaryoyu deneyimledikleri için daha güvenlidir.
  • Uzaktan çalışma için daha uygundur.
  • Daha önce de ifade ettiğimiz gibi bu tip projeler her zaman günceldir.
  • Genel tüm maliyetleri aşağı çeker.
  • Entegrasyon kolaydır ve ölçeklenebilir projelerdir.
  • Yönetim paneli ile teknik bilgisi hiç olmayan kişiler için tasarlanmış arayüzler işleri kolaylaştırır.
  • Zamandan tasarruf sağlar.

SAAS Modelinin Dezavantajları:

  • Kendi ürettiğiniz yazılımları, dilediğinizce kontrol edebilirsiniz ancak SAAS projelerde çoğunluğun ihtiyaçlarına göre tasarlanmış bir yazılımı kullanmanız gerekmekte.
  • Hassas bilgilerin erişimi bulutta ve başka bir şirketin veri merkezinde bulunduruluyor. Bu durum güvenlik endişeleri doğurabilir.
  • SAAS modeli her yıl yayılmaya devam etse de uygulama yelpazesi hala sınırlı.
  • SAAS modelinde saas projelerin performansı tamamen satın alım yaptığınız şirkete bağlıdır. Bu durum sizi gelecekte çok mutlu edebilecekken mutsuz da edebilir.
  • Sürekli olarak internete bağlı kalma durumunda olmanız çok büyük bir kolaylıkken altyapı sorunları nedeniyle ciddi bir zorluk haline de gelebilir.

Bu noktaya kadar SAAS ile ilgili iki örnek üzerinden artıları ve eksileri kısaca paylaştık. SAAS projeler hayatımızı ciddi şekilde kolaylaştıran önemli yazılım çözümleri ve sanallaştırmanın getirmiş olduğu kolaylıkları da etkin kullanıyorlar. Gelin şimdi IAAS modeline yoğunlaşalım:

IAAS Nedir?

IAAS için kısaca hizmet olarak alt yapı diyebiliriz Türkçe ifade etmek gerekirse. İngilizce açılımı ise infastructure as a service’dir. SAAS modelinde olduğu gibi IAAS modelinde de üçüncü taraf bir çözüm ortağı abonelik modeli aracılığıyla size dilediğiniz sanallaştırma ve depolama gibi altyapı hizmetlerini sunar. Tüm as-a service modeller gibi IAAS’da bir kullandıkça öde modeline sahiptir. Yani sahip olduğunuz hizmet aboneliği size yetmediğinde yükseltebilir veya ihtiyacınız kalmadığında düşürebilirsiniz.

IAAS Modelinin Avantajları:

  • Ölçeklenebilirlik en önemli faydasıdır diyebiliriz.
  • Dinamik ve esnek modeller sağlar.
  • Kurumsal düzeyde bir altyapıya erişmenizi sağlar; Özellikle KOBİ, OBİ’ler için harika bir çözüm olabilir. Start-up’lar için de keza öyle.
  • Maliyet doğrudan tüketime bağlıdır.
  • Sanallaştırma teknolojileri ile bir donanım pek çok farklı kullanıcıya hizmet eder.
  • Alt yapı üzerinde tam kontrol sahibi olmaya devam edersiniz.
  • Tüm as a – service modelleri gibi kullanımı kolaydır.
  • Çalışanların teknik konular dışındaki görevleri için çok daha fazla zamanı olur

IAAS Modelinin Dezavantajları:

  • Bilgilerin farklı bir markanın ağında ve bulutta bulunması güvenlik kaygıları ortaya çıkarabilir.
  • Herhangi bir kesinti olması durumunda hizmetiniz aksayabilir.
  • IAAS modelinin nasıl yönetileceğini kavramak için eğitime ihtiyaç vardır.

IAAS modelini kendi altyapınızı oluşturmak için bütçeniz yoksa, ihtiyaçlarınız dengesizse, yalnızca kullandığınız kaynaklar için ödeme yapmak ancak yine de altyapı üzerinde tam kontrole sahip olmak istiyorsanız kullanabilirsiniz.

IAAS Proje örnekleri:

  • Digital Ocean
  • Amazon Web Services (AWS)
  • Microsoft Azure
  • Cisco Metacloud
  • Google Compute Engine (GCE)

PAAS Nedir?

Türkçe ifadesiyle PAAS hizmet olarak platform’dur. İngilizce olarak açılımı ise platform is a service’dir. Genellikle uygulamalar için kullanılan bir as-a service modelidir. PAAS modeli için çerçeve tanımlaması yapabiliriz. Yani yazılımcıların üzerine uygulama kurabilecekleri özelleştirilmiş bir alan sunar. Geliştiriciler uygulamaların yönetimini sürdürürken, tüm sunucular, depolama ve ağ oluşturma, kuruluş veya üçüncü taraf sağlayıcı tarafından yönetilebilir. SAAS modelinden farklı olarak yazılım sunmak yerine yazılım geliştirilecek bir ortam sunar diyebiliriz kısaca.

PAAS Modelinin Avantajları:

  • Hibrit modele kolayca geçebilirsiniz.
  • İş süreçlerinizi kolayca otomatize edebilirsiniz
  • Developer’ların iş yükünü doğrudan azaltır
  • Geliştiriciler PAAS modeline güvenerek yalnızca gelişime odaklanır. Yani güvenlik asıl düşündükleri şey olmaz.
  • Ölçeklenebilir ve esnektir.
  • Uygulamaların maliyetini azaltır.

PAAS Modelinin Dezavantajları:

  • Tüm as-a service çözümlerinde olduğu gibi güvenlik burada da bir kaygıdır. Çerçeve olarak güvenli bir ortam oluştursa da bilgiler başka bir şirketin ağında bulunmaktadır.
  • PAAS modelinde kontrol etme seviyeleri satıcının modellerine göre değişmektedir. Bu durum bir sorun oluşturabilir.
  • PAAS modeli, özelleştirmeler gerektirir. Bu nedenle, uyumluluk sorunları yaşanabilir.
  • Satın aldığınız PAAS modelindeki bazı özellikler sizin için tamamen anlamsız olabilir. Bu nedenle satın alınan modelin esnekliği kıymetlidir.

PAAS Proje örnekleri:

  • AWS Elastic Beanstalk
  • Force.com
  • Google App Engine

optimizely.com/insights/blog/pizza-as-a-service/

Doğuş olarak IAAS, PAAS ve SAAS projelerindeki ihtiyaçlarınızı sizlerle birlikte belirleyebiliriz. Son bir netleştirme amacıyla pizza as a service anolojisi ile makalemizi sonlandırmak istedik. Çeşitli bulut tabanlı çözümlerde de sizlere hizmet veriyoruz. Örneğin: Cisco Meraki bizim için en önemli hizmetlerden biri… Veri merkezi yada bulut tabanlı çözüm ihtiyaçlarınız için bize ulaşın.

rack-kabinet-nedir-711x400

Rack Kabinet Nedir?

Server odalarında, daha büyük ölçekli olarak veri merkezlerinde cihazların monte edildiği, düzgün şekilde istiflendiği yapılara rack kabinet denir. Şu anda en çok kullanılan standart ise 19″ olarak tanımlanmıştır.

Rack Kabinet yani sunucu/server rafı sayesinde donanımlarınız tam korunmalı bir şekilde kalır. Hava dolaşımı ve nem kontrolü sağlanır. Özel kilitleme sistemleriyle erişim kısıtlanır. Bu durum donanımların uzun ömürlü olmasını da sağlar.

Rack Kabin’in ne olduğunu biliyor ancak detay bilgi arıyorsanız Rack kabinet nasıl seçilir? Yazımızı incelemenizi tavsiye ederiz.

Aslında iki nedenden Rack kabinet kullanılır: Hırsızlara, kazalara karşı koruma ve işte süreklilik. İkincisi hava dolaşımı ve estetik görünüm.

Sunucu kabini seçiminde U alanı hesaplamaları detay ve önemli hesaplamalardır.  Rack kabinet nasıl seçilir?  da da örneğini veriyoruz ancak burada da bahsedelim:   1U = 1.75″ olarak hesaplanmaktadır.  44.55 mm karşılığı vardır.

 

Sunucu-Kabini-Secimi-711x400

Rack Kabinet Nasıl Seçilir?

Sektörden olmayan biri için sunucu rafları ve  bileşenleri genellikle ayırt edici değildir ancak yeni rack kabinet ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız seçim konusunda detaylardaki değişiklikleri fark etmeniz önemlidir.  Rack kabinet konusuna hakim değilseniz başlangıç olarak Rack Kabinet Nedir? Yazımızı okumalısınız.

Rack kabinet seçiminde aklınıza gelmesi gereken ilk soru açık çerçeveli bir rafa mı yoksa  kapalı çerçeve bir rafa mı ihtiyacınız olduğudur. (Open frame, closed frame)  2 Direkli ve 4 Direkli rack kabinetlerin artı, eksilerini iyi kavramak doğru şekilde ihtiyaç belirlemenizi sağlayabilir.

2 Direkli ve 4 Direkli Rack Kabinet Farkı

2 Direkli server kabinleri daha çok çok ağır olmayan IT donanımları için tercih edilir. Örneğin; Switch’ler, patch paneller gibi. Ancak tam donanım server cihazları, monitörler gibi ağır cihazlar 2 direkli paneller için doğru tercih olmayabilir.

Info – Patch Panel Nedir? –  Ağ kablolarının ve ağ cihazlarının bağlanmasında bir bölme görevi görür.  Herhangi bir arızada müdahaleyi kolaylaştırmak asıl görevidir. 

2 Direkli Rack Kabinlerin Artıları:

Soğutma:  Bu kabinler açık durumda olduğu için hava kolayca cihaz arasında dolaşabilir. Böylece donanımda ısı yükselmesi zorlaşır.

Boyut: Bu kabinler az yer kapladığı için özellikle taban alanının da önemli olduğu tam kapsamlı veri merkezlerinde kullanımı önemli olabilir. Donanımlar birbirine yakın olduğu için de daha fazla cihaz birlikte çalışabilir.

Erişim:  Donanıma kolay erişim sağlar.

Bütçe: Seçilen ürün, model ve markaya bağlı olarak 4 direkli kabinlerin fiyatının yarısı olabilir.

2 Direkli Rack Kabinlerin Eksileri:

Güvenlik: Açık şekilde duran donanımlar ne kadar güvenli? Açıkta olan kablolar, yapılar takılmalara veya kazalara neden olabilir.

Kir ve Toz: Hava akımı serbest ise kir ve tozlar da serbest. Biliyorsunuz ki elektronik cihazlar çok fazla toz çekiyor üstlerine.

Organizasyon: Açık şekilde duran bir kabini organize etmek zordur çünkü ismi üzerinde her donanım ve malzeme ortada öylece duruyor kablolama ve diğer işleri yönetmek zor olacaktır.

4 Direkli Rack Kabinlerin Artıları:

Güvenlik ve Organizasyon:  Açık kabinlerin aksine, kapalı yapıdaki 4 direkli kabinler yönetilebilir kablolama ve donanımları kilitleme imkanı sunar.

Hava Akışı Esnekliği –  Kapalı çerçeve için tasarlanmış fanlar ve soğutma ekipmanları yanı sıra nem kontrolü de ayrıca hava akışına etki eder. Isıya duyarlı bu yapılar optimum dereceyi kontrol eder.

4 Direkli Rack Kabinlerin Eksileri:

Bütçe:  open frame rack kabinlere göre çok daha ğahalı olmaları 4 direkli yani closed frame kabinlerin en büyük engeli diyebiliriz.

Erişebilirlik: Kayar raflar erişebilirlik sorununu biraz olsun hafifletse de bu tip server kabinlerinin engelli doğası nedeniyle kurulum uzmanlara bırakılmalıdır. Bu noktada tüm sorularınızı bizi arayarak iletebilirsiniz.

Ağırlık: Ek materyaller ek ağırlıkla gelir ve bu ağırlıkların mutlaka hesaplanması gerekir.

Rack Kabin Kapasite ve Boyut hesaplanması

Rack kabinlerin açık  veya kapalı olması dışında daha detay ve önemli konular var elbete. Boyut ve kapasite hesabı alanın da verimliliğini etkileyeceğinden çok değerli bir konudur.

Rack Kabinet Raf yüksekliği  – 1U = 1,75″ (inç), 44.45 mm  olarak hesaplanır.  Bu durumda 58U 101,5 ” boyutunda olacak. Raf yüksekliği ekipmana ne kadar güç aktarılabileceği ile ne kadar ekipmanın bu rafa sığacağını belirler.  Günümüzde 19″ raflar standart olarak kabul edilmektedir.

Piyasada çeşitli raflar olmasına karşın en belirgin olarak görülen tip; 1000 ile 1.100 mm derinliğe sahip 42U yüksekliğinde ve 600 mm genişlikte raflardır. Rack kabinet seçimi yaparken alınacak cihazların ölçüleri işte tam da bu yüzden çok önemli.

Bugünün standartları günümüz ihtiyaçlarına göre belirlenmiş halde elbette. Yeni ihtiyaçlar belirlendiğinde rack kabinet standartları da değişebilir. Ayrıca miktara bağlı olarak özel üretim kabinetler de yapılabilmekte.

Sunucu Kabini Seçimi

Rack Kabinet Nasıl seçilir sorusunun yanıtı yukarıda açıkladığımız alan hesaplamaları ve alanın durumu ile ilgili genel bilgiler sonucu verilebiliyor ancak detaylarda çok farklı hesaplamalar olduğunu söylemek isteriz.  Doğuş olarak bu noktada yurt içi ve yurt dışından partnerlerimizin ürünlerini dikkatle proje detayına göre seçiyoruz. Lande, Estap, Canovate, Emerson/Vertiv markalarıyla son dönemde işbirliklerimiz devam etmekte ancak her senaryo ve vakaya göre esneklik göstermekteyiz.

Rack Kabinet Seçimi hakkında sizlere bazı sorular hazırladık?

  • Bir kabinete ihtiyacınız var mı? İlk olarak tespit edilmesi gereken konu budur.
  • Hangi tip kabinete ihtiyacınız var? Yani gömülü mü yoksa dikili tip mi?
  • Ortam şartları nedir?
  • İç ortam mı yoksa dış ortamda mı bulunacak?
  • İş süreçlerinizi, gelecek planlarınızı tam ve eksiksiz tespit edebilir misiniz?
  • Server odası alanınız hakkında detaylara hakim misiniz?
  • Cihazlarınızın boyutları hakkında net bilgiye sahip misiniz?
  • Yukarıdaki tüm bu bilgiler konusunda zorlanıyorsanız bir it departmanınız var mı?

Bu noktada server odası ihtiyaçlarınızın belirlenmesi için bizleri arayabilirsiniz.

Aramak için Tıklayın.

 

Rack kabinet seçiminde aklınıza gelmesi gereken ilk soru açık çerçeveli bir rafa mı yoksa  kapalı çerçeve bir rafa mı ihtiyacınız olduğudur. (Open frame, closed frame)  2 Direkli ve 4 Direkli rack kabinetlerin artı, eksilerini iyi kavramak doğru şekilde ihtiyaç belirlemenizi sağlayabilir.

U bir hesaplama parametresidir. Yani bir 1U = 1.75 inch olarak hesaplanır. 19" rack kabinet'ler dünya standartı olarak tespit edilmiştir.

1U = 1.75" ve 44.55mm olarak hesaplanır.

U birimi bir kabinler için bir ölçü birimidir farklı marka modeller farklı ölçülerde üretilebir örneğin 12U 19" 540mm olarak tasarlanabilir.

blog-2-711x400

Yapısal kablolama Nedir

Yapısal kablolama, bina içerisindeki elektrik ve iletişim iletimini sağlayan tüm kablolara verilen isimdir. Tüm sinyallerin dolaşımından sorumlu ve sistemli şekilde oluşturulması gereken önemli bir zayıf akım maddesidir. Şeklinde kısaca yanıtlayabiliriz Yapısal kablolama nedir sorusunu.

Güvenlik kamerası sistemlerinden, herhangi bir afet durumunda gönderilecek sinyallere, veri dolaşımından, bina içi iletişime veya daha basit anlamda elektrik kablolarına kadar her şey yapısal kablolama alanıdır. Teknik anlamda yapısal kablolama olarak ansak da bina kablolama olarak da isimlendirebiliriz bu işlemleri.

Tüm zayıf akım çözümlerimizi bu sayfadan inceleyebilirsiniz: https://dogus.com.tr/zayif-akim-sistem-cozumleri/

Bina teknolojilerinde kablolama uluslararası ortamda standardize edilmiştir. Avrupa Birliği, Amerika ve Uluslarası alanlarda standartlar ve sertifikalar vardır. Yapısal kablolama alanında bu tip standartlara uymanın önemi yalnızca bir “sertifika” elde etmek değil, aynı zamanda uzun vadede oluşacak sorunlardan sıyrılmak ve maliyetten kazanmaktır. 

Bu blog yazısında amacımız yapısal kablolama ile ilgili aklınızdaki tüm soru işaretlerini giderirken aynı zamanda hizmetlerimizden de bahsetmek. O halde gelin yukarıda bahsettiğimiz bazı yapısal kablolama standartlarına odaklanalım:

Bize Yazın:

[contact-form-7 404 "Bulunamadı"]

Yapısal Kablolama Standartları:

TIA/EIA-568

Telekominikasyon Derneği tarafından geliştirilmiştir; yapısal kablolama sisteminin kurulumunu ve projelendirmesini kolaylaştırmayı amaç edinmiştir, ilgili gereksinimleri içerir. TIA-568.0-D Sertifikasını omurga olarak kullanır. Ayrıca performans ve teknik kriterler için de TIA-568-C.2, TIA-568.3-D standartları mevcut. Son versiyonu ise 2015 yılında yayınlanarak “D” etiketini almıştır. 1980’li yıllardan beri geliştirilmekte olan TIA/EIA-568 Standartı ANSI/TIA/EIA-568 olarak da bilinmektedir.

Standart aşağıdaki konuları ele alıyor:

  • Yapısal kablolama sisteminin tüm alt bileşenleri,
  • Minimum gereksinimlerin belirlenmesi,
  • Kurulum yöntemleri ve ağ uygulamaları,
  • Konektör & pin yönetimleri / atamaları,
  • Yapısal kablolama sistemlerinin teknoloji ömrü,
  • Kablolar için performans özellikleri,
  • Donanım performans özelliklerini ortak bir standart üzerinde izleme,
  • Topoloji ve kablo mesafeleri,
  • Genel tanımların bir terminolojiye oturtulması.

Detaylar için sertifika web sayfasını inceleyebilirsiniz: https://www.tiafotc.org/ansi-tia-568-d/

ISO/IEC 11801

Bu standart an itibarıyla;   ISO/IEC 11801-2 ve ISO/IEC 11801-1 olarak anılmaktadır. Bina içerisindeki genel kablolama kurallarını tanımlayan bir standart olarak bahsedebiliriz.  Dağıtım mesafesinin en fazla 2000m olduğu tesisler için optimize edilmiş bir standarttır. Son olarak bahsedebileceğimiz diğer standart ise AB’nin EN 50173 standartıdır; bu standart TIA & ISO standartlarına ek gereksinimler içerir.

 

Yapısal kablolama bina içerisinde iletimi sağlarken, afet durumlarında da son noktaya kadar çalışmalıdır. Bu nedenle kablolama yapılırken altını çizdiğimiz standartların öneminin yanında temiz ve duyarlı çalışma da gerekmektedir. Dağınık görüntüler, yanlış kablolama, düzensizlik acil durumlarda ayak bağı olabilir.

Karşılaştırma:

Standartlar arasında en katı olanı EN 50173 Diyebiliriz çünkü ek gereksinimler talep edilmektedir, öte yandan ISO ve TIA da global ortamda sık kullanılır.

Farklı durumlar için farklı standartlar izlenebilir. Örneğin: Cat7 ve Cat7a kablolaması için ISO standartı ve EN 50173 takip edilebilir ancak İngiltere’de bir proje yaparken elbette EN 50173 tercih etmeniz daha faydalı olacaktır. Kablo detaylarından bahsetmişken bu konuya da değinmek isteriz aslında: Farklı mesafe ve ihtiyaçlar için kablo teknolojilerini doğru kullanmak iletişimdeki gürültüyü engelleyecektir.

Farklı kablolara göre MHZ ve Koruyuculuk Değerleri:

Cat5e 100MHz (350 MHz’ye kadar) 1000Mbps UTP veya STP

Cat6 250MHz (550 MHz’ye kadar) 1000Mbps UTP veya STP

Cat6A 500MHz (550 MHz’ye kadar) 10Gbps UTP veya STP

Cat7 600MHz 10Gbps Sadece “Shielded”

Cat8 2000MHz 25Gbps veya 40Gbps Sadece “Shielded”

Data kablolaması, telefon yada elektrik tesisatı kablolaması açısından konuyu ele alırken detaylı saha incelemesi, doğru ve maliyet kritik malzeme tespiti, uluslararası standart gibi konulara 35 yıldır sayısız projede önem vermekteyiz. Test işlemlerinin ardından dokümantasyon ve gerekli noktalarda eğitim verme gibi detaylara da önem veriyoruz. En baştan, en sona kadar her noktada stratejik ortağınız olarak yer alıyoruz. Doğru tasarım ve projelendirme, eğitimli personelden çıkmış kaliteli işçilik sizlere sunduğumuz güvencedir.

[sp_easyaccordion id=”1871″]

 

Cat5 ve Cat5e standardı kablolar ile uyumlu çalışabilen 1 gigabit hızında iletim sağlayan UTP standartı bir kablo teknolojisidir. 100 metre uzunluğunun aşılmaması halinde 10 gbps'e kadar performans sunarlar. Cat6 kabloların Cat5 kablolara göre en büyük avantajı çevresel sinyallerden daha az etkileniyor olmalarıdır.

Internet bağlantısı, veri aktarımı başta olmak üzere güvenlik sistemleri ve çeşitli bina içi aktarım konularında kullanılabilir. 100 metreye kadar etkili olduğundan buna göre çalışma yapılması gerekmektedir.

Cat6 kablolar gibi 2002 yılında ortaya çıkarak kabul görmüştür. Cat6'ya göre daha fazla bant genişliğine sahip bir teknolojidir. ISO / IEC 11801 standardı ile üretilmiş bir malzemedir.  -20 º C ile + 60º C arasında çalışabilmektedir.

100 metreye kadar olan mesafede veri aktarımı yapılacak olan her alanda kullanılabilir.  bu mesafeden sonra etkinlik kaybolmaya başlayacaktır. Özellikle Telekom ve İnternet alanında tercih edilmektedir.

otel-otomasyon-ve-bina-sistemleri-711x400

Otel Otomasyon ve Akıllı Bina Sistemleri

Bugün oteller için oluşturduğumuz ikinci blog yazımızda Otel otomasyon ve Akıllı Bina Sistemleri konusuna değineceğiz. Son yıllarda tüm sektörlerde dijitalleşme büyük önem kazanırken, yönetim sistemlerininde akıllı olması ve tüm mekanizmanın teknolojik ortamda yönetimi hizmet/ürün satan ve alan arasındaki bağı kuvvetlendirdi. Operasyonel zorluklardan, büyük kaygılardan arınmış bir üretici, müşterisini memnun etmek için farklı alanlara da yönelebilir oldu. Böylece talep edenin doygunluğu da farklı noktalara ulaştı.

Hizmet endüstrisinin en komplike tesisi olan oteller içerisinde çok farklı sektörleri barındırıyor. Tüm birimlerin minimum hatayla 7 gün 24 saat çalışması, her daim misafiri memnun etmesi ve oluşan akut sorunları çözmesi gerekiyor. Çoğu zaman anlık çözümler ilerleyen dönemlerde kalıcı sorunlara yol açabiliyor. Bu nedenle, yapılan her hamlenin hesaplı ve takip edilir olması çok önemli.


Lobide bizi karşılayan robotlar günümüz teknolojisinde mümkün olsa da otel otomasyon ve akıllı bina sistemleri derken elbette bu kadar radikal bir değişimden bahsetmiyoruz. Konaklama endüstrisi için bina otomasyonu; konuklara minimum temasla, zahmetsiz ve teknolojik bir hizmet vermek anlamına gelebilir. Tüm otomatik süreçlerin, manuel süreçlerle harmanlanması ve misafirin sorunsuz hizmet almaya devam etmesi günümüzün temel konusudur.


Özellikle pandemi süreci bize gösterdi ki hizmet sektörü yeni teknolojileri kabul etme ve dönüşüm konusunda oldukça geriydi. Bu nedenle ön muhasebe yönetimi dışında farklı konular da gündeme gelmeye başladı. Maliyetleri düşüren takip teknolojilerinden başlayarak pek çok şey özellikle geçtiğimiz iki yılda değişti.
Otomasyonla ilgili genel kaygı hizmet anında oluşan duygusal bağın zedelenmesi. Kesinlikle otel otomasyon ve akıllı bina sistemlerinin böyle negatif bir sonucu olması söz konusu değil aksine, kalite artışı ve gereksiz temasların giderilmesi nedeniyle memnuniyetin arttığı görülüyor.

Doğrudan Bizlere Sorabilirsiniz:

1 Step 1
keyboard_arrow_leftPrevious
Nextkeyboard_arrow_right
FormCraft - WordPress form builder

Otel Otomasyonundan Nasıl Yararlanabilirsiniz?

Ekibinizi düzene Sokun: Görev yönetiminin otomatikleşmesi, hatırlatma özellikleri işlerin daha doğru zamanda sonuçlandığını göreceksiniz. Herhangi düzeyde personeliniz ondan bekleneni net biçimde anlayarak görevi ne zamana kadar sonlandırması gerektiğini bildiğinde süreçlerin ilerlediğini anlayacaksınız. Bu konuda en iyi örnek dijitalleşmenin odağı olan yazılımcıların kullandığı iş yönetim programlarıdır.


İş Süreçlerini Standartlaştırın: Yönetim süreçlerinde bireysel standartlar yerine kurumsal standartlar belirlemek ve bunları otomasyona bağlamak hizmet anlayışında çağ atlatacak ve ekibi düzene sokan ikinci bir madde haline gelecek.


Dönüşüm / Rezervasyon Takibi: Misafir taleplerinizi telefon, telsiz, whatsapp ile alabilirsiniz. Ancak hangi noktadan talebin geldiğini takip edememek tüm süreçlerinizi mahvedebilir. Kanal yönetimi programları sayesinde hem dijital pazarlama giderlerinizin karşılığını görürsünüz hem de short’a düşme gibi tehlikelerden kaçınırsınız.


Yazılımın Gücü: Çeşitli yazılımlar sayesinde detaylı analizler elde edebilirsiniz. Örneğin personel verimliliği, elektrik harcamaları, odalardan elde edilen kazançlar, restorant gider ve gelirleri ve pek çok farklı analiz. Örneğin bir tesisin hangi bölümünde daha fazla enerji harcanıyor bunu hesaplayabilirsiniz.
Doğuş olarak tüm süreçlerinizi içeride yönetmeniz için çalışıyoruz. Server ihtiyaçlarınızı in-house kurgulamak isterseniz lütfen Server odası ihtiyaçları yazımızı okuyun. https://dogus.com.tr/oteller-icin-server-odasi/

Otel işletmelerinde gelirlerin %50’sinden fazlası odalardan gelirken. Giderlerin de çoğunluğu yine elbette odalarda oluşuyor. Otel Otomasyon ve Akıllı Bina Sistemleri bu noktada çözüm sunuyor. Mimari olarak elbette oda tasarımına dikkat ediliyor. Otel Otomasyon ve Akıllı Bina Sistemleri çok dikkat edilmese de projenin önemli maddelerinden biri. Bu nedenle yukarıdaki maddelere ek bazı konulardan daha detaylı bahsetmek isteriz:


Otel Odalarında Aydınlatma Otomasyonu


Yapı projesi ne kadar iyi olursa olsun doğru tasarlanmamış bir aydınlatma sistemi enerji verimliliği dışında konforu da etkileyecektir. Aydınlatma otomasyonu denildiğinde yalnızca içeride çalışan cihazların takibi algılanmasın odaların aldığı ışığın doğru hesaplanması da önemlidir. Bu nedenle proje henüz mimari aşamadayken mimarların, doğru yönlendirmelerle operasyonel konularda da düşünmesini istemek doğrudur.


Bina Otomasyonu (HVAC) İklimlendirme


Oda içerisindeki ısının önemi malumunuz, doğru verimlilikte çalışması metrekare hesapları maliyetlerden kurtaracak ve konforu artıracaktır. Bunun yanında günümüzde bu sistemlerin nem ve filtre kontrolleri de önem kazanmıştır. İklimlendirme Nedir? Yazımızı okumanızı rica ederiz.


Zayıf Akım Sistem Çözümleri


Yukarıda bahsettiğimiz tüm konulara ek olarak blog sayfamızda da sıkça bahsettiğimiz yangın söndürme sistemleri, CCTV sistemleri ve özellikle odalar dahil otelde çok fazla kullanılan kartlı geçiş sistemleri de önemli diğer konulardır. Tüm ilgili yazılara Bina Teknolojileri kategoirimizden ulaşabilirsiniz: https://dogus.com.tr/bina-teknolojileri

Oteller için nasıl destekler sunuyoruz?


Doğuş olarak bir yapının proje tasarım aşamasından en son noktasına kadar tüm ekiplerle birlikte koordineli olarak çalışıyor. Yapının ihtiyacı olan tüm unsurlarda yer alıyoruz elbette özellikle zayıf akım çözümleri ve sistem odaları alanında özel desteklerimiz oluyor. Bu noktada 500’ü aşkın proje ve 35 yıllık tecrübemizle yanınızdayız.

 

1 Step 1
keyboard_arrow_leftPrevious
Nextkeyboard_arrow_right
FormCraft - WordPress form builder
Cisco-Meraki-Nedir-711x400

Cisco Meraki Nedir?

Son zamanlarda büyüklüğü fark etmeksizin pek çok projede kullandığımız Cisco Meraki hakkında detaylı bilgiler vermek istedik. Bu yazımızda Cisco Meraki ve kullandığı teknoloji hakkında bilgiler vereceğiz. İlk anda hatırlatmak isteriz; konu ile ilgili tüm sorularınızı ister mail ister arama yoluyla sorabilirsiniz.

Yolculuğumuz uzun. İçerik tablosu bölümünden bildiğiniz konuları atlayarak ilerleyebilirsiniz. Cisco Meraki ürününü merak eden ve konu hakkında yeterli bilgisi olmayan kişileri de kapsayacak bir detaylı anlatım oluşturmak istedik.

On-premise sistemler nedir, SD-WAN teknolojisi nedir gibi konulara da değinmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Bu konularda daha detaylı yanıtları verdiğimiz blog yazılarımız da elbette olacak. Cisco’nun On-prem hizmetleri ile Meraki hizmeti arasındaki farkı da böylece kavramış olacağız.

On-premise Sistemler Şirket içi olarak da anabileceğimiz on-premise sistemler; mühendislik bilgisinin daha fazla kullanıldığı farklı lisanslara ihtiyaç duyulan, bulut yapılara göre daha fazla donanım ihtiyacı duyan yapılardır ancak bunun yanında daha fazla esneklik sunarlar.

Cisco On-prem Hizmeti: İsmi üzerinde bir şirket içi (on-premise) sistem olduğu için farklı donanımlara ve daha fazla teknik bilgiye ihtiyaç duyar. Gizli maliyetlerin karşınıza çıkabileceği bir yapıdır ancak bunun yanında esnekliği sayesinde etkin farklı çözümler sunar. Avantajı ise peşin maliyetlerin fazla olmasıdır yani yıllık maliyetlerden de kaçınırsınız. Aldığınız donanımlar sizindir. Cisco Meraki tarafında sunulan müşteri ilişkileri yönetiminden de feragat etmeniz gerekmekte.

Cisco Meraki

Cisco Meraki sektör liderlerinden konforlu bulut tabanlı ağ teknolojisi olarak karşımıza çıkıyor. Kullandığı SD-WAN teknolojisi ile neredeyse tak çalıştır bir yapı oluşturuyor. Bulut tabanlı sistemler kullanırken yapıyı kurmak gerçekten de kolay ancak kullanıcı ara yüzünün de önemi çok büyük. Yönetim panelinde işlemleri daha az zaman harcayarak yapmak ve alışmak çok önemli.


SD-WAN Mimarisi

Bu nedenle Cisco Meraki öne geçiyor. En büyük avantajlardan biri ise meraki hakkındaki global blog makaleleri sayesinde farklı bilgilere hızlı erişim kolaylığı. https://gblogs.cisco.com/tr/tag/meraki/

 

Cisco Meraki Özellikleri

Bulut Tabanlı: Yönetim paneli interneti olan herhangi bir bilgisayar üzerinden erişilebilir ve yönetilebilirdir. Ayrıca, Meraki Android ve IOS uyumlu uygulamaya sahip. Uygulamanın en büyük gücü herhangi bir yerden yönetilebilmesidir. Oysa premise-based sistemler aynı lokasyondan VPN ile yönetilmelidir.

Kolay Kullanılabilir Arayüz: Yapılandırılması kolay, hızla anlaşılabilir bir arayüze sahiptir ve daha fonksiyoneldir. Admin yetkisine sahip kullanıcılar kullanım öncelikleri, kritik uygulamalara öncelik verme, wireless erişimi ve pek çok farklı yetkilendirmeyi/yönetimi yapabilir, cihaz veya grup cihaz düzeyinde işlemler uygulayabilir. Sözün özü birkaç tıklamayla tüm yönetimi kolayca sağlayabilir.

Tek Sayfa Altında Yönetim: WAN, LAN, WLAN ve mobil cihaz yönetimini tek bir sayfada birleştirme yeteneklerine sahip Cisco Meraki, on-premise sistemden farklı olarak çok önemli bir kolaylık sağlar.

Her Zaman Güncel: Yıl içerisinde en iyi ihtimalle bir – iki güncelleme yapılan zamanları geride bıraktık. Bir güncelleme ile iş süreçlerinin aksaması ve sorunlar nedeniyle kayıplar yaşama kaygısı Cisco Meraki‘nin bulut tabanlı yaklaşımı ile son buldu. Hiçbir planlama yada teknik bilgi gerektirmeden tüm ağ otomatik olarak güncelleniyor.

BİZE YAZIN:

1 Step 1
keyboard_arrow_leftPrevious
Nextkeyboard_arrow_right
FormCraft - WordPress form builder

 

Meraki’nin özelliklerinden bahsettik. Bulut tabanlı yapısının kolaylık sağlaması bizler için önemli ancak kullandığı SD-WAN teknolojisinden de bahsetmek isteriz.

SD-WAN Nedir?

SD-WAN (Software-Defined Wide Area Networking -Yazılım Tabanlı Geniş Ağ Alanı) : Bir kuruluşun farklı konumlardaki iş süreçlerinin kriptolanarak internet üzerinden iletişim kurdurulmasını sağlayan ağ teknolojisidir. Özünde SDN teknolojisinin spesifikleşmiş bir uygulamasıdır. Bu metod ile ağ iletişimi daha esnek ve akıllı şekilde yönetilebilir. SD-WAN Nedir sorunun en kısa yanıtı olarak verilebilir.

SD-WAN son yıllarda Cisco Meraki gibi çözümler sayesinde daha konuşulur hale geldi. Maliyet ve teknik sorunlara verdiği yanıtlar ile kurumların operasyonları rahatladı. MPLS hizmetlerden bağımsız bir şekilde çalışabilmesi sayesinde kurumların operasyonel vizyonları ile örtüşme yaşandı. SD-WAN’ın en kıymetli avantajı: İki banka şubesi yada iki okul tesisi arasında laptop ve teknik aletlerle koşturan teknik personele büyük oranda ihtiyaç kalmamasıdır. Tak çalıştır özelliği ile kısa bir eğitimin ardından BT personeli bile olmayan kişiler yönetim panellerine hakim olabilir. Bu noktada Cisco Meraki yine öne çıkıyor diyebiliriz.

VPN Teknolojilerindeki iyileştirmeler ile cihazların yönetimsel bazı yükleri de hafifliyor. Böylece trafik şifrelemesine odaklanıyorlar. Otomatik yönlendirme faaliyetleri sayesinde ise tek tek protokol yönlendirmeyle uğraşmamıza gerek kalmıyor.

SD-WAN teknolojisi ile Güvenlik politikalarının uygulanması, ölçeklendirme gibi hassas konular da daha kolay ve maliyetsiz ele alınabiliyor. Programlanabilirlik sayesinde ise ekstra ihtiyaçlar sonuçlandırılabiliyor.

SD-WAN Cisco Meraki ürününden de bağımsız oldukça detaylı bir konu. Farklı detaylar ilerleyen günlerde blog sayfamızda olacak.

Cisco Meraki Kullanılmalı mı?

Operasyonel maliyetlerin çoğundan sizi kurtaran bir sistem elbette kullanılmalı. Şirket içi sistemlerdeki teknik personel bulundurma zorunluluğu ve oluşan sorunlara fiziksel müdahale zorunluluğu Türkiye gibi altyapı bakımından zayıf ülkelerde ciddi farklı sonuçlar doğurabilir. Cisco Meraki Yalnıca internetin varlığına ve arayüzü iyi kullanarak, çalışmalara odaklanan bir admin kullanıcıya ihtiyaç duyuyor.

Referanslarımız hakkında bilgi almak ve sorularınızı yöneltmek için bize ulaşın.

Veri Merkezi Çözümlerimizi İncelediniz mi?

Oteller-icin-Server-Odasi-711x400

Oteller için Server Odası

Server Odaları temelde aynı işlevde olmakla birlikte sektörel ihtiyaçlara göre farklılık göstermektedir. Genişleme planları, donanımın üzerinde koşacak işlemler ve süreçler detaylı şekilde hesaplanmalı. Server odası ihtiyaçları belirlenirken temel bazı konulara dikkat edilmeli:

  • İklimlendirme
  • Afete karşı duyarlılık
  • Kablolama
  • Güç Kaynağı
  • Çevre Kontrolü
  • Donanım seçimi

! Herhangi Sorunuzda bizlere telefonla ulaşabilir veya mail atarak sorularınızı iletebilirsiniz. 0212 222 89 89

Oteller için Server Odaları Nasıl olmalıdır?

Öncelikle  mevcut durumda bir alanınız /odanız varsa bu alanın gereksinimlerinizi karşılayıp karşılamadığını kontrol etmelisiniz. Cihazlarınızın aşırı ısınması, güç kaynağı yetersizliği yada yaptığınız işlerle ilgili oluşan bir donanımsal yetersizlik sorun yaşamanıza neden oluyor olabilir. Bu nedenle bir ek kabin veya daha büyük bir alana geçmeniz gerektiğini düşünüyor olabilirsiniz. Bizler bu noktada ek maliyetlerden sizleri kurtarabilmek için öncelikle ihtiyaçlarınızı en doğru şekilde belirlemek üzerine çalışıyoruz.

Mevcut durumda bir Server odanız yoksa ve planlayabilir haldeyseniz proje tasarımı safhasından itibaren yukarıda bahsettiğimiz maddeler ile birlikte yine ihtiyaç saptamak gerekiyor. Bulut sistemler kullanmayacaksanız; enerji yönetimi, ortak alan yönetimi, bina yönetimi oda yönetimi gibi konular için kesintisiz çalışacak bir sistem kurmalısınız.

Otel Yönetim Sistemi Nasıl Olmalıdır?

Otel yönetim sistemi, bir diğer adıyla konaklama yönetim sistemleri  tesisinizin akıllı olmasını sağlayarak sizleri maliyetlerden kurtarmasının yanı sıra operasyon süreçlerinin en doğru şekilde ilerlemesine yardımcı olur. 

Konuk Odası Yönetimi: Misafirleriniz zamanlarının yalnızca %20 ile 30’luk bir kısmını odalarında geçirirler ancak enerji tüketiminin yaklaşık %60’lık kısmını odalarda bulunan araç-gereçler harcar. Misafirlerin kolaylıklarını riske atmadan enerji tasarrufu yapmak gerekir. Zayıf akım çözümleri de işte tam olarak bu noktada devreye giren bir teknolojiler ağı aslında. Aydınlatma ve enerji otomasyonları sayesinde misafir odada değilken enerji tasarrufu yapılabilir. Aslında bu konuya en güzel örneklerden biri kart yardımı ile içeri giriş ve aynı kart ile elektriğin açılmasıdır. Bu tip çalışmalar %20’ye yakın tasarruf etmenizi sağlar.

Bina Yönetimi: Konaklama işletmeleri, yönetilmesi hayli zor yapılardır. Misafirleri rahatsız etmeden tüm ihtiyaçlarını gidermeli, ekstra hizmetler sunmalısınız.  Bu noktada kullanılacak yazılımlar, afet acil durum planları içerisinde yangın söndürme sistemleri, geçiş kontrol sistemleri gibi pek çok parametre doğu şekilde planlanmış olmalıdır.

Sürekli olarak hizmetin verildiği, insanların konforlarının önemsendiği bu önemli tesislerde HVAC özelinde değil pek çok farklı kulvarda da planlamalar yapmak ve uzman kişilerden görüş almak çok önemlidir. Tüm sorularınızı yanıtlamak için bekliyoruz.

Sanallastirma-Nedir-711x400

Sanallaştırma Nedir

Sanallaştırma Nedir, yıllardır aranan esnekliği sunmuş bir teknolojidir. İşletim sistemleri ve uygulamalar sürekli daha fazlasını ister; veri, işlem gücü, bellek. Fiziksel ortamda bu ihtiyaçları karşılamak maliyet bakımından imkansıza yakındır. Oysa sanallaştırma (virtualization) sayesinde tek bir fiziksel makinenin birden çok gibi davranmasını sağlayarak maliyet yükünden kurtulabiliriz. Sözün özü, bu teknoloji ile tek bir donanımsal sistem üzerinden birden çok ekosistem ve dedike edilmiş kaynak elde edebiliriz. (bellek, işlemci, depolama alanı)


Sanallaştırma teknolojisinin en büyük faydalarından biri de oluşabilecek güvenlik açıklarının da önüne geçmesidir. Virtual Machine’e (Sanal makineler) bir yazılım aracılığı ile bölünmüş cihazlar arasında geçiş mümkün olmayacaktır. Sanal makineler ile kaynaklar ayrılır ve uygun şekilde dağıtılır. Bir örnekle bu durumu açıklayalım:


3 adet fiziksel olarak belirli işlere atanmış olan donanımınız olsun. Bu donanımların görselde görüldüğü gibi her gibi farklı işlerle ilgileniyor. Örneğin: %30 mail, %30 web, %30 uygulama. Uygulama tarafındaki işleriniz önemli olduğundan bu cihazı korumanız gerekir değil mi? Bu sorunun cevabı geleneksel olarak evet. Önceki zamanlarda bir sunucu için, bir işletim sistemi, bir görev şeklinde bir sistem uyguluyorduk.

Sanallaştırma ile bir sunucuya birden fazla beyin verebiliyoruz yani uygulama görevleri için ve mail görevleri için bağımsız görevler atabiliyoruz ve buradaki işlemler birbirinden tamamen ayrı olarak. Donanım miktarı aynı verim fazla. Ayrıca buradaki sunucuların alan yüzdesini de değiştirebiliyoruz. Bu haliyle boş olan sunucu yeniden programlanarak görevlendirilebilir haliyle kullanıma hazır olarak bekliyor.
Sanallaştırma Ne amaçla Kullanılır?

  • Uygulamaları bulutta derleme ve dağıtma
  • Maliyetleri düşürme
  • Virüs bulaşmış bazı verilere erişme
  • Mevcut önemli verileri yedekleme (Görüntü/imaj)

Sanallaştırma Türleri Nelerdir?


Farklı kullanım amaçları nedeniyle sanallaştırma uygulanabilir. Data sanallaştırma, Bilgisayar sanallaştırma, Sunucu sanallaştırma, İşletim sistemi sanallaştırma, Ağ Sanallaştırma olarak sıralanabilir.


Veri (Data) Sanallaştırma: Farklı noktalara dağılmış veriler tek kaynakta birleştirilebilir. Sanallaştırma uygulamaları kaynağın ön kısımda yer alarak ihtiyaca uygun biçimde kullanılmasını sağlar.


Masaüstü Sanallaştırma: Her cihaz için yeniden donanımlar oluşturmak farklı maliyetlere katlanmak yerine. Tüm birimlerin sanal masaüstlerine ulaşarak toplu işlemler yada tekil task’lar yapmasına, yönetmesine olanak sağlar. İşletim sistemi sanallaştırması ile kolayca karıştırılabilir.

İşletim Sistemi Sanallaştırma: Linux ve Windows’u yan yana çalıştırmanın kullanışlı bir yoludur şeklinde özetlenebilir. Masaüstü sanallaştırmada olduğu gibi donanımsal maliyetlerden kurtulmamızı sağlar. Güvenliği artırır (ortam izleme ve izolasyon) ve iş yükünden kurtarır.

Sunucu Sanallaştırma: Yukarıda örneğini vererek açıkladığımız konu aslında sunucu sanallaştırmadır. Daha fazla bilgi için: https://computer.howstuffworks.com/server-virtualization.htm

Ağ Sanallaştırma: Fiziksel bileşenlerin sayısını azaltır. Telekomünikasyon sektöründe daha çok kullanılan bir yöntemdir.


Kaynak: Microsoft Azure https://azure.microsoft.com/tr-tr/overview/what-is-a-virtual-machine/#overview

 

Sonuç:


Ölçeklenebilir, daha güvenli, hızlı, kapalı kalma süreleri azalmış, tasarruflu bir teknolojidir. Doğuş olarak çalışma süreçlerinizi dikkatle dinliyor, mühendis kadromuzun görüşleriyle ihtiyacınız olan çözümleri sizlere dikkatle sunuyoruz. Sunumumuzu indirmek için: https://dogus.com.tr/veri-merkezi-cozumleri-sunum/

https://dogus.com.tr/sistem-odasi-ihtiyaclari/ 
sistem-odasi-ihtiyaclari-711x400

Sistem Odası İhtiyaçları

Sistem odaları afet, acil durum koşulları dahil çalışmaya devam etmekle yükümlü son derece kritik ortamlar. O halde, bu alanların ihtiyaçlarının doğru tespit edilmesi gerekiyor. Ortamın iklimi de olmak üzere düşünülmesi gereken çok fazla konu var. Bu odaların tecrübeli profesyonellerce yapılmasının önemine yazımızın ilk cümlesinden dikkat çekmek isteriz.

IT ortamında, sistem odaları 10-20 metrekareden birkaç yüz metrekareye kadar olan alanlara verilen isimdir. Bu ortamların çok daha büyük olması halinde artık isimlerini veri merkezi olarak anmak gerekir diyebiliriz. Sistem odaları herhangi bir boyutta ve şekilde olabilir ancak önemsenmesi gereken bazı maddeler olduğunu söylemek isteriz. Farklı kullanım amaçları için planlanan ve daha sonra server odasına dönüştürülen alanlarda en önemli konu iklimlendirme olmaktadır; hava akımı ve soğutma başlıca önemli hususlardır.

Birçok sektörden sayısız marka dijitalleşmenin hızına yetişemedi ve yapı planlarına sistem odası ihtiyaçlarını eklemedi. Haliyle yukarıda da bahsettiğimiz iklimlendirmeden başlayarak farklı sorunlar oluştu; Merdiven boşluğu, bina boşluğu, depo gibi alanlar bir anda server odası halini aldı. Sözün özü, plansız oluşturulmuş bu alanlar cihazların yüksek verimde çalışması için tasarlanmış ortamlar olmadığından ilerleyen süreçlerde maliyet yüklerine ve iş aksamlarına neden olmakta. Bir sistem odası, teknik ekipmanın düzgün çalışması için aşağıdaki tasarım özelliklerinden bazılarına veya tümüne sahip olmalıdır:

Sistem Odası İhtiyaçları Nelerdir?

Hassas Çevre Kontrolü: Bulunduğunuz yapı “akıllı” olarak nitelendirilen bazı özelliklere sahip olmayabilir yani bina otomasyonu, aydınlatma otomasyonu gibi bazı endüstriyel otomasyon standartlarından uzak olabilir ancak birkaç basit sensör yardımıyla nem, sıcaklık ölçümü yapılabilir. Bu cihazlar sayesinde odaların istenen koşullarda olmasını sağlayabilmekteyiz.

Hava Akımı: Koşullar uygunsa, bir takım yapısal değişiklikler de eklenerek hava statiğini düzenlenebilir.

Yangın Söndürme Sistemi: Herhangi bir afet durumunda sunucu odasına manuel müdahale etmek her zaman mümkün olmayabilir. Ayrıca, manuel söndürme işlemi hasarın istemeden büyümesine neden olabilir. Yangın söndürme sistemleri sayesinde donanım güvende kalırken yangın söndürülür.

 

Doğuş olarak çevreye en az zarar veren uygulamaları tercih etmekteyiz.

Yapısal Kablolama: Sunucu odalarında kilometrelerce kablo olabilir. Hava dolaşımından, ısıya kadar kablolamanın negatif sonuçlarından kaçınmak gerekir. Yapısal kablolama çalışmaları sayesinde karışıklık, toz ve diğer çevresel negatif etkilerden arındırılır. Örneğin yangına dayanıklı bir döşemenin altından geçen kablolar sayesinde afet durumunda oluşacak hasarlar da minimize edilir.

Güç Kaynağı: Güç kaynağının doğru hesaplanması, yedek kaynakların yerleştirilmesi çok önemli bir konudur. Elektrik kesintileri ve diğer olumsuz durumlarda güç dalgalanmalarını önlemek hem iş sürekliliği için önemlidir hem de donanımsal maliyetler oluşmasını engeller.

 

Doğuş Olarak UPTIME TIER sertifikasyonu ve uluslar arası standartlar anlamında iş güvencesi vermekteyiz.

Zayfımızı ziyaret ederek bize ulaşabilirsiniz.

Donanım Seçimi: Bilgisayar seçimleri, kabinler de sistem odası ihtiyaçları belirlenirken dikkat edilmesi gereken konulardan biri. Gereğinden fazla cihazın bulunması da yetersiz ortam oluşması da planın doğru yapılmadığını gösterir. Cihaz alımı yapılırken, donanımın üzerinde koşacak yazılımların işlemci mimarilerin doğru seçilmesi gerekir.

Yukarıdaki maddelerin yanı sıra fiziksel güvenlik koşullarının uygun olması verilerinizin güvenliği için önemlidir. Kartlı geçiş sistemleri, güvenlik kamerası gibi konuların yanı sıra anlaşacağınız güvenlik firmasına kadar her konu aslında hassas öneme sahiptir. Elbette, bir projede tüm koşullar sizlerin kontrolünde olmayabilir. Bu nedenle bahsedilen maddelerin kontrolünüzde olan kısımlarında. Maliyet kritik, uluslararası standartla proje tasarımı çok önemlidir. Birlikte çalıştığımız pek çok global markadan edindiğimiz tecrübelerimizi, sizlerin projelerinde de kullanmaktan mutluluk duyarız.

e-ticaret-stok-yonetimi-711x400

E-Ticaret Stok Yönetimi

Teknolojinin gelişmesi üretim ve yönetim alanlarında maliyet kritik sistemlerin oluşmasını sağladı. Her verinin istatistik metodlarıyla izlenmeye başlanması sonucu bugün dünya artık farklı bir noktada. Lojistiğin dağıtımı ve e-ticarette stok yönetimi de en önemli hususlardan diyebiliriz.  Stok yönetimini detaylı olarak ele almaya çalışacağız yazımızda.

Stok yönetimi, sektörün sezonsal ivmelerini bilmenin yanı sıra makro ekonomik dengelere de hakim olmak ile ilgili aslında çünkü farklı zamanlarda maliyet dengesizliği oluştuğunda  ciddi problemler olabilir. Öte yandan, e-ticarette anlık bir satış dalgasına yakalanmak markanızı ciddi sıkıntıya sokabilir.

Derinlere inmeden önce e-ticaret stok yönetimi alanında en önemli konunun satışta görünen bir ürünün stokta olması ve hızla müşteriye ulaştırılmak üzere lojistik operasyona teslim edilmesidir. Dolayısıyla, pek çok farklı platformda satış yapan markaların özellikle tek panel üzerinden yönetim yapması gerekir.  Panel üzerinden en basit haliyle barkod sistemi ile tüm depo koşullarına hakim olunabilir. Kritik seviyeye inen ürünlerden haberdar olunması, bildirimler alınması gibi farklı konular da elbette bahsedilmesi gereken hususlar… Peki detaylarda neler var?

  • Ürünleri Tedarik Etme
  • Sipariş Takibi
  • ABC Analizi
  • FIFO/LIFO Yöntemleri

E-Ticaret Stok Yönetiminde Ürünleri Tedarik Etme

Kontrolsüz bir tedarik zinciri e-ticaret stok yönetiminde felaketlere sebep olabilir. Maliyet bakımından sorunlar oluştururken, ürün stoğunun durum bilgisi tamamen kayıp hale gelebilir. İadede olan ürünler, lojistik ağında yani hali hazırda transfer edilen ürünler, deponuzda ve mağazanızda bulunan ürünler doğru şekilde sisteme işlenmezse “stok tükendi” bilgisi yada çeşitli uyarılar sonucu müşteri yada siz durumdan hoşnutsuz hale gelebilirsiniz. Öte yandan, ekonominin dalgalı olduğu yada niş ürünün tedarik edildiği zamanlarda bir tedarikçi ile hareket etmek maliyet, zaman ve ürün adeti bakımından sorunlar oluşturacaktır.

Sipariş Takibi

Siparişlerin zamanı, sayısı, özel gün takibi sizin için en önemli maddelerden biri. Niş bir ürünün aniden tükenmesi sonucu yeni siparişlerin alınamaması özel kitlenin rakiplere kaçmasına neden olabilir. Mevsimsel döngüleri ve major etkenleri iyi hesaplamalı sirkülasyon yaratan ürünler yanında az bulunan ancak satış getiren ürünleri de takip etmelisiniz.

“e-ticaret stok yönetiminde ürün takibi ve sipariş takibinde yaşanacak aksaklıkları emniyet stoğu engelleyebilir.”

ABC Analizi

Ürünleri ister fiziksel mağazalarımızda ister online mağazalarımızda satalım pekçok kez AB testi gibi çok kullanılan testleri uygularız. Bu testler özellikle kullanıcıların aksiyonlarına yönelik yapılan kârı maksimize etmeyi amaçlayan testlerdir. İşte ABC testi de bu minvalde özel bir testtir. 80/20 prensibine dayanır. Genel itibarıyla cironuzun %80’i ürün gamınızın %20’sinden geliyor diye düşünülür.  O halde buradaki hacmi en doğru şekilde keşfetmek için bir ABC testi uygulayabilirsiniz. ABC Testi, Müşteri taleplerinin miktar karakteristiğine göre gruplandırılmasını amaçlar.  Ürünler talep miktarına göre A, B, C olarak sıralanır. Detaylı bilgi için: ABC Analizi

A: Toplam talebin yaklaşık %80’ini oluşturmalarına rağmen ürün gamınızın %20’sini kapsayan ürünlerdir.
B: A grubunun ardından toplam talebin yaklaşık %20’sini oluşturan ürünlerdir. Ürün gamının ise yaklaşık %20-30’unu oluştururlar.
C: Toplam ürün gamının %50-70’lik kısmını kapsar. Talebin Çok az kısmını karşılarlar.

Pareto analinize göre oluşturulan ABC analizi hangi ürünlere yoğunlaşılması ve stok yönetimi yapılması gerektiğini göstermesinin yanında üretimin ve pazarlama faliyetlerinin de nereye yönelik yapılması gerektiği hakkında fikir verir. Satış dengesizliklerinden yararlanarak, doğruyu bulma yöntemi olarak özetlenebilir.

A Grubu Ürünler:

Sıkı envanter kontrolüne tabii tutulur ve stok açısından son derece güvendedirler.
Bu ürünler, geleceğe yönelik satış hedefleri en iyi hesaplanmış ürünlerdir.
Sirkülasyonu yüksek ve sürekli sipariş alan ürünlerdir.

B Grubu Ürünler:

Bu ürünler ara ürünlerdir, A grubu kadar sıkı kontrol altında olmasalar da C ürünlerine göre daha değerlidirler ve A grubuna geçiş ihtimalleri söz konusudur. Ancak C kategorisine düşmeleri de söz konusu olabilir.

C Grubu Ürünler:

Ürün gamının çoğunluğunu oluşturmalarına rağmen sirkülasyonu düşüktür bu nedenle yalnızca B ve A grubuna yönelme ihtimali olanların dikkatle izlenmesi gerekir.

ABC Methodu Faydaları

ABC Methodu; e-ticaret stok yönetimi ve aslında tüm tedarik zinciri ihtiyaçlarında kullanılan bir yöntemdir.

1- Daha önce de belirtiğimiz gibi stok alanındaki yönetimin doğru yönlendirilmesini sağlar ve maliyet kritik sonuçlar verir.

2- Optimum stok level’larının bulunmasını ve sipariş gelen ürünün satışının artırılmasına yardımcı olur.

ABC Methodu Eksik Yönler

1- Yöntem nicelik bakımından bir analiz sunduğu için işletmeniz için farklı niteliksel olguları kaçırabilir. Bu nedenle yorumlar, dikkatle yapılmalıdır.

2- Analizin çalışması için hali hazırda iyi bir envanter bilgisi gerekmektedir. Aksi halde yanlış sonuçlar verebilir.

FIFO/LIFO Yöntemleri

First in First Out (İlk giren ilk çıkar) ve Last in First Out (Son giren ilk çıkar) yöntemleri e-ticaret stok yönetiminde farklı yerlere sahiptir.

İlk Giren ilk çıkar (FIFO): Son kullanma tarihli yada trend olan ürünler bu kategoride değerlendirilebilir. Aslında bu yöntem çok sık kullanılır.

Son Gelen İlk Çıkar (LIFO): Yüksek maliyetli, düşük marjlı ürünler için geçerli bir yöntem olabilir. Özellikle enflastyonist dönemlerde tercih edilebilir.

Stok Yönetimi konusunu günümüz şartlarını düşünerek e-ticarette stok yönetimi olarak ele alsak da Doğuş olarak tüm projelerinizde tasarım aşamasından son noktaya kadar yanınızdayız. Zayıf akım çözümlerinden (yangın algılama, cctv gibi), veri merkezi, it odası çözümlerinize, akıllı bina otomasyonlarından, aktif network çözümlerine kadar tüm projelerinizle ilgili sorularınızı iletebilirsiniz.

Sprinkler-yangin-sondurme-sistemi-711x400

Sprinkler Yangın Söndürme Sistemi

Bazı durumlarda yangının üst taraftan söndürülmesi gerekmektedir. İçinde bulunan su ve kimyasalları alevlerin üzerine boşaltarak yangının kontrol altında tutulmasını sağlayan yangın söndürme sistemlerine sprinkler yangın söndürme sistemleri denilmektedir. Bazı yangınlar birden büyümekte ve farklı yöntemlerle yangına müdahale edilebilmesi mümkün olmamaktadır. Bu şekilde aniden yangının büyümesi ihtimali bulunan yerlerde sprinkler sulu yangın söndürme sistemleri algılama sensörlerini harekete geçirmektedir ve işletme veya ticari kuruluşları can ve mal kaybından korumaktadır.

Çok geniş alanlarda yeteri kadar işlevsel olan sprinkler sulu yangın söndürme sistemleri A ve C sınıfı yangınlarda  çok fazla işe yaramaktadır. Birden fazla sprinkler bir arada bulunursa eğer inanılmaz bir müdahale yeteneğine sahip olmaktadır. Sistemde ki bir tane sprinkler boyutuna göre değişmekle birlikte minimum 9 metrekare ile en fazla 21 metrekare alanı koruyabilmektir. Bu şekilde ki bir sprinklerin onlarca olduğu düşünülürse eğer yangın çıkan alana müdahale çok kolay ve etkili olacaktır.

Kurumlarında çok fazla materyal bulunduran kurumların, maddi anlamda yüksek değerli malzemeleri koruyabilmek için bu sistemleri tercih etmektedir. Bu sistemlerin kullanılacağı yerlere uzman kişiler tarafından ölçümler neticesinde kaç adet sprinkler gerekli olduğu tespit edilmektedir.

Doğuş elektronik olarak bizlerle iletişime geçebilir ve tüm süreç hakkında alanında uzman kişilerden bilgi alabilirsiniz.

Sprinkler Sistemi Nasıl Çalışır?

Yangına müdahale sistemleri büyük oranda bu sistemlerde bulunan yangın algılama sensörlerinin dumanı veya yüksek ısıyı algılamaları ve devreye girmeleri şeklinde çalışmaktadır. Sensörler sayesinde dumanı ve ısıyı farkeden bu sistemler bir yandan yangına müdahale etmek için hazırlanırken bir yandan da can kaybını önlemek için alarm sistemini kullanmaktadır.

Algılama sensörleri işleme başladıktan sonra  yüksek ısının miktarınının düşürülmesi ve yangın sırasında oluşan dumanın aşağı kısımlara baskılanması işlemine geçilmekte ve tahliye işleminin kolaylaştırılması sağlanmaktadır. Bu şekilde yangına müdahale edecek ekibin görsel olarak yangına müdahale edebilmesi daha kolay bir hale getirilebilmektedir. Bu sistemlerde camdan yapılmış olan ince tüpler sayesinde suyun akması sağlanmaktadır. Bu tüpler sıcaklıkla birlikte patlamakta ve sistemin boşaltılmasına başlanmış olunmaktadır.

Sprinkler Yangın Söndürme Fiyatları

Sprinkler sistemi fiyatları için farklı yerlerde farklı fiyatlar söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle bir fiyat bilgisi vermek durumu kafa karıştırıcı bir hale getirebilir. Bu nedenle en sağlıklı bilgiyi almak için hemen bizimle iletişime geçin.

Sprinkler Sistemi Zorunluluğu

Binaların yangınlardan korunması ile ilgili yönetmelik ve diğer genelgeler kapsamında sprinkler zorunluluğu bulunan bina ve işletmeler hakkında detaylı bilgiyi inceleyelim.

yüksekliği 30.50 metreden fazla olan ofislerde, yüksekliği 51.59 metreden fazla olan apartamanlarda, birden fazla bodrum katı ve 20 araçtan fazla kapasitesi olan kapalı otoparklarda, yatak kapasitesi 200 tanden fazla olan misafirhane, otel ve pansiyonlarda, 2000 metrekareden fazla kullanım alanı olan işletmelerde sprinkler sistemi zorunluluğu bulunmaktadır. Bunların dışında ise alışveriş merkezleri, toplantı salonları gibi insanların kalabalık olarak bulunduğu mekanlarda sprinkler sistemi zorunluluğu bulunmaktadır.

Doğuş Elektronik olarak işletmeniz için en uygun yangın algılama sistemini seçebilmeniz için uzman kadromuz ile birlikte sizlere destek olmaktayız. Tüm süreçlerin profesyonel bir şekilde yürütülmesi için bizimle iletişime geçin.

[sp_easyaccordion id=”1657″]

FM-200-Gazli-Sondurme-Sistemleri-711x400

FM 200 Gazlı Söndürme Sistemleri

Günlük hayatımızda beklenmedik bir şekilde birçok şey ile karşılaşabiliyoruz. Bu beklenmedik durumlar arasında da yangınlar aniden olarak hayatımıza darbe vurabilmektedir. Bu yangınların önlenmesi amacıyla yangın söndürme sistemlerinden biri olan FM 200 gazlı söndürme sistemleri en popüler olan söndürme sistemleri arasındadır.  Yangın durumlarında bilgi işlem merkezleri, haberleşme sistem merkezleri, tarihi ve sanatsal değeri olan objeler, tıbbi malzeme depoları, trafo ve elektrik pano odaları, laboratuvarlar ve daha bu şekilde birçok yerde her saniye çok önemli olmaktadır. FM 200 Gazlı Söndürme Sistemleri gazlı söndürme sistemleri kullanılarak yangının 10 saniyede algılanması amaçlanmakta ve hızlı bir şekilde söndürülmektedir. Halon 1301 gazının kullanılmı kısıtlandıktan sonra FM 200 gazı sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır. FM 200 gazı uygun konsantrasyonlarda kullanıldığı zaman insan hayatı için herhangi bir risk oluşturmamaktadır.

Biz Doğuş Elektronik olarak bu sistemleri kullanmakta ve tavsiye etmekteyiz. Hemen bizimle iletişime geçin ve tüm süreç hakkında bilgi alın.

Renksiz ve kokusuz olan yangın söndürme sistemleri elektronik ve mekanik bileşenlerden oluşmaktadır. Elektronik kısım yangın söndürme paneli (kontrol paneli), çapraz bölgeli yangın dedektörleri, deşarj ve durdurma butonları, flaşör ve sirenlerden meydana gelmektedir. Elektronik kısmın, sistemin beynini oluşturduğunu söyleyebiliriz. Yangının algılanmasını ve korunması gerekli alana tahliyesini sağlamaktadır.

Mekanik kısım ise FM200 gaz tüpleri, slenoid valf, FM-200 gaz boruları, nozullar, basınç valfi, manuel tahliye ekipmanları ve diğer mekanik parçalardan meydana gelmektedir. Yangın mekanik bölüm tarafından söndürülmektedir ve aynı zamanda mekanik bölüm elektronik bölüm tarafından kontrol edilmektedir. Mekanik ünitede en önemli şey FM200 tüplerinin bulunduğu nokta ve korunması gereken alanın hacmi dikkate alınarak boru çapının doğru seçilmesi gerekmektedir. Boru çapının yanlış seçilmesi FM 200 gazının salınımını geciktirecek olması nedeniyle yangının sönmemesi ile sonuçlanacaktır. FM 200 gaz miktarı olması gerekenden daha az miktarda hesaplanması durumunda yangın söndürülemeyecektir. Tam dersi durumda ise insan için riskli bir durum oluşabilir.

FM-200 Nasıl Çalışır?

Yangın üçgeni ısı, oksijen ve bir yakıt kaynağından oluşmakta ve FM-200 gazı yangın üçgenini bozarak yangını etkisiz hale getirmektedir. Yangın üçgeninde bulunan üç unsurdan birisi çıkarılır ise yangın söndürülmektedir. FM-200, yangını söndürebilmek için yangın üçgeninin kimyasal reaksiyonuna müdahale de bulunan ısıyı veya serbest radikalleri yok etmektedir. FM-200 gazlı yangın söndürme sistemleri, 10 saniye veya daha kısa bir sürede yangın söndürme konsantrasyonlarına ulaşabilmektedir.

FM 200 Gazlı Söndürme Sistemleri, yangının sistemde bulunan sensörler tarafından fark edilmesiyle 8 saniye gibi çok kısa bir sürede ateşleyiciyi hazır konuma getirmekte ve püskürtme sistemini hemen devreye sokmaktadır. Bu şekilde yangının başlamasına neden olan kıvılcımlar yangına dönüşmeden söndürülmüş olmaktadır. Alevin hava ile temas edilmesi önlenerek yangının söndürülmesi gerçekleştirilir. Çok hızlı bir şekilde yapılan erken müdahale can ve mal kaybının önüne geçilebilmesini sağlamaktadır. 

FM-200 avantajları Nelerdir?

  • FM-200, insanların çevresinde güvenli olan temiz bir madde olması nedeniyle FM-200 yangın söndürme sistemleri, kullanılan alanlara monte etmek için güvenlidir.
  • FM-200 yangın söndürme sistemi, yangını söndürmek için devreye girdiği zaman, geride hiçbir kalıntı kalmamakta ekipman, elektronik ve makineler için güvenli olmaktadır.
  • Novec 1230 gibi diğer farklı maddeler ile karşılaştırıldığında, FM-200 daha uygun maliyetli bir seçenek olarak karşımıza çıkmaktadır.

FM-200 Gazlı Söndürme Sistemleri Bakımı

FM 200 gazı saydam renktedir ve yangına müdahalede bulunduktan sonra etrafta renk bırakmamaktadır. FM 200 gazı yangının dağılmasını önleyerek, dumanı engeller ve insanların boğulma riskini ortadan kaldırmaktadır. Düzenli olarak FM-200 Gazlı Söndürme Sistemlerinin bakımı yapılmalıdır.

Sistem üzerinde bulunan basınç ölçerler sürekli olarak kontrol edilmeli, yangına müdahalede bulunulmamışsa bile gazların yenilenmesi ve eksiklerin tamamlanması gerekmektedir. Günümüzde insanlar riskli bir durum ile karşı karşıya kalmadıkları sürece tehlikenin farkına varamamaktadır. Almaları gerekli olan önlemleri almayarak adeta can ve mal kaybına davetiye çıkarmaktadırlar. Bu nedenle FM-200 Gazlı Söndürme Sistemlerinin bakımı düzenli aralıklarla yapılmalıdır.

Doğuş elektronik olarak FM 200 gazlı söndürme sistemlerini kullanıyor ve tavsiye ediyoruz. Bu sistemler ile ilgili tüm sorularınızı bizlere sorabilir ve ihtiyacınız olan yerlere temin edilmesi ve kurulum aşamalarının her adımında sizlere yardımcı oluyoruz. Hemen bize ulaşın.

Karbondioksitli-Sondurme-Sistemleri-711x400

Karbondioksitli Söndürme Sistemleri

En eski söndürme sistemlerinden biri olan karbondioksitli söndürme sistemleri, ateş nedeniyle yüksek oranda ısınan havanın soğutulması özelliği nedeniyle tercih edilen söndürme sistemleri arasındadır. Yangın oksijen ile temas ederse daha fazla yayılma ihtimali bulunmakta ve bu sistemler yangının yayılmasını önleyerek hızlı bir şekilde sonuç alınmasını sağlar. Bu sistemler sayesinde oluşacak olan mal kaybının da hızlı müdahale sayesinde en minimum düzeyde olması sağlanır.

Yangın sırasında otomatik karbondioksitli söndürme sistemleri kullanılan yerlerde yangın bölgesinde bulunan kişilerin bu alanı terk etmeleri gerekmektedir. Eğer müdahale ekipleri yangına manuel Karbondioksitli Söndürme Sistemlerini kullanarak müdahale edecek ise önlem alarak söndürme işlemine başlamaları gerekmektedir. Yangın sırasında yangına müdahale ekibinin eğitimli olması hem kendi hem de kurtarılması gereken canlıların sağlığı ve güvenliği için çok önem arz etmektedir.

Karbondioksitli Söndürme Sistemlerinde kullanılan CO2 gazı, alevlerin oksijen ile etkileşime girmesini engellemektedir. CO2 gazı havadaki azot ve oksijenden daha ağırdır ve bu nedenle daha baskılayıcı olmakta ve alevlerin üzerini örterek yangının yayılmasını engellemektedir. CO2 gazı renksiz ve kokusuzdur. Elektrik iletkenliği bulunmamaktadır. Tüm bu özellikleri sayesinde yangının başarılı bir şekilde söndürülmesine önemli bir katkı sunmaktadır. Bazı yangınlar bölgesel olmakta ve yangının kontrol altına alınabilmesi güç olabilmektedir. Bu tür bölgesel yangınlarda en hızlı olarak sonuç veren sistemler karbondioksitli söndürme sistemleri olmaktadır. En önemli özelliklerinden biri ise yangına müdahale edildikten sonra etrafta herhangi bir kalıntı bırakmıyor oluşudur. Diğer söndürme sistemlerine göre temizlenmesi kolaydır. Doğuş Elektronik olarak kurumunuz için en doğru yangın algılama sistemlerinin hangisi olduğunu belirlemenize yardımcı oluyor ve tüm sürecin doğru bir şekilde yönetilmesini sağlıyoruz. Hemen bizimle iletişime geçin

https://dogus.com.tr/yangin-algilama-sistemi/

Karbondioksitli Söndürme Sistemleri Özellikleri Nelerdir?

Karbondioksitli söndürme sistemlerinin en önemli özelliklerinden birisi oksijenin alevleri çoğaltma özelliğini bastırabilmesidir. Diğer önemli özelliklerinden birisi ise havada bulunan gazı bertaraf ediyor olması nedeniyle yangını söndürebilmektedir ama unutulmamalıdır ki yangın sırasında bu sistemlerin kullanılması o bölgede oksijen miktarını yok ettiği için insan sağlığı açısından zararlı olmaktadır.

İnsan sağlığı her şeyden önemlidir. Solunum sırasında oksijenin çok önemli olduğu herkes tarafından bilinmekte karbondioksitin ise solunum sırasında hiç olmaması gerekmektedir. Bu nedenle her canlının maske takması söndürme ekibinin koruyucu kıyafetler giymesi gerekmektedir. İnsan sağlığı her şeyden önemli olduğuna göre yangın çıkan bölgede farklı yangın söndürme sistemlerinin kullanılması mümkünse karbondioksitli söndürme sistemleri tercih edilmemelidir. Karbondioksitin bahsetmiş olduğumuz bu zararları nedeniyle biz Doğuş Elektronik olarak bu sistemlerin kullanılmamasını önermekteyiz.

Karbondioksitli söndürme sistemleri elektrikten kaynaklı olan yangınlarda veya elektrik donanımı bulunan bölgelerde meydana gelen yangınlarda etkili olan sistemlerdendir.

Co2 Yangın Tüpü Fiyatları

Günümüzde neredeyse her binada yangın tüpü bulundurulması nedeniyle ve piyasada da rekabet olması sebebiyle Co2 yangın tüpü fiyatları oldukça ucuzdur. TSE standartları gözetilerek üretilmekte ve doldurulmakta olan bu tüplerin küçük ölçekli işletmelerde bulundurulması zorunludur.

Sıkıldığı bölgede toz bulutu oluşturmakta ve oksijen seviyesini düşürerek alevlerin daha güçsüz bir hale gelmesini sağlayan bu sistemlerin yeniden dolum yapılması istendiğinde müşterilerin bütçesini çok fazla zorlamamaktadır.

Kendi kendine boşalmasını engellemek için emniyet vanaları ile korunan yangın tüpleri dökülmeyen elektrostatik kırmızı boya ile renklendirilmiştir. Elle taşınabilen Co2 yangın tüplerinin 2, 5, 10 ve 30 kilogram şeklinde birçok çeşiti bulunmaktadır.

Co2 Yangın Tüpü Kullanma Talimatı

İnsan sağlığı için riskli olması nedeniyle Co2 yangın tüpü kullanma talimatı tüpü kullanacak personel tarafından tam olarak bilinmesi gerekmektedir. Emniyet vanalarının nasıl açılması gerektiği, püskürtmenin nasıl yapılacağını, yangın sırasında rüzgarın yönünün ve hızının hesaplanması gerektiği ve havanın sirkülasyonu gözetilerek etrafta bulunan canlıları tehlikeye atmadan kullanılması gerektiği personel tarafından bilinmesi gerekir. Gaz boşaldıktan sonra ise alınması gereken önlemlere dikkat edilmeli ve uygulanmalıdır.

Co2 Yangın Tüpü Kullanım Alanları

Co2 yangın tüpü kullanım alanları içerisinde karbondioksit bulunması nedeniyle sınıflandırılmış ve sınırlandırılmıştır. TSE tarafından B ve C tipi yangınlarda etkili olduğu belirtilmekte ve bu tip yangınlarda kullanılması önerilmektedir. Yangına müdahale edilmesinden sonra kalıntı bırakmaması nedeniyle laboratuvarlar ve temizlenmesi zor olan mutfaklarda Co2 yangın tüpü tercih edilmektedir.

Ofisler, mağazalar, okullar, hastaneler gibi canlı elektrik yangın riski olan tesislerde kullanılmaktadır. CO2 yangın söndürücüler, özellikle çok sayıda elektrikli ofis ekipmanının bulunduğu ofisler için uygundur.

Karbondioksitli söndürme sistemlerini diğer söndürme sistemlerinden farklı olarak ısıyı değil oksijeni azaltarak yangını söndürmektedir. Uygulandığı yerde oksijen miktarını yok ettiği için insanların boğulmasına neden olabilir. Bu nedenle Doğuş Elektronik olarak biz karbondioksitli söndürme sistemlerini tavsiye etmiyor ve kullanmıyoruz.

İnsan hayatı için bir risk oluşturmaması nedeniyle biz FM200 Gazlı Yangın Söndürme Sistemleri ve Novec 1230 Gazlı Söndürme Sistemlerini öneriyor ve kullanmayı tercih ediyoruz.

FM200 Gazlı Yangın Söndürme Sistemleri, renksiz ve kokusuz olması, uygulandığı alanda fiziksel bir hasar meydana getirmemesi, insan hayatını riske atacak bir durum oluşturmaması ve en etkili söndürme sistemlerinden biri olması nedeniyle sıklıkla tercih edilen bir sistemdir.

Novec 1230 Gazlı Söndürme Sistemleri de renksiz ve kokusuz olmakla birlikte elektriksel iletkenliği de bulunmayan söndürücü bir gazdır. Novec 1230, ozon tabakasına zarar vermesinden dolayı yasaklanan Halon 1301 için alternatif olarak geliştirilmiştir. Novec 1230 Gazlı Söndürme Sistemleri ortamdaki ısıyı absorbe etme prensibine dayanmaktadır ve bu şekilde yangına müdahale etmektedir. Ozon tabakasına zarar vermemeleri, insan sağlığı için bir tehlike oluşturmamaları nedeniyle tercih edilmektedir.

Doğuş Elektronik olarak işletmenize en uygun yangın algılama sistemlerini seçebilmeniz için yardımcı oluyoruz. Hemen bizimle iletişime geçin ve işletmeniz için en uygun yangın algılama sistemini seçmenize yardımcı olalım.

Kartli-gecis-sistemi-711x400

Kartlı Geçiş Sistemi

Güvenlik günümüzde herkes için en önemli konuların başında gelmektedir. Kimi zaman verilerimizi korumak istiyoruz, kimi zaman telefonumuzda bulunan bilgileri korumak istiyor ve bu nedenle telefonlarımıza şifreler koyuyoruz. Ama bazen her zaman her şeye erişim imkanımız bulunmuyor.

Örneğin aile üyelerimiz, evimiz arabamız ve daha birçok şeyin güvende olduğunu bilmek istiyoruz ama istediğimiz zaman anında kontroller gerçekleştiremiyoruz. Güvende olmamızı sağlayacak kişisel olarak uygulayabileceğimiz birçok yöntem bulunuyor. Tüm bu yöntemlerin dışında daha güvenli bir şekilde korunabilmek için teknoloji en önemli yardımcılarımızdan birisi olmaktadır. Evlerimizin, ofislerimizin yani genel olarak bulunduğumuz mekanların daha güvenli hale gelmesini sağlamak için kartlı geçiş sistemi çok önemli olmakta ve bizi birçok tehlikeden korumaktadır.

Kartlı Geçiş Sistemi Nedir?

Evlere, otoparklara, ofislere daha birçok yere giriş çıkışlarda insanlara bir kart verilerek turnike, kapı veya bariyerlerin açılmasını, kapanmasını sağlayan ve çalışanların, ziyaretçilerin giriş çıkış saatlerinin kayıt altına alınmasını sağlayan sistemlere kartlı geçiş sistemidenilmektedir.

Kartlı geçiş sistemleri personel takibi yapmak amacıyla sıklıkla tercih edilen popüler bir yöntemdir. Kartlı geçiş sistemleri sayesinde işletmenize sadece belirli kişilerin erişebilmesini sağlayabilir ve belirlenen kişiler dışında yetkili olmayan kişilerin giriş çıkışını engelleyerek işletmenizi kontrolünüz altında tutabilirsiniz.

Kartlı geçiş sistemleri oldukça kolay ve pratik olmakta ve kullanılması sonucunda giriş çıkışların kontrol altına alınması ile güvenli bir ortam oluşturulabilmektedir. Yetkilendirme seçeneği sayesinde izin verilen kişilerin sadece yetkisi olan alanlara girişine imkan tanınarak olmaması gereken kişilerin olmaması gereken yerlerde bulunma ihtimali de ortadan kaldırılmaktadır.

Kartlı Geçiş Sistemleri Nasıl Çalışır?

Teknolojinin ilerlemesi sayesinde kartlı geçiş sistemleri hızla  gelişmekte ve normalden daha güvenli hale getirilmektedir. Mifare ya da Proximity olarak bilinen kartlarda kişilerin kimlik bilgileri elektronik olarak bulunmakta  ve bu sayede erişim izni bulunan kişiler izin verilen alanlara kolaylıkla giriş ve çıkış yapabilmektedir.

Bu kartlarda bulunan manyetik bantlar sayesinde kart okuyucuya belirli bir mesafede yaklaştırılması veya dokundurulması durumunda kart okuyucu ile iletişim kurmakta ve kişinin erişim düzeyine göre giriş izni ya da çıkış izni verilmekte veya verilmemektedir.

Bu sistemler sayesinde tüm giriş veya çıkış işlemleri bilgisayar ortamında kayıt altına alınmakta ve bunun neticesinde kişilerin ne zaman, hangi kapıdan giriş veya çıkış yaptığı kolay bir şekilde tespit edilebilmektedir.

Kartlı Geçiş Sistemleri Kullanım Alanları

Kartlı geçiş sistemi genellikle işyerleri apartman girişleri, asansör kontrolü, park alanları, okullar, eğitim merkezleri, toplu taşımalar, hastaneler, iş hanları ve plazalarda sıklıkla kullanılmaktadır. Kartlı geçiş sistemleri parmak izi, yüz, iris tanıma ve avuç içi damar tanıma gibi biyometrik sistemler ile entegre bir şekilde çalışabilmektedir. Kartlı geçiş sistemlerinin kullanım alanları aşağıda maddeler halinde listelenmiştir.

  • İş yerleri: Çalışanların iş yerine giriş çıkış saatlerini eğer farklı giriş ve çıkışlar bulunuyorsa  hangi giriş ve çıkışın kullanıldığının tespiti için sıklıkla kullanılmaktadır. Çalışanların yetkili olduğu alanda bulunması yani olmaması gereken yerlerde bulunmaması istendiğinde işyeri içerisine de bu kartlı geçiş sistemlerinin yerleştirilmesi sayesinde kontrol kolaylıkla sağlanabilmektedir. Daha net açıklanması gerekirse iş yerlerinde kasanın veya önemli evrakların bulunduğu ya da çok önemli olan bilgi işlem odaları gibi sadece erişim izni olanların girmesi ve işlem yapması gereken yerlere de kartlı geçiş sistemlerinin kurulması ile kontrol sağlanabilmektedir.
  • Apartman girişleri: Apartman veya sitelerde giriş kısımlarına bu sistemlerin kurulması ile sadece burada yaşayan sakinlerin giriş yapabilmesine imkan tanıyan apartmanda yaşamayan yabancı kişilerin ise girişini engelleyen sistemlerdir.
  • Asansör kontrolü: Apartman sakinleri veya ofis çalışanlarının sadece yetkili oldukları bölümlere gitmelerini sağlamak, yetkisi olmayan kişilerin, izni olmayan yerlere girmesini engellemek için bu sistemler kullanılmaktadır.
  • Park yerleri: Park alanları için kayıtlı araçların izni doğrultusunda giriş çıkış için yetkilendirilmesi ve bunun sonucunda giriş çıkış kaydının tutulabilmesi gibi işlemler kartlı geçiş sistemleri ile kolaylıkla yapılabilmektedir.
  • Okullar ve eğitim merkezleri: Okullarda ya da üniversitelerin girişlerinde öğrenci giriş çıkışlarının yapılabilmesi ve öğrenci olmayan kişilerin okul veya üniversitelere girmemesi için kartlı geçiş sistemleri kullanılmaktadır. Aynı zamanda bu yerlerde bilgisayar laboratuvarları veya kütüphane gibi yerlere girişlerin kontrol altında tutulması için kartlı geçiş sistemlerinden yararlanılmaktadır.
  • Toplu taşıma ve ulaşım: Toplu taşıma kullanımında da turnike geçiş sistemlerinin kullanıldığı görülmektedir. Toplu taşımaların kullanılması ve ücretlendirmenin yapılması için kartlı geçiş sistemleri tercih edilmektedir.

Kartlı Geçiş Sistemi Fiyatları

Açık ve net bir şekilde görüldüğü gibi kartlı geçiş sistemleri birçok konuda faydalı olmaktadır. Okul, üniversite, hastane, apartman girişleri, otopark girişleri ve daha birçok yerde geçiş kontrol sistemi kullanılmaktadır. Kartlı geçiş sistemleri fiyatları ihtiyaca ve beklentiye göre farklılık gösterebilmektedir. Bu nedenle bizimle iletişime geçerek ihtiyacınıza en uygun şekilde seçim yapabilir ve kartlı geçiş sistemi fiyatları hakkına bilgi alabilirsiniz.

Doğuş Elektronik olarak uzmanlık fark yaratır sloganımızla ve 33 yıllık bir tecrübe ile sizlere birçok hizmet sunuyoruz. Verilerinizin ne kadar önemli olduğunu biliyor ve sunmuş olduğumuz Veri Merkezi Çözümleri ile sizlerin en iyi şekilde hizmet almanızı sağlıyoruz.

Veri-Gorsellestirme-Nedir-711x400

Veri Görselleştirme Nedir?

Veri Görselleştirme Nedir?

Veri görselleştirme, bilgi ve verilerin grafiksel gösterimidir. Veri görselleştirmek için çizelgeler, grafikler ve harita gibi görselleştirme yöntemleri kullanılmakta ve bu sayede veri eğilimleri ve aykırı değerlerin görülerek anlaşılır hale gelmesi sağlanır.

Büyük veri (Big Data) analizi yapılması gerektiğinde bilgiyi analiz edebilmek ve elde edilen veriler sonucunda bir karar almak için veri görselleştirmede kullanılan araçlar ve teknolojiler de gerekli ve çok önemli bir durumda olmaktadır.

Büyük veri analizi isimli makalemizi ziyaret ederek big data analizi hakkında detaylı bilgiye hemen ulaşın.

Veri görselleştirme Neden Önemlidir?

İnsan beyni bilgiyi işleme şeklinden dolayı büyük miktarda bulunan karmaşık verileri görselleştirmek için çizelge ve grafiklerin kullanılması, tablo ve raporları incelemek ve anlamaya çalışmaktan daha kolaydır. Aynı zamanda veri görselleştirme kavramların evrensel olarak anlaşılabilir hale getirmenin hızlı ve kolay bir yoludur. Veri görselleştirme kullanılarak normalden daha fazla dikkat edilmesi gereken alanlar belirlenebilir, hangi faktörlerin müşteri davranışını etkilediği görülebilir, hangi ürünlerin nereye yerleştirilmesi gerektiğine karar verilebilir ve satış hacimlerinin tahmin edilmesi sağlanabilir. Anlaşıldığı üzere veri görselleştirme çok önemli bir konudur.

Veri Görselleştirme Türleri

Veri görselleştirme denildiği zaman genellikle akla ilk gelen basit çubuk grafikler ve pasta grafiklerdir. Verileri etkili bir şekilde sunabilmek için ise çok çeşitli görselleştirme yöntemleri bulunmaktadır. Yaygın olarak kullanılan veri görselleştirme türleri grafikler, tablolar, bilgi grafikleri, panolar şeklinde belirtilebilir. Şimdi biraz daha detaylı inceleyelim.

Grafikler

  • Çizgi grafik: Herhangi bir zaman dilimindeki eğilimleri görselleştirmek için kullanılmaktadır. İki çeşit çizgi grafiği bulunmaktadır. 
  • Alan grafiği: Alan grafikleri çizgilerin altındaki grafikleri gölgelemekte ve bu nedenle veri büyüklüğünün daha kolay karşılaştırılmasını sağlamaktadır.
  • Çubuk grafik: Bu grafik türünde yüksekliği çizilen değerle orantılı olan çubuklar şeklinde görüntülenmektedir. Çubuk grafik ayrı gruplar halinde sınıflandırılan verileri karşılaştırmak için gayet kullanışlı bir yöntemdir.
  • Yığılmış Çubuk Grafik: Bir veri kümesinde parçalardan bütüne karşılaştırmalı analiz yapabilme imkanı sunar. Her bir değerin değerini kategoriler arasında toplam olarak çizilmesine imkan verir.
  • Pasta Grafiği: Bu grafik türü yüzde ve orantısal verileri göstermeye daha uygundur. Parçaların bir bütüne etkisini analiz etmek faydalı olmaktadır.
  • Halka grafiği: Boş bir merkez ve aynı anda birden fazla istatistiği desteklemesi dışında işlevsel olarak pasta grafik ile aynıdır.
  • Dağılım çizelgesi: Genel kullanımı şekli düzensiz aralıklarla düzensiz verileri çizilmesi şeklinde kullanılmasıdır. Çizgi grafiğinden farklı olarak İki sayısal eksen arasında karşılaştırma yapmak için kullanılmaktadır.
  • Kabarcık grafiği: Dağılım grafiği gibi, öncelikle sayısal değişkenler arasındaki ilişkileri tasvir etmek ve göstermek için bir kullanılmaktadır.
  • Kombinasyon Tablosu: Karışık veri serileri olduğunda ve her ikisininde temsil edilmesi gerektiğinde uygun bir kombinasyon grafiği kullanılabilir. Kombinasyon için uygun grafik türleri arasında ise çubuk çizgi alan, kabarcık ve dağınık grafik bulunmaktadır.
  • Huni grafiği: Bir iş metriğinin aşamalı akışını veya azalmasını temsil etmek için kullanılmaktadır.
  • Web şeması: Farklı veri serilerinin karşılaştırmasını incelemek için bu grafik tercih edilebilir. Bu grafik, bir merkez noktasına göre veri işaretçileri ile temsil edilen bir veri dizisindeki değerleri karşılaştırmaya yardımcı olmaktadır.
  • Sıcaklık haritası: Bu grafik verilerin kolay görselleştirilmesine, sınıflandırılmasına ve filtrelenmesine yardımcı olan, değişen yoğunluktaki renklerle değerler görüntülemek için kullanışlı bir yöntemdir.
  • Coğrafi harita: Coğrafi konumsal verileri görselleştirmek amacıyla kullanılır.

Pivot tablo

Daha kolay bir şekilde analiz ve tüketim için veri kümelerini dinamik olarak yeniden düzenlenmesine, gruplandırılmasına ve özetlenerek tablo haline getirilmesine imkan tanımaktadır. Tablonun görünümünü ve verilerin sunumunu filtrelemek, sıralamak ve özetlemek için birçok seçenek mevcuttur.

Panolar

Hızlı bir şekilde genel bir bakış için birden çok raporu ve KPI öğesini tek bir sayfada birleştirmeye imkan vermektedir. Raporlar ve widget’lar esnek ayarlar kullanılarak uygun şekilde düzenlenebilmektedir. Aynı zamanda dinamik filtreleme özelliği ile gerekli ve belirli bilgilerin görülmesini sağlar.

KPI Widget’ları

Widget’lar kolay anlaşılması amacıyla gösterge tablolarındaki temel metrikleri vurgulamak için kullanılan oldukça kullanışlı bir özelliktir. Metriklere trendleri vurgulamak için karşılaştırma göstergeleri destek olabilir.

Veri görselleştirme ile işletmeler çok avantajlı duruma geçmektedirler. Veri görselleştirme yapılabilmesi için ise veriye ihtiyaç duyulmaktadır. İşletmeler artık tüm verilerini toplamakta ve bu sayede büyük veri (big data) oluşmaktadır. Eğitim, finans, telekomünikasyon, perakende ve sosyal ağ hizmetleriyle ilgilenen birçok şirket her gün çok büyük boyutta bilgiyi işlemektedirler. Veriyi üreten ve kullanan bu işletmeler operasyonlarını gerçekleştirirken veri merkezlerine ihtiyaç duymaktadır. Çünkü veri merkezleri olmadan ihtiyaç duydukları veriye hızlı ve güvenilir bir şekilde ulaşma konusunda erişim eksikliği yaşayacaklardır. Eğer bu şekilde sorun yaşanırsa işletmenin müşteri ve kar kaybı yaşaması söz konusu olacaktır.

İşletmelerin tüm verilerini tek bir yerde depolaması gerektiği unutulmamalıdır. Verileri ve kaynakları ev veya iş bilgisayarında saklamak birçok sorunla karşı karşıya gelineceğinin açık bir göstergesidir. Bu nedenle veri merkezleri, operasyonlarını sorunsuz bir şekilde gerçekleştirmek isteyen işletmeler için vazgeçilmez bir kaynaktır.

Doğuş Elektronik olarak sunmuş olduğumuz veri merkezi çözümleri ile işletmelerin uluslararası standartlara uygun olarak veri merkezi projelerini gerçekleştiriyor ve verilerini tek bir yerde güvenli bir şekilde depolanabilmesini sağlıyoruz. Hemen bizimle iletişime geçerek tüm süreç hakkında bilgi alın.

buyuk-veri-analizi-711x400

Büyük Veri Analizi

Büyük veri, hacmi çok büyük olan ve zamanla daha da katlanarak büyüyen bir veri topluluğudur. O kadar büyük boyutlu ve karmaşık bir veridir ki geleneksel veri yönetim araçlarının hiçbiri bu verileri depolayamamakta ve verimli bir şekilde işleyememektir. Yapılandırılmış, yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmamış olmak üzere 3 tür büyük veri bulunmaktadır.

Görüldüğü gibi çok fazla veri bulunmaktadır. Mümkün olduğu kadar veri toplamak önemli ve avantajlıdır. Ancak bu kadar veriyi toplamak ve depolamak yeterli olmamakta toplanılan bu verileri kullanmak gerekmektedir. Tam olarak bu noktada ise büyük veri analizi devreye girmektedir.

Büyük veri analizi, verilere dayalı kararlar alınmasına yardımcı olmak için büyük miktarda ham verideki eğilimleri, kalıpları ve korelasyonları ortaya çıkarma sürecini tanımlamaktadır.

Büyük Veri Analizi Sürecinin Temel İşlem Adımları

Büyük veri analizi, kuruluşların büyük verilerini operasyonel hale getirmelerine yardımcı olmak için büyük veri kümelerini toplama, işleme, temizleme ve analiz etme adımlarından oluşmaktadır. Yani  büyük veri analizi sürecinin temel işlem adımları 4 tanedir. Bu adımlar sırasıyla aşağıda listelenmiştir.

1.Verileri Toplama:

Veri toplama süreci  her kuruluş için farklı şekilde olabilmektedir. Günümüz teknolojisiyle kuruluşlar, bulut depolamadan mobil uygulamalara ve daha birçok kaynaktan hem yapılandırılmış hem de yapılandırılmamış veriler toplayabilmektedir. Toplanan bu veriler farklı şekillerde saklanabilmektedir. Örneğin veri depolarında depolanabilir veya veri ambarında bulundurulabilir yada veri gölünde depolama işlemi yapılabilmektedir.Şirket için en uygun saklama şekline göre depolama tercihi yapılmalıdır.

Data Lake, Data Warehouse ve Database Arasındaki Fark Nedir” isimli makalemizi inceleyerek firmanız için en ideal veri depolama yönteminin ne olduğu konusunda fikir edinebilirsiniz.

2.Verileri İşleme:

Veriler toplanarak depolandıktan sonra, özellikle büyük ve yapılandırılmamış olduğunda, analitik sorgularda daha doğru sonuçlar elde etmek için düzgün bir şekilde organize edilmeli, yapılandırılmalı ve biçimlendirilmelidir.

3.Verileri Temizleme:

Büyük veya küçük veriler fark etmeksizin her ikisininde veri kalitesini iyileştirmek ve daha güçlü sonuçlar elde etmek için temizlenmesi gerekmektedir. Tüm veriler doğru biçimde biçimlendirilmeli ve yinelenen veya alakasız veriler ortadan kaldırılmalıdır. Yanlış veriler hatalı fikirler oluşmasını sağlayabilir bu da yanıltıcı bir durum oluşturmuş olur.

4.Verilerin Analiz Edilmesi:

Büyük verileri kullanabilir hale getirebilmek zaman alan bir süreçtir. Bu süreç tamamlandığında ve veriler kullanılabilir hale geldiğinde gelişmiş analitik süreçler kişiye fikir verebilir hale gelmektedir. Büyük veri analiz yöntemlerinden bazıları şunlardır:

  • Veri madenciliği, anormallikleri belirleyerek ve veri kümeleri oluşturarak kalıpları ve ilişkileri belirlemek için büyük veri kümelerini sıralamaktadır.
  • Tahmine dayalı analitik , gelecek hakkında tahminlerde bulunmak, yaklaşan riskleri ve fırsatları belirlemek için bir kuruluşun geçmiş verilerini kullanmaktadır.
  • Derin öğrenme, algoritmaları katmanlamak ve en karmaşık ve soyut verilerdeki kalıpları bulmak için yapay zeka ve makine öğrenimini kullanır ve  insan öğrenme modellerini taklit etmektedir.

Büyük Veri Analizinde Kullanılan Araçlar ve Teknolojiler

Büyük veri analizi için tek bir araç veya teknolojinin kullanıldığı söylenemez. Büyük verinin toplanması, işlenmesi, temizlenmesi ve analiz edilmesine yardımcı olan birçok teknoloji bulunmakta ve birlikte kullanılmaktadır. Büyük veri analizinin yapılabilmesi için kullanılan bazı teknolojiler aşağıda listelenmiştir.

  • Hadoop
  • NoSQL veritabanları
  • MapReduce
  • YARN
  • Spark
  • Tableau

Doğuş Elektronik olarak uluslararası standartlarda sunmuş olduğumuz projeler ve uzman ekip üyelerimiz ile firmanız için en doğru analiz aracı seçimi sırasında ve tüm sürecin profesyonel olarak yürütülmesi sırasında yanınızdayız. Hemen  bizimle iletişime geçerek uluslararası standartlarda hizmet alın.

Büyük Veri Analizinin Sağladığı Faydalar

Birçok veriyi hızlı bir şekilde analiz edebilmek firmalar için büyük fayda sağlayabilmektedir. Büyük veri analizi, akıllarda bulunan soruların cevabına ulaşılmasını sağlarken verilerin ise daha verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayabilmektedir.Yapılan analizler şirketlerin fırsatları veya riskleri belirleyebilmesine yardımcı olmaktadır. Fırsatları ve riskleri ise önceden belirleyebilmek ise şirketlere hızlı bir şekilde harekete geçebilme şansı vermekte ve bu sayede fırsatlar değerlendirilerek, riskler ise en aza indirilmekte veya tamamen önlenerek şirketin karlılık oranının artması sağlanabilmektedir. Büyük veri analizinin kurumlara sağlayacağı diğer faydalar ise aşağıdaki gibidir.

1.Tasarruf: Firmaların yapmış olduğu işlerin daha verimli bir şekilde nasıl yapılacağı belirlenebilir.

2.Ürün geliştirme: Büyük veri analizi sayesinde kullanıcıların ihtiyaçları daha iyi bir şekilde belirlenerek sunulan ürünün daha iyi hale gelmesi sağlanabilir.

3.Pazar tahmini: Müşterilerin satın alma davranışları incelenerek ve pazar takibi yapılarak pazar hakkında önemli bilgiler elde edilebilir.

Büyük Veri Zorlukları

Büyük verilerin büyük faydalar sağladığı bilinen bir gerçektir fakat gizlilik ve güvenlik endişeleri, kullanıcılar için erişilebilirlik sorunları ve kullanıcılar için doğru çözümler seçme gibi büyük zorlukların da var olduğu unutulmamalıdır. Büyük verilerden yararlanabilmek için firmalar aşağıda listelenen noktalara dikkat etmelidir.

1.Büyük verilerin erişilebilir olması: Veri miktarı arttıkça veri toplamak ve işlemek daha zor bir hale gelmektedir. Firmalar yetkili kişilerin verileri kullanabilmesi için kolay ve kullanışlı hale getirebilir.

2.Kaliteli verilerin korunması: Saklanması gereken çok fazla veri bulunmaktadır. Firmalar kopya veya hatalı birçok veriyi temizlemek için çok fazla zaman harcamaktadır.

3. Verilerin güvenliğini sağlamak: Veri miktarı arttıkça gizlilik ve güvenlik endişeleri de artmaktadır. Firmalar büyük verileri kullanmaya başlamadan önce bir takım güvenlik önlemlerini belirleyerek uygulamaya hazır hale getirmelidir.

Data Lake Güvenliğini Geliştirmenin 5 Yolu” isimli içeriğimizi inceleyerek veri gölü güvenliği hakkında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

4.Doğru araçların ve platformların bulunması: Büyük verilerin işlenebilmesi ve analiz edilebilmesi için yeni teknolojiler her zaman geliştirilmektedir. Kurumlar kendi ihtiyaçlarını giderecek en uygun teknolojiyi bulmalıdır. Genellikle en doğru seçim gelecekte yaşanabilecek altyapı değişikliğine uyum sağlayabilecek şekilde bir  teknoloji seçimi yapmaktır.

Görüldüğü gibi verileri sadece toplamak ve depolamak yeterli değildir. Depolanan bu verileri analiz ederek anlamlandırmak gerekmektedir. Eğer kurumunuz için verimliliği ve karlılığınızı artırmak aynı zamanda iş modelinizi güçlendirmek istiyorsanız Doğuş Elektronik olarak tüm süreçlerde sizlerin yanınızdayız. Hemen bizimle iletişime geçerek profesyonel bir ekipten destek alın.

CCTV-NEDIR-711x400

CCTV Nedir?

CCTV olarak kısaltılan Closed Circuit Television Türkçede Kapalı Devre Televizyon anlamına gelmektedir. Normal halka açık bir şekilde yayınlanan televizyondan farklı olarak CCTV’de elde edilen görüntüler genellikle sınırlı sayıda monitöre iletilmektedir. CCTV teknolojisi ilk olarak 1942 yılında Alman bilim insanları tarafından V2 roketlerinin izlenmesi için geliştirilmiştir. 1942 yılından itibaren ise CCTV teknolojileri ciddi şekilde değişmiştir. Bir zamanlar bu teknolojiler kullanıcılara canlı görüntü izleyebilme imkanı sunuyorken zamanla verilerin hem görüntülenmesine hem de saklanmasına olanak tanıyan bir kayıt sistemine dönüşmüştür. Bunun sonucunda CCTV teknolojisinin güvenlik amacıyla kullanılması durumu oluşmuş ve kapsamlı bir güvenlik kamerası teknolojisine dönüşmüştür.

CCTV Ne İçin Kullanılır?

Günümüzde ise bu teknolojiler belirtildiği üzere genellikle suç faaliyetlerinin tespit edilmesi, bu suç faaliyetlerinin yaşanmaması için caydırıcı olması ve trafik ihlallerinin kaydedilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Bunların dışında birçok farklı kullanımı da bulunmaktadır. Şimdi CCTV teknolojilerinin kullanım amaçlarını ve bu teknolojilere neden ihtiyaç duyulduğunu tek tek inceleyelim.

Ev güvenliği: Güvenlik kameralı evlerin hırsızlığa uğrama ve tahrip edilme olasılığı güvenlik kamerası olmayan evlere göre çok daha düşüktür. Güvenlik kameraları suçun işlenmemesi için fiziksel olarak bir şey yapmasa da ev sahipleri ailelerini güvende tutmak ve suçluları evlerine izinsiz girmekten caydırmak amacıyla güvenlik kameralarını kullanmaktadır. CCTV  kameralarının evlerde kullanılmasının farklı amaçlarından birisi ise dadı kamerası olarak kullanılmasıdır. Ev çalışanlarının zamanlarını nasıl geçirdiğini görmek isteyen ve ayrıca belirli zamanlarda evlerinden, çocuklarından uzakta kalmak zorunda kalan anne ve babaların evde olmadıkları süre zarfında çocuklarının güvende ve emin ellerde  olduğunu bu güvenlik kameraları ile görerek emin olmakta ve içleri rahat bir şekilde evden ayrılabilmektedirler.

İş gözetimi: İşletmeler CCTV teknolojisini oluşabilecek suçlara karşı caydırıcılık amacıyla kullanmakla birlikte farklı birçok nedenden dolayı da kullanmaktadır. Bankalar, restoranlar, perakende satış mağazaları, müzeler ve ofislerin genellikle nakit para bulundurmaları nedeniyle her zaman hırsızlık gibi bir olumsuzluk ile karşı karşıya kalma ihtimali bulunmaktadır. İşletme sahipleri ise bu ihtimaller nedeniyle kasalarının bulunduğu ve kasaların görüneceği stratejik noktalara güvenlik kamerası yerleştirmektedir. Aynı zamanda işletmeler çalışanları izleyebilmek ve çalışma saatlerini verimli bir şekilde kullanıp kullanmadıklarını görebilmek için CCTV kameraları kullanmaktadır.

Trafik izleme: Kavşaklarda ve işlek yollarda trafiği izlemek için güvenlik kameraları kullanılmaktadır. Bu yerlerde güvenlik kameraları olması sayesinde kırmızı ışıkta geçen, hız yapan veya dikkatsizce araç kullanan sürücüler tespit edilebilmekete ve başka yerlerde yaşanabilecek çok daha ciddi suçlar önlenmiş olup kurallara uymayan sürücülerin de cezalandırılması sağlanmaktadır.

Doğuş Elektronik olarak sizlere amacınız ve ihtiyacınız doğrultusunda en doğru güvenlik kamerası seçiminizde yardımcı oluyor ve bu seçiminiz sonrasıda tüm sürecin profesyonel bir şekilde yürütülmesini sağlıyoruz. Hemen bizimle iletişime geçerek süreç hakkında bilgi alın.

CCTV Kamera Türleri Nelerdir?

Piyasada birçok farklı CCTV kamera türü bulunmakta ve her sektör için çeşitli çözümler sunulmaktadır. En fazla tercih edilen CCTV kamera çeşitlerine aşağıda liste halinde ulaşabilirsiniz.

  • Dome CCTV Kameralar: Bu kamera türü adını kubbe şeklindeki olan kasasından almaktadır. Kasa şeklinden dolayı insanlar kameranın hangi yöne baktığını görmekte zorlanmaktadır. Bu belirsizlikleri sayesinde hırsızlık gibi olumsuz bir durum karşısında caydırıcı özellikleri de bulunmaktadır.
  • Bullet CCTV Kameralar: Oldukça görünür bir tasarıma sahiptirler. Silindir şeklindedirler ve uzun mesafeleri gözlemleyebilirler. Genellikle dış mekanda kullanılmaktadırlar ve bu nedenle kasaları toza, suya ve kire karşı dayanıklıdır.
  • C Montajlı CCTV Kameralar: Görüş alanını uyarlamak isteyenler için idealdir. Değişen mesafeleri izlemek için değiştirilebilir ve çıkarılabilir lenslere sahiptir. Bu kameralar genellikle hantal bir görünüme sahip olması nedeniyle suç faaliyetlerinin yaşanması ihtimaline karşın caydırıcılık özellikleri bulunmaktadır.
  • PTZ (Pan Tilt & Zoom) Kameralar: Güvenlik ekibi kaydedilenler üzerinde tam kontrole sahip olabilmektedir. Bir düğmeye dokunarak kamera merceği sağa veya sola kaydırılabilir, yukarı aşağı eğilebilir veya yakınlaştırılıp uzaklaştırılabilir. Canlı olarak video akışını izleyen bir kişinin bulunması durumunda bu kamera doğru bir seçim olacaktır.
  • Gündüz/Gece CCTV Kameraları: Bu kameralar gece veya gündüz fark etmeksizin farklı ışık koşullarından etkilenmeyecek şekilde net bir video kaydı yapabilmektedir. 
  • Kızılötesi/gece görüşlü CCTV Kameralar: Bu kameralar ise zifiri karanlık koşullarında en iyi olacak şekilde tasarlanmıştır. En iyi olabilmelerini ise kızılötesi teknolojisini kullanmaları ile başarırlar. Gece görüşü işlevi için en iyi CCTV kameralardır.
  • Ağ/IP CCTV Kameraları: Bu kameralar canlı görüntüleri internet üzerinden paylaşmaktadır ve bu sayede görüntülere dünyanın her yerinden erişebilmek mümkündür.
  • Kablosuz CCTV Kameralar: Kiliseler, müzeler veya büyük evler için önemli bir faktör olan kameranın görünümü kablosuz CCTV kameralar ile çok daha düzenli bir hale gelmiştir. Bu kameralar ile kurulum süreleri en aza indirilmiştir.
  • Yüksek Çözünürlüklü (HD) CCTV Kameralar: Bu kameralar yüksek çözünürlükte görüntüler sunarak rakipsiz bir görüntü kalitesi sunmaktadır. Bütçeye bağlı olarak 720p’den 4K’ya kadar çözünürlük sunabilmektedir.

CCTV Teknolojisi Nasıl Çalışır?

Analog ve IP olmak üzere İki tür güvenlik kamera sistemi bulunmaktadır.

Analog güvenlik sistemleri

Analog güvenlik sistemlerinin kullanılabilmesi için analog kamerada iletim kabloları kullanılması gerekmektedir ve bu iletim kabloları ile dijital bir video kaydediciye (DVR) bağlanılarak sistemin çalışması sağlanmaktadır. Dijital video kaydedici videoyu kameradan alarak sıkıştırmaktadır. Görüntüleyebilmek veya daha sonra ihtiyaç duyulması halinde bakabilmek için bir sabit sürücüye depolamaktadır.

IP güvenlik sistemleri

IP sistemleri biraz daha karışık olmakla birlikte analog sistemlere göre daha pahalı olabilmektedir. Ama sunmuş olduğu imkanlara dikkat edildiğinde maliyetin göz ardı edilebileceği anlaşılmaktadır. IP güvenlik sistemlerinde kamera videoyu bir internet bağlantısı üzerinden sıkıştırma, dönüştürme ve yayınlama dahil olmak üzere dijital video kaydedicinin yapmış olduğu tüm işleri yapmaktadır. Açık bir şekilde anlaşıldığı üzere bir DVR gerekli olmamaktadır ve video direkt olarak bir kişisel bilgisayara aktarılabilmektedir.

Güvenlik Kamerası (IP Kamera) Çözümleri”isimli ürün sayfamıza hemen göz atın.

CCTV Kameralar ve IP Kameraların Karşılaştırılması

  • CCTV kameralar videoyu koaksiyel veya UTP kablolama yöntemi ile gönderirken IP kameralar POE(Power Over Ethernet) teknolojisini kullanarak iletmektedir.
  • CCTV kameralarda video fiziksel olarak dijital video kaydediciye kaydedilirken IP kameralar internet üzerinden videoyu göndermektedir.
  • CCTV kameralarda tüm videolar tek bir konumda bulunması gerekiyorken IP kameralarda tüm videoların tek bir konumda tutulmasına gerek yoktur.
  • CCTV kameralar daha düşük çözünürlüğe sahipken IP kameralar yüksek çözünürlük oranı bulunmaktadır.
  • CCTV kameralar televizyon yayın sinyallerini kullanırken IP kameralar videoyu dijital akış olarak yayınlamaktadır.

Görüldüğü üzere günümüzde her yerde güvenlik kameralarına ihtiyaç duyulmaktadır. Birçok CCTV kamera çeşidi vardır. Bu kadar çok seçenek olması bazen kafa karıştırıcı bir hale gelebilmektedir. Doğuş Elektronik olarak

sizlerin en doğru seçimi yapmanıza yardımcı oluyor ve tüm bu zorlu süreçleri yürütüyoruz. Hemen alanında uzman olan ekibimizden destek almak için bizimle iletişime geçin.

Akilli-Fabrika-711x400

Endüstri 4.0 ve Akıllı Fabrika

Endüstri 4.0 şirketlerin ürünleri üretme, geliştirme ve dağıtma şekillerini değiştirerek büyük bir yenilik meydana getirmiştir. Şirketlerin yapay zeka, robotik teknolojiler, nesnelerin interneti, büyük veri ve bulut bilişim gibi teknolojileri üretim tesislerine ve operasyonlarına entegre etmesi sonucu ise akıllı fabrikalar ortaya çıkmaya başlamıştır.

Akıllı Fabrika Nedir?

Akıllı fabrika verileri toplayıp analiz edebilen ve daha iyi karar vermeyi sağlayan gelişmiş sensörler, gömülü yazılımlar ve robotlarla donatılmış yerlerdir. Akıllı fabrikalar işletmelerde verimliliğin artmasına, üretimin anlık olarak takip edilmesine ve uzaktan müdahale edilmesine imkan veren otomasyon sistemlerine sahiptir.

Yapay zeka, büyük veri analitiği, bulut bilişim ve nesnelerin interneti gibi teknolojiler ile üretim tesislerinin de artık akıllı bir hale geldiğini belirtmek mümkündür. Günümüzde artık tüm işletmelerin dijital dönüşüme ayak uydurmaya çalıştığı ve bu nedenle güvenlik kameraları, ip kameralar, yangın söndürme sistemleri ve kartlı geçiş sistemleri gibi birçok teknolojiyi işletmelerine entegre ederek daha akıllı bir işletme elde etmek istedikleri görülmektedir.

Endüstri 4.0 Nedir?

Endüstri 4.0 bilişim teknolojileri ile sanayiyi bir araya getirmeyi amaçlayan ve cihazların ortak bir iletişim ağı üzerinden birbirleri ile iletişim kurabilmelerini ilke edinmektedir.

Endüstri 4.0 birçok alt başlığı olan genel bir sistemdir ve tüm sistemlerin birbiri ile iletişim kurması gerektiği ilkesine dayanmaktadır. Bu ilke makinelerin birbiriyle entegre bir şekilde çalışması, verileri analiz etmesi ve gerekli olması durumunda bunları insanlara bildirmesi üzerine kuruludur. Bu uygulamaların amacı daha az maliyetle daha fazla üretim yapılabilmesidir. Bu teknolojileri sırayla inceleyelim.

1.Nesnelerin interneti: Akıllı fabrikaların önemli bir bileşenidir. Fabrikalarda bulunan makineler, makinelerin web özellikli diğer makinelere bağlanmasına imkan veren IP adresine sahip sensörler ile donatılmıştır. Bu cihazların birbirine bağlanabilir olması sayesinde verilerin toplanabilmesi, analiz edilebilmesi ve bu verilerin cihazlar arasında geçiş yapabilmesi mümkün olmaktadır. İlgili yazı:

2. Bulut Bilişim: Herhangi bir endüstri 4.0 teknolojisinin olmazsa olmazları arasında bulunmaktadır. Akıllı üretimin tam olarak gerçekleşebilmesi için mühendislik, tedarik zinciri, üretim satış ve dağıtım  hizmetlerinin entegre olabilmesini gerekmektedir. Bulut bilişim bunu mümkün kılmaktadır. Aynı zamanda bulut bilişim, dosyaların ve verilerin dijital platformlarda depolanmasını sağlamaktadır. Genellikle herhangi bir kurulum gerektirmeyen bu teknoloji, mevcut dosyaları gelişmiş veri tabanlarında tutar ve üçüncü şahıslar tarafından görülmesini engeller.

3.Büyük Veri: Bilgi miktarının ve bilgiye erişim hızının bu kadar arttığı günümüzde anlamlı bir bütün oluşturacak verilerin toplanması önemli bir konu haline gelmiştir.Büyük verinin endüstri 4.0 açısından en önemli yönü diğer teknolojilerin çoğunun temelini oluşturmasıdır. Ne kadar çok veri kullanılırsa üretim süreçlerinin etkinlik düzeyi o kadar yüksek olur.

4. Yapay Zeka: İnsanların kendi zekalarıyla yaptıkları işleri bilgisayarlar tarafından yapılmasını sağlayan teknolojilerdir. Yapay zeka teknolojisi aslında makine ve cihazların içine kurulan yazılım ve algoritmaların, insan zekasını taklit etmeye çalışan bilgisayar programları tarafından kullanıldığı anlamına gelmektedir. Her gün kullandığımız teknolojileri akıllı hale getirmektedir.

Endüstri 4.0 kullanmanın avantajları:

  • Daha yüksek verimlilik: Endüstri 4.0, daha azıyla daha fazlasını elde etmenizi sağlar. Örneğin bir üretim işletmesi kaynakları daha verimli ve uygun maliyetli bir şekilde kullanırken daha fazla ürünü daha hızlı bir şekilde üretebilmektedir.
  • Gelişmiş verimlilik: Endüstri 4.0 üretim hattının daha verimli bir hale gelmesini sağlar. Daha az boşta kalma süreleri, otomatik raporlama ve daha iyi izleme ve daha iyi devir süreleri gelişmiş verimliliğe örnek gösterilebilir.
  • Daha iyi ürün kalitesi: Endüstri 4.0 teknolojileri ile gerçek zamanlı kalite kontrolü, üretim sürecinin her aşamasında veri noktalarını ve diğer ilgili istatistikleri elde etmenize olanak tanır. Bu sayede ürün kalitesini etkileyen tesis koşullarındaki değişikliklerin anlaşılmasını sağlar. Örneğin bir işletmede sıcaklık veya soğukluk seviyeleri üretimi ve ürün kalitesini etkileyebilir. Endüstri 4.0 yardımıyla üretim tesisi için ideal sıcaklığı daha önce elde edilen veriler ile belirleyebilmek mümkün olmaktadır. Bu sayede daha kaliteli ürünler elde edilebilir.

Akıllı Fabrika Uygulamaları

Akıllı fabrikalar üretim aşamasında gerçek zamanlı üretim kararları verebilmek için verileri toplar, analiz eder ve elde ettiği bu verilere göre harekete geçebilen makinelerle yeni bir endüstriyel ekosistem ortaya çıkarmaktadır. Akıllı fabrikalar sayesinde üretimde durma süresi en aza indirilmekte, israflar ortadan kaldırılmaktadır. Akıllı fabrikalar daha öncesinde imkansız olan operasyon ve verimlilik düzeyi sunmaktadır.

 Akıllı Fabrika Örnekleri

1.Schneider Electric: Akıllı fabrikaların en iyi örneklerinden biri olan le Vaudreuil tesisi endüstri 4.0 teknolojisini büyük oranda kullanmaktadır ve dünyanın en gelişmiş üretim tesislerinden biri olarak kabul edilmektedir.

2.Infineon: Almanya Dresden’de  bulunan fabrika akıllı ağ bağlantılı üretimiyle dünyanın en dikkat çekici akıllı fabrika örneklerinden birisidir. 200’den fazla robot çalışanlara destek olmakla birlikte şirket %92 otomasyon seviyesine sahiptir.

3.Bosch: Endüstriyel nesnelerin interneti ve büyük veriyi birleştirerek Çin’in Wuxi kentinde bulunan fabrikasında endüstri 4.0 teknolojilerini kullanarak dijital dönüşümünü gerçekleştirmektedir. Şirket tüm üretim sürecini takip edebilmek için donanımları birbirlerine bağlayarak verileri elde etmektedirler.

Doğuş Elektronik olarak işletmenizin daha etkin ve verimli olabilmesi için güvenlik kameraları, ip kameralar, yangın söndürme sistemleri ve kartlı geçiş sistemleri gibi teknolojilere geçişini sağlamanıza yardımcı olabilir ve  aklınıza takılan soruların cevabını verebiliriz. Hemen bizimle iletişime geçerek süreç hakkında bilgi alın.

Data-lake-datawarehouse-database-farki-711x400

Data Lake, Data Warehouse ve Database Arasındaki Fark Nedir?

Data lake, data warehouse ve database verileri depolamak için kullanılmaktadır. Yani verileri depolayabilmek için birden fazla yöntem bulunmaktadır. İlk olarak bu üç kavramı ayrı ayrı olarak inceleyelim.

Data lake, yapılandırılmış veya yapılandırılmamış verilerin depolandığı bir yer ve aynı zamanda farklı kaynaklardan gelen çok çeşitli büyük hacimli verileri organize etmek için kullanılan bir yöntemdir.

Verilerle ilgili bir konu olduğunda ise en önemli şeylerden birisi güvenliktir. Eğer veri gölü güvenliğini daha iyi bir şekilde sağlamak istiyorsanız “Data Lake Güvenliğini Geliştirmenin 5 Yolu” isimli makalemize göz atabilirsiniz.

Data warehouse, dahili veya harici farketmeksizin çeşitli kaynaklardan toplanan verilerin amaca uygun bir şekilde optimize edilmesini sağlar. Veriler ilişkisel veri tabanında yapılandırılmış veya yapılandırılmamış da olabilir. Data warehouse işletmelerin verilerini entegre etmesine, analiz etmesine ve yönetmesine olanak tanımaktadır.

Database, organize edilmiş bir veri topluluğudur. Bu verilerin saklama şekillerine göre veri tabanları sınıflandırılmaktadır. İlk veri tabanlarına göre günümüzde çok daha gelişmiş ilişkisel veritabanları veya nesne yönelimli veri tabanları kullanılmaktadır. İlişkisel veri tabanlarında veriler tablolarda saklanmaktadır. Nesne yönelimli veri tabanlarında ise veriler nesne sınıflarında veya alt sınıflarda depolanmaktadır.

Data Lake, data warehouse ve database tek tek tanımlandığına göre aşağıda bu terimler arasındaki farklara göz atılabilir.

Database:

İlk olarak hayatımıza giren veri depolama yönteminin veri tabanı olduğunu söyleyebiliriz. Veri tabanları gerçek zamanlı yapılandırılmış verileri izlemek ve güncellemek için ayarlanmıştır ve yalnızca en güncel verilere sahiptir.

Data Warehouse:

Data warehouse, operasyonel sistemlerden karar sistemlerine veri akışını destekleyen bir modeldir. İşletmeler verilerinin birden fazla yerden geldiğini anlayarak ve hepsini analiz edebilmek için farklı bir yere ihtiyaç duyduklarını fark etmişlerdir.

Veri ambarları kurumların geçmişe dönük verilerini de saklayarak verilerin analiz edilebilmesi ve raporlama yapılabilmesine de imkan tanımaktadır. Database üzerinde en güncel veriler bulunurken data warehouse üzerinde geçmişe dönük verilerde depolanabilmektedir. Database ve data warehouse arasındaki en temel fark budur.

Örnek verilmesi gerekirse veri tabanı mevcut müşteri eğilimlerini analiz etmek amacıyla en son satın alınanların kaydını tutarken veri ambarı ise satın alınan tüm verilerin bir kaydını tutarak veri bilimcilerin ve analistlerin tüm bu verileri daha kolay bir şekilde analiz edebilmesi için imkan tanımaktadır.

Data Lake:

Data lake tüm verilerin depolanabilmesini sağlamaktadır. Gerekli olan, gerekli olma ihtimali olan veya hiç gerekli olmayacak verilerin bile saklanması data lake ile mümkündür. Aynı zamanda data warehouse web sitesi metinleri ve sosyal medya verilerini depolayamazken data lake web sitesi metinleri veya sosyal medya verilerini de depolayabilmektedir.

Database ve data warehouse yapılandırılmamış verileri işleyebilmelerine rağmen bunu en verimli olacak şekilde yapamamaktadırlar. Dışarıda çok fazla veri bulunuyorken tüm verileri bir veri tabanı veya bir veri ambarında bulundurmak maliyetli olabilmektedir. Veri gölü yapılandırılmamış verileri daha uygun maliyetli olarak depolamaya imkan tanıyarak 2000’li yıllarda oldukça popüler hale gelmeye başlamıştır.

Aynı zamanda veri tabanı ve ya veri ambarına girilen verilerin depolanmadan önce temizlenmesi ve hazırlanması gerekmektedir. Yapılandırılmamış veriler ve bu verilerin kullanıldığından emin olunmadığı durumlarda depolama işlemi uzun ve zorlu bir süreç olabilmektedir.

Bu nedenle data lake ön plana çıkmıştır. Data lake tam olarak yapılandırılmamış verileri mümkün olan en uygun maliyetle işlemek için tasarlanmıştır.

https://dogus.com.tr/veri-merkezi-cozumleri/

Data Lake, Data Warehouse ve Database Teknolojilerinden Hangisi Seçilmelidir?

Ne olursa olsun kurumların data lake, data warehouse veya database ihtiyacı bulunmaktadır. Seçim yaparken kurumlar verileri neden depolamak istediklerini belirlemelidir. Bu doğrultuda en doğru seçimi yapabilmeleri mümkündür olacaktır. Örneğin raporlama veya analiz ihtiyacı bulunmuyorsa ve günlük verilere ulaşılması gerekiyor ise database yeterli olabilirken detaylı analiz ve raporlama gereken durumlarda işletmeler data warehouse doğru seçim olabilir. Eğer kurum tüm verilerini saklamak istiyorsa ve diğer yöntemlere göre daha düşük bir maliyet ile karşılaşmak istiyorsa data lake en doğru seçim olacaktır. Bahsedildiği gibi önemli noktalardan birisi bütçedir. Kurumun bu ihtiyaç için ne kadar bütçe ayırabildiği doğrudan alacağı hizmet ile alakalıdır. Çünkü data warehouse maliyetlerinin yüksek olduğu bilinmektedir.

Data Lake, Data Warehouse ve Database Geleceği Nasıl Olacak?

Yapılandırılmamış verilerin değeri ve miktarı arttıkça veri gölünün giderek daha değerli bir hale geleceği düşünülmektedir.  Ama bu durum veri tabanı ve ya veri ambarının değerini kaybedeceği anlamına gelmemektedir. Veri ambarları ve ya veri tabanları her zaman önemli bir yere sahip olacaktır. Muhtemelen yapılandırılmamış veriler veri tabanında veya veri ambarında tutulmaya devam edilecektir. Ancak günümüzde birçok kurum verilerini depolamanın daha uygun maliyetli ve taşımanın daha kolay olması nedeniyle bulutta bulunan veri göllerine taşımaktadır. Gelecekte bu teknolojilerle daha gelişmiş bir şekilde karşımıza çıkacağı tahmin edilmektedir.

Doğuş Elektronik olarak “Uzmanlık fark yaratır” yaklaşımımız ile konularında uzman, sertifikalı ve tecrübeli personellerimiz ile birlikte  sunmuş olduğumuz veri merkezi çözümlerini incelemek için tıklayın: https://dogus.com.tr/veri-merkezi-cozumleri/